GILGAMIŞ DESTANI (7.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI     YEDİNCİ TABLET “Arkadaş, neden ötürü yalnızca büyük tanrılar birbirlerine danıştılar? Bu gece gördüğüm bir düşü dinle: Anu, Enlil, Ea ve göksel Şamaş toplandılar. Anu, Enlil’e dedi: “Gökyüzünün boğasını öldürdüklerinden, Humbaba’yı vurduklarından, Ve dağın katranını devirdiklerinden, içlerinden birisi ölsün!” Fakat Enlil dedi: “Engidu ölsün, ama Gılgamış ölmesin!” Bundan sonra göksel Şamaş kahraman […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (6.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   ALTINCI TABLET Kirini yıkadı, silâhlarını parlattı, Başını sallayarak saçının tutamlarını arkaya attı. Kirli giysisini fırlatıp temizini giydi, Savaş giysisini giyip beline işlemeli kemerini kuşandı. Gılgamış krallık tacını giyince, Gılgamış’ın güzelliği İştar’ın güzel gözlerini kamaştırdı: “Gel Gılgamış! Benim güveyim ol! Bana meyveni armağan et, (57) Armağan etsene! Sen benim kocam ol, ben senin […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (5.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   BEŞİNCİ TABLET Ormana gözlerini dikip baktılar. Katranların yüksekliğine şaştılar. Ormana girilen yola şaştılar. Humbaba’nın geçtiği yerde bir ayak izi vardı. Yollar iyi bir durumdaydı. Büyük yol güzel yapılmıştı. Onlar katran ağacı dağını görüyor, Tanrıların oturduğu yeri, İrnina’nın (52) yüksek tapınağını. Bu dağın önünde bir katran ağacı vardı. Bu, pek gürdü; gölgesi çok […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (4.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI DÖRDÜNCÜ TABLET (Bu tabletin ilk dört buçuk sütunu -bütün tablet altı sütundan oluşmaktadır-herhalde kralın ve arkadaşının katran ormanına gidişlerinden söz ediyordu. Ama, bu sütunlardan ancak kırık bir parça kalmıştır. Bu parça, ikisinin başından her gün geçenleri sık sık betimlemektedir.) İki kez yirmi saatten sonra hafif bir yemek yediler. İki kez otuz saatten sonra […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (3.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   ÜÇÜNCÜ TABLET Yaşlılar Gılgamış’a çok saygı gösterdiler. Yol hakkında ona öğüt verdiler: “Gılgamış, gücüne güvenmemelisin. Onu bırak yoluna gitsin, Sen kendi kendini koru! O orada keçi yolunu bilir; arkadaşı kollar; Engidu orada senden önde gitsin. O, yolu gördü, yoldan geçti. Ormana giden yoldan, dağların geçidinden. O, Humbaba’nın bütün gizli yollarından geçti. Böylece […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (2.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   İKİNCİ TABLET Engidu fahişenin karşısına oturdu. O, onun sözcüklerini dinledi Ve anlattıklarına kulak verdi. Kadının öğüdü yüreğine işledi. Kadın bir giysi çıkardı: Birini ona giydirdi, Öbürünü kendisine alıkoydu; Kadın onu bir ana gibi elinden tutup çobanların sofrasına, Hayvanların ağılına götürdü. Onun, yurdu dağlar olan Engidu’nun, Önceleri ceylânlarla ot yiyen adamın, Kalabalığın sütünü […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (1.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   Gılgamış Destanı, tarihin en eski yazılı destanının adı olup, 12 kil tablete Akad çivi yazısı ile kaydedilmiştir. Uruk kralı Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayışının öyküsünün anlatıldığı destan aynı zamanda Nuh Tufanı’nın daha eski sürümünü de barındırmaktadır. Gılgamış, en yakın dostu Enkidu’nun ölümünün ardından giriştiği ölümsüzlüğe ulaşma çabasının nâfile olduğunu ve Tanrı Enlil’in öğütleriyle, insanın […]

Paylaş:

151) YARİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN?

  YARİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN? Yarim İstanbul’u Mesken Mi Tuttun Gördün güzelleri beni unuttun Sılaya dönmeye yemin mi ettin Gayrı dayanacak özüm kalmadı Mektuba yazacak sözüm kalmadı Yarim sen gideli yedi yıl oldu Diktiğin fidanlar meyveyle doldu Seninle gidenler sılaya döndü Gayrı dayanacak özüm kalmadı Mektuba yazacak sözüm kalmadı Yarimin giydiği ketenden gömlek Yoğumuş […]

Paylaş:

150) TÜRKÇENİN GÜZELLİĞİNE VE ZENGİNLİĞİNE BİR ÖRNEK

TÜRKÇENİN GÜZELLİĞİNE VE ZENGİNLİĞİNE BİR ÖRNEK Bu yazı, yabancı dil ve kültür hayranlığı içinde olan gençlerimiz içindir. Türkçe, köklü bir geçmişe ve güçlü bir sözcük türetme yeteneğine sahip, eklemeli bir dildir. Dilimizde tek heceli çok sayıda kök sözcük bulunmaktadır: Koş, gel, bak, ver, al, vur, ad, od, at, tut, ses, su, uç, ay, kaç, çok, […]

Paylaş:

149) DEDE MEN BOZQURD OLDUM!

Dede men Bozqurd oldum! ————————————————————– bozqurt_oldum.mp3 Alperenlik halları, içerime töküldü, İçerimde xoşbextçe, bir tan yeri söküldü. Esaret iblisinin, beli sındı, büküldü – Erenler terefinden, doğru yola qoyuldum, Mene xeyir dua ver, Dede men bozqurd oldum! Savalanın başında üzüm göye uladım, Ulu Tanrı qatına varım deye uladım, Altaylara ulaşmaq üçün yene uladım – Bir yallı sesi […]

Paylaş:

148) MATEMATİĞİN GÜZELLİĞİ VE GİZEMİ

MATEMATİĞİN GÜZELLİĞİ VE GİZEMİ… 1. Simetri : 1 x 8 + 1 = 9 12 x 8 + 2 = 98 123 x 8 + 3 = 987 1234 x 8 + 4 = 9876 12345 x 8 + 5 = 98765 123456 x 8 + 6 = 987654 1234567 x 8 + 7 = […]

Paylaş:

147) İSTANBUL TÜRBELERİ

İSTANBUL TÜRBELERİ İstanbul’da en fazla ziyaret edilen türbelerin başında Eyüp Sultan türbesi gelmektedir. Fatih döneminde ilk kez yapılan türbe daha sonraları onarım geçirmiş halkın teveccüh ettiği mekanlardan biri haline gelmişti. Osmanlı döneminde padişahlar kılıç kuşanma törenlerini, sefer için duaya çıkmaları bu türbede gerçekleşirdi. İstanbul’da bulunan 487 türbenin isimleri ve adresleri: istanbulturbeleri.doc KAYNAK: www.turbeler.com

Paylaş:

146) YILDIZIN ÖLÜMÜ (SÜPERNOVA)

YILDIZIN ÖLÜMÜ (SÜPERNOVA) Yıldızların Patlaması 1. Hafif Patlama: Gezegenimsi Nebula (Bulutsu). Kırmızı dev yıldızlarının dış katmanlarını atması 2. Güçlü Patlama: Nova Bir çift yıldız sisteminin patlaması 3. Yıkıcı Patlama: Süpernova Bir yıldızın dış katmanlarını fırlatması Gezegenimsi Bulutsu Normal bir yıldız Güneş gibi ölür ve arkasında bir gaz bulutu bırakır. İki yüzyıl önce William Herschel keşfetmiş […]

Paylaş:

145) YÜZBAŞI SELAHATTİN’İN ROMANI

YÜZBAŞI SELAHATTİN’İN ROMANI  (Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, İlhan Selçuk’un Cumhuriyet Kitapları’ndan çıkan romanıdır. Roman Çanakkale, Balkan, 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşlarında savaşmış olan Selahattin Yurtoğlu‘nun anılarının derlenmesiyle oluşmuştur.) Birinci Dünya savaşı 29 Ekim 1914’te başlamış ve 30 Ekim 1918’de Mondrosta imzalanan ateşkes ile sona ermiştir. Ancak Türkiye için barış Yunanlıların İzmir’i işgali üzerine bozuldu. Bu savaş […]

Paylaş:

144) 2500 YILLIK ANADOLU KADINININ RESMİ

2500 yıllık Anadolu kadınının resmi Bilimadamları, Kayseri’deki arkeolojik bir kazıda bulunan 2 bin 500 yıllık kadın iskeletine yüz yaptı. Kayseri’deki Kültepe antik şehrinde geçen yıl yapılan kazılarda 2 bin 500 yıllık iskelet bulundu. 35-50 yaşında olduğu tahmin edilen bir kadına ait iskelet, Yeni Zelanda’daki Otago Üniversitesi’nden gelen bilimadamları tarafından incelendi. Prof. Dr. George Dias’ın liderliğindeki […]

Paylaş:

143) SAHİBİNDEN SATILIK AMERİKA

SAHİBİNDEN SATILIK AMERİKA “ABD dost mu düşman mı sorusu mantıksız. Modern dünyada dostluk ve düşmanlık gibi laflara yer yoktur, birbirini içeriden kuşatmak ve menfaat vardır.” (Ercüment Kılıç) 30 yıllık bir Amerika birikiminin ardından, bu kitabı yazdığım son bir yıl içinde ve özellikle bu günlerde Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren o denli önemli olaylar olmakta ki, söyleyeceklerimi zamanında […]

Paylaş:

142) EUROVİZYON DA SÜREKLİ KAZANAN ÜLKE: İNGİLTERE

EUROVİZYON DA SÜREKLİ KAZANAN ÜLKE: İNGİLTERE 30 Mayıs 2010 29 Mayıs 2010 gecesi Norveç’in başkenti Oslo’da 55. Eurovision Şarkı Yarışması’nı TRT 1’den izledik. Eurovision Şarkı Yarışması, 1956 yılından itibaren yapılıyor. Ülke televizyonları arasında ortak canlı yayın yapabilme kabiliyetini gerçekleştirmek amacıyla yapılan yarışmaya Türkiye, 1975 yılından itibaren katılıyor. Bu şarkı yarışmalarına 2003 yılına kadar hep Türkçe […]

Paylaş:

141) PARİS CAMİİ’NDE, ATATÜRK’TEN IŞIKLAR VE İZLER VAR

Paris Camii’nde, Atatürk’ten ışıklar ve izler var Paris Camii ve Abbas Bencheikh El Hocine 10 Mayıs 1989 tarihinde Paris Camii ve Enstitüsü rektörü Abbas Bencheikh El Hocine (1) ile görüştüm.  Sultan Abdülhamid (2)  zamanında Avrupa ülkelerinin  başkentlerinde birer külliye yapılması düşünülüyor. Bu plan çerçevesinde ilk külliye Berlin’de inşa ediliyor. Daha sonra ikinci cami teklifi o […]

Paylaş:

457) YAKUT TÜRKÇESİ NASIL BİR DİLDİR?

YAKUT TÜRKÇESİ NASIL BİR DİLDİR? Yakutça, doğu Sibirya’da Rusya Federasyonu’na bağlı Yakut Özerk Cumhuriyetin’de konuşulan Türk dilidir. Bu dili konuşan Yakutlar, önceleri Baykal gölü çevresinde yaşarlarken, 13.-14. Yüzyıllarda kuzeye çekilerek bugünkü yurtlarına gelmişlerdir. Toplam nüfusları 350.000 kadardır. Yakutça, 19. Yüzyılda yazıya geçirilmeye başlanmıştır. 1938’e gelinceye kadar bir kaç alfabe denemesi olmuştur. 1938 yılından bu yana […]

Paylaş:

467) BU KİTABI OKUYALIM: “SEFERBERLİK HİKAYELERİ”

Masum milletimizin acı hatıraları… On kişi kadardılar. Her biri on yıl, on iki yıl askerlikten terhis olmuşlardı. Topraklarımızın çok büyük bir kısmı elden çıkmış, ancak şu an elimizde bulunan sınırlarımız kurtarılabilmişti. Buna da şükürdü. Ailelerine kavuşacaklardı. Kış günü Gümüşhane’den Bayburt’a kızak kiraladılar. Veli’nin ödeyecek parası yoktu, onun boynu bükük kalmasına gönlü razı olmayan Salih Pehlivan […]

Paylaş:

← Onceki Sayfa — Sonraki Sayfa →