91) Mesnevi’den İki Hikaye

Yayin Tarihi 19 Ekim, 2026 
Kategori ÖYKÜ

MESNEVİ’DEN İKİ HİKAYE

1) Aslan’ın Payı:

Aslan, kurt ve tilki ormanda avlanıyorlardı. Akşama kadar bir öküz, bir keçi, bir de tavşan avladılar. Sıra bölüşmeye gelmişti. Aslan, Kurt’a pay etmesini söyledi. Kurt, öküzü aslana, keçiyi kendisine, tavşanı da tilkiye verdi. Aslan buna sinirlenerek, bir pençede kurdu yere serdi. Sonra da, tilkiye aynı işlemi yapmasını söyledi.

Tilki, “Ey büyük sultan, pay etmek ne haddime. Şu küçük tavşan sabah kahvaltınız, keçi öğlen yemeğiniz, Öküz de akşam yemeğiniz olmalıdır” deyince, aslanın ağzı kulaklarına vararak tilkiye sordu:

“Bu kadar adaletli paylaşımı nereden öğrendiniz?”

Tilki: “Şu haddini bilmez kurdun halinden” diyerek cevap verdi.

Akıllı o kişidir ki, dostlarının başına gelenlerden ders alır.

 

2) Serçe’nin Avcı’ya Verdiği Öğüt:

Bir gün, avcının biri, bir serçeyi yakalar. Serçe ona der ki:

“Benim bir lokma etimden ne olacak ki? Sen beni serbest bırak, ben de sana hayatta her zaman gerekli olacak, üç tane öğüt vereyim.”

Avcının aklı yatar ve kuşu serbest bırakır. Kuş uçup yüksekçe bir dala konduktan sonra başlar:

“Olmayacak şeye, kim söylerse söylesin, inanma,”

bu birinci öğüdüdür.

İkinci Öğüt: “Geçmiş gitmiş şeyler için üzülme; bir şey senden gittikten sonra, onun özlemini çekme,” dedikten sonra, “Benim karnımda on dirhem inci vardı, beni bırakınca, inciden oldun” diye devam etti. Bunu duyan avcı başladı, “ah aptal kafam” diyerek dövünmeye. Kuş bunun üzerine, “Hani geçmiş gitmiş şeyler için üzülmeyecektin.” der.

Avcı “haklısın” deyip, üçüncü Öğüdü de vermesini ister. Lakin kuş, “Diğer öğütlerimi tuttun mu ki, üçüncüsünü de tutasın” diyerek uçup gider.

Uykuya dalmış, bilgisiz kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum saçmaktır. Aptallık ve bilgisizlik yırtığı, yama kabul etmez.

Editör yorumu

Bu iki hikâye, korku ve hırsın insanın düşünme ve karar verme yeteneğini nasıl etkilediğini gösterir. Birinde korku, diğerinde hırs insanın muhakemesini zayıflatır. Asıl ders; kendi hayatımızda çıkarı adaletle karıştırıp karıştırmadığımızı, korkuyla neye boyun eğdiğimizi ve kazanma isteğiyle hangi gerçekleri görmezden geldiğimizi sorgulamaktır.

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap