GILGAMIŞ DESTANI (10.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI ONUNCU TABLET Sâkiye Siduri (91), denizin ıssız bir köşesine yerleşmiştir. O tahtında oturuyor. Sâkiye için ağaçtan ayaklar yapılmıştır. Bu ayaklar üzerine altından yapılmış şıra fıçıları konmuştur. Tanrıça sık bir duvak örtünmüştür. Yüzü görünmemektedir. Gılgamış koşup onun yanına geldi. Kirle örtülüdür. Bir posta bürünmüştür. Bedeninde tanrı eti vardır. Gönlü üzgündü. Yüzü uzun yolculuk yapan […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (9.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI DOKUZUNCU TABLET Gılgamış, arkadaşı Engidu için acı gözyaşları döküp kırlara koşarak dedi: “Ben ölmeyecek miyim? Ben de Engidu gibi ölmeyecek miyim? Gönlümü üzüntü kapladı. Bana ölüm korkusu geldi. Şimdi kırlara koşuyorum. Ubar- Tutuş’un oğlu Utnapiştim’e gitmek için yol aldım. İvedilikle oraya gidiyorum. Dağın geçitlerine gece vardım. Aslanları görüp korkuttum. Başımı yukarı kaldırıp Ay […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (8.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   SEKİZİNCİ TABLET Gün ağarmaya başlar başlamaz, Gılgamış ağzını açıp arkadaşına dedi: (Yaklaşık 20 satırlık boşlukta, Gılgamış, Engidu’ya gençliğini, birlikte yaptıkları işleri, özellikle Humbaba’nın ölümünü anımsatıyor… Tablet çok kırık olduğu için çevirmeye olanak yoktur. 22-50 satır tümüyle kırıktır. Bu satırlarda Gılgamış’ın, Uruk’un ileri gelenlerini Engidu’nun ölüm döşeğine çağırttığı anlatılmış olabilir.) Bundan sonra Gılgamış […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (7.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI     YEDİNCİ TABLET “Arkadaş, neden ötürü yalnızca büyük tanrılar birbirlerine danıştılar? Bu gece gördüğüm bir düşü dinle: Anu, Enlil, Ea ve göksel Şamaş toplandılar. Anu, Enlil’e dedi: “Gökyüzünün boğasını öldürdüklerinden, Humbaba’yı vurduklarından, Ve dağın katranını devirdiklerinden, içlerinden birisi ölsün!” Fakat Enlil dedi: “Engidu ölsün, ama Gılgamış ölmesin!” Bundan sonra göksel Şamaş kahraman […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (6.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   ALTINCI TABLET Kirini yıkadı, silâhlarını parlattı, Başını sallayarak saçının tutamlarını arkaya attı. Kirli giysisini fırlatıp temizini giydi, Savaş giysisini giyip beline işlemeli kemerini kuşandı. Gılgamış krallık tacını giyince, Gılgamış’ın güzelliği İştar’ın güzel gözlerini kamaştırdı: “Gel Gılgamış! Benim güveyim ol! Bana meyveni armağan et, (57) Armağan etsene! Sen benim kocam ol, ben senin […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (5.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   BEŞİNCİ TABLET Ormana gözlerini dikip baktılar. Katranların yüksekliğine şaştılar. Ormana girilen yola şaştılar. Humbaba’nın geçtiği yerde bir ayak izi vardı. Yollar iyi bir durumdaydı. Büyük yol güzel yapılmıştı. Onlar katran ağacı dağını görüyor, Tanrıların oturduğu yeri, İrnina’nın (52) yüksek tapınağını. Bu dağın önünde bir katran ağacı vardı. Bu, pek gürdü; gölgesi çok […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (4.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI DÖRDÜNCÜ TABLET (Bu tabletin ilk dört buçuk sütunu -bütün tablet altı sütundan oluşmaktadır-herhalde kralın ve arkadaşının katran ormanına gidişlerinden söz ediyordu. Ama, bu sütunlardan ancak kırık bir parça kalmıştır. Bu parça, ikisinin başından her gün geçenleri sık sık betimlemektedir.) İki kez yirmi saatten sonra hafif bir yemek yediler. İki kez otuz saatten sonra […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (3.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   ÜÇÜNCÜ TABLET Yaşlılar Gılgamış’a çok saygı gösterdiler. Yol hakkında ona öğüt verdiler: “Gılgamış, gücüne güvenmemelisin. Onu bırak yoluna gitsin, Sen kendi kendini koru! O orada keçi yolunu bilir; arkadaşı kollar; Engidu orada senden önde gitsin. O, yolu gördü, yoldan geçti. Ormana giden yoldan, dağların geçidinden. O, Humbaba’nın bütün gizli yollarından geçti. Böylece […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (2.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   İKİNCİ TABLET Engidu fahişenin karşısına oturdu. O, onun sözcüklerini dinledi Ve anlattıklarına kulak verdi. Kadının öğüdü yüreğine işledi. Kadın bir giysi çıkardı: Birini ona giydirdi, Öbürünü kendisine alıkoydu; Kadın onu bir ana gibi elinden tutup çobanların sofrasına, Hayvanların ağılına götürdü. Onun, yurdu dağlar olan Engidu’nun, Önceleri ceylânlarla ot yiyen adamın, Kalabalığın sütünü […]

Paylaş:

GILGAMIŞ DESTANI (1.TABLET)

GILGAMIŞ DESTANI   Gılgamış Destanı, tarihin en eski yazılı destanının adı olup, 12 kil tablete Akad çivi yazısı ile kaydedilmiştir. Uruk kralı Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayışının öyküsünün anlatıldığı destan aynı zamanda Nuh Tufanı’nın daha eski sürümünü de barındırmaktadır. Gılgamış, en yakın dostu Enkidu’nun ölümünün ardından giriştiği ölümsüzlüğe ulaşma çabasının nâfile olduğunu ve Tanrı Enlil’in öğütleriyle, insanın […]

Paylaş:

151) YARİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN?

  YARİM İSTANBUL’U MESKEN Mİ TUTTUN? Yarim İstanbul’u Mesken Mi Tuttun Gördün güzelleri beni unuttun Sılaya dönmeye yemin mi ettin Gayrı dayanacak özüm kalmadı Mektuba yazacak sözüm kalmadı Yarim sen gideli yedi yıl oldu Diktiğin fidanlar meyveyle doldu Seninle gidenler sılaya döndü Gayrı dayanacak özüm kalmadı Mektuba yazacak sözüm kalmadı Yarimin giydiği ketenden gömlek Yoğumuş […]

Paylaş:

150) TÜRKÇE’NİN GÜZELLİĞİNE VE ZENGİNLİĞİNE BİR ÖRNEK

TÜRKÇE’NİN GÜZELLİĞİNE VE ZENGİNLİĞİNE BİR ÖRNEK Bu yazı; yabancı dil ve kültür hayranlığı içinde olan gençlerimiz içindir. Türkçe kökdildir. Dilimizin en eski yapı taşları tek heceli seslerden oluşur. Bu tek heceli sesler anlamlıdır. Anlamsız olan tek heceli sesler Türkçe değildir. Örnek olarak: koş, gel, bak, ver, al, vur, o, ad, od, at, tut, ses, su, […]

Paylaş:

149) DEDE MEN BOZQURD OLDUM!

Dede men Bozqurd oldum! ————————————————————– bozqurt_oldum.mp3 Alperenlik halları, içerime töküldü, İçerimde xoşbextçe, bir tan yeri söküldü. Esaret iblisinin, beli sındı, büküldü – Erenler terefinden, doğru yola qoyuldum, Mene xeyir dua ver, Dede men bozqurd oldum! Savalanın başında üzüm göye uladım, Ulu Tanrı qatına varım deye uladım, Altaylara ulaşmaq üçün yene uladım – Bir yallı sesi […]

Paylaş:

148) MATEMATİĞİN GÜZELLİĞİ VE GİZEMİ

MATEMATİĞİN GÜZELLİĞİ VE GİZEMİ… 1. Simetri : 1 x 8 + 1 = 9 12 x 8 + 2 = 98 123 x 8 + 3 = 987 1234 x 8 + 4 = 9876 12345 x 8 + 5 = 98765 123456 x 8 + 6 = 987654 1234567 x 8 + 7 = […]

Paylaş:

147) İSTANBUL TÜRBELERİ

İSTANBUL TÜRBELERİ İstanbul’da en fazla ziyaret edilen türbelerin başında Eyüp Sultan türbesi gelmektedir. Fatih döneminde ilk kez yapılan türbe daha sonraları onarım geçirmiş halkın teveccüh ettiği mekanlardan biri haline gelmişti. Osmanlı döneminde padişahlar kılıç kuşanma törenlerini, sefer için duaya çıkmaları bu türbede gerçekleşirdi. İstanbul’da bulunan 487 türbenin isimleri ve adresleri: istanbulturbeleri.doc KAYNAK: www.turbeler.com

Paylaş:

146) YILDIZIN ÖLÜMÜ (SÜPERNOVA)

YILDIZIN ÖLÜMÜ (SÜPERNOVA) Yıldızların Patlaması 1. Hafif Patlama: Gezegenimsi Nebula (Bulutsu). Kırmızı dev yıldızlarının dış katmanlarını atması 2. Güçlü Patlama: Nova Bir çift yıldız sisteminin patlaması 3. Yıkıcı Patlama: Süpernova Bir yıldızın dış katmanlarını fırlatması Gezegenimsi Bulutsu Normal bir yıldız Güneş gibi ölür ve arkasında bir gaz bulutu bırakır. İki yüzyıl önce William Herschel keşfetmiş […]

Paylaş:

145) YÜZBAŞI SELAHATTİN’İN ROMANI

YÜZBAŞI SELAHATTİN’İN ROMANI  (Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, İlhan Selçuk’un Cumhuriyet Kitapları’ndan çıkan romanıdır. Roman Çanakkale, Balkan, 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşlarında savaşmış olan Selahattin Yurtoğlu‘nun anılarının derlenmesiyle oluşmuştur.) Birinci Dünya savaşı 29 Ekim 1914’te başlamış ve 30 Ekim 1918’de Mondrosta imzalanan ateşkes ile sona ermiştir. Ancak Türkiye için barış Yunanlıların İzmir’i işgali üzerine bozuldu. Bu savaş […]

Paylaş:

144) 2500 YILLIK ANADOLU KADINININ RESMİ

2500 yıllık Anadolu kadınının resmi Bilimadamları, Kayseri’deki arkeolojik bir kazıda bulunan 2 bin 500 yıllık kadın iskeletine yüz yaptı. Kayseri’deki Kültepe antik şehrinde geçen yıl yapılan kazılarda 2 bin 500 yıllık iskelet bulundu. 35-50 yaşında olduğu tahmin edilen bir kadına ait iskelet, Yeni Zelanda’daki Otago Üniversitesi’nden gelen bilimadamları tarafından incelendi. Prof. Dr. George Dias’ın liderliğindeki […]

Paylaş:

143) SAHİBİNDEN SATILIK AMERİKA

SAHİBİNDEN SATILIK AMERİKA “ABD dost mu düşman mı sorusu mantıksız. Modern dünyada dostluk ve düşmanlık gibi laflara yer yoktur, birbirini içeriden kuşatmak ve menfaat vardır.” (Ercüment Kılıç) 30 yıllık bir Amerika birikiminin ardından, bu kitabı yazdığım son bir yıl içinde ve özellikle bu günlerde Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren o denli önemli olaylar olmakta ki, söyleyeceklerimi zamanında […]

Paylaş:

142) EUROVİZYON DA SÜREKLİ KAZANAN ÜLKE: İNGİLTERE

EUROVİZYON DA SÜREKLİ KAZANAN ÜLKE: İNGİLTERE 29 Mayıs 2010 gecesi Norveç’in başkenti Oslo’da 55. Eurovision Şarkı Yarışmasını TRT 1’den izledik. “Eurovision” şarkı yarışması 1956 yılından itibaren yapılıyor. Ülke televizyonları arasında ortak canlı yayın yapabilme kabiliyetini gerçekleştirmek amacıyla yapılan yarışmaya Türkiye, 1975 yılından itibaren katılıyor. Bu şarkı yarışmalarına 2003 yılına kadar hep Türkçe sözlü şarkılarla katıldık. […]

Paylaş:

← Onceki SayfaSonraki Sayfa →