457) İslamiyet Öncesi Türk Giyim Kuşamı
Yayin Tarihi 25 Ekim, 2026
Kategori KÜLTÜREL
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK GİYİM KUŞAMI
Giyim kuşam, bir milletin yaşayışını, üretim becerisini ve güzellik anlayışını yansıtır. Türklerin İslamiyet öncesindeki giyim kültürü de yaşadıkları coğrafya, iklim, atlı hayat, hayvancılık, ticaret ve şehir yaşamıyla birlikte gelişmiştir.
Bu geçmişi anlamak için Göktürk ve Uygur tasvirlerinin yanında, milattan önceki bozkır kültürlerinden kalan giysi buluntularını da incelemek gerekir. Kurganlardan çıkarılan kıyafetler, başlıklar, kemerler ve takılar; eski toplumların dokuma, deri işleme, terzilik ve süsleme becerilerini günümüze taşımaktadır.
Milattan Önceki Giyim: Esik Kurganı
Kazakistan’daki Esik Kurganı’nda 1969–1970 yıllarında bulunan, Türkiye’de “Altın Elbiseli Adam” ve “Altın Elbiseli Türk” adlarıyla tanınan buluntu, önemli bir giyim örneğidir. Saka dönemine ait kıyafet; pantolon, çizme, yüksek başlık, kemer ve altın bezemeli üst giysisinden oluşan bir bütün ortaya koyar. Kazakistan Millî Müzesi’nin tanıtımında MÖ IV–III. yüzyıllara tarihlenmektedir.
Arkeolojik bulgulara dayanan yeniden yapımında, dar pantolon ve kısa süet ceketin altında ince bir gömlek görülür. Üst giysisine tutturulmuş binlerce altın levha, gelişmiş maden işçiliğini gösterir. Başlık ve giysiler üzerindeki hayvan figürleri, dönemin sanat anlayışını yansıtır. Esik buluntusu, milattan önceki bozkır giyiminin kesim, süsleme ve işçilik bakımından ulaştığı düzeyi somutlaştırmaktadır.
Atlı Hayat ve Giysiler
Atlı yaşam, Türk giyim kültürünün biçimlenmesinde önemli yer tutar. Ata binmek, uzun yolculuklar yapmak, sürüleri izlemek ve savaşmak; rahat hareket ettiren, dayanıklı ve koruyucu kıyafetler gerektiriyordu.
Göktürk dönemi tasvirlerinde pantolon, uzun çizme, belden kemerle bağlanan kaftan ve başlıklar öne çıkar. Bu parçalar, atlı hayatın ihtiyaçlarına uygun bir bütün oluşturur. Kaftanların boyu, yaka ve kol biçimleri ise örneklere göre farklılık gösterir.
Başlıklar ve Börk
Başlık, Türk giyim kuşamının belirgin parçalarındandır. Eski Türk başlıkları için kullanılan “börk” adı, çeşitli biçimlerde hazırlanmış başlıkları kapsar. Kürk, deri, yün ve keçeden yapılan örneklerinde, başı güneşten ve soğuktan koruyan siperler ve kulaklıklar bulunabiliyordu.
Başlığın biçimi ve süslemeleri, kişinin toplumdaki konumunu da yansıtabiliyordu. Göktürk ve Uygur hükümdar tasvirlerinde taç görünümündeki başlıklar dikkat çeker. Kül Tigin heykelindeki başlık bu geleneğin örneklerindendir. VI–VIII. yüzyıllardaki Kırgız beylerinin kürk başlıklarının altın süslerle donatıldığına ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Kadın başlıklarında ise süsleme bakımından zengin örnekler görülür.
Kemer ve Kuşanma Kültürü
Kemer, giysiyi bedende toplarken günlük gereçlerin taşınmasını da sağlıyordu. Silah, bıçak ve kese gibi eşyaların bele bağlanması, hareket hâlindeki insan için kolaylık oluşturuyordu.
Kemer tokaları ve üzerlerindeki bezemeler, maden işçiliğinin giyime yansıyan örnekleriydi. Kullanılan malzeme, süsleme ve işçilik, özellikle seçkinlere ait kemerlerde kişinin mevkiini ve zenginliğini gösterebiliyordu. Kemer böylece kullanışlılığının yanında toplumsal anlam taşıyan bir parçaya dönüşüyordu.
Kadın Giyimi ve Süslenme
İslamiyet öncesinde Türk kadınlarının giyimi; yaşadıkları çevreye, yaptıkları işe ve toplumsal konumlarına göre çeşitleniyordu. Kadın kıyafetlerini yalnız uzun elbise ve etek üzerinden anlatmak, hareketli yaşamın gerektirdiği giyim özelliklerini eksik bırakır.
Kadınlar da erkeklerin kullandıklarıyla ortak özellikler taşıyan giysiler giyebiliyordu. Pantolon ve çizme gibi parçalar, hareket kolaylığı sağlıyordu. Uygur tasvirlerini inceleyen araştırmalar da kadın ve erkek kıyafetleri arasındaki benzerliklere dikkat çeker. Kesim, süsleme ve başlıklar ise farklı görünümler oluşturuyordu.
Kadın giyiminin milattan önceki örneklerinden biri Ukok’taki kadın mezarında korunmuştur. Uzun kollu ipek gömlek, kırmızı-beyaz yün etek ve püsküllü kuşak; malzeme seçimini, dikiş bilgisini ve süslemeye verilen önemi gösterir. Bu buluntu, kadın kıyafetlerini doğrudan giysiler üzerinden inceleme imkânı sağlamaktadır.
Türk kadın giyiminin tarihini ele alan araştırmalarda gömlek, dizlik ve göğsü destekleyen iç yeleği gibi iç giyim parçalarından da söz edilir.
Saç düzenleri de çeşitlilik gösteriyordu. Uygur tasvirlerinde uzun saçlar, topuzlar ve saç aksesuarları görülür. Kadın giyimini tek bir başlık, saç düzeni veya elbise biçimiyle sınırlandırmak, bu zenginliği yansıtmaz.
Malzeme, İşçilik ve Güzellik Anlayışı
Yün, deri ve kürk, hayvancılıkla bağlantılı önemli giyim malzemeleriydi. Yünden iplik, dokuma ve keçe hazırlanıyor; deri ve kürk farklı giysi parçalarında kullanılıyordu. İpekli kumaşlar da giyim dünyasının bir parçasıydı.
Bu malzemelerin kıyafete dönüşmesi; eğirme, dokuma, kesme, dikme ve süsleme bilgisi gerektiriyordu. Kumaşların desenleri, başlıkların biçimleri, kemerlerin bezemeleri ve takılar, üretim becerisiyle güzellik anlayışının birlikte geliştiğini gösterir.
Türk giyim kuşamında hayatın ihtiyaçlarıyla estetik anlayış birlikte gelişmiştir. Hareketli yaşamın gerektirdiği dayanıklılık ve rahatlık, özenli işçilik ve süslemeyle birleşmiştir.
Türk giyim kültürünü tanımak; geçmişte nasıl yaşadığımızı, ne ürettiğimizi ve birikimimizi giysilerimize nasıl yansıttığımızı anlamaktır.
YILMAZ KARAHAN

Kaynakça
— Kazakistan Millî Müzesi, “Altın Adam’ın Giysi ve Silahlarının Yeniden Yapımı”, müze tanıtımı.
— The Great Steppe: History and Culture, Esik Kurganı ve Altın Adam’ın kıyafetiyle ilgili bölüm.
— Fikri Salman, “Göktürk Dönemi Kıyafetleri”, Sanat Dergisi, sayı 9, 2006, s. 12–34.
— Emel Esin, “Börk”, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt 6, 1992, s. 327–328.
— Minara Guliyeva – Özkul Çobanoğlu, “İslamiyet Öncesi Türk Giyim-Kuşamında Kimlik, Sembolizm ve Etnografik Kodlar”, Mevzu, sayı 15, 2026, s. 151–190.
— M.Sakarya – H. T. Kızılkaya, “İslam Öncesi Türklerde Kemer Kullanımı ve Özellikleri”, Ulakbilge, sayı 53, 2020, s. 1211–1229.
— Yeniden Ergenekon, “Altın Elbiseli Türk” ve “Buz Prenses (Ukok Prensesi)”.
Yorumlar
Yorum yap