172) UNUTULAN ÇOCUK OYUNLARI
Unutulan çocuk oyunları Geleneksel çocuk oyunlarının tanıtılması, eğitimde kullanılması, geliştirilerek korunması ve gelecek nesillere aktarılması… Milli Eğitim bakanlığı(MEB), unutulmaya yüz tutan çocuk oyunlarını kitap haline getirdi. Gelenekselleşmiş 151 oyunun yer aldığı kitap, tüm ilköğretim okullarına ve öğretmen adaylarının yetiştiği eğitim fakültelerine gönderildi. MEB’in oluşturduğu komisyon, il milli eğitim müdürlüklerinin de katkısıyla tüm Türkiye’de oynanan çocuk oyunlarını yöre yöre derledi. “Geleneksel çocuk […]
171) HASTANEDEN “ATATÜRK” İSMİ KALDIRILACAK MI?
HASTANEDEN “ATATÜRK” İSMİ KALDIRILACAK MI? Ülkemizin en büyük devlet hastanelerinden biri, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesidir. 1982 yılından beri sağlık hizmeti vermektedir… 2010 yılında İzmir’de kurulan Katip Çelebi Üniversitesi’nin tıp fakültesi hastanesi, duyduğumuza göre “Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi” olacak ve bu değişimden dolayı da Devlet Hastanesi’nin isminden “Atatürk” kaldırılıp, “Katip Çelebi” olacakmış! Bu söylenti […]
170) BEN KİMİM?
BEN KİMİM? BEN TÜRK’ÜM, BEN TÜRKÇÜYÜM… BEN MİLLİYETÇİ DEĞİLİM, TÜRK MİLLİYETÇİSİYİM… HER ZAMAN, HER YERDE “TÜRKLÜK” VURGUMU YAPARIM. 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK BAYRAMI, KUTLU OLSUN. YILMAZ KARAHAN
169) CEZAYİR TÜRKÜSÜ (AĞIT)
CEZAYİR TÜRKÜSÜ (AĞIT) Osman Attila’nın kaydettiğine göre, Cezayir türküsünün hikâyesi şöyle özetlenebilir: Barbaros Hayrettin Paşa tarafından alınarak Kanunî Sultan Süleyman zamanında Osmanlı hâkimiyetine giren Cezayir, daha sonra Fransızlar tarafından işgâl edilir (1827-1830). Bu işgâl sırasında Fransızlarla savaşan Türk askerlerinden pek çok şehit verilir. Bunlar arasında eski adı Dinar Köyü olan Yaylabağı’ndan gençler de vardır. […]
168) LAHEY ADALET DİVANI’NDA; BOZKURT
LAHEY ADALET DİVANI’NDA; BOZKURT Artık alıştırıldık her türlü milli ve dini değerlerin siyaset de malzeme yapılmasına! Yaşananları görüyoruz, şaşırıyoruz! Duyuyoruz, inanamıyoruz! Okuyoruz, kahroluyoruz! Nedir bu durum? Nereye gidiyoruz? Milli kültürü oluşturan destanların ve kahramanların tartışması mı olur? Ama oluyor. Şimdi de “Bozkurt” yargılanıyor! Galiba Bozkurt’un günahı, Ergenekon Destanı’nın ana unsuru olmasından kaynaklanıyor… Bozkurt’un milli […]
167) SÖZCÜK KARGAŞASI
SÖZCÜK KARGAŞASI Halk arasında bir deyim vardır: “Her rengi boyadık, bir fıstık yeşili kaldı” diye… Bu deyimle anlatılmak istenen; sanki yapılması gereken bütün işler bitti de, önemsiz ve ilgisiz işi yapmak zorundayız! Son günlerde okuduğum bazı yazılarda, sıkça bir sözcüğün yargılanması dikkatimi çekiyor! İlk defa, bir dostumun iletisinde okumuş ve gereken açıklamaları yaparak doğru içerikte […]
556) ATEBETÜ’L-HAKAYIK (HAKİKATLER EŞİĞİ)
ATEBETÜ’L-HAKAYIK (HAKİKATLER EŞİĞİ) ——————————————————————————— Yüknekli Edip Ahmed’in hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. XI. yüzyılın sonlarına doğru Yüknek’te doğmuştur; babasının adı Mahmud Yüknekî’ dir. Anadan doğma kör olan Edip Ahmed devrinde “edipler edibi, fazıllar başı” diye meşhur olmuştur. Eserinden, iyi bir tahsil gördüğü, özellikle dinî ilimleri öğrendiği anlaşılmaktadır. İslâmî devir Türk edebiyatının ilk […]
555) ALİ ŞÎR NEVAÎ
ALİ ŞÎR NEVAÎ Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin ve devlet adamıdır. (Herat 1441 – 1501) 1441’de Herat’ta doğdu. Babası Timur’un meliklerinden Sultan Ebû Said’in veziri Kiçkine Bahşi idi. Ali Şîr Nevâî’nin ilk eğitimini babası verdi. Daha sonraki eğitimine […]
166) YAĞMA SOFRASI (HAN-I YAĞMA)
YAĞMA SOFRASI (HAN-I YAĞMA) ——————————————————————————- (24 Aralık 1867 İstanbul – 19 Ağustos 1915 İstanbul) İttihat ve Terakki Partisi’nin kötü yönetimi, Balkanlarda ki hezimetler, milyonlarca Balkan Türk’ünün İstanbul’a giden yollarda aç, susuz, perişan yok olması, muhalefet partilerinin kapatılması, basının susturulması büyük bir çöküşün işaretleriydi. Osmanlı Devleti tarihinin en acı günlerini yaşarken, millet yoksulluk ve hastalık içinde perişan bir halde iken, […]
165) RUHUMUN GÖNLÜ
RUHUMUN GÖNLÜ Ruh; Yaratan’a, Gönül; Yaratılana… Ruh; Yaşamın canı, Gönül; Yaşam sevinci… Ruhsuz Gönül hiç, Gönülsüz Ruh piç… Ruhum Hak’tır, Gönlüm Türk’tür… YILMAZ KARAHAN
164) EL YAZMASI KİTAPLAR
EL YAZMASI KİTAPLAR Bu bilgileri hazırlarken, kültür tarihimizin birinci elden kaynakları durumunda olan ve kültürümüzün geçmişi ile geleceği arasında köprü kuran, elyazmalarının dünü ve bugünü hakkında araştırmacıları bilgilendirmeyi amaçladık. El yazmaları hakkında yazılmış kitap ve makalelerin üzerine kendi tecrübelerimizi de katarak bir sentez oluşturmaya çalıştık. Ayrıca, yeni araştırmacılara ışık tutması amacıyla, elyazmaları ile ilgili yurt […]
163) BURÇLAR
BURÇLAR Tam doğum anınızda Güneşin Zodyak’a göre belirli bir burçta aldığı pozisyon, astronomlar tarafından hesaplanır. Bunun adı astrolojik takvimdir. Güneş, her yıl aynı zamanda Zodyak ‘ın hemen hemen aynı burcunda yer alır. Böylece siz, fazlaca hesaba gerek kalmadan hangi burçtan olduğunuzu ve dolayısıyla yaşamınızı etkileyecek kişilik özelliklerinizin neler olduğunu önceden tahmin edebilirsiniz. Elbette bu, yazgınızı […]
162) TÜRKÇENİN DOĞRU KULLANIMI
TÜRKÇENİN DOĞRU KULLANIMI (İletişim, Etkili Konuşma, Yazma ve Okuma Kılavuzu) ————————————————————————————————– SUNUŞ Dil, insanlık tarihiyle beraber ortaya çıkmış ve süregelmiş bir olgudur. Bu süreçte insan ve iletişim birbirine koşut olarak gelişim göstermiştir. Dil, kültürün en temel ögesi olarak insanlar arası iletişimde en etkin araç olarak kabul edilmektedir. Dilin düşünceyi etkilemesi, kültürel değerleri nesilden nesile aktarması […]
161) YENİLİĞE DOĞRU
YENİLİĞE DOĞRU ———————————————————————————————— Her gün bir yerden göçmek Ne iyi Bulanmadan, donmadan Akmak ne hoş Her gün bir yere Konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan Akmak ne hoş Dünle beraber Gitti cancağızım Şimdi yeni şeyler Söylemek lazım Ne kadar söz varsa Düne ait Şimdi yeni şeyler Söylemek lazım Mevlana Celaleddin Rumi
256) YAŞATAN SÖZCÜKLER
YAŞATAN SÖZCÜKLER “Yarım elma, gönül alma” (Atasözü) Yaşıyoruz… Ama yaşatıyor muyuz? Yaşatmaktan maksadım, ömür vermek değil. Yaşam sevincinden ve yaşama saygıdan söz ediyorum… Yaşamak ve yaşatmak! Hayatımızı sağlıklı sağlıksız, sevinçle üzüntüyle, varlıkla yoklukla vs. bir şekilde idame ettiriyoruz… Yaşam sürecimizde bizlere güç ve moral veren takdir edilme, güvenilme, saygı görme ve sevilme gibi duyguları yaşamak isteriz. […]
160) KARGA BUDALA MI?
KARGA BUDALA MI? Karga insanlar tarafından sevilmeyen bir kuştur. Bunun en büyük nedeni de, karganın kendi pisliğini ve leşleri bile yemesindendir. Ayrıca çevreye ve insana zarar vericiliği de vardır. Karga duman çıkaran odunları alıp bazen damların üzerine koyarak veya ormanın içine götürerek, duman ile pire ve bitlerini kanatlarını açarak temizler. Karganın bu temizliği getirmiş olduğu […]
159) “TÜRKİYE FOTOĞRAF OSCAR’I” TAHİR ÖZGÜR’ÜN
“Türkiye Fotoğraf Oscar’ı” Tahir Özgür’ün Türkiye‘nin ‘Fotoğraf Oscar’ı olarak öne çıkan; ‘Sami Güner Kupası Fotoğraf Gösterisi Yarışması’nın bu yılki ayağı tamamlandı. Jüri, yapılan değerlendirmelerin ardından ‘Fotoğraf Oscarı’nı gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Tahir Özgür’e layık gördü. Mersin’de yerel bazda yayın hayatını sürdüren Sun Radyo ve Televizyonu Yayın Yönetmeni olarak gazetecilik yaşantısını sürdüren Tahir Özgür, Türkiye’nin en […]
158) EY TÜRK MİLLETİ!
EY TÜRK MİLLETİ! Ey Türk milleti! Sen tarihin boyunca, sarsılmaz bir imanla, tek bir Allah’a inandın. Hak, adalet ve bütün insanlığı her iki dünyada huzura, saadete kavuşturacak olan yüce İslâm dini uğrunda cihad yaptın ve oluk oluk kan akıttın. Bu suretle üç kıt’ayı ve özellikle Anadolu’yu “Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ!” dedirtecek şekilde şehitlerle doldurdun. […]
157) TÜRK’ÜN EL İŞARETİ
TÜRK’ÜN EL İŞARETİ Toplumda kullanılan bazı el işaretleri vardır. Bunların en yaygını ve bilimsel olanı işitme engelliler için olanıdır. Her ülkenin kendi işaret dili kullandığı alfabeye göredir… Bir de işitme engelli olmayanların kullandığı el işaretleri vardır. Bu el işaretleri genellikle bir mensubiyeti ifade etmekle birlikte sesin ulaşamayacağı yere görsel olarak niyet belirtmek için de kullanılır. […]
156) RADYO KÜLTÜRÜMÜZE NE OLDU?
RADYO KÜLTÜRÜMÜZE NE OLDU? Her sabah Uzun Çarşıdan geçerken, çökelekçi dükkanının önüne geldiğimde şu radyo anonsunu duyardım: “Saat 8. Demirbank iyi günler diler” Çökelekçinin radyosu hep açık kalırdı. Haberleri hiç kaçırmaz, dinlerdi. “Saat 13. Burası Türkiye radyoları, şimdi haberler” diye anons yapıldığında beleşçi esnaf arkadaşları da, çökelekçinin önüne yığılır haberleri dinlerlerdi. Müşteri bile gelse; […]