YENİDEN ERGENEKON

KARGA BUDALA MI?

Yılmaz Karahan
Yılmaz KarahanYeniden Ergenekon
26 Şubat 2011·2 dakika okuma süresi·0 Okuyucu Yorumları
Makaleyi Dinle
~2 dk · Doğal Anlatım

image00132.jpg

Karga, insanlar tarafından pek sevilmeyen bir kuştur. Sesinden, leşle beslenmesinden veya çevrede yol açtığı bazı zararlardan dolayı olumsuz değerlendirilir. Ancak bir canlıyı sevmememiz, onun zekâsını ve yeteneklerini küçümsememizi haklı çıkarır mı?

Karga, ceviz gibi sert kabuklu yiyecekleri kırmak için yüksekten sert bir zemine bırakabilir. Kuru ekmeği suyla yumuşatarak yemesi de gözlenebilen davranışlarındandır. Bunlar, çevresindeki imkânlardan yararlanabildiğini gösterir.

Karganın insana öğretmenlik yaptığı bir dinî anlatı da vardır.

Kur’an’ın Mâide suresinin 31. ayetinde, kardeşini öldüren kişiye cesedi nasıl gömeceğini göstermek üzere, Allah’ın yeri eşeleyen bir karga gönderdiği anlatılır. Habil ve Kabil adlarıyla bilinen bu kıssada insan, ne yapacağını bir karganın davranışından öğrenir.

Kargaların dikkat çeken özellikleri arasında güçlü hafıza, öğrenme ve problem çözme yeteneği bulunur. Araştırmalar, bazı karga türlerinin kendileri için tehlike oluşturan insan yüzlerini uzun süre hatırlayabildiğini göstermektedir. Yeni Kaledonya kargaları ise yiyeceğe ulaşmak için alet yapıp kullanabilmektedir.

Elbette her karga türünün bütün özellikleri aynı değildir. Ancak bu örnekler bile, kargaya kolayca “budala” denilemeyeceğini gösterir.

Karganın davranışlarını gözlemledikçe, çocukluğumuzda öğrendiğimiz şu tekerlemeyi yeniden düşünmeden edemiyorum:

Karga karga gak dedi,
Çık şu dala bak dedi.
Çıktım, baktım bu dala,
Bu karga ne budala!

Tekerlemeler çocukların dil gelişimine, oyunlarına ve eğlenmelerine katkı sağlar. Elbette bir tekerlemeden bilimsel bilgi vermesini beklemeyiz. Fakat çocukken duyduğumuz nitelemeleri sorgulamadan benimsersek, bunlar zamanla düşüncelerimizde yer edebilir.

Benzer bir örnek de masallarda ve hikâyelerde aslanın “ormanlar kralı” olarak tanıtılmasıdır. Oysa aslanın başlıca yaşam alanı savanlar ve açık otlaklardır. “Krallık” masala ait bir yakıştırma olsa da bu ifade, çocuklarda aslanın ormanda yaşadığı düşüncesini oluşturabilir. Hayvanları anlatırken kullandığımız sözlerin, onların gerçek özelliklerini gölgelememesine dikkat etmeliyiz.

Birine “kral”, diğerine “budala” demeden önce, bu canlıları ne kadar tanıdığımızı düşünmeliyiz.

Çocuklarımıza “budala” diye tanıttığımız karga, güçlü öğrenme ve problem çözme yetenekleri olan bir kuştur.

Öyleyse, karga mı budala; yoksa onun yeteneklerini görmeden, öğrendiği sözü tekrarlayan insan mı?

YILMAZ KARAHAN
26 Şubat 2011

Editör Yorumu

Bu yazı, hayvanlara yönelik alışılmış nitelemeler üzerinden çocuklukta öğrendiğimiz yargıları gözden geçirmeye çağırıyor. Karganın “budala”, aslanın “ormanlar kralı” olarak tanıtılması, sözlerin hafızamızda gerçeklerin önüne geçebildiğini gösteren iki örnektir. Eğitim, bilgiyi aktarmanın yanında gözlem yapmayı ve öğrenileni sorgulamayı da öğretmelidir. Yazının değeri, gündelik örneklerden hareketle bu düşünme alışkanlığını tartışmaya açmasındadır.

! Karga buzulun içinden balık tutuyor…. | akilli.tv|Reklam:formula 21 formen

KÜLTÜR DESTEĞİ & AÇIK ERİŞİM

Bağımsız Kültür ve Düşünce Desteği

Yeniden Ergenekon reklamsız ve bağımsız bir kültür ocağıdır. Fikir, kültür ve tarih külliyatının yeni nesillere ve araştırmacılara açık erişimle sunulması için katkıda bulunabilirsiniz.

Katkıda Bulun →

Yeniden Ergenekon

Yeniden Ergenekon, 20 yıldır bağımsız ve tarafsız bir kültür pınarı olarak nesillere ışık tutmaktadır. Bu arşivin dijitalleştirilmesini ve yaşatılmasını destekleyebilirsiniz.

Arşivi Destekle →

"Kültürel" — Son Yayımlanan Makaleler

Divan-ı Lügati’t Türk’te Giyim Kuşam Kültürü

DÎVÂNU LUGÂTİ’T-TÜRK’TE GİYİM KUŞAM KÜLTÜRÜ Kâşgarlı Mahmud’un XI. yüzyılda kaleme aldığı Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türkçenin söz varlığıyla birlikte Türklerin yaşayışını da günümüze taşır. Eserdeki giysi, başlık, kumaş ve süs eşyası adları; atalarımızın ihtiyaçlarını, üretim bilgisini ve güzellik anlayışını tanımamızı sağlar. Giyim kuşamla ilgili kelimeler, bu bakımdan kültür tarihimizin değerli belgeleridir. isamveri.org Elbiseden gömleğe, başlıktan kuşağa Dîvân’da...

Yazının Devamı →

İslamiyet Öncesi Türk Giyim Kuşamı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK GİYİM KUŞAMI Giyim kuşam, bir milletin yaşayışını, üretim becerisini ve güzellik anlayışını yansıtır. Türklerin İslamiyet öncesindeki giyim kültürü de yaşadıkları coğrafya, iklim, atlı hayat, hayvancılık, ticaret ve şehir yaşamıyla birlikte gelişmiştir. Bu geçmişi anlamak için Göktürk ve Uygur tasvirlerinin yanında, milattan önceki bozkır kültürlerinden kalan giysi buluntularını da incelemek gerekir. Kurganlardan çıkarılan...

Yazının Devamı →

Kutsal Kitaplarda Altın ve Ekonomideki Yeri

KUTSAL KİTAPLARDA ALTIN VE EKONOMİDEKİ YERİ Altın, insanlık tarihinde zenginliğin, gücün ve itibarın en belirgin simgelerinden biri olmuştur. Hükümdarların hazinelerinde, ibadet eşyalarında, insanların takılarında ve devletlerin rezervlerinde yer almıştır. Fakat altının insanlık için taşıdığı anlam, ekonomik değeriyle sınırlı değildir. Altının kıymeti anlatılırken az bulunması, dayanıklılığı, parlaklığı ve kolay işlenmesi üzerinde durulur. Bunlar onun tercih edilmesini...

Yazının Devamı →

Okuyucu Yorumları (0)

Yorum Gönder ↓
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Gönder

Düşünceleriniz editoryal incelemeden sonra yayınlanacaktır. E-posta adresiniz üçüncü şahıslarla paylaşılmaz.