80) BAYRAMLIK TÜRKÜLER
Bayramlık Türküler Özgün ve önemli özellikleri vardır türkülerimizin. Geçmişi taşırlar bize, söz ve ezgi yadigârıdırlar; hepsinin bir yakılma öyküsü vardır. Bu özellikleri, türküleri, Türk edebiyatı ve müziği bakımından önemli ve değerli kılar. Türkülerin -bazıları kabul etmese de-Türk Tarihi açısından da büyük önemi vardır. Boşluk doldururlar, tarihi belge ve bulguların yansıtamadığı, yansıtmadığı duygu ve olguları […]
79) TÜRKÜLERDE YAŞAMAK
TÜRKÜLERDE YAŞAMAK TÜRK‘ü söyler, TÜRK‘ü anlatır türküler. Biz sussak da onlar bizi en güzel şekilde anlatır. Hayatımızdaki her duygunun karşılığını türkülerde buluruz: Acıyı, gamı, kederi, hüznü, mutluluğu, memleket özlemini, hasreti, neşeyi… Hepsi türkülerde saklıdır. Türküler bizim dilimizdir. Biz sussak da onlar bizi en güzel şekilde anlatır. Türküler samimidir, sahicidir. Yüzyıllardır türkülerle anlatılmıştır duygular. Onlar […]
78) TÜRKLERİN ANA YURDU “TÜRKÇEDİR”
TÜRKLERİN ANA YURDU TÜRKÇEDİR “Ana dili” (native/national language, mother tongue) sözü, bir benzetmenin ötesinde, gerçek bir “ana”, gerçek bir “ilk” oluşu ifade etmektedir: “Pek çok dil öğrenilebilir veya sonradan edinilebilir; fakat yalnızca bir tanesi, bebeklikten bir dil topluluğunun üyesi olana kadar geçilen yol ve geçirilen zaman içinde, doğrudan doğruya yaşanarak, denemesi yapılarak öğrenilebilir. Öğrenilen yabancı […]
77) KINA AĞITLARI
KINA AĞITLARI Kültür değerlerimizin en önemli kısımlarından birini teşkil eden ve halk kültürünün pek çok unsurunun bir araya getirildiği düğün törenleri, insan hayatında dönüm noktası olan sosyal olaylarının başında gelir. Bu törenler içindeki kimi uygulamalar, yani gelenek-görenek ve adetler, yörelere göre değişiklik göstermektedir. Düğün törenleri içinde yer alan ve gelinin baba evinde kalacağı son gece […]
76) ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ YAZIM PROGRAMLARI
http://www.isa-sari.com/ctlk/
75) GÜNEŞ DUASI
DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ’NDE GÜNEŞ DUASI Doğu Karadeniz Bölgesi, Türkiye’nin en fazla yağmur yağan bölgelerinden biridir. Yaz aylarında bile günlerce yağmur yağar, arkasından her tarafı sis kaplar. Yağmurlu ve sisli hava bazen haftalarca devam eder, güneş görünmez, insanları bunaltacak bir duruma getirir. Maçkalı Ömer Kayaoğlu’nun “Güneş Duası” ile ilgili kaleme aldığı şiiri, manzarayı iyi bir şekilde […]
74) ISLIK DİLİ
ISLIK DİLİ ve KARADENİZ BÖLGESİ’NDE KULLANILIŞI Islık dili, coğrafyanın insana bir hediyesidir. Yani coğrafya ile ilgilidir. Dünya üzerinde engebeli coğrafyaya sahip hemen her bölgede ıslık dili yürürlüktedir denilebilir. Nitekim İspanya, Kanarya Adaları ve Meksika gibi ülkelerin dağlık bölgelerinde de ıslık dilinin yürürlükte olduğunu, insanların 3-4 km’ye kadar uzaklıktan ıslık dili ile anlaşabildiğini, dünyada altmışa yakın […]
73) ZİYA GÖKALP’IN FOLKLOR OLGUSUNA BAKIŞI
Ziya Gökâlp’ın Folklor Olgusuna Bakışı Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından 10 Mayıs 2006 tarihinde Kayseri‘de düzenlenen “Doğumunun 130. Yılında Ziya Gökalp” isimli panelde sunulan bildiri Yazıda; önce “kimlik”, “halk” ve “millet” kavramları ele alınacak, sonra Ziya Gökalp’ın “folklor”dan ne anladığı ortaya konacak, daha sonra da onun “folklor”dan hareketle […]
72) ELMALI SİKKELERİ
ELMALI SİKKELERİ “Yüzyılın Definesi” Elmalı Sikkeleri’nin Tarihçesi M.Ö. V. Yüzyılda Perslerin Yunanistan’ı istila etmelerinden sonra Atina Şehir Devleti’nin önderliğinde Akdeniz çevresi şehirlerinden oluşan bir birlik kurulmuştu (Atik – Delos Deniz Birliği). Birliğin bir merkezi ve bir bütçesi vardı. Her ülke kendi bastığı gümüş sikkeden kendi gücü oranında katkıda bulunuyordu. 1984 yılında Antalya’nın Elmalı İlçesi’nde […]
71) TÜRKMENLERDE SEMAH
TÜRKMENLERDE SEMAH Türkmenlerin geleneklerinde, dansın, şiirin, sazın, sözün, sohbetin önemli bir yeri vardır. Türkmenler, çeşitli günlerde semah düzenlerler. Düğünde, bayramda, adak için, doğumda, ölümde, konuklar onuruna ve başka vesilelerle… Sofraları çeşitli yemeklerle kurarlar. Sazlar çalar, türküler söylerler. Semah oynanır. Bu tür toplantılara kadın erkek tüm köy halkı çağrılır. Böylesi toplu şölenler evlerde, bağda, […]
70) AĞIT-MİZAH İLİŞKİSİ ÜZERİNE
Ağıt-Mizah İlişkisi Üzerine Ne deyim de ne söyleyim, Ölü bizim olmayınca. Birer birer tükenir mi, Kırkar kırkar ölmeyince. Halk Edebiyatı ’tür’lerinden olan ağıt, “insanoğlunun ölüm karşısında veya canlı-cansız bir varlığını kaybetme, korku, telâş ve heyecan anındaki üzüntülerini, feryatlarını, isyanlarını, talihsizliklerini düzenli-düzensiz söz ve ezgilerle ifade eden türküler” şeklinde tarif edilmektedir (Elçin 1986: 209). Tanımdan da […]
308) TARİHTEN GELECEĞE, TÜRK DİLİ
Tarihten Geleceğe Türk Dili Türk dilinin en eski izleri Sümer kaynaklarındaki Türkçe sözlerdir. M.Ö. 3100-M.Ö. 1800 yılları arasına ait Sümerce metinlerde 300′den fazla Türkçe söz yer almaktadır. Sümerceyle Türkçedeki ortak sözler ya ortak kökenden gelmektedir ya da alış veriş sonucu ortaya çıkmıştır. Hangi ihtimal doğru olursa olsun Türkçenin ilk verileri M.Ö. 2000-3000 arasına çıkmakta, yani […]
69) TÜRKLERİN SAĞLIK İKSİRİ: KEFİR
KEFİR Kefir Orta Asya’da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler tarafından 5000 yıl önce bulunmuştur. Hayvanları ilk evcilleştirdikleri zaman onların sütlerinden yararlanan Türkler yaşamlarının her alanında mayaladıkları süt ürünlerini her yere taşımışlardır. Sürekli yanlarında bulunan atlardan, keçi ve koyunlardan yararlanmışlar; at sütünden kımız, keçi veya koyun sütünden kefir üretmişlerdir. Daha çok yerleşik topluluklar tarafından […]
267) Q KLAVYE SORUNU VE TÜRKÇE KARAKTERLER
Q Klavye Sorunu ve Bilgisayarlarda Türkçe Karakterler Kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasıyla birlikte başlangıçta dikkati çekmeyen ve ilgili kuruluşlarca üzerinde durulmayan Q klavye sorunu, aslında en açık biçimiyle dilde yaşadığımız yabancılaşmanın bir başka boyutudur. Basında Emre Aköz, Yurtsan Atakan, Erkan Çelebi, Hıncal Uluç, Tuğrul Şavkay, Emre Kongar, Doğan Hızlan gibi tanınmış yazarlarımızın yazılarıyla gündeme gelen klavye tartışmasında, […]
57) YASA DİLİ (pdf)
ozyildirim_yasa_dili.pdf
56) NASREDDİN HOCA KİMDİR, NERELİDİR, GERÇEĞİ NEDİR?
Nasreddin Hoca Kimdir ve Nerelidir? Son birkaç yıldır, ülkemizde Nasreddin Hoca’nın kimliği, kişiliği ve nereli olduğuyla ilgili önemli tartışmalar gündemi işgal etmektedir. Onun kimliği, milliyeti ve nereli olduğuyla ilgili tartışmaların kesin bir sonuca ulaşamamasında, çeşitli sebeplerin etkili olduğu görülmektedir: Acaba kavga, Nasreddin Hoca üzerinden yapılan şehirler arası bir “rant” kavgası mıdır? Nasreddin Hoca, “ferdî […]
68) KÜRESELLEŞMENİN, GELENEKSEL TÜRK HALK KÜLTÜRÜNE ETKİSİ
Küreselleşmenin Geleneksel Türk Halk Kültürüne Etkisi Türk halk kültürü; Türklerin göçüp yerleştikleri devlet kurup egemen oldukları bütün ülkeleri kapsar. Türk halk kültürü, Anadolu’da geleneksel yaşamı sürdüren toplulukların yüzyıllar boyunca kendi dil, kültür ve beğenileriyle oluşturup yaşattıkları kültürün ortak adıdır. Bu kültür halkın duygu, düşünce ve beğenisiyle süzülerek günümüze gelmiş, toplum, insan ve doğa gerçeğiyle şekillenmiştir. […]
67) PASTIRMANIN TARİHÇESİ
Pastırmanın Tarihçesi Pastırma kendine has üretim teknolojisiyle asırlardan beri üretilen Türklere özgü kurutulmuş bir et ürünüdür. Eski Türkler her şeyin kurusunu ‘kak’ diye ifade etmiş oldukları için pastırmaya da ‘kak et’ demişlerdir. Pastırma kelimesi ‘bastırma- bastırmak’ sözcüklerinden türemiş öz Türkçe bir isimdir. Divan-ı Lügat-it Türk’te pastırmaya “yazın ye” anlamına gelen “yazok et” söylendiği belirtilmektedir. […]
66) TÜRKÇE’NİN TARİHİ GELİŞİMİ-2
Türkçenin Tarihi Gelişimi Nazım dili, Nesir dili Osmanlıca’nın, kendi içinde yukarıda gördüğümüz şekilde üç devreye ayrılan uzun tarihi boyunca, nazım ve nesir sahasındaki görünüşü birbirinden farklı olmuştur. Bu fark, biryabancı unsurlar, bir de cümle yapısı bakımından nazım ve nesir dili arasında görülen ayrılıktır. Şiirin, bilhassa divan şiirinin muhteva ve şekil bakımından muayyen Ölçülere bağlı bulunması nazım diline de […]
65) TÜRKÇE’NİN TARİHİ GELİŞİMİ-1
Türkçenin Tarihi Gelişimi Eski Türkçe Türk yazı dilinin ele geçen ilk örnekleri Orhun âbidelerinin metinleridir. Fakat bu metinler şüphesiz Türk yazı dilinin ilk örnekleri değildir. Çünkü Orhun âbidelerindeki dil yeni teşekkül etmiş bir yazı dili olarak değil, çok işlenmiş bir yazı dili olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan, Türk yazı dilinin başlangıcını ele geçen bu ilk metinlerden çok […]