79) ON DÖNÜM BOSTAN…

Yayin Tarihi 12 Şubat, 2009 
Kategori SİYASİ

 ON DÖNÜM BOSTAN…

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” — Fuzûlî

Ülkemizin içinde bulunduğu zorlukları ve sıkıntıları tek tek sıralamaya gerek olmadığını düşünüyorum. Sosyal, siyasi ve ekonomik tehlikeleri gören yurttaşlarımız, bu sıkıntılardan çıkış için sağlıklı bir yol ve onu hayata geçirebilecek bir lider ya da oluşum bekliyor.

İşte asıl sorun da burada başlıyor!

Şöyle çevremize bakalım; gördüklerimizi baskı altında kalmadan değerlendirelim. Karşımıza, kendisini “kurtarıcı” olarak sunan pek çok kişi çıkacaktır. Kerameti kendinden menkul bu kişiler, kendi benliklerini öyle önemserler ki sanki bütün küçük dağları kendileri yaratmıştır!

İşin bir diğer ilginç yanı, bu kişilerin çevresinde az ya da çok insanın toplanmasıdır. Ne de olsa, “Kör satıcının kör alıcısı olur.”

Siyasi bakımdan onlarca parçaya bölünmüş bir ülkede millî birlik ve ortak bir duruş oluşturmak kolay mıdır? Elbette değildir.

Acaba Türk milletinin bir ve diri olmasını engellemek isteyenler de bu ayrılıklardan yararlanıyor olabilir mi? Bu olasılığı göz ardı edemeyiz. Ancak kendi aramızdaki çekişmelerin sorumluluğunu da başkalarına yükleyemeyiz.

Tarihimizde taht ve iktidar kavgaları yaşanmıştır. Bu kavgalar uzadığında devletin gücü zayıflamış, birlik zarar görmüştür. Bugün de siyasi ayrılıkların, ortak amaçlar çevresinde buluşmamıza engel olmasına izin vermemeliyiz.

Eğer bu parçalanma demokrasinin gereği diye sunuluyorsa, böyle bir demokrasi anlayışını kabul edemem!

Artık şunu herkes bilmeli: İletişim ve bilişim teknolojilerinin geliştiği bu çağda, siyaseti yalnızca bir kişinin etrafında kurmak yeterli değildir. Fikirler ve bu fikirleri birlikte uygulayacak insanlar öne çıkmalıdır.

İnsanların ihtiyaçlarına çözüm arayan fikirler…

Bireyi önemseyen, görüşlerine değer veren fikirler…

Ehliyet ve liyakat sahibi insanların söz sahibi olmasını sağlayan fikirler…

Namuslu ve dürüst insanların yöneticiliğini esas alan fikirler…

Millî ve manevi değerleri istismar etmeyen, onları önemseyen fikirler…

İnsanların aidiyetlerini çıkar aracı yapmayan, herkesi sevgiyle kucaklayan fikirler…

Kısacası, bireye ve topluma hizmet etmek için bencillikten uzak bir birlik ruhuyla üretilen ve birlikte uygulanan fikirler…

Böyle bir oluşum gelişmezse, yalnızca kendi egolarını tatmin etmek için siyaset yapanların önü açılır. Bunun zararını da millî birlik ve ülkemiz görür.

Artık kendisini kurtarıcı ilan edip sorumluluk üstlenmeyenlere “On dönüm bostan, yan gel yat Osman!” dedirtmeyelim.

BİR OLALIM,
İRİ OLALIM,
DİRİ OLALIM,
DİRLİKLİ OLALIM…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

YILMAZ KARAHAN

Editör yorumu: Makale, siyasi parçalanmayı yalnızca parti sayısı üzerinden değil, kişisel hırsların ortak fikir üretimini gölgelemesi üzerinden sorguluyor. Yazının asıl önerisi, bir kurtarıcı beklemek yerine liyakatli insanların ortak amaçlar çevresinde çalışmasıdır. 2009’da kaleme alınmış bu çağrının gücü, eleştirinin ardından somut bir yönetim anlayışı tarif etmesinde yatıyor.

Paylaş:

Yorumlar

“79) ON DÖNÜM BOSTAN…” yazisina 13 Yorum yapilmis

  1. Nuriye Özdinçer Karakurt yorum tarihi 12 Şubat, 2009 22:07

    Kutluyorum sizi, düşüncelerinizi çok güzel belirlemişsiniz.Ancak benim kabullenemeyeceğim bir konu var.Yönetime talip olanlar her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini düşünmeliler.Bireyi önemseyen düşüncelerden önce Türkiye Cumhuriyetini önemseyen düşüncelere sahip olunmalıdır..Türk milletini bütün ve eşit yurttaşlar olarak düşünmeleri,tek tek bireylerin zenginleşmesi yerine tüm milletin zenginlikten eşit yararlanabileceği şartları oluşturabilmeleri önemli..Bütün bunları yapabilmek için de Kemalist fikirleri benimsemelidirler.Sosyal ve ekonomik gelişebilmemiz,birlik içinde olabilmemiz Atatürk’ün rehberliğinde oluşabilir.
    Küreselleşmenin yaygınlaştırdığı bireysel düşünceler,özgürlükler ulusal düşünmeyi yıkmak için ortaya atılmıştır..Ben ulusalcı düşünen Atatürk rehberliğinde çalışacak toplumu kucaklayacak yöneticiler bekliyorum..Tanıyor musunuz???Ben bulamadım..Saygılarımla..

  2. Barış AYKUL yorum tarihi 13 Şubat, 2009 00:21

    Türkler için cazip olan güzel fikirler değil karizmatik liderlerdir.

    Türkler fikirlerin değil liderlerin peşinden giderler…

  3. Yılmaz Karahan yorum tarihi 13 Şubat, 2009 01:51

    BARIŞ BEY,
    HER İNSANIN BİR KARİZMASI VARDIR. KARİZMA; İNSANLARDAKİ ETKİLEME GÜCÜDÜR. SİZ KİMİN KARİZMASINI ÖN PLANA ÇIKARIYORSUNUZ? LÜTFEN BUNU BELİRTİN.
    BİR DİĞER HUSUS; TÜRK MİLLETİNİ VİZYONSUZ VE ÜLKÜSÜZ GİBİ ALGILAMANIZ BENİ ÇOK MÜTEESSİR KILDI. ELBETTE TÜRK MİLLETİ LİDERİNE SADAKATLE BAĞLIDIR. TÜRKLÜKTE LİDERLİK TÖRE GEREĞİ KURULTAYLARDA TESPİT EDİLİR. HER KİŞİ SALI PAZARINDA GEZER GİBİ KENDİNİ PAZARLAMAZ, HADDİNİ BİLİR…

    BİLGİSİZ FİKİR,
    FİKİRSİZ LİDERLİK OLMAZ!

    ASLINDA SİZİNDE KARİZMANIZ ETKİLEYİCİ, DENEYİN! BELKİ DE KURTARICI SİZSİNİZ…

  4. Kursad yorum tarihi 13 Şubat, 2009 11:58

    herseyin basında milli suur geliyor. Bu milli suur Turkiye Cumhuriyetini koruma ve büyütmeye de yeter, buülke içindeki insanları refah içinde yaşatmaya da yeter. Atatürkten sonra bu şuura sahip insanlar gelmişmidir, yada gelmiştirde bizmi görmemişizdir bilinmez ama tek bildiğim şey yalancı ve hain siyasetciler kadar dürüst ve vatansever siyasetcilerinde korkusuz, atılgan olması gerekmektedir. Türk devleti devlet kurma ve yürütme bakımından en büyük ve en eski devlettir. Ama idari açıdan bu şekilde milli şuurdan yoksun insanlarında elinde kimi zaman kalmaktadır ve sonucları çok kötü olmaktadır. Ama Türk her zaman ucurumdan kıl payı dönmekte ve kurtulmaktadır. Umarım çekirgenin son sıcradığı zamanları yaşamıyoruzdur.

  5. Mustafa Mesut Nebioglu yorum tarihi 13 Şubat, 2009 17:31

    sevgili dostlar,
    Yöneticlerimiz milleti suclar.sabetli karar ve secim yapamayacaklarını dile getirererk. aydınımız milletin yüzde kırkının salak olduğunu söyler.eline sazı alan milletin adam olmayacağını söyler.
    Meydana cıkıp oy isteyen,secilemezse milleti suclar.iflas eden tüccar milleti suclar. tekrar secilemeyen muhtar milleti suclar.iktardan düşende, ana muhalefette yavrusu da milleti suclar.
    Sizler arif insanlarsınız, olaya hangi pencereden baktığınızı mutlaka daha iyi bilirsiniz.amma bir şey paylaşmak isterim.
    1:Bu milleti yaratan yüce varlık, mutlak manada sizin ve heğimizin ben dahil, yaptığımız eleştirilerden müstağnidir.Aksi yatarıcı ile yaratan arasında tezat olur.
    2.Bu millete bu ülkeyi ve cumhuriyeti hediye eden, dahi yönetici Gazi M.kemal in millet hakkındaki tüm söylemlerine , bu tezler aykırıdır.Aksi takdirde bu mücadeleyi başından vermezdi.yyani ulu önder bu milletin adam olacağını söyler.Nutkunu öyle irad eder.
    Nutkunu okuyun.O nutkundaki sözlere ihanet etmeyen kaç tane iktidar partisi ve ana muhalefet partisi yöneticisi gösterebilirsiniz.Yönetime talip olan gercek vatanperver kaç tane delikanlı tanıyorsunuz.
    Peki nedir bu işin aslı esası ;

    Marchall yardımını alarak, ülkenin kıyamete kadar geleceğini ipaotek ettiren , ve başbakanlarımız, başbakanlık müşteşarlarımız.Menderesin müşteşarı . mit in ilk kurucu müşteşarı.ve ona muhalefet edemeyen, anamuhalefet bay___kal_______ hep orda__kal ın , portakal partisi.ve vekilleri.. bugünkü iktidarın yeniden belediyeleri alması için canhıraş bir şekilde destek veren ana muhalefeti ve adayları. ve arkasından gelen yığınla başbakan. ve üst düzey bürokrat..
    10 yılda bir ihtilal yapıp genel kurmay başkanı ve arpalıklardan yüzde alan petrol şeyhi, apoletlilerimiz.bu devran böyle devam ediyor..

    Gelen bir öncekinin yolundan milim sapmadan gidiyor.Bu millet ne etsinn. söyleyin.. amma önce biz ne yapıyoruz onu söyleyelim.İspanyadan gelen yahudileri baştacı ettiğimizi.. ve onları efendimiz kabul edip yönetici sectiğimizi söyleyelim.
    Biz şu aponun ne olduğunu millete doğru anlataklım. apoya sövmek marifet değilki. perincek bize apoyu anlatsın. yalcın küçük bize apoyu anlatsın. biz millte doğru gidelim. şu ispanyadan içeri aldığımız yahudileri millete bir teşhir edelim. bakalım amerikalı puştlar, obamalar, saplamalar, bir daha bizde iktidarı tayin edebilirmi?
    Bizim göğsümüzün kabarmasının alameti farikası, ordumuzdur.Genelkurnay başkanluığından emekli olup, mason loclarına koşan 3, derece nizam duruşu ile millet hakaret eden paşalarımızın olmadığı bir gün, bu millet kendisini ye niden keşfedecek.
    Gazi Mustafa Kemalin kenisine verdiği değeri, elinden alan , yönetici sıfatlı, hainleri tanıdığın gün, nutkun gereğini yerine getireceklerdir.
    Şimdi siz bu milletin ne kadar necip olduğunu anlatın. aslında akif in dediği gibi boğar isterse bu hainleride,, amma zamanı var bekliyorlar.

    Yüklenmeyelim bu millete.. Bu millet şefkatle besliyor bu hainleri.Amma birde sillei osmaniyeyi şaklatırsa değme civanın keyfine.
    Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.
    İnşaallah bir gün vaktim olursa, yasemin hanımda müsaade ederse, bir ergenokon okunuşu , yazmak istiyorum. Ergenokonu bir de böyle okuyun bakalım ne olacak..
    sevgi ve saygı ile,kalın.

  6. Adem Koçay yorum tarihi 13 Şubat, 2009 17:34

    Dilerim,bu milletin adam olamayacağı konusundaki,düşüncemde yanılmak isterim..bu yanılgımı ancak seçimlerde görebilirim..bu paylaşım için teşekkürler..

  7. Erhan Dellal yorum tarihi 13 Şubat, 2009 17:36

    Anıtkabiri de kazar bunlar

    Kestane ağacına sırtını ver…

    20 adım yürü.

    Beyaz bi kaya var orada.

    “X” işaretli.

    Dön şimdi ordan…

    Kayaya sırtını ver.

    20 adım yürü.

    Kestane ağacı göreceksin.

    Çömel…

    Kaz orayı.

    *

    Casus filminizin en heyecanlı yerine limon sıkmak istemem ama, ben hayatımda bu kadar geri zekálı bi derin devlet görmedim…

    *

    Atatürk Evi’nin bahçesine silah gömmüş, maazallah unuturum munuturum diye, kroki çizmiş!

    *

    Krokiyi kaybettiğini düşünsenize…

    – Şey bahçesine gömmüştük…

    – Fenerbahçe mi?

    – I-ıh… Ankara’daydı, köşkteki be…

    – Haaa o mu, George Clooney.

    – Yok yok, Türk, sarışın, öldü hani…

    – Ayla Dikmen o zaman.

    *

    İbrahim Şahin dediğin adam, zurna değil… Genelkurmay’da kurs görmüş, Almanya’da kurs görmüş, ABD’de kurs görmüş, özel harekát başkanı olmuş, özel tim okulu kurmuş, 20 yıldır yargılanıyor, ruh gibi takip ediliyor, 24 saat dinleniyor.

    *

    Krokiyi evinde unutmuş!

    *

    İster misin, Atatürk Evi’ni kazalım, Türkeş’in mezarını kazalım filan derken, AKP’nin bahçesinde hocanın buhar ettiği “kayıp trilyonu” bulsunlar…

  8. Mustafa Mehel yorum tarihi 13 Şubat, 2009 17:38

    böyle bir yazı için teşekkür ediyorum

  9. A. Hüsnü Sezgin yorum tarihi 14 Şubat, 2009 19:24

    Hangi paye, hangi makam, hangi rütbe ve hangi menfaat vardır ki, insanın vatanından, şerefinden ve haysiyetinden daha üstün olsun! Ne diyordu büyük Atatürk:

    “EĞER BU MİLLET, BU MEMLEKET PARÇALANACAK OLURSA, GENEL ŞEREFSİZLİĞİN YIKINTISI ALTINDA HERKESİN ŞEREFİ PARÇA PARÇA OLUR. BİZ, O ŞEREFİ KURTARABİLMEK İÇİN HAREKETE GEÇEN MİLLETE, BÜTÜN RUHUMUZLA KATILDIK. KATILMAMIZA ENGEL OLABİLECEK KİŞİSEL RÜTBELERİ, MEVKİLERİ, GENEL ŞEREFİ KURTARMAYA YÖNELEN AMAÇ UĞRUNA FEDA ETTİK.”

    Koca bir millet şerefini kurtarmak uğruna bir nefer olarak yazılmak için sıraya girmeye hazırken kendi nefislerine esir düşenlerden bir medet beklenemeyeceği artık anlaşılmış olmalıdır. Büyük başbuğ Mustafa Kemal’in nice meşakketlerden sonra ortaya koyduğu ilkeleri yeniden layık oldukları burçlara dikecek kapasitede bir insana ve bir kadroya ihtiyaç varsa onu da çıkaracak olan elbette bu milletin kendisidir. Ne diyordu o büyük insan:

    “Bu millet en sıkıntılı bir anında beni ortaya çıkardıysa, beni de bir Türk anası doğurmadı mı? Öyleyse bu şeref bana değil millete aittir!”

    Ve:

    “Eğer bir millet kurtarıcı bekliyorsa millet olamamış demektir.

    Sakın Kurtarıcı Bekleme! Yoksa Sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım!”

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

    Öyleyse; yukardaki nasihatleri bir an bile aklımızdan çıkarmayacak ve milli ülkülerimizi şahsi arzularımıza mahkum etmekten ve mahkum edenlerden uzak duracağız. Adı bile bellisiz olmuş nice şehitlerin gayretleriyle kurulmuş bu devleti yeniden yükseltmek için o meçhul şehitlerden biri gibi olmak, kifayetsiz bir lider olmaktan elbette yeğ olmalı.Değil mi?

  10. Yasemin Yüksel yorum tarihi 15 Şubat, 2009 22:37

    Buraya yazacağım cevap yine buradan herkese birkez daha yol gösterici olması dileği ile..birkez daha LİDER neymiş görmeniz, ama görürken -şu lider bozuntularını görmenizi sağlayan pembe gözlüklerinizi çıkarmanıza, Atatürk’çüyüm, Kemalistim derken vicdanınızda tek bir sızı, tek bir soru kalmayacak şekilde bakmanız dileği ile..
    Kendinizi kandırmamanız dileği ile..
    http://www.yenidenergenekon.com/category/ataturk/
    umarım ANLATABİLMİŞİMDİR !!!

  11. BİLGİN DENİZ KARAMANOĞLU yorum tarihi 1 Temmuz, 2009 00:24

    1938’den sonra,”muhiplerin”,mandacıların,teslimiyetci”tek dünya devletci”,yani insanlık düşmanı”küresel kıraliyetçilerin”yerli kuyruklarının oyununa gelmeseydik,bu oyunlara daha başından,köylüsüyle,gerçek aydınıyla tekvücut olup karşı çıksaydık,ve Atatürk ruhuyla devam etseydik,bugün,kimsenin şüpesi olmasın,Avrupa’nın,içi geçmiş Avrupa da neymiş,Avrasya’nın,en önde gelen bir ülkesi olurduk.

  12. BİLGİN DENİZ KARAMANOĞLU yorum tarihi 1 Temmuz, 2009 00:38

    Türkiye’de bilim yok.Bilimin olmadığı yerde oyunlar,ayak kaydırmacılık çok olur.İnsanlar birbiriyle uğraşırken iç ve dış düşmanlar ülkenin başına bir sürü çorap örerler.Millet ne nihayet kendisini uyutarak yapılan işleri fark etmeye başladı.Bu işler can acıtmaya başlayınca,milyonlarca kişi işsiz kalıpta canı yanınca bir takım gerçeklerin farkına vardı.Türkiye’de beyin yetişmiyor ki,Türkiye’den yetişmiş beyin değil,beyin hammaddesi ihraç ediyorlar.SAYGILARIMLA!!

  13. Oruç Yıldırım yorum tarihi 12 Eylül, 2009 00:37

    Bu ülkeyi seven ve düşünen her insanın altına imzasını atabileceği bir yazı olmuş.Sayın Yılmaz Karahan’a o nedenle çok teşekkür ederim.Ben,sen anlayışını terk edip “BİZ” anlayışını benimsediğimiz gün Türkiye’ye aydınlık gelecektir.Parlayan Türklük ışığı BİZİM yolumuzu aydılatırken gafillerin,hainlerin ve yalakaların ise gözlerini kör edecektir.
    Saygılarımla….

Yorum yap