427) Çocuklarda ve Gençlerde Madde Bağımlılığı
Yayin Tarihi 20 Eylül, 2026
Kategori SOSYAL
ÇOCUKLARDA VE GENÇLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI
Madde bağımlılığı; çocukları, gençleri, aileleri ve toplumun geleceğini tehdit eden önemli bir sağlık ve sosyal hizmet sorunudur.
Bağımlılık yapan maddeler, kullanan kişinin yalnızca beden ve ruh sağlığına zarar vermez; aile ilişkilerini, eğitim hayatını, çalışma düzenini ve toplumsal çevresini de olumsuz etkiler. Sosyal, ekonomik veya ruhsal sıkıntılarından uzaklaşmak amacıyla bu maddelere yönelen kişiler, zamanla bağımlılığın ve uyuşturucu ticaretinden kazanç sağlayan çevrelerin esiri hâline gelebilir.
Devlet kurumları, sağlık kuruluşları ve gönüllü kuruluşlar uyuşturucuyla mücadele etmeye çalışmaktadır. Ancak madde bağımlılığıyla mücadele yalnızca güvenlik tedbirleriyle yürütülemez. Koruyucu eğitim, aile içi iletişim, erken fark etme, tedavi ve tedavi sonrasındaki sosyal destek birlikte ele alınmalıdır.
En etkili mücadele, bağımlılık başlamadan önce çocuğu ve genci koruyabilmektir. Bunun yolu da korkutmaktan değil; doğru bilgi vermekten, güvenli aile ilişkileri kurmaktan ve gerektiğinde zaman kaybetmeden uzman desteği almaktan geçer.
Çocuk ve Gençler Neden Madde Kullanımına Yönelir?
Bir çocuğun veya gencin madde kullanımına yönelmesini tek bir sebebe bağlamak doğru değildir. Aile ilişkileri ve arkadaş çevresi önemli olmakla birlikte; ihmal, şiddet, istismar, travma, ruhsal sorunlar, okuldan kopma, merak, özenti, aidiyet arayışı ve maddeye kolay ulaşabilme gibi etkenler de riski artırabilir.
- Aile
Aile, çocuğun kendisini güvende hissettiği ilk sosyal çevredir. Aile içindeki sevgi, ilgi, güven ve sağlıklı iletişim çocuğu birçok tehlikeden koruyabilir. Buna karşılık bazı ailevi sorunlar madde kullanımı riskini artırabilir:
Aile içi iletişimin zayıf olması,
Çocuğun ihmal edilmesi,
Aile içi şiddet ve istismar,
Anne, baba veya çocuğun bakımından sorumlu kişilerin bağımlılık yapan maddeler kullanması,
Çocuğun okuldan uzaklaştırılarak çalışmaya zorlanması,
Çocuğa sürekli güvensizlik gösterilmesi,
Aşırı baskıcı veya aşırı koruyucu davranılması,
Çocuğa yaşına uygun sorumluluk verilmemesi,
Çocuğun duygu ve düşüncelerinin önemsenmemesi.
Bu sorunların bulunduğu her ailede madde bağımlılığı ortaya çıkmaz. Ancak çocuk kendisini değersiz, güvensiz veya yalnız hissettiğinde aile dışında kabul göreceği bir çevre arayabilir.
- Arkadaş ve Sosyal Çevre
Çocuk ve gençler, arkadaş çevresinin etkisine yetişkinlerden daha açık olabilir. Madde kullanımına başlangıçta şu etkenlerle karşılaşılabilir:
“Bir kereden bir şey olmaz” biçimindeki teşvik ve ısrarlar,
Merak ve özenti,
Bir arkadaş grubuna kabul edilme isteği,
Kendini kanıtlama ve güçlü görünme çabası,
Sıkıntılardan geçici olarak uzaklaşma düşüncesi,
Suç çevrelerinin çocukları kullanması ve istismar etmesi,
Madde kullanan kişilerin davranışlarının örnek alınması.
Ailevi veya ekonomik sorunu bulunmayan gençler de merak, özenti, ruhsal sorunlar veya sosyal çevrenin etkisiyle madde kullanımına yönelebilir. Bu nedenle hiçbir aile “Bizim çocuğumuz yapmaz” düşüncesiyle tedbiri elden bırakmamalıdır.
Madde Kullanımı Nasıl Fark Edilebilir?
Madde kullanan çocuk ve gençlerde bazı bedensel, ruhsal ve davranışsal değişiklikler görülebilir:
Ani öfke, huzursuzluk, içe kapanma veya saldırganlık,
Uyku ve beslenme düzeninde belirgin değişiklik,
Unutkanlık, dalgınlık ve dikkat güçlüğü,
Konuşma, yürüme veya hareketlerde dengesizlik,
Gözlerde kızarıklık, burun akıntısı, titreme veya açıklanamayan sağlık sorunları,
Okul başarısında belirgin düşüş ve devamsızlığın artması,
Daha önce görüştüğü arkadaşlarından uzaklaşması ve arkadaş çevresinin aniden değişmesi,
Eve geç gelme veya evden uzun süre uzaklaşma,
Geleceğe ilişkin hedeflerinden vazgeçme,
Açıklanamayan para ihtiyacı,
Evde para veya eşyaların kaybolması,
Günlük alışkanlıklarında ve davranışlarında belirgin değişiklikler.
Bu belirtilerin biri veya birkaçı, çocuğun kesinlikle madde kullandığını göstermez. Ergenlik dönemi, ruhsal sorunlar veya başka sağlık problemleri de benzer değişikliklere yol açabilir. Aileler, yalnızca şüpheye dayanarak çocuğu suçlamamalı; onunla sakin ve güven verici bir şekilde konuşmalı ve uzman değerlendirmesine başvurmalıdır.
Aileler Ne Yapmalıdır?
Madde bağımlılığının önlenmesinde, erken fark edilmesinde ve tedavi sürecinde aileye önemli görevler düşmektedir:
Anne, baba ve çocuğun bakımından sorumlu diğer kişiler çocukla düzenli iletişim kurmalıdır.
Çocuk yargılanmadan dinlenmeli; korkuları, sorunları ve ihtiyaçları önemsenmelidir.
Aile içinde sevgi, saygı ve güvene dayalı bir ortam oluşturulmalıdır.
Çocuğa karşı şiddet, hakaret, tehdit ve baskı uygulanmamalıdır.
Çocuğun arkadaş çevresi baskıcı ve sorgulayıcı olmadan tanınmalıdır.
Okul durumu, devamsızlığı ve davranış değişiklikleri takip edilmelidir.
Çocuğa yaşına uygun görev ve sorumluluklar verilmelidir.
Çocuğun önünde sigara, alkol veya başka bağımlılık yapıcı maddeler kullanılmamalıdır.
Spor, sanat, kitap okuma ve kültürel etkinliklere katılması desteklenmelidir.
Millî, manevi ve insani değerler yalnızca sözle değil, aile büyüklerinin davranışlarıyla da öğretilmelidir.
Madde kullanımından şüphelenildiğinde çocuk aşağılanmamalı, tehdit edilmemeli ve çevreye teşhir edilmemelidir.
Aile sorunu “ayıp” veya “aile sırrı” sayarak gizlememeli; zaman kaybetmeden profesyonel yardım almalıdır.
Bağımlılık, yalnızca irade zayıflığı veya kötü alışkanlık olarak görülemez. Tedavi edilebilen, ancak uzun süreli takip ve psikososyal destek gerektirebilen bir sağlık sorunudur.
Tedavi sürecinde çocuğun veya gencin istekli olması başarıyı güçlendirir. Bununla birlikte kişi başlangıçta tedaviye yanaşmasa bile aile uzmanlardan danışmanlık alabilir. Baskı ve tehdit yerine, kişinin tedavi isteğini güçlendirecek bilinçli bir yaklaşım benimsenmelidir.
Tedavi sonrasında da destek devam etmelidir. Çocuk veya genç, madde kullanımını teşvik eden kişilerden ve riskli ortamlardan korunmalı; eğitimine, meslek edinmesine ve sağlıklı bir sosyal çevre kurmasına yardımcı olunmalıdır. Yeniden madde kullanımının görülmesi, tedavinin bütünüyle başarısız olduğu anlamına gelmez. Böyle bir durumda kişi suçlanmadan yeniden uzman desteğine yönlendirilmelidir.
Yardım ve Başvuru Yolları
Madde kullanımı veya bağımlılık şüphesinde;
Aile hekimlerine,
Çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanlarına,
Hastanelerin psikiyatri birimlerine,
Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerine (ÇEMATEM),
Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerine (AMATEM),
Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine (YEDAM) başvurulabilir.
Danışmanlık ve yönlendirme için ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı ile 115 YEDAM Danışma Hattı aranabilir.
Çocuğun ihmal, istismar veya şiddete uğradığı düşünülüyorsa ALO 183 Sosyal Destek Hattına bildirim yapılabilir. Acil tehlike ve sağlık durumlarında 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Ayrıca kolluk birimlerine veya Cumhuriyet Başsavcılığına doğrudan başvurulabilir.
SON SÖZ: SUÇLUSUN!
Türk milletinin en büyük zenginlik kaynaklarından biri genç nüfusudur. Ancak ülkemizin en ağır kayıplarından biri de çocuklarımızın ve gençlerimizin ihmal edilmesidir.
Buradaki sözümüz; çocuğunu korumaya çalışan, onun tedavisi için mücadele eden ve çaresizlik içinde yardım arayan ailelere değildir.
Sözümüz; çocukların ihmal edilmesine göz yuman, şiddeti ve istismarı örten, tehlikeyi bildiği hâlde susan ve sorumluluğunu yerine getirmeyen yetişkinler ile yetkilileredir:
Suçlusun!
Çünkü;
Çocuğa kötü örnek oluyorsan,
Onunla ilgilenmiyor ve sorunlarını dinlemiyorsan,
Sevgi ve güven yerine şiddet ve baskı uyguluyorsan,
Çocuğu eğitimden uzaklaştırıyor veya çalışmaya zorluyorsan,
İhmal ve istismarı “ayıp” veya “aile sırrı” diyerek gizliyorsan,
Tehlikeyi bildiğin hâlde ilgili kurumlara haber vermiyorsan,
Yardıma ihtiyacı olan insanlar arasında inancı, kökeni veya sosyal durumu nedeniyle ayrım yapıyorsan,
Çocukları ve gençleri koruma sorumluluğundan kaçıyorsan,
Suçlusun!
Ancak insanları suçlamak tek başına çözüm değildir. İlgisizliği ortadan kaldırmak, bilgisizlikle mücadele etmek ve zamanında yardım istemek hepimizin sorumluluğudur.
Hiç kimse sosyal ve ekonomik durumuna fazla güvenmemelidir. Bağımlılık riski; zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz ayrımı yapmaz.
Tedbirsizlik, bilgisizlik ve ilgisizlik, bağımlılık tehlikesini evimizin kapısına kadar getirebilir.
Sağlıklı ve eğitimli bir nesil için aile bağlarını sevgi, saygı, güven ve sorumluluk duygularıyla güçlendirelim.
YILMAZ KARAHAN
20.09.2026
Editör Yorumu
Bu makale, Yılmaz Karahan’ın madde bağımlısı çocuk ve gençlerle yürüttüğü mesleki çalışmalarından ve 2015 yılında yayımlanan Suçlusun adlı kitabındaki saha gözlemlerinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Bağımlılıkla mücadelede çocuğu veya ailesini damgalamak yerine; erken fark etme, uzman desteği, tedavi ve toplumsal sorumluluk esas alınmalıdır.
Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.

Yorumlar
Yorum yap