311) KIZILLIKTA SEVGİ

Yayin Tarihi 16 Aralık, 2012 
Kategori SOSYAL

KIZILLIKTA SEVGİ

Yaşıyoruz kızıllıkların serinliğinde, sevgisinde ve gölgesinde…

Ama duyamıyoruz kızıllıkların sesini…

Duysak da anlayamıyoruz o ilahi daveti…

Sabah kızıllığı; doğumun habercisi, bereketin ışığı, sevginin sıcaklığı, varlığımızın nefesi ve duaların başlangıcıdır…

Akşam kızıllığı ise sonun mektubu, hesaplaşmanın defteri, sevgiliye kavuşmanın yolu, şükrün ve tövbenin bahçesidir…

Sabahın kızıllığı kısa sürer; ömrümüz gibi… Akşamın kızıllığı ise bize daha uzun görünür; yaklaşan karanlığı ve faniliğimizi haber verir gibi…

Her nedense gün batımını seyretmeyi, gün doğumunu seyretmeye tercih ederiz. Hâlbuki seher vakti; el-Hâlık’ın yaratıcı kudretini, er-Rahîm’in rahmetini sevgiyle seyredip ibret alacağımız müstesna bir zamandır.

Canlılara hayat ışığının yeniden bağışlandığını idrak etmek, hayatı anlamaktır. Canımıza can veren o kızıllığı görmeden, mahlûkatın zikrini duymadan ve yükselen duaları anlamadan her gün nereye gidiyor, ne yapıyoruz?

Milletim, yüzyıllar boyunca bir “Kızıl Elma” ülküsüyle yollara düşmüş; onun uğrunda can vermiş, yeniden can bulmuş ve onu cananı bilmiştir.

Sevginin kızıllığının hiç sönmemesi dileğiyle; sevgimiz kızılötesine kadar uzansın ve daim olsun…

YILMAZ KARAHAN

Not: 16 Aralık 2012 tarihli bu makalenin yeniden hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.

image00123.jpg

Gün doğuşu (http://galeri.netfotograf.com)

 

Paylaş:

Yorumlar

“311) KIZILLIKTA SEVGİ” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Nuriye Karakurt yorum tarihi 16 Aralık, 2012 14:49

    Seher vaktinin bu kadar güzel anlatımını hiç okumamıştım.
    Yazılarınızı her geçen gün daha çok beğeniyorum.
    Kutluyorum.Devamını bekliyorum.

Yorum yap