279) ETKİLİ YÖNLENDİRME: SLOGAN
Yayin Tarihi 24 Eylül, 2011
Kategori SİYASİ
ETKİLİ YÖNLENDİRME: SLOGAN
Yaşamımızın hemen her alanında bizlere yön veren, düşüncelerimizi ifade ettiğine inandığımız veya tepki gösterdiğimiz kısa ve anlamlı sözlerle karşılaşırız. Bu sözlerin bazılarını benimser ve kullanırız. Bazılarına karşı çıkar, bazılarına ise duyarsız kalırız.
Bu sözlere Fransızca kökenli bir kelime olan “slogan” denmektedir.
Türk Dil Kurumuna göre slogan, bir düşünceyi kolay hatırlanıp tekrarlanabilir bir biçimde ifade eden kısa ve çarpıcı sözdür.
Dünyanın her yerinde kurumlar ve kuruluşlar; sosyal, siyasi, ticari, kültürel ve askerî alanlarda kendi amaçlarına uygun sloganlar üretirler. Kitleler de bu sloganların etkisine kapılarak onları benimseyebilir veya karşı sloganlar üretebilirler.
Sloganlar, çoğu zaman yeterince tartışılmadan kabul veya reddedilir. Çünkü kısa ve çarpıcı ifadeler, insanlar üzerinde güçlü bir etki yaratabilir. Bu nedenle bir sloganın yalnızca sözcüklerine değil, taşıdığı anlama ve kullanılabileceği amaçlara da dikkat etmek gerekir.
Sloganların etkisini anlayabilmek için onları çözümlemek gerekir!
Kitleleri yönlendirmeye yönelik olabilecek bir slogandan örnek verelim.
Dönemin basınında yer alan haberlere göre Başbakan, Afrika gezisinde halka hitaben şu sözleri söylemiştir:
“Filistin, Filistinlilerindir… Libya, Libyalılarındır…”
Bu açıklamaya karşı sosyal paylaşım sitelerinde ve gazetelerde okuduğum bazı yazılarda şöyle bir tepki gösterilmektedir:
“Filistin, Filistinlilerindir; Libya, Libyalılarındır diyenler neden Türkiye Türklerindir diyemiyorlar?”
İlk bakışta haklı ve doğru bir tepki gibi görünüyor, değil mi?
Ancak bu ifadelerin anlamları üzerinde yeterince düşünülmeden yapılan bir değerlendirme, bizi yanlış sonuçlara götürebilir.
Neden mi?
Dikkat edin!
“Libya, Libyalılarındır” deniliyor. “Libya, Araplarındır” veya “Bedevilerindir” denilmiyor!
“Filistin, Filistinlilerindir” deniliyor. “Filistin, Araplarındır” denilmiyor!
Burada etnik kimlik ile bir ülkeye mensubiyet arasındaki ayrımı gözden kaçırmamak gerekir.
Bir insanın etnik veya kültürel kimliği ile vatandaşlığı ve yaşadığı ülkeye olan coğrafi aidiyeti aynı şey değildir.
Örneğin Almanya’da yaşayan bir Türk, Türk kimliğini koruyarak Alman vatandaşı olabilir. Ancak Almanya’da yaşamak, tek başına Alman vatandaşlığı kazanmak anlamına gelmez.
Benzer şekilde Türkiye’nin Antalya ilinde yaşayan bir Alman, Alman kimliğini koruyarak Türkiye’de ikamet edebilir. Türk vatandaşlığı kazanması ise ayrı bir hukuki süreçtir.
Dolayısıyla bir ülkenin adıyla ifade edilen coğrafi aidiyet ile o ülkenin anayasal vatandaşlık tanımını birbirine karıştırmamak gerekir.
İşte burada sloganların taşıdığı anlamı ve ileride nasıl kullanılabileceğini sorgulamak önem kazanmaktadır.
Sloganlar, kısa ve çarpıcı ifadelerle kamuoyunu etkileyebildikleri gibi, bazı durumlarda gelecekte gündeme getirilecek siyasi düşüncelerin toplum tarafından benimsenmesine de zemin hazırlayabilirler.
Öyleyse soralım:
Yarın birileri, “Türkiye de Türkiyelilerindir” diyerek Anayasamızın 66. maddesinde yer alan;
“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.”
hükmünü;
“Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türkiyelidir.”
şeklinde değiştirmeyi teklif ederse ne olacaktır?
Böyle bir değişiklik önerisi, “Filistin, Filistinlilerindir… Libya, Libyalılarındır…” sözlerinde kullanılan adlandırma biçimiyle benzerlik taşımayacak mıdır?
Bu benzerlik, gelecekte Türkiye’nin anayasal vatandaşlık tanımının değiştirilmesi yönünde bir düşüncenin ortaya çıkabileceğini göstermiyor mu?
Elbette bir sloganın tek başına gelecekte hangi siyasi kararların alınacağını belirlediği söylenemez. Ancak kullanılan sözlerin taşıdığı anlamı, hangi düşüncelere hizmet edebileceğini ve zaman içerisinde nasıl yorumlanabileceğini sorgulamak gerekir.
Çünkü siyasi söylemler yalnızca söylendikleri günün şartları içerisinde değerlendirilmemelidir. Bu söylemlerin gelecekte hangi düşüncelerle ilişkilendirilebileceği de dikkate alınmalıdır.
Bir sloganı benimsemeden veya ona karşı çıkmadan önce ne anlama geldiğini, hangi düşünceyi ifade ettiğini ve hangi amaçlarla kullanılabileceğini araştırmalıyız.
Unutmayalım!
Sloganlar, yol haritalarının şifrelerini taşır.
YILMAZ KARAHAN
Editör Notu
Bu makale, 24 Eylül 2011 tarihinde kaleme alınmıştır. Yazar, siyasi sloganların kamuoyunu yönlendirmedeki işlevini ele alarak Anayasa’nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımının gelecekte değiştirilmesi ihtimalini sorgulamıştır. Sonraki yıllarda anayasal vatandaşlık tanımı, siyasi ve hukuki tartışmaların konusu olmaya devam etmiştir.
Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.
Yorumlar
“279) ETKİLİ YÖNLENDİRME: SLOGAN” yazisina 4 Yorum yapilmis
Yorum yap

Türkiye Türklerindir sözü dosdoğru bir cümledir.
Bunu anlamak derin bir şuur gerektirir. “Düşünüyorum,
o halde varım” gibi bir sonuç hükmüdür.Eğer,Türk Milleti bu coğrafyada binlerce yıldan beri varsa;çok büyük acılar cekmiş ve bu toprakları kanıyla sulayarak vatan yapmışsa; elbette Türkiye Türklerindir.
Şair çok doğru söylemiş;”Sahipsiz olan memleketin batması haktır,Sen sahip olursan; bu vatan batmayacaktır.” diye.
O zaman hep birlikte söyleyelim ve uyalım;
-Bütün Türkler bir ordu,katılmayan kaçaktır.
Yasamızda yazılı, harpten kaçan alçaktır.
Sayın Nihat Yılmaz Bey,
Elbette “Türkiye Türklerindir”
Lütfen cümleleri anlayarak, nerede ve nasıl kullanılacağını bilmeliyiz…
Bir örnek verecek olursak;
“Arabistan, Araplarındır” ile “Arabistan, Arabistanlılarındır” sloganlarının arasındaki anlam farkını kavrayamadan savda bulunmak şuursuzluktur!
İyi günler dilerim.
FİLİSTİN VE LİBYA*NIN ULUSLARARASI TASIDIGI ÖNEME BİNAEN!HEM PETROLDEN DOLAYI HEMDE POLİTİK OLARAK!
-SARFEDİLDİGİNİ DÜSÜNSEK?
EVET ÇOK DOGRU TEŞHİS YUKARDAKI SATIRLARINIZ Y.BEĞ.BUDoğruyu NEREYE TAŞIMAK GEREKİRDI BUNCA YIL?