761) Unutturulan Soykırım: KAFKASLAR

 Unutturulan Soykırım: Kafkaslar   1943 sürgünü, Rusya’nın Kafkasya’da askerî hâkimiyeti tesis etmesinden sonra 21 Mayıs zafer günü olarak kutlanmaya başlandı. Kafkasya’da meydana getirilen sürgün şartlarının sonucunda göçe zorlanan 1.5 milyon insanın yarısına yakını çeşitli sebeblerle hayatını kaybetti. Üzerinde Kafkasyalıların yaşadığı bir coğrafyada mutlak hâkimiyet sağlayamayacağını çok iyi değerlendiren Rusya yetkilileri çeşitli bahanelerle Kafkas halklarını yok […]

Paylaş:

760) İngilizlerin Arap Bürosu ve Osmanlı

İngilizlerin Arap Bürosu ve Osmanlı   İngiltere çıkarları doğrultusunda hareket edip, çeşitli teşkilatlar kurarak plânlarını sistematik hale getirmiştir. Bu teşkilatlardan biri de, Arap hareketinde doğrudan önemli rol oynayan Arap Bürosu’dur. Bu çalışmanın amacı 1916 yılında kurulan, Arap hareketinin sonuna kadar devam eden ve hakkında detaylı çalışmaların yapılmadığı bir konu olarak karşımıza çıkan Arap Bürosu’nun bilinen […]

Paylaş:

759) Osmanlı Devleti’nin Kozmogonik Temelleri

Osmanlı Devleti’nin Kozmogonik Temelleri   Osmanlı düşünürleri, Osmanlı Devletini kozmogonik temellere dayandırmışlardır. Kozmogonik temeller İslami terminolojiyle ele alınmış olsalar da, yapı açısından büyük ölçüde İslam öncesi devlet anlayışını yansıtmaktadırlar. Türk düşüncesinde baskın bir özellik olan kozmogoni ile devlet arasındaki ilişki Osmanlı Devletinde de devam etmiştir. Osmanlı Devleti, İslam Medeniyeti çerçevesinde oluştuğundan, İslami değerlerin baskın özellikler […]

Paylaş:

758) GÜNEŞ KÜLTÜ

GÜNEŞ KÜLTÜ ÖGÜL-UKUS insanı, tek ve yaratıcı kudreti ifade için güneş resmi çizmiştir. Bu hiç bir zaman onun güneş’e taptığı anlamına gelmez!.. Gökte ve yerde gördüğü en kudretli cismi, ve de tek olan bu cismi, Yaradan’ın sembolü olarak kullanmıştır. Çünkü Güneş hayat verir, toprağı canlandırır, bitkileri yeşertir. İnsanları ısıtır. Bazen de kurutur, öldürür. Sonsuz bir […]

Paylaş:

757) KUDÜS’ÜN FETHİ

Kudüs’ün fethi   Selahaddin-i Eyyubi’nin Kudüs kuşatması boğma stratejisi ile meşhurdur. Şehrin suyunu ve yiyeceğini kesti, açlık başladı. Yetmedi, etrafta büyük ateşler yaktırarak kuşatılanları dumana boğdu. Yaz sıcağı ve duman, adeta şehrin güney yakasındaki Gehonim (İbranca “cehennem”e kaynak olan isim) denen derin çukurun ismine hak verdirecek bir hava yarattı. Kral Guy of Lusignan yarma harekatına girişmek için […]

Paylaş:

756) İSKİTLER’İN KİMLİĞİ

 İskitler’in Kimliği – Scythians Identity    İskitler Atlı Kavimler Medeniyetinin önemli bir halkasını oluşturmaktadır. Onlar Bozkır kavimleri arasında gerek siyasi tarihleri, gerekse kültürleri bakımından önemli bir yer tutmaktadır. İskitler bin yılı aşkın bir zaman tarih sahnesinde kalabilmeyi başaran ender kavimlerden biridir. Onlar Çin seddinden Tuna nehrine kadar çok geniş sahaya yayılmış olup, bırakmış oldukları kültürel […]

Paylaş:

755) Ön Asya Dünyasında İlk Türkler: Kimmerler ve İskitler

Ön Asya Dünyasında İlk Türkler: Kimmerler ve İskitler Kimmerler ve İskitler Eskiçağ’daki “Türk Kültür Tarihi”nin, daha genel bir deyişle de “Millî Tarihimiz”in ilk temsilcileridir. Çünkü, Eskiçağ ve devamındaki çeşitli yazılı kaynaklardan edindiğimiz bilgilerin ışığı altında ve bu bilgileri doğrulayan, zenginleştiren muhteşem arkeolojik bulgular yardımıyla, adları günümüze kadar ulaşmış olan ilk Türkler ve ilk Türk Devletleridir. […]

Paylaş:

754) KIRIM BÖLGESİNDE İLK TÜRKLEŞME FAALİYETLERİ

Kırım Bölgesinde İlk Türkleşme Faaliyetleri Kıpçak Bozkırları ve bunun bir parçası olarak Kırım bölgesine ilk Türk akınları Hunlarla birlikte başlatılabilir. Ancak coğrafyanın en eski Türk fatihleri olarak Hunların bir uç beyliği durumunda bulunan İskitleri gösterebiliriz. Onlar, M.Ö. 8. asırda Güney Mogolistan ile Türkistan’daki olaylar sebebiyle, muhtemelen Hunların önünden kaçarak, bu günkü İdil-Ural sahasına gelmişler ve […]

Paylaş:

753) Hazar Kağanı Yusuf’un, Endülüs Sultanı Abdurrahman’a Mektubu

Hazar Kağanı Yusuf’un Endülüs’e Mektubu     Hazar’ın adını bildiğimiz son kağanı olan ve 10. yy. Ortasında hüküm suren Yusuf, devleti hakkında bilgi edinmek isteyen bir dindaşı olan, Endülüs Emevi halifesi 3. Abdurrahman’ın danışmanı Hasday bin Şaprut’a cevaben yazdığı mektupta Hazar hakkında en yetkili ağızdan önemli bilgiler vermektedir. Hazarlardan günümüze herhangi bir kitap veya yazıt […]

Paylaş:

752) NOGAY TÜRK DEVLETİ

Nogay Türk Devleti (Ordası)   Nogay Devleti idil’den (Volga) Balkaş’a, Hazar denizinden Aral gölüne kadar uzanan sahaları içine alıyordu. Merkezi Yayık nehrinin döküldüğü yerde bulunan SARAYCIK idi. “Nogay” adı bir şahıs ismidir. Nogay, kırk yıldan fazla Altınordu Devletinde büyük ve önemli role sahip olmuş bir başkomutandı. İşte ona tabi olan Türklere “Nogay” adı verilmiştir. Bu Türk boyları 15. yüzyılın […]

Paylaş:

751) SİBİR HANLIĞI

SİBİR HANLIĞI   Sibir Hanlığı İrtiş boyu, I. yüzyıldan beri çeşitli Türk-Kıpçak boylarının yaşadıkları bir saha idi. Sibir’in doğu kısmında hâkimiyet süren İnal adlı bir Kırgız hanı, Çingiz’e (Cengiz) tabi olduktan sonra, burası Moğol İmparatorluğu’nun bir parçası haline geldi, sonraları ise Coçi (Cuci) Ulusu’na ve dolayısıyla Altın-Ordu’ya bağlandı. Altın-Ordu’nun parçalanmasından sonra kurulan (batı) Sibir (Sibirya) […]

Paylaş:

63) ÇANAKKALE’DE HELALLEŞME

  ÇANAKKALE’DE HELALLEŞME   Kocadere köyünde büyük bir “ Sargı Yeri ” kuruluyor. Kimi Urfalı , kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı , Kimi Gürünlü, Kimi Halepli herkesin gardaş olduğu günler… Bunlardan biri Çanakkale Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes […]

Paylaş:

750) ASTRAHAN HANLIĞI

Astrahan Hanlığı   Astırhan mıntıkası, Orta Asya ile Güneydoğu Avrupa bozkırları arasında tabiî bir geçit teşkil ettiği için, asırlarca Türk kavimlerinin doğudan batıya doğru giden akınlarına ve bunlar tarafından kurulan birçok devlet teşkilatlarına sahne olmuştur. Biz burada V. asırda Bulgarlar’ı, VII-X. asırda Hazarlar’ı, X. asırda Peçenekler’i, XI. asırda Kumanlar’ı buluyor ve nihayet XIII. asırdan itibaren, […]

Paylaş:

749) KAZAN HANLIĞI

Kazan Hanlığı (1437-1552) Altın Ordu Hanlarından Cambek’in 1357’de ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları ve Aksak Timur ile Toktamış arasında 1391 ve 1395’lerde cereyan eden savaşlar neticesinde zayıf düşen Kıpçak ilinde, “Kazan Hanlığı”, “Astrahan Hanlığı”, “Kırım Hanlığı”, “Sibir Hanlığı” gibi daha küçük Türk devletleri meydana geldi ve büyük Altın Ordu devleti fiilen sona ermiş oldu. […]

Paylaş:

748) KIRIM HANLIĞI

KIRIM HANLIĞI   Kırım Hanlığı, Kırım Altın-Ordu imparatorluğu içinde mümtaz bir bölge teşkil etmekte idi. XIII. asır sonlarına doğru Nogay, Altın-Ordu hanına karşı Karadeniz şimalindeki stepler ile Kırım’ı müstakilen elinde tutuyor ve Balkanlar ile Bizans üzerinde siyasî üstünlüğünü ve himayesini kurmağa çalışıyordu. Nogay’ın bertaraf edilmesinden sonra da (1300), Kırım geniş salahiyetli valiler idaresinde mümtaz durumunu […]

Paylaş:

747) KIRIM’I KAYBETTİREN KIRIM HANI “ŞAHİN GİRAY”

Kırım’ı kaybettiren Şahin Giray mezarında bile rahat etmemişti   Kırım’ın Ukrayna’ya mı yoksa Rusya’ya mı bağlanması gerektiği tartışılıyor. Sayıları birkaç yüz bini bulan Kırım Tatarları ise çırpınıp duruyorlar. Hâlbuki Kırım, asırlarca Müslüman hakimiyetinde kalan bir yerdi. Kırım’ın elimizden çıkmasına sebep olan Şahin Giray üzerine Feridun Emecen, Fikret Sarıcaoğlu, Şühre Akay ve Uğur Demir’in yazıları vardır. Bu araştırmalara göre Şahin […]

Paylaş:

40) Anadolu ve Çevresinde Kurulan Türk Beylikler-Atabeylikler Dizini

Anadolu ve Çevresinde Kurulan Türk Beylikler- Atabeylikler Dizini   Anadolu ve çevresinde kurulan beylikler ve atabeylikler Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devletlerinin dönemlerinde oluşmuştur. Malazgirt Savaşından (26 Ağustos 1071) sonra Anadolu, Türklerin yoğun göçü ve fethi ile yurt edinilmiştir. Aslında Anadolu’nun fetih kapısı Pasinler Savaşı (18 Eylül 1048) ile açılmıştır. Bu savaş 50.000 kişilik Rum, […]

Paylaş:

746) DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNİN TÜRK YURDU HALİNE GELMESİ

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNİN TÜRK YURDU HALİNE GELMESİ HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME   Doğu Karadeniz Bölgesi M.Ö. VIII. yüzyıldan itibaren Türk ya da Türklükle  münasebeti söz konusu olan topluluklar tarafından yurt tutulmuş bir bölgedir. Ancak bölgenin siyasi ve demografik bakımdan Türklerin eline geçmesi 1071 Malazgirt Savaşından sonra olmuştur. Osmanlı öncesi dönemde Trabzon ve Torul dışındaki kısım Türk hakimiyetine […]

Paylaş:

39) DOBRUCA BEYLİĞİ

Dobruca Beyliği    Sarı Saltuk’un oğlu Seyit İsmail Saltuk’un 1281-1299 yılları arasında Dobruca’da varlık gösteren kısa ömürlü bir Türkmen beyliği. Saltuklular soyundan gelen Sarı Saltuk ‘un oğlu Seyit İsmail Saltuk, bir grup askerle birlikte pontuslular  tarafından ele geçirilen Sinop ve Amasya yöresi’ni geri aldı. Ancak Selçuklu veziri Muhittin Pervane (1262-1277), IV. Kılıç Arslan aracılığı ile Seyyit İsmail Saltuk ve adamlarını o bölgeden uzaklaştırıp, oraya […]

Paylaş:

38) ALAİYE BEYLİĞİ

ALÂİYE BEYLİĞİ   Ortaçag’da, Anadolu’nun Akdeniz kiyilarinda önemli liman kentlerinden birisi olan Alâiye (bugünkü Alanya)’de Karamanogullari’na bagli olarak kurulan bir beyliktir. Frank ve Bizans kaynaklarinda Kalanoros (Kandalar) ismiyle geçen Alâiye(Alanya) Anadolu Selçuklu Sultani I. Alâaddin Keykubad tarafindan 1223 yilinda fethedilmis ve sultanin adina izafeten bu adla anilmistir. Sultan Alâaddin Keykubad ilk Selçuklu tersanesini bu kentte […]

Paylaş:

← Onceki SayfaSonraki Sayfa →