124) Sulu Çor Kağan (Emevilerin Türkistan’daki İlerleyişini Durduran Kağan)

Yayin Tarihi 18 Ağustos, 2026 
Kategori KAHRAMANLAR VE BİLGİNLER

SULU ÇOR KAĞAN

Emevilerin Türkistan’daki İlerleyişini Durduran Kağan

SULU KAĞAN – Türk Ulak

Sulu Kağan kimdi?

Sulu Çor Kağan (Sulu Kağan / Sulu Çor), 8. yüzyılın ilk yarısında Batı Göktürk coğrafyasında, özellikle Türgişler arasında öne çıkan hükümdardır. Arap kaynaklarında genellikle Sülûk (Suluk) adıyla geçer.

Sulu Kağan, Türgiş Kağanlığı’nın en güçlü hükümdarı ve Batı Göktürk siyasi geleneğinin 8. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biriydi.

Türgişler, Batı Göktürk mirası üzerinde yükselmişti. Sulu’nun iktidarı sırasında Türgişler, Çin Tang Hanedanı ile Emevî Hilâfeti arasında sıkışmış Orta Asya’da üçüncü ve bağımsız bir güç haline geldi. İranica da Sulu’yu, Arap ordularının Orta Asya’ya ilerleyişi sırasında karşılaştığı başlıca kağanlardan biri olarak nitelendiriyor.

Sulu’nun Çin tarafından resmen kağan olarak tanınması da onun bölgesel gücünü gösterir. 719’da Tang yönetimi tarafından kağanlığı tanındı; 722’de Tang hanedanından bir prensesle evlilik ittifakı kurdu.

Sulu Kağan’ın asıl mücadelesi: Emevîler

8.yüzyılın başlarında Emevî orduları, Kuteybe bin Müslim’in seferleriyle Mâverâünnehir’de önemli ilerlemeler sağlamıştı.

Semerkant, Buhara ve diğer merkezlerde Emevî hâkimiyeti kurulmaya çalışılıyordu.

Sulu Kağan ise bu süreci tersine çevirmek için harekete geçti.

720–721 civarında Türgişler Semerkant üzerine yürüdü ve Emevî ordularını yenilgiye uğrattı.

Bu, Sulu’nun stratejisinin başlangıcıydı:

Emevîleri Mâverâünnehir’in dışına itmek.

724 — “Susuzluk Günü”

Sulu Kağan’ın askeri yeteneğini gösteren en önemli olaylardan biri budur.

724 yılında Emevîler Fergana’yı yeniden ele geçirmek amacıyla büyük bir ordu gönderdiler.

Sulu Kağan’ın Türgiş süvarileri Emevî ordusunu takip ederek Seyhun’a kadar sıkıştırdı.

Emevî ordusu susuzluk ve yorgunluk nedeniyle büyük sıkıntıya düştü.

Bu nedenle Arap kaynaklarında savaş “Yawm al-‘Atash” — Susuzluk Günü olarak anıldı.

Bu savaşın önemi şudur:

Emevî ordusu Orta Asya’nın bozkır savaşına uygun olmayan yapısının bedelini ödedi.

Türgişlerin hareketli süvarileri, sürekli baskın ve takip yöntemleriyle Emevî ordusunu mağlup etti.

728–729: Emevî hâkimiyeti sarsılıyor

Sulu Kağan yalnızca savunmada kalmadı.

728 yılında Sogdlar’ın Emevîlere karşı isyanına destek verdi.

Türgişler Buhara’ya kadar ilerledi.

728–729 yıllarındaki mücadelelerde Emevî orduları Amuderya’nın güneyine çekilmek zorunda kaldı; Kamarja kuşatması da Türgiş baskısının ne kadar ciddi olduğunu gösterir.

Bu dönemde Sulu Kağan’ın etkisi öylesine arttı ki:

Mâverâünnehir’deki yerel hükümdarlar Araplara karşı Türgişlerden yardım istemeye başladılar.

Sulu artık yalnızca bir Türk kağanı değil, bölgedeki Emevî karşıtı siyasetin merkezindeki güç haline gelmişti.

731 — Geçit Savaşı

731’de Sulu Kağan’ın Türgişleri ile Emevî orduları arasında Takhtakaracha Geçidi’nde büyük bir savaş yapıldı.

Emevî ordusu ağır kayıplar verdi.

Bu yenilgi sonrasında:

Emevîlerin Mâverâünnehir’deki hâkimiyeti ciddi biçimde zayıfladı.

Sulu Kağan’ın en büyük başarısı neydi?

Sulu Kağan Emevîlerin Orta Asya’daki ilerleyişini ciddi biçimde durdurdu ve daha önce ele geçirilen bölgelerin önemli bölümünde Emevî hâkimiyetini sarstı.

737 — Sulu Kağan’ın son büyük savaşı

Sulu Kağan’ın son büyük seferi 737 Hâristan Savaşı oldu.

Bu kez yanında yalnızca Türgişler yoktu.

Hâris bin Süreyc, Sogd hükümdarları, Toharistan ve başka yerel güçler de Emevîlere karşı Sulu’nun yanında yer aldı.

Sulu Kağan kuzeye dönmeden önce Emevî ordusunu ciddi biçimde zorladı.

Ancak Emevî valisi Esed bin Abdullah, Hâristan’da Sulu’yu mağlup etti.

Bu yenilgi Sulu’nun siyasi gücünü sarstı.

Ve ardından çok daha büyük bir felaket geldi.

738 — Sulu Kağan öldürülüyor

Sulu Kağan’ın ölümünde Emevî ordusunun doğrudan rolü yoktu.

Sulu, kendi siyasi çevresindeki mücadele sonucunda öldürüldü.

Kaynaklarda onun Kül-Çor tarafından öldürüldüğü aktarılır.

Bunun ardından Türgiş Kağanlığı:

“Kara Türgişler ↔ Sarı Türgişler” şeklinde bölündü.

İç savaş başladı.

Ve Türgişlerin bölgedeki büyük siyasi ve askerî gücü hızla çözüldü.

Burada çok önemli bir tarihsel sonuç ortaya çıkıyor:

Sulu Kağan’ın ölümü yalnızca bir hükümdarın ölümü değildi; Türgişlerin Emevîlere karşı oluşturduğu büyük askerî dengenin de kırılmasıydı.

“Sulu Kağan Türklerin İslamlaşmasını 20 yıl geciktirdi” denilebilir mi?

Türklerin İslamlaşması tek bir olay değildir.

Birkaç yüzyıla yayılan, bölgeden bölgeye değişen karmaşık bir süreçtir.

Sulu Kağan döneminde Türkler arasında İslam’ın yayılmasının yavaşlamasında Emevîlerin sert siyaseti, yerel halkların direnişi ve siyasi koşullar etkiliydi.

Sulu Kağan’ın Emevîlere karşı direnişi, 8. yüzyılın ilk yarısında İslamî siyasi hâkimiyetin Mâverâünnehir’in kuzey ve doğusuna doğru genişlemesini önemli ölçüde zorlaştırdı.

Sulu Kağan’ın başarısı Emevîleri tamamen ortadan kaldırmak değildi.

Onun tarihî başarısı:

Emevîlerin Mâverâünnehir’den Orta Asya’nın içlerine doğru ilerleyişini durduracak güçlü bir Türk siyasî ve askerî dengesi oluşturmasıydı.

Bu yüzden Sulu Kağan’ı yalnızca “Araplarla savaşan Türk hükümdarı” olarak değil, 8. yüzyıl Orta Asyası’nda Türk siyasi bağımsızlığının önemli savunucularından biri olarak değerlendirmek daha doğru olur.

YILMAZ KARAHAN

Başlıca kaynaklar

  1. Ahmet Taşağıl – TDV İslâm Ansiklopedisi, “Talas Savaşı”
  2. Encyclopaedia Iranica – Étienne de la Vaissière, “KHAGAN”
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi – “Türk” maddes

تورگش - المعرفة

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap