369) Türklüğün Kutlu Tamgaları-3

Yayin Tarihi 24 Ekim, 2018 
Kategori KÜLTÜREL

TÜRKLÜĞÜN KUTLU TAMGALARI

Dağ Keçisi ve Koç Tamgaları

Dağlar; en zor yaşam şartlarının olduğu, ve zor yaşam şartlarında; dağlarda hayatın var olabileceğinin belgesidir…
Dağların, en zor şatlarda varlığını korumak isteyenlerin barınma yeri olduğu bilinmektedir.  İnsan yaşamının kolay olduğu yerler, Güçlü toplumların hakimiyetinde olan yerlerdir. Dağlar ise koruyucudur.

Türkolog Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz, Asya’da yaptığı araştırma ve incelemeler neticesinde “Dağ Keçisi” tamgası hakkında şunları söylemektedir:

 “Dağ keçisi/teke damgası, Türk dünyasının en eski ve ortak damgalarından biridir. Bu damga, yüceliği, erişilmez yerlere erişilebilirliği, bağımsızlığı, özgürlüğü, kararlılığı, asaleti ve cesareti sembolize eden bir damgadır. Tanrı‟nın yeryüzündeki temsilcisi olduğuna inanılan kağanı simgeler. Bu sebeple Doğu Türkistan‟daki, Moğolistan‟daki, Tuva‟daki, Saka Eli‟ndeki, Hakasya‟daki, Kazakistan‟daki, Kırgızistan‟daki Saka, Hun, Avar, Köktürk, Uygur, Kırgız… dönemlerine ait kurganlarda, mezarlarda, dikili taşlarda, yazıtlarda, kayalarda, heykellerde, taşbabalarda kağanı temsilen veya kağana bağlılığı belirtmek için dağ keçisi damgasına/teke damgaya yer verilmiştir.

Köl Tigin, Bilge Kağan, Çoyr, Karabalgasun, Deel-Uuul, Hotuuv-Us yazıtlarında; Koçho Tsaydam, Şivet-Ulaan, Töv Aymag, Bayan Ölgey ve Gobi Çölü‟ndeki pekçok insan ve hayvan heykellerinde, taşbabalarda bulunan dağ keçisi/teke damgası, bu damganın eski Türk anıt ve yazıtlarında kağanı temsilen kullanılan ortak bir damga olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Türk milletinin var olduğu, ulaştığı her yerde dağ keçisi damgasının izine rastlamak mümkündür. Bu damgayı, bu damganın yansıttığı, taşıdığı kültürü inkâr etmek: önce Köktürk ve Uygur dönemlerinin Avar, Hun ve Saka dönemleriyle ilgilerini; sonra da Altaylar’dan Kafkaslar’a, Kafkaslar’dan Anadolu’ya; Anadolu’dan da Avrupa’nın içlerine kadar uzanan Türk kültürü ve medeniyet zincirini/varlığını göz ardı etmek anlamına gelir. Hem bu damganın varlığını inkâr etmek, Türk kültür ve medeniyetine zarardan başka bir şey de getirmez. Zira damgalar, yaşayışın ve inanışın kristalize olmuş şekilleridir. Ait oldukları milletlerin kültür ve medeniyetini geçmişten hâle. hâlden istikbâle taşırlar. Dağ keçisinin (dolayısıyla bu damganın) Türk mitolojisinde, Türk yaşayış ve inanışında/Türk kültür ve medeniyetinde apayrı bir yeri ve önemi vardır.”

KAYNAK: Cengiz Alyılmaz, Orkun Dergisi, Sayı 37, Mart 2001

Türk Ulusu, Orta Asya’dan Tuna boylarına kadar tüm Türklük Coğrafyasında zirveleri sevmiştir.

Zirvelerde bulunmak dengeli, güçlü ve inatla, sabırlı olmayı gerektirir.

Orta Asya’da atalarımız dağ keçilerini önemsemiş ve bunları evcilleştirmiştir. Sütünden, etinden ve kıllarından yararlanmıştır. Keçi motiflerini el sanatlarında ve edebiyatında yaşatmıştır.

Koç Tamgası

Türk kültüründe koç; gücün, bereketin ve sadakatin sembolü olmuş. Koç figürü taşlara, kilimlere, mezar taşlarına işlenmiştir.

Resimde çeşitli motiflerle süslenmiş olan koyun heykeli şeklindeki mezar taşı görülmektedir. Bu taş Tiflis’te bulunmuştur. Kabartma olarak dağ keçisi motifi de açıkça görülmektedir.
Bu türden mezar taşları, büyük bir olasılıkla, boy ve oymak başkanlarının mezarlarına ait idiler. Anadolu’ya Kafkaslar üzerinden göç etmiş olan Türkmen boylarının bu koç simgeleri Asya’dan getirilmişlerdir. Türkmen halılarındaki koç başı ve koç boynuzu motifleri hepimizce bilinen yaygın simgelerdendir. Yöneticilerin tercihli simgesi durumundaki oğlak ve koç Kafkasya ve İran’da uzunca bir süre varlığını sürdürmüş olan Akkoyunlu ile Karakoyunlu Türk devletlerinin adına kadar girmişlerdir.

Dede Korkut’un mezarında Koç heykeli. (Yusalı / Kazakistan)

Tunceli Pülümür ilçesi mezar taşları

Tunceli’de Şeyh Hasanlı Aşireti’ne ait eski Türklerdeki Gün-Ay damgası taşıyan koç heykelli mezar taşı

Koç başı tamgalı kilim.

————————————————————————————–

Harf Tamgası

Harfler, yani sesleri gösteren işaretler de tamgadır.

Gaziantep yöresi Avşar ve Barak Türkmenlerinin yoğunlukla yaşadığı bölgedir.

Türk tamgaları alanında yaptığı bilimsel araştırmalarla, Tarihimizle ilgili bir çok bilinmezi açıklığa kavuşturan merhum Kazım Mirşan’ı da rahmetle ve saygıyla anıyoruz.

Bu sunumda açıklamadığımız;

Türk Bayrağı, Çiftbaşlı Kartal ve Bozkurt tamga değil, Semboldür.

Bu hususta sunumu daha sonra yapmak üzere;

Türkçe düşün!

Türkçe konuş!

Türkçe yaz!

Türk’çe yaşa!

Hazırlayan: YILMAZ KARAHAN

 

Yorumlar

“369) Türklüğün Kutlu Tamgaları-3” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. 368) Türklüğün Kutlu Tamgaları-2 - Yeniden Ergenekon : Yeniden Ergenekon yorum tarihi 24 Ekim, 2018 13:40

    […] 369) Türklüğün Kutlu Tamgaları-3 […]

Yorum yap