479) Ermeni Soykırımı İddiası Hukuken Çözüme Ulaşmıştır

Yayin Tarihi 20 Ocak, 2024 
Kategori ERMENİ SORUNU, SİYASİ

Değerli dostlar

en sonda söylediğimi şimdiden söylemiş olayım:

Ermeni ‘‘soykırımı‘‘ iddiası hukuken ÇÖZÜME ulaşmıştır.

‘‘Soykırım‘‘ İddiası sahiplerine Avrupa Adalet Divanı kararını göstermeniz yeterlidir.

Emperyalist ve onun piyonlarının her sene 24 Nisan’da, 1915 olayları hakkında yaptıkları açıklamalar artık KABAK tadı vermeye başladı gayri.

1915 olaylarını soykırım ile tanımlayanların tezleri, Refik Mor’un Brüksel’e gidip Avrupa Adalet Divanı arşivinden bulup çıkarttığı ve Türkçe’ye de çevirisini yaptığı Avrupa Adalet Divanı’nın 1. Dairesinin 17 Aralık 2003 yılında verdiği T-346/03 sayılı kararı ile çürütülmüştür.

Ermeni Diyasporası daha sonra bu karara itiraz (Temyiz) etmişlerdir.

İtiraz davası 13 Eylül 2004 tarihinde, Avrupa Adalet Divanı’nın 4.Dairesinde görüşülmüş olup,

C-18/04 P(R) sayılı KESİN kararı ile Ermeni Diyasporası davayı kaybetmiş olup, 30.000,-EUR (Otuzbin Avro) mahkeme masraflarını ödemeye de mahkum olmuşlardır.

Peki var mı bu KESİNLEŞMİŞ Avrupa Adalet Divanı kararına itirazı olan.?

Var.!

Peki kim bunlar.?

Emperyalizm ve onların piyonları olan Ermeni Diyasporası ve

‘‘Bizim‘‘ şu kerameti kendinden menkul olanlar. Yeni Türkçe ile söyleyecek olursak: Mesleğinin erbabı olmayan, yani liyakat sahibi olmayan, madalyayı kendi kendine veren, ünvanları bol, Prof. Dr. Müh. vs. olan akademisyen ve Bürokratlar.

Peki Refik Mor’un arşivden çıkartıp, Türkçe’ye de çevirisini yaptığı, Ermeni diyasporasına vurulan bu ölümcül HUKUK belğesini neden alıp da dünyaya yaymazlar. Onu da söyliyeyim: En kısa tabir ile, siz buna küçük burjuva kıskançlığıdır da diyebilirsiniz.

Ek not:

Anılan Avrupa Adalet Divanı’nın bu kararları, çevirisini yaptığım Türkçe’sinin yanı sıra, aynı zamanda İngilizce, Fransızca ve Almanca     olarak da mevcut olup, isteyene gönderebilirim.

2 Haziran 2016’da Almanya-Bundestag’da aldığı karar ile 1915 olayları için soykırım tabirini kullanmıştır.

Refik Mor bundan dolayı kaleme aldığı 6 sayfalık hukuk manifestosunu aynı gün 2 Haziran 2016‘da tüm Bundestag Parlamenterlerine yollayarak, Türk’lere iftira attıklarından dolayı suç duyurusunda bulunacağını bildirmiştir.

(Alman Ceza Kanunu‘nun 187. Mad. iftira atanlara 5 sene hapis cezası öngörüyor)

Bunun üzerine hükemette bulunan CDU partisinden bir grup, bunun üzerine benimle belli bir süre e-posta ile beni bu kararımdan vazgeçirmeye çalışmışlardır.

Lakin nafile…

Ve ben geri adım atmayınca da nihayetinde Bundestag bir basın toplantısı yaparak ve adeta tükürdüğünü yalarcasına:

‘‘Karar almış isek ne var bunda yani, nihayetinde HUKUKİ olmayıp, bağlayıcılığı da olmayan SİYASİ bir karar almışız‘‘

Deyip havlu atmıştır.

İngiliz Parlamenter Baron Flather’in İngiliz parlamentosuna vereceği ‘‘Soykırım‘‘ önergesini nasıl engellediğimi şimdilik anlatmayayım. Bizim küçük burjuvaları fazla kızdırmayalım.

Haa.. bu konuyu ‘‘Bizim küçük burjuva‘‘ ve azgın azınlık duymadı mı… Elbette duydu…Hem de fazlası ile duydu…

Eee. Neden böyle oluyor abi derseniz, bunun cevabını sosyal medyada okudugum bir yazıyı aşağıda sizlere alıntılıyorum:

Alıntı:

‘‘Bizden neden adam çıkmaz biliyor musun?‘

Çıkan adamları kâle almadığın için‘‘

Alıntının sonu:

Peki tüm bunların Refik Mor‘a bedeli ne olmuştur?

Refik Mor’un ana akım partileri içindeki siyasi kariyerine son verilmiştir.

Bundestag’da ‘‘Soykırım‘‘ önergesini verenlerden olan Yeşiller’den Cem Özdemir şu anda Federal Almanya Ziraat bakanlığına, oylamada evet oyu kullanan SPD-Sosyal Demokratlardan Aydan Özoğuz da Bundestag başkan yardımcılığına terfi ettirilmişlerdir. (İsterseniz aldıkları aylıklarını da söyliyeyim -yirmibin-20.000,- Avro)

Sonuç:

Ermeni ‘‘soykırımı‘‘ iddiası hukuken ÇÖZÜME ulaşmıştır. Ve bedeli de ödenmştir.

‘‘Soykırım‘‘ İddiası sahiplerine Avrupa Adalet Divanı kararını göstermeniz yeterlidir.

Bundan dolayı da Garo Paylan‘a elimdeki HUKUKİ belgeleri iadeli taahütlü olarak Ankara Büyük Millet Meclisi’ndeki adresine  gönderdim, ki bir dahaki 24 Nisan’da fazla gevezelik yapmasın.

Bu verileri görüp görmezden gelmek veya kamuoyu ile paylaşıp paylaşmamanız, sizlerin bizim küçük burjuva ile aranızdaki farkı oluşturacaktır.

İyi ve sağlıklı günler dieklerimle.

 Refik Mor

[2003-2018 Neumünster Meclis Üyesi]

Turkish Forum Danışma Kurulu üyesi Refik Mor, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu panelinde aşağıdaki görüşlerini paylaşmıştır. - refik mor

Turkish Forum Danışma Kurulu üyesi Refik Mor, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu panelinde aşağıdaki görüşlerini paylaşmıştır.

—————————————————————————————

Değerli dostlar,

‘‘Ermeni soykırımını‘‘ AKLI  YETMEYEREK,  hangi hukuk yolu olursa olsun, mahkeme yoluyla OLMADIĞINI  ispata kalkmak, HARAKİRİDİR,  İNTİHARDIR..

‘‘Ermeni soykırımını, soykırım hukukunu bildiği halde, BİLİNÇLİ olarak mahkeme yolu ile İSPATA kalkmak, VATAN HAİNLİĞİ ile eşdeğerdir.‘‘.

NEDEN.?

HUKUK’da YOK olanın ispatı İSTENMEZ .

‘‘Hakim bey, İDDİA ediyorum, bu adamın bende alacağı yok, ben dava açyorum‘‘,  demek akla ziyandır. Veya,

‘‘Hakim bey, soykırım konusunda size akıl danışacağım, sizden görüş alacağım‘‘

Demek ise tamamen bir AKIL TUTULMASIDIR.

Hakim de size:

‘‘Sayın davacı, mahkemeler KARAR VERİR, Mahkemeler DANIŞMA bürosu, değildir‘‘, der

ve hakim tekrar mübaşire dönüp,  ‘‘ dava dosyasını, USÜLDEN bozulmuştur diye davacının koltuğuna hemen ver‘‘ der.

Biraz alaycı oldu ama, 20 senedir aynısını tekrarlaya takrarlaya, artık gına getirdi bana ve şimdi de biraz başka bir yol deneyeyim dedim. Kusura bakmayasınız.

Bunun böyle olduğunun gerekçelerini,

Biden’ın açıklamasına istinaden yaptğım ve Türkish Forum’da yayınlanan  aşağıda ilğinize sunduğum, HUKUKİ ve SİYASİ analizinin  sonunda anlayacaksınız.;

Türkish Forum Başkanı sayın Kayaalp Büyükataman’ın inisiatifi ve  [Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu], TADF – Genel Sekreteri sayın Gülay F. Köseoğlu’nun  moderatörlüğünde, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonunun-YK-Üyeleri ile 31 Nisan 2021 Cumartesi günü Almanya saati ile, sabah saat 03.00“de [Amerika saati ile saat 09:00‘da] gerçekleştirdiğimiz ,

“Sözde Ermeni Soykırım Meselesi ve çıkış yolları‘‘

adlı panelde yaptığım HUKUKİ değerlendirmemi, kısa eklemelerle,  ilğinize sunuyorum.

Hukuku (Sistemin kurallarını)  ne kadar bildiğim konusuna gelince:

Ben Almaya’da iki teknik mühendislik okulunu başarıyla bitiren, 15 senelik Neumünster siyasi meclis üyeliği tecrübesi ve 35 senelik de Almanya Mahkemelerinde, Türk Diasporası davalarında yeminli tercüman olarak, hukuki prosedürü birebir yaşamış sıradan bir Türk diasporası üyesiyim.

BENİM için Hukuk‘un İÇERİK olarak tarifi: içinde yaşadığınız sistemin yazılı kurallarıdır.

Zira, hukuk denince sıradan bir vatandaşa, şahsen bana da, yanıltıcı, acayip, anlaşılmaz, erişilmez bir şeymiş gibi  ürkütücü geliyor.

Siz bu bu kurallara,  kanun, KHK, Yünetmelik..vs. ne derseniz deyin yaşam alanına göre, Siyasi, kural, kamu yünetimi kuralı, ceza kuralları, ekonomik kurallar gibi sayısız kurallar vardır.

Siz burada kanun (Kural) dendiğinde Biden, Merkel ve Erdoğan da dahil, herkesin UYMASI GEREKEN KURAL olarak alğılarsanız, mesele daha iyi anlaşılır kanısındayım.

Ben Fakulte’de öğrenci konsey başkanı iken, politikayı biliyorum zannediyordum. Bunun hiç de böyle olmadığını, içinde yaşadığım Almaya’daki sistemin yaşam kurallarını (Hukuk sistemini) 15 senelik Neumünster Meclis Üyeliği sürecinde ancak 5-6 sene sonra kavramaya başladım, diyebilirim.

Zira, başarılı (Halkı yöneten) bir politikacı olmanız ve bir dahaki seçimlerde de seçilebilmeniz için, nerdeyse hayatın her alanındaki kuralları (Hukuki sistemi) az çok bilmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde, mecliste madara olursunuz.

Evet sadete gelecek olursak:

Ermeni soykırımını‘‘ AKLI  YETMEYEREK,  hangi hukuk yolu olursa olsun, mahkeme yoluyla OLMADIĞINI  ispata kalkmak, HARAKİRİDİR,  İNTİHARDIR..

‘‘Ermeni soykırımını, BİLİNÇLİ olarak mahkeme yolu ile İSPATA kalkmak, VATAN HAİNLİĞİ ile eşdeğerdir‘‘.

https://www.turkishnews.com/tr/content/2021/05/03/ermeni-soykirimi-olmadigini-mahkeme-yoluyla-ispata-kalkmak-harakiridir-intihardir/

 

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap