368) Türklüğün Kutlu Tamgaları-2

Yayin Tarihi 24 Ekim, 2018 
Kategori KÜLTÜREL

TÜRKLÜĞÜN KUTLU TAMGALARI

Hayat(Yaşam) Ağacı Tamgası

Türk inancında Tanrı (Tengri) tektir. 

Gök Tengri’nin tekliğini ve kudretini anımsatan kutsal sayılan varlıklar bulunmaktadır. Bunlardan biri de Türk mitolojisinde önemli bir yere sahip olan “Yaşam Ağacı”dır. “Dünya Ağacı, “Şaman Ağacı”, “Evliya Ağaç”, “Ulukayın” “Baykayın”, “Bayterek”, “Demir Kavak” vb. birçok farklı isimle de karşımıza çıkan “Yaşam Ağacı”nın dinde, mitolojide ve felsefede yer aldığını görmekteyiz. “Yaşam Ağacı” sembolüne başta Asya toplumları olmak üzere birçok kültürde rastlamak mümkündür ve ortaya çıkışının tarih öncesi dönemlere kadar uzandığı kabul edilmektedir.

Türkler eskiden beri doğaya ve özellikle de ağaçlara büyük bir saygı göstermişlerdir. Bozkırın ortasında bulunan tek bir ağaç onlar için dokunulmazdı. Kimse ona zarar veremezdi.

Ağacın dallarına bez bağlamak ve dilekte bulunmak yaşam veren ağacın gücüne duyulan inancın ne denli güçlü olduğunu göstermektedir ki bu gelenek günümüzde Türklerin yaşadığı birçok bölgede olduğu gibi Anadolu’da da devam etmektedir.

Türk inancında evren üç bölümden oluşur:

“Üst Dünya” (Gök) – “Orta Dünya” (Yer) – “Alt Dünya” (Yer Altı).

“Yaşam Ağacı” bu üç dünyanın tam göbeğindedir ve onları birbirine bağlamaktadır. Bu üç dünya arasında geçişler için köprü görevi görmektedir. Bu nedenledir ki “Şamanlar” göğe bu ağaç aracılığı ile yükselirler.

Yer altında (Alt Dünya) sürüngenler yani karanlık ve kötülük;

Yeryüzünde (Orta Dünya) dört ve iki ayaklı hayvanlar, insanlar ve bitkiler;

Gökyüzü ve ötesinde (Üst Dünya) ise kanatlılar ve kutsal varlıklar bulunur.

Bu nedenledir ki genellikle efsanelerde üst dünyadakiler orta dünyaya kuş kılığında, alt dünyadakiler ise yılan kılığında gelirler.

Mitolojide zamanla farklı dünyalara ait varlıkların kombine edildiği, farklı dünyalara ait fiziksel özelliklerin bir bedende birleştiği görülmektedir. Kanatlı at (Türk Mitolojisindeki “TULPAR” ve Yunan Mitolojisindeki “PEGASUS” gibi), kanatlı insanlar, yılan insanlar(Şahmeran) ve balık insanlar (Denizkızı gibi) bunlara örnek verilebilir.

Uygarlıkların kavşağı Avrasya’nın merkezinde bulunan Kazakistan’ın başkenti Astana’da şu anda bir “Yaşam Ağacı” (Bayterek) yükselmektedir. Bayterek’in tepesinde efsanevi  “Samruk” kuşunun altın yumurtalı yuvası var. Bayterek Kazak Halkının tarihsel yolculuğunda ulaşmış olduğu yeni dönemin sembolüdür. Belki de mimarlar tarafından yeniden tasarlanmış bu “Bayterek” ulusları, uygarlıkları, kültürleri ve inançları birbirine yakınlaştırır ve insanlığı iyiliğe davet edebilir.

Efsanevi “Samruk” kuşu her yıl “Yaşam Ağacı”nın tepesindeki yuvaya altın bir yumurta (Güneş) bırakır. Ağacın kökleri arasında yaşayan ejderha (veya yılan olarak da geçer) yukarı tırmanarak bu altın yumurtayı yutar ve bu döngü sürekli tekrarlanır. İnanışa göre bu; yaz ile kışı, gece ile gündüzü ve iyilik ile kötülüğü sembolize eder.

Günahkar dünya ile kutsal göğün ekseninde bulunan ve iki dünya arasında köprü görevi gören “Yaşam Ağacı”nın gövdesinden yukarı giden insanlar en fazla “Samruk”un yuvasına kadar gidebilirlerdi ve insanların günahkar olup olmadıklarına, yukarı yükselip yükselemeyeceklerine “Samruk” karar verirdi. Yalnızca evliyalar, kamlar yukarı yükselip geri dönerek edindikleri bilgileri insanlara ulaştırırlardı.

“Yaşam Ağacı” miti genel anlamda üç dünya ve onun temsilcileri arasında sürekli yaşanmakta olan mücadeleyi içerir. Bu mücadelede birbirinin karşıtı olan ve sürekli çatışan “Alt Dünya” ile “Üst Dünya”nın savaşında dünyanın kaderi “Orta Dünya”nın temsilcisi insanın hangi tarafı tutacağına bağlıdır. Mutluluğu yalnızca bu savaşın galibi hak edecektir. 

Kaynak: http://www.caglarerbek.com/2015/05/turklerde-yasam-agaci.html#

Hakasya Türk’ü sayın Timur Davletov diyor ki;

“Ağaç Türk kültür yaşantısının içerisinde her baharın gelmesiyle dirilen ve her güzün gelmesiyle sönen sonsuz bir hayat sürecini temsil etmekteydi. Belki de hayat ağacı olarak bilinen inanışın özünde bu dünya görüşü yatmaktadır, hayatın sonsuzluğu …

Türklerde ağaç kutsaldı, ağaç yeşil doğanın simgesiydi. Doğa ise hayatın zaten özüydü…

Güçlü kökleri, geçmişi ve ataları, güçlü gövdesi şimdiki zamanı ve insanların şu anki yaşamını, güçlü budakları ise geleceği ve gelecek kuşakları, gelişmeyi temsil etmekteydi, hayat ağacının. Ağacın bütün üç kısmı da, daha doğrusu evrendeki üç dünya da aslında birbirine eşit bir denge üzerine bağlıydı ve birindeki bozulma hayat ağacının kendisinin de yok olmasına neden olabilirdi “

Tulpar (Kanatlı at) Kazakistan Devlet Arması

1997 yılında Kazakistan’ın Başkenti Astana’da inşa edilen ve şehrin sembolü olan  “Bayterek” Anıtı 105 metre yüksekliğindedir.

Resimde üç dünya (Üst-Orta-Alt) “Yaşam Ağacı” ile tasvir edilmiştir. Ağacın üstünde (Üst Dünya) kutsal kuş “Samruk” ve geleceği temsil eden yavruları, ağacın kökünde (Alt Dünya) kötülüğün temsilcisi yılan ejderha, ağacın gövdesinin etrafında (Orta Dünya) hayvanlar ve okunu yılan ejderhaya doğrultmuş insan görülmektedir ve bu biçimiyle “Yaşam Ağacı” mitinin özünde yatan felsefi anlamı bir bütün olarak ifade etmektedir.

Sivas Gök Medrese’de Hayat Ağacı motifi. Türkler İslamiyet’e girdikten sonrada kültürlerinde Hayat Ağacı düşüncesini ve tamgasını yaşatmışlar yaşatmaya da devam etmektedirler.

Türk kiliminde Hayat Ağacı motifi

Ok ve Yay Tamgaları

Yay, Töre.

Ok, Türklüktür.

Oğuz’un asıl adı: Okuz’dur.

Oğuz Kağan’ın 6 oğlu 24 torunu vardır. 

Oğuz Kağan’ın ilk 3 oğulu; Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Bozok grubudur.

Oğuz Kağan’ın diğer 3 oğulu; Gök Han, Dağ Han, Deniz Han, Üçok grubudur.

24 oğulun da bayrak simgeleri, Ok üzerine çeşitlemelerdir.

Bu tamgalar günümüzde de yaşatılmakta ve yaşatılacaktır.

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’da Oğuz Kağan heykeli. Arka tarafta dikili abide sütunda Çift Başlı Kartal motifi. Oğuz Kağan’ın, destanda çift boynuzun arasında Güneş’i taşıyan başlık taktığı belirtilmiştir. Biliyoruz ki; Oğuz Kağan’ın başlığında görülen sembol, Mu’nun da sembolüdür.

Mu Uygarlığının sembollerinden.

—————————————————————————————–

Kınık boylu Selçuklu Bayrağı

Ahmed Yesevi Türbesinde ÖK ve Ok tamgaları

“Türklüğün Kutlu Tamgaları 2” sunumunun devamı: 

369) Türklüğün Kutlu Tamgaları-3

YILMAZ KARAHAN

 

Yorumlar

“368) Türklüğün Kutlu Tamgaları-2” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. 367) Türklüğün Kutlu Tamgaları-1 - Yeniden Ergenekon : Yeniden Ergenekon yorum tarihi 24 Ekim, 2018 13:22

    […] 368) Türklüğün Kutlu Tamgaları-2 […]

Yorum yap