245) Konuşma ve Yazı Dilinde “Hane”li Kelimeler
Yayin Tarihi 14 Nisan, 2014
Kategori KÜLTÜREL, TÜRKÇE
KONUŞMA VE YAZI DİLİNDE “HANE”Lİ KELİMELER
Türkçe konuşma ve yazı dilinde tanık olduğum bazı yanlışlar sanki ısrarla tekrarlanıyor!
Bilhassa gençlerin paylaşımlarında bu yazım hatalarını gördükçe çok üzülüyorum. Belki küçük bir ayrıntıdır. Ancak bu küçüklük, Türkçenin önemsenmesi yönünden büyüktür.
“Hastahane”, “pastahane” ve “postahane” biçimleri yerine günümüz Türkiye Türkçesinde yerleşmiş olan “hastane”, “pastane” ve “postane” biçimlerini kullanmalıyız. “Eczane” de benzer biçimde kısalmış bir kelimedir.
“Hane”, “ev” anlamını taşıyan Farsça kökenli bir kelimedir. Başka kelimelerle birleşerek çeşitli yer ve kurum adları oluşturur. Bu birleşik kelimeler bitişik yazılır.
Bazı kelimelerde zaman içinde ses düşmesi gerçekleşmiş ve kısalmış biçimler yerleşmiştir:
- Hasta + hane → hastane
- Pasta + hane → pastane
- Posta + hane → postane
- Ecza + hane → eczane
Ancak bu örneklerden hareketle, ilk kelimenin sonu ünlüyle bittiğinde “hane”nin mutlaka kısalacağı sonucuna varamayız. Çünkü “kahvehane”, “yazıhane” ve “çilehane” gibi kelimelerde ilk kelime ünlüyle bitmesine rağmen “hane” korunmuştur.
İlk kelimenin ünsüzle bittiği pek çok örnekte de “hane” olduğu gibi yer alır:
Çayhane, yatakhane, dershane, tımarhane, darphane, doğumhane, aşhane…
Dolayısıyla kelimelerin doğru yazımını yalnızca ilk kelimenin son harfine bakarak belirleyemeyiz. Yerleşmiş biçimlerini öğrenmek ve gerektiğinde sözlüğe başvurmak gerekir.
Toplum hayatımızın bilinen mekânlarından biri olan “kahvehane” için günlük konuşmalarımızda çoğu zaman “kahve” deriz. “Kahveye gidiyorum”, “kahvedeyim”, “kahvede bekliyorum” gibi ifadeler kullanırız. Burada “kahve” sözü, içeceğin yanı sıra mekânı da karşılamaktadır. Ancak bu kullanım, “kahvehaneye gidiyorum” veya “kahvehanede bekliyorum” ifadelerini yanlış yapmaz.
Dilimizde “ev” kelimesiyle oluşturulan birleşik kelimeler de vardır:
Çayevi, polisevi, öğretmenevi, aşevi, doğumevi, yayınevi, kitabevi…
Bu kelimeler de bitişik yazılır.
Türkçe kimliğimizdir. Dilimizi kaybedersek, varlığımızı da kaybetmiş oluruz. Türk dilini güzel konuşmak ve doğru yazmak için Türkçe sözlükleri kitap okur gibi okumak gerekir.
YILMAZ KARAHAN
14 Nisan 2014
Editör Yorumu
Bir dile sahip çıkmak, o dilde konuşmak kadar kelimelerini tanımayı ve doğru yazmaya özen göstermeyi de gerektirir. Bu yazı, gündelik hayatın sıradan görünen kelimeleri üzerinden önemli bir sorumluluğu hatırlatıyor: Dil bilinci, küçük ayrıntılarda gösterdiğimiz dikkatle güçlenir. Sözlüğü yalnız ihtiyaç duyulduğunda açılan bir başvuru kaynağı olmaktan çıkarıp okunacak bir kitap olarak görmek ise bu sorumluluğu sürekli öğrenme alışkanlığına dönüştüren değerli bir öneridir.
Yorumlar
“245) Konuşma ve Yazı Dilinde “Hane”li Kelimeler” yazisina 7 Yorum yapilmis
Yorum yap

Çok yerinde bir paylaşım olmuş hocam teşekkürler
Bilgilendirme ve uyarı içeren değerli bir paylaşım olmuş. Bilhassa gençlerimizin bu açıklamayı dikkate alacaklarını umuyorum. Çünkü bu konuda sadece gençlerimiz tarafından değil yayımlanmış kitapları olanlar tarafından bile sıkça hatalar yapıldığını görüyoruz.
Teşekkürler…
Hocam, bilgileriniz için teşekkür ederim; ama hatalar var. İlk kelimemin sonu sesli ile bitiyorsa “h” düşer demişsiniz fakat bu her keşime için böyle değil.
hane kelimesindeki h harfinin hangi durumlarda düştügune dai malesef TDK da bir bilgiye ulasamadim. bu bosluk doldurulmali
Metinde yazım yanlışı var. Elbette dilimize yazımlara dikkat etmeliyiz. Siz de bu makaledeki yazım hatasını giderebilir misiniz?
Kahvehane de bekliyorum
Kahvehanede bekliyorum şeklinde yazılmalı “de” eki burada ayrılmamalı.
Sayın Pamir Uzunarslan,
sehven yapılan bir yanlışı düzeltmemiz hususunda yaptığınız uyarılar için teşekkürler.
Peki çilehane, devahane gibi kelimelerde durum nedir? Bu hane kelimesinin eklenmesinde yeni yazım kuralı olarak uygulamayla kelimenin yarı hecesinin yazı dilinde düşürülmesi hoş değil. Konuşmada olabilir… Yağmur kelimesi yâmur diye söylendi diye ğ yazıda düşmüyor. Çocuklara ve Türkçeyi yeni öğrenenlere kısa hecelerle pos-ta-ne okunmayacağını anlatmak da zor. Alfabemizin fonetik olduğunu her ne kadar ısrarla söylesek de tam fonetik olmadığını herkes fark ediyor. Makale çok güzeldi. Teşekkürler. Ben sadece eski ve yeni alfabemizi bilen bir dil meraklısı olarak içimden geçeni yazdım. Irak’daki hastanelerde, Hastahane yazdığına şahit olabilirsiniz. Keza diğer Türk cumhuriyetlerinde de.