ŞEHİTLİK NEDİR?

Yayin Tarihi 1 Nisan, 2009 
Kategori İSLAMİYET

ŞEHİTLİK NEDİR?

image0011.jpg

———————————————————————————-

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler…” (Ali-İmran Suresi)

Allah yolunda canını feda eden bir Müslümana ŞEHİD denir.Şehidlik, İslâm’da en büyük mertebedir. Şehidlerin Allah katında kadir ve kıymetleri pek yücedir. Âhirette en büyük rütbenin Peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmiştir. Bunun içindir ki, şehidlerin Kul hakkı dıdşındaki bütün günah ve kusurları, Allah tarafından afvedilmektedir.

Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri “ölürsem şehidim, kalırsam gazi...” inancıdır. Bu durum, ayette “iki güzelden biri” şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe Sûresi, 52) Yani, mü´min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır. (İbnu Kesir, IV, 102; Nesefi, II, 130)Halid b. Velid´in İran komutanına söylediği şu sözler, şehitlik kavramının müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir: “Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim.” (Abdü rabbih, s., 387)

 

Sözlükte “bilen, gören, hazır olan, haber veren, muttali ve tanık olan” demektir. Şehîd, şâhid, kelimesinin mübalağasıdır. Şehîd kelimesinin çoğulu şühedâ ve eşhâddır. Bu kelimeler, aynı zamanda şâhid kelimesinin de çoğuludur.

Kur’ân’da şehîd kelimesi, 35 defa, şühedâ kelimesi ise 20 defa geçmiştir. Bu kavram, Allah’ın, Peygamberin, meleklerin ve insanların sıfatı olarak kullanılmıştır.

Allah’ın sıfatı olarak şehîd, her şeye muttali olan, gören, bilen, haberdar olan her yerde hazır ve nazır olan, kendisinden hiçbir şey gizlenmeyen, bütün sırlara vâkıf olan, her şeyi murakabe eden demektir. Şehîd kavramı; rakîb, hafîz, alîm, semî, habîr, karîb kelimeleriyle anlamdaştır.

Peygamberin sıfatı olarak şehîd; Hz. Muhammed (a.s.), kıyâmet günü her ümmetin şâhitlerine (Nisâ, 4/41. Nahl, 16/89) ve Müslümanlara (Hac, 22/78) şâhidlik edecektir.

Her ümmet içinde kendilerinden kendi üzerlerine bir şâhid (şehîd) getirdiğimiz gün (Ey Muhammed!) seni de bunların üzerine şahid (şehîd) getirmiş olacağız…” (Nahl, 16/89)

“…Allah önceki kitaplarda da bu Kur’ân’da da size Müslümanlar adını verdi ki Peygamber size şâhid (şehîd) olsun, siz de insanlara şâhidler (şühedâ) olasınız….” (Hac, 22/78).

Her ümmetin Peygamberi kavmine şâhidlik edecek, Hz. Muhammed (a.s.) ve Müslümanlar da Peygamberlere şâhidlik edecektir (Bakara, 2/143; Nahl, 16/84, 89; Hac, 22/78) İsâ (a.s.)’ın dünyada kavmini kollayıp gözetlemesi anlamında şehîd olduğu (Mâide, 5/117) ve âhirette ehl-i kitap aleyhine şâhidlik edeceği bildirilmiştir. (Nisâ, 4/159).

Hafaza meleklerinin sıfatı olarak şehîd; “Her insan (kıyamet günü) yanında bir sürücü (sâik) ve şâhid (şehîd) ile gelir.” (Kâf, 50/21) âyetinde geçen “şehîd”, insanın yaptıklarına ve söylediklerine şâhid olan yazıcı melektir.

İnsanın sıfatı olarak şehîd kelimesi farklı anlamlarda kullanılmıştır:

a) Bir olaya tanıklık eden kimselere (Bakara, 2/282; Nisâ, 4/35; Mâide, 5/8; Nûr; 24/4, 6),

b) Gerçekleri gören, dinleyen, duyan ve gâfil olmayan kimselere (Kâf, 50/37),

c) Nankörlüğünü bilmesi, anlaması ve görmesi itibariyle her insana (Âdiyât, 100/70),

d) İnanç, söz, fiil ve davranışlarıyla, âdil, müstakim, numune-i imtisal, güzel ahlâk sahibi, ilim ve irfan sahibi olmaları hasebiyle Müslümanlara şehîd-şühedâ denilmiştir. İlgili âyette şöyle buyrulmuştur: “Böylece sizi orta bir toplum yaptık ki siz insanlara şahidler (şühedâ = güzel örnekler) olasınız, Peygamber de size şâhîd (şehîd) olsun…” (Bakara, 2/143). Hz. Muhammed (a.s.)’in inanç, söz, fiil, davranış ve yaşantısıyla insanlara örnek olması “şehîd” kelimesi ile, müminlerin de aynı şekil de diğer insanlara numune-i imtisal olması “şühedâ” kelimesi ile ifade edilmiştir.

e) Allah yolunda öldürülen müminlere, “şühedâ” denilmiştir (Âl-i İmrân, 3/140; Nisâ, 4/69; Zümer, 39/69). Örfümüzde “şehîd” kelimesi bu anlamda kullanılmaktadır. Allah yolunda öldürülen müminlere, şehîd denilmesi, ölen kişinin cennetlik olduğuna dünyada şâhidlik edilmesi, gerçekte ölü olmayıp yaşaması (Bakara, 2/154) sebebiyledir. “Şehîdler, âhirette gördüğü nimet ve mükâfat sebebiyle dünyaya tekrar dönüp on defa öldürülmeyi temenni ederler” (Buhârî, Îmân, 26; Müslim, İmare, 103) Şehîdler âhirette peygamberler, sıddîklar ve sâlihlerle beraber olurlar (Nisâ, 4/69). “Şehîdin kul hakkından başka bütün günahlarını Allah bağışlar” (Müslim, İmare, 32)

Şehîdler üç kısımdır:

1- Hakîki şehîd: İslâm’ın yücelmesi (îlâ-i kelimetüllah) vatan müdafası için savaşırken ölen Müslümanlar. Bu kimseler, yıkanmaz, kefenlenmez, namazları kılınıp kanlı elbiseleri ile defnedilir. Uhud, Bedir ve Çanakkale şehîdleri gibi.

2- Hükmî şehîd. Hakîkî şehîdin şartlarından birini taşımaması sebebiyle yıkanıp kefenlenen ve âhiret itibariyle şehit olanlardır. Savaşta yaralandıktan sonra yiyip içen, uyuyan, tedâvi gören, başka bir yere nakledilen ve daha sonra ölen kimseler; deprem yangın, sel felaketi, âfet ve benzeri musibetlere maruz kalarak ölen, mide ağrısından ölen, doğum sırasında ölen, suda boğularak ölen, kolera, veba ve veremden ölen, göçük altında kalarak ölen, ilim yolunda ölen Müslümanlar da hükmen şehittirler. (Buhârî, Cihâd, 30, Tıb, 30; Ebû Dâvûd, Cenaiz, 11, 16; Nesâi, Cenaiz, 14; Malik, Cenaiz, 36; Müslim, İmâre, 164-166)

3- Dünya hükümleri bakımından şehîd; Müslümanların yanında savaşırken ölen münafıklardır. Bunlar da yıkanıp kefenlenmeden cenaze namazları kılınır, kanlı elbiseleri ile defnedilir. Ancak îmânları bulunmadığı için âhirette şehîdlik sevabı alamazlar. Şehîdlik, Müslümanlara özgü bir niteliktir. Müslüman olmayanlar şehîd olamazlar.(İ.K)

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

BAZI HADİS-İ ŞERİFLER:

“Ma’rûfu emr ve münkeri nehiyden dolayı katledilen şehiddir.” (İyilikleri emredip, kötülüklerden alı koyma)“Suda boğulan şehiddir, ateşte yanarak ölen şehiddir, gurbette garip ölen şehiddir, zehirli hayvan sokmasından ölen şehiddir, karın ağrısından ölenler şehiddir, bina yıkılıp altında kalarak ölen şehiddir, evinin üstünden (damdan) düşerek boynu kırılıp ölen şehiddir, üzerine büyük taş düşüp ölen şehiddir…”

 

“Şehid olmayı Yüce Allah’tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir” (Müslim, İmâre, 156, 157; Ebû Davud, İstigfâr, 26; Neseî, Cihâd, 36; ibn Mâce, Cihâd, 15).

ALLAH’IM BİZE DE ŞEHİDLİĞİ NASİP EYLE!

Hazırlayan:

Yılmaz KARAHAN                                               


image002.jpg

Yorumlar

“ŞEHİTLİK NEDİR?” yazisina 15 Yorum yapilmis

  1. mümin kahraman yorum tarihi 1 Nisan, 2009 13:38

    Allah Türkü korusunnnnn

  2. yesil özdemir yorum tarihi 1 Nisan, 2009 15:04

    allah razı olsun paylaşımınız için insallah bıze de nasıp olur yuce allah tüm sehidlerımız ruhunu şad ellesin AMİN..

  3. sena AYDIN yorum tarihi 25 Nisan, 2009 11:47

    çok tsk sağlun performans ödevimdi ALLAH RAZI OLSUN WALLA

  4. muhammed tuncay yorum tarihi 31 Ağustos, 2009 14:17

    öncelikle çok teşekkür ederrim bu konu için.Fakat herkes şehit olamıyor.yani biri askerde mevzide içecek sonra kurşun yiyecek şehit olacak,böyle birşey yok aslında şehitliğin beli kuraları var.öyle kolay kolay şehit olunmuyor.Ama bizim umudumuz inş.vatan için ölen herkes şehit gitmiştir.Allah onların mekanlarını şehitlik mertebesine ulaştırsın.Aamin.saygılarımla
    (ALLAH TÜM MÜSLÜMANLARI KORUSUN)MÜSLÜMAN DEĞİLSE TÜRKSE BENİM İŞİM YARAMAZ

  5. namik akbay yorum tarihi 6 Ocak, 2010 05:52

    muhammed tuncayin yazisina degerlendirme
    askerde mevzideki icki icip olen sehittir diyenmi var varsada ne degisir takdirYUCE ALLAHindir.ayriyeten dini islam olmayan butun turk boylri turk kimliklerini kaybetmislerdir bircok ornegi var.gucumuz yeterse ihtiyac duyuldugunda kandaslarimiza el uzatmamiz aramizda bag kurulmasina sebebiyet vermezmi ? bence islam degil diye uzak durmak yanlis olur .kimin sonunun ne olacagini ALLAH bilir

  6. reyhan asena yorum tarihi 16 Mart, 2010 17:43

    şehitler ölmez vatan bölünmez

  7. YORGUN DEMOKRAT yorum tarihi 27 Mart, 2010 22:50

    KANLARI VALAHİ ÖYLE Bİ YERDE KALDIKİ HEMDE KİMSE TEMİZLEMEDİ BİLE KENDİ KARDEŞLERİMİZİ Bİ KAÇ ADİ İNSAN YÜZÜNDEN MAHF ETTİK YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ… KAHROLSUN ŞEHİTLERİMİZİN KANINI BİLE BİLE SİYASETE ALET EDENLER

  8. selim bayraktar yorum tarihi 1 Mayıs, 2011 05:29

    Allah yolunda şehit olmak kazanılacak en büyük ödüldür. Ancak PKK tarafından şehit edilen askerlerimiz ve bebeklerimiz için AKP hükümeti hiç bir şey yapmadı. Bir türlü Iraktaki PKK lıların inlerinin bulundukları dağa gidip temizleyemedik. Üstelik PKK lıların başı APO yu yabancıların korkusundan yıllardır yedirip içiriyoruz.

  9. Mustafa Kocak yorum tarihi 31 Temmuz, 2012 06:28
  10. Necdet B. Sivaslı yorum tarihi 17 Ağustos, 2012 07:19
  11. Caner Özek yorum tarihi 3 Eylül, 2012 00:45

    Vatan, bayrak, millet gibi batıl davalar için ölenlere şehid mi deniyormuş? Haydi, eğer doğru söylüyorsanız bu yorumu silmeyin de okuyanlar karar versinler?
    Ebu Musa El Eşari, Rasulullah’a şöyle sordu:
    Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır?
    Rasulullah şu cevabı verdi:
    Kim, La ilahe illallah daha üstün olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır. [Buhari, İlim 45; Muslim, İmare 151; Tirmizi, Fezailu’l Cihad 16; Nesai; İbni Mace]
    Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye (şirk) ölümü ile ölmüş olur. Kim de körükörüne çekilmiş bir bayrak altında savaşır, asabiyet (milliyetçilik, kavmiyetçilik) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye (şirk) ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü’min olanlarına hurmet tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. [Müslim, İmâret 53; Nesâî, Tahrim 28; İbnu Mâce, Fiten 7]

  12. Yılmaz Karahan yorum tarihi 3 Eylül, 2012 02:02

    Caner bey, yorumunuzu neden silelim ki? Sizin “Vatan, bayrak, millet” kavramlarını Hadislerle destekleyerek batıl olarak gösterme çabanızı okuyucuların görmesinde elbette yarar vardır…

  13. Ercan-GÖNEN yorum tarihi 5 Eylül, 2012 21:05

    Selamün aleyküm sn YILMAZ Hocam;Eline sağlık,Allah sizlerden razı olsun.Allah’a emanet ol.

  14. İdris Yavuz yorum tarihi 17 Şubat, 2013 22:15
  15. Osman Ünal yorum tarihi 1 Ocak, 2015 00:08

    TÜRK ASKERİNİN CANI SUDAN UCUZ
    http://www.giresunaktuel.com/yazar.asp?yaziID=5398

Yorum yap