9) OSMANLI’DA MİLLETVEKİLİ OLMA KRİTERLERİ
Yayin Tarihi 10 Kasım, 2007
Kategori KÜLTÜREL, SİYASİ
OSMANLI’DA MİLLETVEKİLİ OLMA KRİTERLERİ
10 Kasım 2007
Milleti temsil etmek, hukuki şartların yanında ahlaki bir sorumluluk da taşır. Osmanlı döneminde mebus seçilmenin resmî şartları anayasa ve seçim düzenlemelerinde belirlenmiştir. Bunun yanında, mebuslarda bulunması gereken kişisel nitelikler üzerine de değerlendirmeler yapılmıştır.
Bu yazıda önce hukuki şartlara, ardından “İslamiyet ve Meşrutiyet” adlı esere dayandırılan on bir maddelik ahlaki ölçütler listesine yer verilmektedir.
1. Resmî Şartlar ve Temsil Esasları
Osmanlı döneminde seçim şartları, döneme ve uygulanan düzenlemeye göre farklılık gösterebilmiştir. Başlıca şartlar ve esaslar şöyle özetlenebilir:
- Osmanlı uyruğunda olmak: Mebus adayının Osmanlı vatandaşı olması gerekiyordu.
- Yaş şartını taşımak: Kānûn-ı Esâsî’de otuz yaşını doldurmuş olmak aranıyordu. İlk seçimlerde taşrada uygulanan 1876 tarihli geçici talimatta yaş sınırı yirmi beş olarak belirlenmişti.
- Türkçe bilmek: Türkçe bilmeyenler mebus seçilemiyordu. Anayasada sonraki seçimler için Türkçe okuma ve mümkün olduğu ölçüde yazma şartı da öngörülmüştü.
- Medeni haklar ve hukuki ehliyet: Medeni haklarını kaybetmiş olanlar, hakkında kısıtlılık kararı devam edenler ve iflas nedeniyle mahkûm olup itibarı iade edilmemiş kişiler seçilemiyordu.
- Yabancı devlet bağlantısına ilişkin engelleri taşımamak: Yabancı devlet hizmetine ilişkin özel imtiyazı bulunanlar ve yabancı uyrukluk iddiasında bulunanlar seçilemiyordu.
- Mahkûmiyet ve emlâk şartları: 1876 tarihli geçici talimatta cinayetten veya siyasi suçtan mahkûmiyet seçilmeye engel sayılmış; adayların memleketlerinde emlâk sahibi olmaları da istenmişti.
- Memuriyetle mebusluğu birlikte yürütmemek: Kānûn-ı Esâsî’nin 67. maddesine göre, bakanlar için tanınan istisna dışında, mebusluğu kabul eden devlet memurunun memuriyetinden ayrılması gerekiyordu.
- Bütün halkı temsil etmek: Mebuslar yalnızca seçildikleri bölgenin değil, bütün Osmanlı halkının temsilcisi sayılıyordu.
Kaynaklar:
Ali Akyıldız, “Meclis-i Meb‘ûsan”, TDV İslâm Ansiklopedisi, Ankara, 2003, cilt 28, s. 245–247.
https://islamansiklopedisi.org.tr/meclis-i-mebusan
1876 Kānûn-ı Esâsî, özellikle 67 ve 68. maddeler, Anayasa Mahkemesi internet sitesi.
https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/onceki-anayasalar/1876-kanun-i-esasi
2. Mebuslarda Aranan Ahlaki Nitelikler
Aşağıdaki on bir madde, yazının mevcut kaynak notunda “İslamiyet ve Meşrutiyet” adlı esere dayandırılmaktadır. İçerik bakımından bunlar, resmî seçilme şartlarından ayrı olarak, milletin temsilcilerinde bulunması istenen ahlaki nitelikleri ve davranış ölçülerini anlatmaktadır.
Birincisi: Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun süreli oturmuş, yaşamış olmalı, halkın mizacını iyi bilmeli. Bir şehirde oturmamış veya çıkıp gideli uzun zaman olmuş adamların bir kere iyi olup olmadığı bilinemez.
İkincisi: Şehre yarayacak her türlü kanunu ve o şehir halkının saadetini icap edecek şeyleri düşünüp beğenmeye ve böyle bir arayan toplamaya muktedir olmalıdır.
Üçüncüsü: Devletin şan ve şerefini düşünmeyecek kadar cahil olmamakla birlikte, sefih de olmamalıdır. Çünkü kendi malı kendine teslim edilemeyen sefih bir adama bu gibi vazife verilemez.
Dördüncüsü: Hükümetin kanunsuz ve haksız işlerini yüzüne beraber söylemek hususunda kimseden korkup çekinmez ve ölmekten bile kaçınmaz, dünya için kimseye müdane etmez olmalıdır.
Beşincisi: Parayı görünce her şeye boyun eğecek kadar bağrı yufkalardan ve parayı çok sevenlerden olmamalıdır. Yoksa milletin menfaati zayii olmak ihtimali ziyadeleşir ve memleketi açık açık uçuruma sürekler.
Altıncısı: Memuriyetini muhafaza etmek ve başka bir menfaatini korumak için şuna buna yüzsuyu dökmüş (ağlamış), kendisine haksızlık edenlere göz kırpmış, kendisi haksızlık etmiş olmamalıdır.
Yedincisi: Rüşvet almış, para ile onun bunun hakkını satmış, mahvetmişlerden de olmamalıdır.
Sekizincisi: Halk içerisinde zulmü, işkencesi olanlardan olmamalıdır.
Dokuzuncusu: İki sözlü, ikiyüzlü adamlar da milletvekili olamaz.
Onuncusu: Şunun bunun ayıbını arayan, daima iki kişi arasındaki gizli sırları anlamaya çalışan, hiç yoktan tertip türetenler de aday gösterilmemelidir.
Onbirincisi: Milletvekilliği bittikten sonra kendini idare edecek bir işi veya zenginliği olmayanlar da aday gösterilmemeli. Çünkü bu özellikleri olmayan kişiler hükümetin ayıbını örtüp boyun eğmeye mecbur kalırlar.
Kaynak notu: Yazının 2007 tarihli metninde bu liste için Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi kataloğunda 9521/2 numarayla kayıtlı olduğu belirtilen “İslamiyet ve Meşrutiyet” adlı eser kaynak gösterilmiştir. Eserin Mehmet Zeynelabidin’e ait, Ahmet Atalay tarafından sadeleştirilen 1999 baskısı başka bir kütüphane kataloğunda doğrulanmıştır.
YILMAZ KARAHAN
EDİTÖR YORUMU
Osmanlı döneminin resmî mebus seçilme şartlarıyla günümüz Türkiye’sinin milletvekili seçilme şartları karşılaştırıldığında, temsil hakkının kapsamındaki değişim görülmektedir. Osmanlı’da anayasal yaş sınırı otuz iken bugün on sekizdir. Günümüzde en az ilkokul mezuniyeti aranmakta; milletvekili seçilmek için emlâk veya servet sahibi olma şartı bulunmamaktadır. Bu, temsil hakkının ekonomik güce bağlı olmaması bakımından önemli bir kazanımdır.
Dürüstlüğü korumaya yönelik hukuki engeller bugün de vardır. Rüşvet, zimmet, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlardan mahkûmiyet, mevzuatta seçilme engelleri arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla geçmişte ahlakın önemsendiği, bugün ise bütünüyle göz ardı edildiği sonucuna varılamaz. Asıl mesele, hukuki yeterlilik ile görevi layıkıyla yapabilme arasındaki farktır.
Yazıdaki on bir ahlaki ölçüt, bu farkı düşünmeye çağırmaktadır. Halkı tanımak, haksızlık karşısında cesaret göstermek, menfaate boyun eğmemek ve iki yüzlü davranmamak, bir diploma veya temiz adli sicille kendiliğinden kazanılmaz. Bunlar, adayların geçmiş davranışlarında aranması gereken niteliklerdir.
Temsil anlayışında da bir süreklilik vardır: Osmanlı mebuslarının bütün Osmanlı halkını temsil etmesi öngörülürken, bugünkü Anayasa da milletvekillerinin yalnızca seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ettiğini belirtmektedir. Bu nedenle milletvekilliği, bir partinin çıkarlarını milletin ortak yararının önüne koyma görevi değildir.
Bu karşılaştırmanın asıl sorusu şudur: Adaylarımızın seçilmeye hukuken uygun olup olmadığını denetliyoruz; peki milleti temsil etmeye bilgi, ahlak ve cesaret bakımından ne kadar uygun olduklarını da sorguluyor muyuz?
Yorumlar
“9) OSMANLI’DA MİLLETVEKİLİ OLMA KRİTERLERİ” yazisina 1 Yorum yapilmis
Yorum yap

YUKARIDAKİ ARASTIRMA YAZINIZ MÜKEMMEL.
*LTFN.BANA GÖNDEREBILIRMIYDINIZ.
-BUNU GÖNDERMEK ISTEDIGIM YERLER VAR.
-CÜNKÜ/ANKARA..TOZDUMANMIS!!
*E!TABİİ..BUNLAR İTHALMİS..ONDAN GALIBA?
-YOKSA GERCEK ANADOLU BUYSA..SASIRDIM!
*OYSA BİZİM İCİN HEP COK MÜHİMDİLER.