70) “Sefire Yolu Gösterin!”
”SEFİRE YOLU GÖSTERİN!” Fransa’da çok meşhur bir sözlük vardır: ‘Larousse’. Burada bir kelime vardır: ”Decapiter”. Bu kelime 1931 yılındaki sözlükte boynunu vurmak diye ifade ediliyor. Kelimenin bir başka anlamı daha var! Kazığa oturtmak, yani sivri bir kazık hazırlamak ve insanları kazığın bir ucu ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak! Vahşi bir uygulama. Burada kazığa oturtmak deyiminin […]
69) Sabrın Sınırı
Sabrın Sınırı —————————————————————- Bir zamanlar, fakir bir adam kilden çömlek yapar, kentin pazarında haftanın bir günü yaptığı çömlekleri satarak geçinirmiş. Adam çömleklerini satmak için pazar yerine sabah erkenden gitmiş. Çömleklerini açtığı tezgaha sıralamış. Müşterilerini başlamış beklemeye… Başlamış da, ama ne başlamış? Bir gök gürültüsü sanki deprem oluyor..! Ardından kara bulutlar sakladığı tüm suları şiddetli […]
68) “Sessiz Gemi” Şiirinin Öyküsü
“Sessiz Gemi” Şiirinin Öyküsü Celile Hikmet resimleri ile olduğu kadar güzelliği ile de tüm İstanbul’un diline destan bir kadındı… İstanbul sosyetesinin en çok konuşulan kadınları arasındaydı… 1900 yılında bu dillere destan güzellik, Osmanlı’nın meşhur valilerinden Nazım Paşa’nın oğlu Hikmet Bey ile evlendi… Türk şiirinin dünya çapındaki en önemli ismi olan Nazım Hikmet de bu beraberlikten […]
67) Kiziroğlu Mustafa Bey
Kiziroğlu Mustafa Bey Bu türküyü dinleyen herkesin kafasında bir soru belirir. Kim bu Kiziroğlu Mustafa Bey? Köroğlu ile ne ilgisi var? Bu türküyle ilgili birçok söylenti var ama en ilginci sanırım bu. Kizir, Kars’ın Susuz kazasına bağlı bir köydür. Bu köy Kısır dağlarının geniş eteklerine kurulmuştur. Köyün dört bir yanından ise soğuk pınarlar akar. Köy […]
66) Dünyayı Düzeltmek
Dünyayı Düzeltmek Adam, işten eve yorgun bir vaziyette gelmiş. Küçük oğlu babasını kapıda karşılayarak “Baba çıkalım, gezelim” diye yalvarmış! Baba, yorgun! Dışarıya çıkmak zor geliyor. Ancak oğluna da “hayır, olmaz” demek istemiyor. Baba oğluna; “Tamam, çıkalım. Ancak bir şartım var. Bu gazete de bir dünya haritası var. Bunu yırtacağım, sen bunu düzeltirsen söz veriyorum birlikte […]
65) Hikaye-i Mansur
Hikaye-i Mansur Mansur’un hikayesi hiç bitmezmiş. Her zaman mutlaka uyduracak bir şey bulur, anlatır ve nafakasını temin edermiş. Şehrin Kadısı, bir gün Mansur’u huzuruna getirtmiş. Mansur’a sormuş: “Ey Mansur, tatlı dillisin. Ama yalancısın. Anlattıklarının tamamı yalan. Halkı meşgul edip, yalanlarla para kazanmaya utanmıyor musun? Mansur cevap vermiş: “Kadı Efendi, doğru söylersiniz… Amma velakin halk yalanı […]
64) Şerefimle Ölmeye Hazırım
Şerefimle Ölmeye Hazırım Mustafa Kemal’in Samsun ve çevresindeki faaliyetlerinden korkan İstanbul Hükümeti, İçişleri Bakanı Ali Kemal’in bir genelgesi ile O’nu görevden alıyor. Bu sıralarda, Ali Galip adında birisi de, Erzurum Valiliği’ne atanmak maskesi altında Mustafa Kemal’i tutuklamakla görevlendiriliyor. Ve Sivas’ta bazı tertiplere başvuruyor. Bu komployu Amasya’da haber alan Mustafa Kemal, bir atlı birlik oluşturarak habersizce […]
63) ÇANAKKALE’DE HELALLEŞME
ÇANAKKALE’DE HELALLEŞME Kocadere köyünde büyük bir “ Sargı Yeri ” kuruluyor. Kimi Urfalı , kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı , Kimi Gürünlü, Kimi Halepli herkesin gardaş olduğu günler… Bunlardan biri Çanakkale Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes […]
62) DENİZ YILDIZI
Deniz Yıldızı Bir zamanlar yazılarını yazmak üzere okyanus sahiline giden aydın bir adam varmış. Çalışmaya başlamadan önce sahilde bir yürüyüş yaparmış. Bir gün sahilde yürürken plaja doğru baktığında dans eder gibi hareketler yapan bir insan görüntüsü görmüş. Başlayan güne dans eden biri olabileceğini düşünerek gülümsemiş ve ona yetişebilmek için adımlarını hızlandırmış. Yaklaştıkça bunun bir genç adam […]
61) YOLUMUZDAKİ ENGELLER
Yolumuzdaki Engeller Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereden yola bakıyordu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama […]
60) KENDİNİZE ENGEL OLMAYIN
KENDİNİZE ENGEL OLMAYIN 1950’li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak “Bir mil dört dakikanın altında koşulmaz. Bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir” yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizim otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört dakikanın altında koşmayı hiç düşünmediler. Yarışmalarda bütün atletler artık rekor kırmak […]
59) LÜZUMLULARLA, LÜZUMSUZLAR
LÜZUMLULARLA, LÜZUMSUZLAR İspanya kralı Onbirinci Alphonse’a birgün saray adamlarının lüzumluları ve lüzumsuzları hakkında bir cetvel takdim edilmiş. Kral bu cetvele şöyle bir göz gezdirdikten sonra şu emri vermiş: “Hepsi yerinde kalsın. Çünkü bunların bir kısmına ben muhtacım. Bir kısmı da bana muhtaçtır” Kaynak: İsmail Hami Danişment Tarihi Hakikatler 2. Cilt Sayfa 387
58) ŞIH’IN SAKALI
ŞIH’IN SAKALI Mustafa Kemal, bir gezisinde öyle bir kişi görür ki, dayanamayıp yanındaki valinin kulağına eğilerek sorar: “Kimdir bu?” “Efendim, kendisi Şıh’tır, yörede çok hatırı vardır…” Bunun üzerine Atatürk Şıh’ı yanına çağırır: “Bak baba, İmanın ölçüsü sakalın boyunda, uzunluğunda değildir” diyerek devam eder: ” Rica etsem, en azından Peygamber efendimizin sakalı kadar kısaltsanız…” Bunları söylerken, eliyle de […]
57) HASAN SABBAH’IN, SULTAN SENCER’E SUİKAST GİRİŞİMİ
Hasan Sabbah’ın, Sultan Sencer’e Suikast Girişimi Batınîler, Selçuklu Devleti’nde yaptıkları terör eylemleriyle bilinmektedir. “…Sencer bu meseleyle bizzat ilgilenmiş, Batınîler üzerine ordular sevk etmek istemiştir. Barış teklifi kabul edilmeyen Hasan Sabbah, Sultan Sencer’ın has cariyelerinden birisini kandırarak sultan uyuduğu sırada yatağının başucuna bıçak saplatmıştır. Sabah uyandığında bıçağı gören Sultan Sencer, faili araştırdığı sırada Hasan Sabbah’tan bir elçi geldi. Elçi, […]
56) ÇİVİ
ÇİVİ Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak”demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç […]
55) TÜRKLER NASIL SAVAŞIR?
Türkler Nasıl Savaşır? Emekli Yarbay Anthony Herbert, Amerika’nın en tanınmış savaş kahramanlarından birisidir. Kore Savaşı patlak verdiğinde, orduya katılmıştır. Kunuri’de ilk büyük Çin taarruzu sırasında geri çekilen kendi birliği tarafından, Türk Tugayı’na irtibat görevlisi olarak verilmiştir. Kuşatılan ve yok olma tehlikesiyle karşılaşan Türk birliğiyle beraber kuşatmayı yarmak için mücadele etmiştir. Kunuri’de Türk askeriyle birlikte […]
54) BEN VE TABURUM EMRİNİZDEYİZ
Ben ve Taburum Emrinizdeyiz —————————————————————————————- Yıl 1941. Artık emekli olmuş İngiliz İşgal Tabur Komutanı Mr. Salter, uçuş eğitimi için İngiltere’de bulunan Türk pilotu Kemal İntepe’ye anlatıyor: 1919 yılında Piyade Binbaşı olarak Samsun’daki İngiliz İşgal Tabur Komutanı idim. 18 Mayıs 1919 günü İstanbul’daki komutanlığımdan “Mustafa Kemal adında bir Türk Paşası’nın, Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan görevli olarak […]
53) DEMİRCİNİN İNSANLARI
DEMİRCİNİN İNSANLARI Beyazıd-ı Bestami’yi bilirsiniz; Tanrı’ya nazı geçen, Tanrı katında ulu, Horasan erlerinden bir yüce kişidir. Yaşadığı yüzyılı, gerçek kişiliği ve zengin iç dünyasıyla süslemiş, geniş ve engin bir sevgi denizini durmadan coşturmuştur. Bir de “Kutuplar Kutubu” vardır Beyazıd-ı Bestami’nin yaşadığı yüzyılda. Bu Kutuplar Kutubu, Beyazıd-ı Bestami’nin oturduğu kentte. Reyhanlı’nın Alaybey köyünde oturmaktadır. Yeryüzü mertebelerinden […]
52) HARÂBAT EHLİNİ HOR GÖRME…
HARÂBAT EHLİNİ HOR GÖRME… “Hakkı gel sırrını eyleme zahir, Olmak ister isen bu yolda mahir, Harâbat ehlini hor görme şakir, Defineye malik viraneler var.” (Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri) Vaktiyle Bağdat’ın eşrafından hali vakti yerinde, zengin Müslümanlardan oluşan bir kafile, Hacca gitmek niyetiyle yol hazırlıklarına başlamışlar. Yine o civarda oturan fakir, son derece saf, çok […]
51) “HAKKINI HELAL ET!”
“HAKKINI HELAL ET!” İzmir’de Şadırvan altı Camii’nde müezzinlik yapan Kazım Hoca, düşünce ve duygularımın örtüştüğü bir ağabeyimdi. Bir gün kendisini ziyarete gittim. Kazım Hoca müezzin odasında bulunanlarla sohbet ediyordu. Muradiye Camii imamı Abdullah Hoca da oradaymış. Kazım Hoca orada bulunanlara beni tanıştırırken, Ülkücü olduğumu, cezaevinde yattığımı söyleyince, Abdullah Hoca da Halil ile Selçuk’un infazında imam olarak […]