516) Yunanistan Ege Adalarını Nasıl Kazandı?

Yayin Tarihi 26 Eylül, 2026 
Kategori SİYASİ

YUNANİSTAN EGE ADALARINI NASIL KAZANDI?

Bir önceki makalemizde, 19. yüzyıldan önce “Yunanistan” adıyla kurulmuş, sınırları belirlenmiş ve tek merkezden yönetilen bağımsız bir devletin bulunmadığını açıklamıştık.

Öyleyse şu sorunun da cevaplandırılması gerekir:

“Devleti bile 19. yüzyılda kurulan Yunanistan, Ege adalarını nasıl aldı?”

Yunanlar devletsizken Ege adalarının tamamını ele geçirmediler. Önce İngiltere, Fransa ve Rusya’nın müdahalesiyle küçük bir Yunan devleti kuruldu. Daha sonra bu devlet, Osmanlı Devleti’nin zayıfladığı dönemlerde bazı adaları savaşla işgal etti; bazı adalar da büyük devletlerin kararları ve uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a bırakıldı.

Ege adalarının Yunanistan’a geçişi tek bir olayın değil, 1830’dan 1947’ye kadar devam eden savaşların, işgallerin, dış müdahalelerin ve antlaşmaların sonucudur.

YUNANİSTAN KURULURKEN VERİLEN ADALAR

1821 yılında Mora’da başlayan isyana bazı adalardaki Rum denizciler de katıldı. Özellikle Hydra, Spetses ve Psara gibi adalar isyancılara gemi, denizci ve para sağladı.

Ancak bazı ada halklarının isyana katılması, o adaların kendiliğinden bağımsız bir Yunan devletine ait olduğu anlamına gelmiyordu. Çünkü henüz uluslararası alanda tanınmış bir Yunanistan devleti bulunmuyordu.

İngiltere, Fransa ve Rusya tarafından imzalanan 3 Şubat 1830 tarihli Londra Protokolü ile Yunanistan bağımsız devlet olarak tanındı. Aynı protokolle yeni devletin sınırları da belirlendi; Eğriboz ve belirlenen bazı Ege adaları bu devletin sınırları içerisine alındı.[1]

Yani ilk adalar, Yunanistan tarafından ayrı bir savaşla alınmadı. Yunan devleti kurulurken İngiltere, Fransa ve Rusya’nın hazırladığı siyasî düzenlemenin içinde Yunanistan’a bırakıldı.

YEDİ ADA’YI İNGİLTERE VERDİ

Korfu, Kefalonya, Zakintos ve diğer İyon adaları Ege Denizi’nde değil, Yunanistan’ın batısındaki İyon Denizi’ndedir. Bununla birlikte, Yunanistan’ın adalar üzerindeki egemenliğini nasıl genişlettiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Bu adalar uzun süre Venedik yönetiminde kaldı. Daha sonra Fransa ve İngiltere’nin hâkimiyetine girdi. İngiltere, 1864 Londra Antlaşması’yla Yedi Ada’yı Yunanistan Krallığı’na devretti.[2]

Bu tarihte Yunanistan artık kurulmuş bir devletti. Dolayısıyla Yedi Ada, devletsiz bir halka değil, yaklaşık 34 yıldır var olan Yunanistan Krallığı’na verildi.

GİRİT NASIL YUNANİSTAN’A GEÇTİ?

Girit’te Osmanlı döneminde Rum Ortodokslarla Müslümanlar birlikte yaşıyordu. 19. yüzyıl boyunca adada Osmanlı yönetimine karşı çeşitli isyanlar meydana geldi.

Avrupa devletlerinin müdahalesi sonucunda Girit, 1898 yılında Osmanlı egemenliği altında görünmekle birlikte fiilen özerk bir yönetime dönüştürüldü. Balkan Savaşları sırasında Yunanistan adayı kendi topraklarına kattı.

Osmanlı Devleti’nin Girit üzerindeki hâkimiyeti, 1913 Londra ve Atina antlaşmalarıyla sona erdi. Böylece Girit’in Yunanistan’a katılması uluslararası alanda kesinleşti.

Girit’in Yunanistan’a geçmesi yalnızca ada halkının verdiği bir karar değildi. İsyanların, Osmanlı Devleti’nin zayıflamasının, Yunanistan’ın genişleme siyasetinin ve büyük devletlerin müdahalesinin ortak sonucuydu.

DOĞU EGE ADALARI ÖNCE İŞGAL EDİLDİ

Midilli, Sakız, Sisam, Limni, Semadirek ve İkarya gibi adalar, 1830 yılında kurulan ilk Yunan devletine verilmemişti. Bu adalar 20. yüzyılın başına kadar Osmanlı egemenliğinde kaldı.

Yunanistan, 1912–1913 Balkan Savaşları sırasında donanmasını kullanarak Doğu Ege adalarının büyük bölümünü işgal etti.

Osmanlı Devleti Balkanlarda birden fazla devletle savaşırken, Yunan donanması Ege’de üstünlük sağladı. Böylece Yunanistan, Osmanlı Devleti’nin aynı anda birçok cephede savaşmak zorunda kalmasından yararlanarak adalara asker çıkardı.

Fakat bir toprağı işgal etmek ile o toprak üzerinde uluslararası hukuk bakımından egemenlik kurmak aynı şey değildir.

1913 Londra Antlaşması’nın 5. maddesiyle Ege adalarının geleceğini belirleme yetkisi altı büyük devlete bırakıldı. İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya, İtalya ve Avusturya-Macaristan’dan oluşan bu devletler, 13 Şubat 1914 tarihli kararla Yunan işgali altındaki adaların büyük bölümünü Yunanistan’a bıraktılar.

Limni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam ve İkarya Yunanistan’a bırakılırken; Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan adalarının Osmanlı Devleti’nde kalması kararlaştırıldı. Adaların Yunanistan tarafından askerî amaçlarla kullanılmaması da kararın önemli şartlarından biriydi.[3]

Ancak Osmanlı Devleti bu kararı kesin bir çözüm olarak kabul etmedi. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla sorun çözümsüz kaldı.

LOZAN ANTLAŞMASI VE ADALAR

Türk İstiklâl Savaşı’nın kazanılmasının ardından yapılan Lozan görüşmelerinde Ege adalarının durumu yeniden ele alındı.

24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nın 12. maddesiyle, Altı Devletin 1914 yılında aldığı karar teyit edildi. Böylece Midilli, Sakız, Sisam, Limni, Semadirek ve İkarya dâhil olmak üzere Yunanistan’a bırakılan adalar üzerindeki Yunan egemenliği Türkiye tarafından da hukukî olarak tanındı.

Aynı maddeyle Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan adalarının Türkiye’ye ait olduğu kabul edildi. Ayrıca Anadolu kıyısından üç milden daha yakın mesafede bulunan ve aksine bir hüküm bulunmayan ada ve adacıkların Türkiye’de kalması kararlaştırıldı.[4]

Dolayısıyla Doğu Ege adaları yalnızca Yunanistan işgal ettiği için Yunan toprağı olmadı. Önce büyük devletlerin 1914 tarihli kararıyla Yunanistan’a bırakıldı; bu durum 1923 Lozan Antlaşması’yla hukukî kesinlik kazandı.

ON İKİ ADA’YI YUNANİSTAN DEĞİL, İTALYA İŞGAL ETTİ

Rodos, İstanköy, Meis ve diğer On İki Ada’nın durumu Doğu Ege adalarından farklıdır.

İtalya, 1911–1912 Trablusgarp Savaşı sırasında Rodos ve çevresindeki adaları Osmanlı Devleti’nden işgal etti. Uşi Antlaşması’nda adaların Osmanlı Devleti’ne geri verilmesi öngörülmüş olmasına rağmen İtalya çeşitli gerekçelerle adalardan çekilmedi.

Lozan Antlaşması’nın 15. maddesiyle Türkiye; Rodos, İstanköy, Kerpe, Kaşot, Leros, Kalimnos, Meis ve diğer adalar üzerindeki haklarından İtalya lehine vazgeçti.[5]

Yani On İki Ada, Lozan Antlaşması’yla Yunanistan’a verilmedi!

Adalar, İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar İtalyan yönetiminde kaldı. İtalya’nın savaşı kaybetmesinden sonra 10 Şubat 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşmanın 14. maddesiyle İtalya, On İki Ada’yı Yunanistan’a devretti. Aynı maddede adaların silahtan arındırılmış olarak kalması da hükme bağlandı.[6]

Türkiye, 1947 Paris Barış Antlaşması’nın tarafı değildi. Çünkü antlaşma, İkinci Dünya Savaşı’nın galip devletleriyle İtalya arasında yapılmıştı.

ADALAR BİR ANDA ALINMADI

Ege adalarının Yunanistan’a geçişi şöyle özetlenebilir:

Öyleyse “Devletsiz bir halk Ege adalarını nasıl aldı?” sorusunun cevabı açıktır:

Devletsiz bir halk Ege adalarının tamamını almadı. Önce Avrupa devletlerinin desteğiyle Yunanistan kuruldu. Ardından Osmanlı Devleti’nin zayıfladığı dönemlerde bazı adalar Yunanistan tarafından işgal edildi; bazıları da büyük devletlerin siyasî kararları ve uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a verildi.

Yunanistan’ın Ege’deki egemenliği, bir anda gerçekleşen tarihî bir mirasın değil; yaklaşık 117 yıl süren savaşların, işgallerin, dış müdahalelerin ve antlaşmaların sonucudur.

Ancak adaların hangi devletin egemenliğine geçtiği kadar, bu adalarda yaşayan halkların kimliği de önemlidir.

Bu konu, “Ege Adalarının Yerli Halkı Kimlerdi?” başlıklı ikinci makalede incelenecektir.

YILMAZ KARAHAN

KAYNAKLAR

[1] Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, “International Treaties and Protocols—Greece Liberated”, 3 Şubat 1830 tarihli Londra Protokolü.

International Treaties and Protocols

[2] Treaty of London, 1864, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı.

https://www.mfa.gr/images/docs/diethneis_symvaseis/1864_london_treaty.doc

[3] Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “Doğu Ege Adalarının Gayri Askerî Statüsü”.

https://www.mfa.gov.tr/militarization-of-eastern-aegean-islands-contrary-tp-the-provisions-of-international-agreements.en.mfa

[4] Lozan Barış Antlaşması, 12. madde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı.

https://www.mfa.gov.tr/lausanne-peace-treaty-part-i_-political-clauses.en.mfa

[5] Lozan Barış Antlaşması, 15. madde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı.

https://www.mfa.gov.tr/lausanne-peace-treaty-part-i_-political-clauses.en.mfa

[6] İtalya ile Paris Barış Antlaşması, 10 Şubat 1947, 14. madde.

https://treaties.un.org/doc/publication/unts/volume%2049/v49.pdf

EDİTÖRÜN YORUMU

Makale, Ege adalarının Yunanistan’a tek bir tarihte ve aynı yöntemle geçmediğini; bu sürecin savaşlar, işgaller, büyük devletlerin kararları ve uluslararası antlaşmalarla aşamalı biçimde gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.

Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap