515) 19. Yüzyıldan önce “Yunanistan” diye bir Devlet Olmamıştı
Yayin Tarihi 26 Eylül, 2026
Kategori SİYASİ
19. YÜZYILDAN ÖNCE “YUNANİSTAN” DİYE BİR DEVLET OLMAMIŞTI
Tarihî olayları değerlendirirken millet, kültür, uygarlık ve devlet kavramlarını birbirine karıştırmamak gerekir. Bir toplumun eski bir dile ve köklü bir kültüre sahip olması, aynı adla binlerce yıldır kesintisiz bir devletinin bulunduğu anlamına gelmez.
Bugün sıkça “Antik Yunanistan”, “Eski Yunan Devleti” ve “Bizans Yunan İmparatorluğu” gibi tanımlamalar kullanılmaktadır. Bu ifadeler zamanla o kadar yaygınlaşmıştır ki, günümüzdeki Yunanistan devletinin binlerce yıldır var olduğu gibi yanlış bir düşünce oluşmuştur.
Öyleyse sormak gerekir:
- yüzyıldan önce “Yunanistan” adıyla kurulmuş, sınırları belirlenmiş, tek merkezden yönetilen ve siyasî devamlılığı bulunan bağımsız bir devlet var mıydı?
Tarihî bilgilere göre böyle bir devlet yoktu!
ANTİK ÇAĞDA YUNANİSTAN DEVLETİ YOKTU
Bugün “Antik Yunanistan” denilen coğrafyada Atina, Sparta, Korint, Tebai ve Argos gibi birbirinden bağımsız şehir devletleri bulunuyordu. Bunların her birinin ayrı yönetimi, ordusu, kanunları ve siyasî çıkarları vardı.
Bu şehir devletleri ortak bir dil ve kültür çevresinde bulunsalar da tek bir devlet çatısı altında birleşmiş değillerdi. Hatta Atina ile Sparta arasında yaşanan Peloponez Savaşları gibi uzun ve yıkıcı mücadeleler, siyasî bir birlik bulunmadığını açıkça göstermektedir.
Cambridge Üniversitesi tarafından yayımlanan akademik bir çalışmada da Antik Hellas’ın ortak dil ve dine sahip olmasına rağmen çok sayıda bağımsız şehir devletinden oluştuğu belirtilmektedir.[1] Başka bir akademik değerlendirmede ise Yunan şehir devletlerinin Roma veya Doğu imparatorlukları gibi tek ve merkezî bir devlet hâlinde birleşmediği ifade edilmektedir.[2]
Demek ki ortak dil ve kültür vardı; ancak “Yunanistan” adıyla birleşmiş bir devlet yoktu.
Makedonya Kralı II. Filip, MÖ 4. yüzyılda Yunan şehir devletlerinin önemli bir bölümünü egemenliği altına aldı. Ardından Büyük İskender büyük bir imparatorluk kurdu. Fakat bu devletin adı “Yunanistan Devleti” değil, Makedonya Krallığı idi.
Büyük İskender’in ölümünden sonra ortaya çıkan Ptolemaios, Seleukos ve diğer Helenistik krallıklar da Yunan dili ve kültüründen etkilenmişlerdi. Ancak kültürel etkinlik ile devlet kimliği aynı şey değildir. Bu krallıkların hiçbirinin resmî adı “Yunanistan” değildi.
ROMA VE BİZANS, YUNANİSTAN DEĞİLDİ
Yunanların yaşadığı topraklar daha sonra Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyetine girdi. Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldıktan sonra İstanbul merkezli Doğu Roma İmparatorluğu varlığını sürdürdü.
Günümüzde bu devlete “Bizans İmparatorluğu” denilmektedir. Ancak o devletin insanları kendilerini “Bizanslı” olarak tanımlamıyorlardı. Kendilerine “Romalı”, yani “Rum”; devletlerine de Roma İmparatorluğu diyorlardı.
Cambridge Üniversitesi tarafından yayımlanan çalışmalar, bugün Bizanslı olarak adlandırılan insanların kendilerini Roma İmparatorluğu’nun vatandaşları ve “Romalılar” olarak tanımladıklarını açıkça ortaya koymaktadır.[3][4]
Doğu Roma’da zamanla Yunanca hâkim dil hâline gelmiş olabilir. Yunan kültürünün devlet üzerindeki etkisi de inkâr edilemez. Ancak bir devlette Yunancanın konuşulması, o devleti kendiliğinden “Yunanistan Devleti” yapmaz.
Öyle olsaydı, ortak bir dili kullanan veya başka bir kültürden etkilenen bütün devletleri aynı milletin devleti saymamız gerekirdi!
Bizans adı bile bu devlet yıkıldıktan sonra, 16. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla Doğu Roma İmparatorluğu’nu geçmişte kurulmuş bir Yunanistan devleti gibi göstermek tarihî gerçeklerle örtüşmemektedir.
MODERN YUNANİSTAN NASIL KURULDU?
Yunanların yaşadığı bölgelerin önemli bir bölümü uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin yönetiminde kaldı.
1821 yılında Mora’da Osmanlı Devleti’ne karşı bir isyan başladı. İsyancılar 1822 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ancak tek taraflı bağımsızlık ilanı, uluslararası alanda tanınmış bağımsız bir devlet kurulduğu anlamına gelmiyordu.
İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerindeki askerî ve siyasî baskıları, Yunan devletinin kurulmasında belirleyici oldu. 1827 yılında Osmanlı ve Mısır donanmalarının Navarin’de yakılması da bu müdahalenin askerî aşamalarından biriydi.
3 Şubat 1830 tarihinde İngiltere, Fransa ve Rusya tarafından imzalanan Londra Protokolü ile Yunanistan bağımsız ve egemen bir devlet olarak kabul edildi. Bu protokolün tarafları arasında Osmanlı Devleti bulunmuyordu.[5]
Osmanlı Devleti, 24 Nisan 1830 tarihli resmî notasıyla Londra Protokolü’nü kabul etti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı arşivinde bu nota, Osmanlı Devleti’nin Yunanistan’ın bağımsızlığını ilk defa resmen tanıdığı belge olarak açıklanmaktadır.[6]
Yeni devletin sınırları ve yönetim biçimi ise 1832 yılında yapılan düzenlemelerle kesinleştirildi. 21 Temmuz 1832 tarihli İstanbul Antlaşması’nın ardından Bavyera Prensi Otto, kurulan Yunanistan Krallığı’nın kralı oldu.
Böylece Avrupa devletlerinin askerî, siyasî ve diplomatik desteğiyle bağımsız Yunanistan Krallığı ortaya çıktı.
KÜLTÜR BAŞKADIR, DEVLET BAŞKA!
Yunan dili eskidir. Yunan kültürünün felsefe, edebiyat, sanat ve bilim tarihindeki etkisi de tartışılmaz. Ancak bir kültürün eski olması, o kültürü taşıyan modern devletin de aynı yaşta olduğunu göstermez.
Atina, Sparta ve diğer şehir devletleri bir “Yunanistan Devleti” değildi.
Makedonya Krallığı, “Yunanistan Devleti” değildi.
Ptolemaios ve Seleukos krallıkları, “Yunanistan Devleti” değildi.
Roma ve Doğu Roma imparatorlukları da “Yunanistan Devleti” değildi.
Bugünkü anlamıyla bağımsız Yunan devleti, 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Uluslararası bağımsızlığı 1830’da kabul edilmiş; sınırları ve krallık düzeni 1832 yılında kesinleştirilmiştir.
Bu nedenle “Yunanistan binlerce yıllık bir devlettir” demek tarihî bakımdan doğru değildir.
Doğru olan şudur:
Yunan dili ve kültürü eski olabilir; ancak modern Yunanistan devleti 19. yüzyılda kurulmuştur.
Tarihi gerçeklerden değil, yakıştırmalardan öğrenmeye çalışırsak; kültürü devlet, efsaneyi de tarih sanırız!
YILMAZ KARAHAN
KAYNAKLAR
[1] George Tridimas, “Religion without doctrine or clergy: the case of Ancient Greece”, Journal of Institutional Economics, Cambridge University Press.
https://www.cambridge.org/core/journals/journal-of-institutional-economics/article/religion-without-doctrine-or-clergy-the-case-of-ancient-greece/901613496165E373719D3B343E945156
[2] George Tridimas, “The failure of ancient Greek growth: institutions, culture and energy cost”, Journal of Institutional Economics, Cambridge University Press.
https://www.cambridge.org/core/journals/journal-of-institutional-economics/article/failure-of-ancient-greek-growth-institutions-culture-and-energy-cost/096D382C1EF128430249293D95B5AB70
[3] Panagiotis Theodoropoulos, “Did the Byzantines call themselves Byzantines? Elements of Eastern Roman identity in the imperial discourse of the seventh century”, Byzantine and Modern Greek Studies, Cambridge University Press, 2021.
https://www.cambridge.org/core/journals/byzantine-and-modern-greek-studies/article/did-the-byzantines-call-themselves-byzantines-elements-of-eastern-roman-identity-in-the-imperial-discourse-of-the-seventh-century/65B940757F334DC5D5F0E6B479045BDD
[4] K. Vlassopoulos, “From Rome to Constantinople”, Rome: An Empire of Many Nations, Cambridge University Press.
https://www.cambridge.org/core/books/rome-an-empire-of-many-nations/from-rome-to-constantinople/6B3195F0F2FE42E3E0350C2D734C12F2
[5] Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, “International Treaties and Protocols—Greece Liberated”, 3 Şubat 1830 tarihli Londra Protokolü.
https://200years.mfa.gr/en/international-treaties-en/
[6] Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, “Ottoman Empire—Diplomatic and Consular Relations”, Osmanlı Devleti’nin 24 Nisan 1830 tarihli kabul notası.
https://200years.mfa.gr/en/diplomatic-consular-relations-en/ottoman-empire/
EDİTÖRÜN NOTU
Bu makalede Yunan dili, kültürü ve uygarlığının tarihî geçmişi inkâr edilmemekte; antik şehir devletleri, Doğu Roma İmparatorluğu ve 19. yüzyılda kurulan modern Yunanistan arasındaki siyasî ve hukukî farklılıklar açıklanmaktadır. Kültürel devamlılık ile devlet devamlılığının aynı kavram olmadığı, akademik ve resmî kaynaklardan yararlanılarak ortaya konulmuştur.
Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.

Yorumlar
Yorum yap