99) KÜRTLÜK ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Yayin Tarihi 12 Şubat, 2008 
Kategori BASIN-YAYIN, SOSYAL

 

Kürtler de Orta Asya’dan geldi

Kürtlerin kökeni üzerine yapılan araştırmalara bir yenisi eklendi. Buna göre, Gurmanclar Türk ve Kürtler de Orta Asya’dan geldi.

12 Şubat 2008 / 17:10

image00143.jpg

Kendisi de Gurmanc olan araştırmacı-yazar Ömer Özüyılmaz, Kürtlerin kökeniyle ilgili olarak yaptığı çalışmanın sonucunda, Medlerin Kürtlerin atası olmadığı, Gurmanc olarak bilinen Kürtlerin de aslında Türk oldukları sonucuna ulaştığını iddia etti.
  
“MEDLER KÜRTLERİN ATASI DEĞİL”
Aksiyon’un haberine göre 10 yıldır yerli ve yabancı birçok kaynağı inceleyen Özüyılmaz’ın tespitleri, bugüne kadar yapılan tartışmaları sona erdirecek nitelikte. Yazara göre “Kürtler” diye bir topluluk var. Kürtlerin bir kolu kabul edilen Gurmanclar da Türk. Kürtlerin atası da Medler değil. Gurmancların ise aslında Kürt olmadığı delilleri ile ortaya konuluyor.

KÜRTLERİN KÖKENİ NEREYE DAYANIYOR?
Bugüne kadar birçok bilim adamı Kürtlerin kökenini Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de araştırdı. Ancak ortaya çıkan sonuçlar meseleyi daha da içinden çıkılmaz hale getirdi. Bazıları, Kürtlerin kökenini Medlere, Urartulara ve Araplara dayandırdı; bazıları da Asya’daki kavimlere… Kimi bilim adamlarına göre Kürtler, Finliler ve Cermenlerle akraba. Yazar Özüyılmaz’a göre Türkiye’de yaklaşık 9-11 milyon arasında Kürt kökenli vatandaş yaşıyor. Kimi Kürt, Gurmanc ve Zaza kendini Türklerden ayrı bir ırk olarak mütalaa ediyor. Kimi de köken olarak Türk ya da başka halklardan olduklarını benimsemiş durumda.

ELEGEŞ ANITINDAKİ KÜRT!
Konuyla ilgili bir diğer kanıt ise Moğolistan’ın kuzey batısında Baykal gölü ve Altay dağları civarındaki Yenisey ırmağı yakınında bulunan bir anıt. Günümüzde Tannu-Tuva Özerk Muhtar Türk Cumhuriyeti içinde kalan bu alanda, Kürtler tarafından bir İlhanlık veya bilinen ilk Kürt beyliğinin izleri var.

..Bugünkü Türkçe ile anıtta şöyle bir yazı bulunuyor; “Ben Kürt İl-hanı Alp-Urungu’yum. Altından yapılmış okluğumu bağladım belime; devletim ve milletim ben 39 yaşımda öldüm.” Bu kayıt Kürtlerin bu dönemde Türkistan’da bir devlet kurduklarını, dillerinin Türkçe olduğunu, devlet yapısının Türk mefkûresine göre şekillendiğini gösteriyor.

KÜRTLER ASYA’DAN GELDİLER
Ön Asya’da İlk Kürt adının kullanılması M.S. 5. yüzyılda oldu. Bu tarihe kadar Ortadoğu’da Kürt adına rastlanılmaması Kürtlerin Asyatik bir topluluk olduğunu göstermeye yetiyor. Günümüzde Kürtler Sivas’tan Basra’ya kadar olan coğrafyada yaşayan bir halk olarak anlatılıyor. Yazar Özüyılmaz, Kürtlerin Hunlar içinde yer alan bir topluluk olduğunu; ancak Anadolu’ya Türklerden önce geldiklerini tezini ortaya atıyor: “Kürtler Türklerden 5 asır önce Anadolu’ya gelip yerleşmiştir. Bunlar daha çok dağlarda yaşadılar. Kürtler Asya’da Hunlar içinde yaşadılar. Hunlar içinde Moğollar, Tibetliler, Afgan kökenliler de var. Ancak Hunların ana mantalitesi Türklük üzerindedir.”

GURMANCLAR KÜRT DEĞİL 
Yazar Ömer Özüyılmaz, Gurmancların Kürt oldukları tezinin yanlış ve politik olduğu görüşünde: “Kürt ve Gurmanc toplulukları birbiri ile uzak akraba, fakat ayrı boylardan. Kürtler İran’a 5. yüzyılda gelmişken Gurmancların Batı İran’a, Irak’a ve Anadolu’ya gelişleri Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra olmuştur.”

‘Gur’luğun esasen Türklüğün temel adı olduğunu ileri süren Özüyılmaz, bu konuda farklı bir tartışmayı başlatıyor: “Hem tarihî vesikalarda hem de günümüzde Türkler, ‘Gurlular’ olarak tanınmışlardır. ‘Gurluk’ Türklerde ya ilk ya da son ad olmuştur. Uygur, Sugur, Ogur, Finogur, Ongur, Bulgur gibi çok sayıda Türk boyu vardır. 1000 yıllarında Kıpçak Türklerine Yugur oğulları denmektir. Harzemşahlar da bu zümre içerisinde yer alırken, Kıpçak, Kun ve Kuman adları ile anılan Türkler de ‘Gur’ şeklinde tarif edilmekteydi. Kısacası Türklüğün özü ‘Gur’ kelimesidir.” Özüyılmaz’a göre “Gur” kelimesinin Kürtçe (Gurmanc dili) anlamı “Kurt” demek. Kurt ise Türk topluluklarının efsanevi sembolü. Terör örgütü PKK’nın yayın organlarından Pine ve Azadiye Welat gazetelerinin çıkardıkları Ferhenggoka adındaki Kürtçe sözlükte “Gurmanco” kelimesi “efsanevi bir Kurt” olarak tarif ediliyor. İran-Tahran ve Türkmenistan-Aşkabat arasında Hazar gölünün güneyinde Gurgan adlı bir yer adının Türkçe, “kurtlar ve kurt yeri” manasına gelmesi de Gurmancların Türklüğünü ifade etdiyor. Gurmanc kelimesinin Türkiye’deki kullanımlarından bazıları da Kirmanc ve Kurmanc şeklinde. Kirman, Farsçada kurt adam, kurtlar anlamına geliyor “Gurmanc” kelimesi ise “Gur” ve akabinde aidiyet anlatan “Man” belirteci ile birleşmesinden meydana geliyor. Alman, Kuman, Kurman, Sayman, Uzman, Kahraman, Ayman gibi isimlerde de “man” eki belirteç olarak kullanılıyor. “Türk” ismine “man” eklenmesi ile oluşan “Türkmen” kelimesinin meydana geldiği gibi, Gur Türklerinin adı olan, “Gur” kelimesinin arkasına “Man” eklenmek suretiyle “Gurman” kelimesi oluşturulmuştur deniliyor. Ömer Özüyılmaz bugün Gurmanc lehçesi ile konuşan Kürtlerin kullandığı çok sayıdaki kelimenin öz Türkçe olduğunu belirtiyor. Özüyılmaz, tespit ettiğine göre Kürtçede (Gurmanc dilinde) yer alan 400 kadar öz Türkçe kelimenin olmasına karşın, bu kelimelerin Türkiye Türkçesinde yeralmıyor.

DEMİRCİ KAVA BİR TÜRK EFSANESİ
Demirci Kava adlı kişinin aslında Türk veziri Bilge Tonyukuk olduğunu söyleyen Ömer Özüyılmaz, “Şerefname’de de bu geçer. Göktürk yazıtlarında, Bilge Tonyukuk’un adı Gave olarak geçer. Aslen Çin topraklarında yaşayan bir Türk ailenin çocuğu iken, Göktürk devletinde vezirlik yapmıştır. Doğu Türkistan Türklerinde, Çin’den gelen ailelere ‘Gave’ denmektedir. Göktürklerde ve Doğu Türkistan Türklerinde vezirlerin unvanı ‘demirci’dir. Dolayısıyla Bilge Tonyukuk’un Türkçe unvanı Demirci Gave’dir. Bu benzerliğin tesadüfle açıklanmasına imkân göremiyoruz. Ergenekon destanında anlatılan hadise tamamen Demirci Gave efsanesi ile aynıdır.” diyor. Bu ve benzeri birçok Türk efsanesi, Türklerin İran’a gelmelerinden sonra Fars edebiyatına geçer. Firdevsi’nin yazdığı Demirci Kava efsanesi, Türklerin İran’a gelmesinden sonra gerçekleşir. Firdevsi de Türklerden duyduğu bu efsaneyi kaleme alır. Hem demirci kava efsanesinde hem de Türklerin türeyiş destanında bir demircinin dağı erittiği ve halkı özgürlüğe kavuşturduğu ile demircinin zalim kralı öldürdüğü aynı benzerliklerle anlatılıyor.

ENSON HABER

Paylaş:

Yorumlar

“99) KÜRTLÜK ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA” yazisina 12 Yorum yapilmis

  1. Fevzi Yavuz yorum tarihi 12 Şubat, 2008 23:54

    Enteresan bir araştırma.
    Ancak bilimsel yönü desteklenmeli,talihsiz olan şey Evren Paşanın haklı çıkacak olması.

  2. nurettin ko yorum tarihi 15 Şubat, 2008 10:30

    Sayın Haşim Söylemez:

    1.Araştırmacı-yazar Ömer Özüyılmaz beyin ilmi kariyerini merak ediyorum.
    2. Gurmanc kelimesini hangi Kürt böyle telafuz ediyor?
    3. Şimdiye kadar Kürtlerin kökenleriyle ilgili yazılıp çizilenlerden bilimsel olarak ne fark var?
    4.Bu tür yayınlar ırk milliyetçiliğini pekiştirmez mi?
    5.Türkler Kürtleşti derken zaten var olan bir Kürt milleti olması gerekmez mi? Yoksa Türklerin bozulmaları özel bir formülle mi oluyor? Etkileşim için Türk de Kürt de önceden olmalı ki böylece biri diğeri gibi olsun
    6. Kırmanç kelimesi neden analiz edilmemiş?
    7. Sayın Ömer Özüyılmaz’ın incelediği kaynakların da yazıya ilavesi daha inandırıcı olmaz mı?
    8. ”Bugüne kadar birçok bilim adamı Kürtlerin kökenini Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de araştırdı. Ancak ortaya çıkan sonuçlar meseleyi daha da içinden çıkılmaz hale getirdi.”
    Diyorsunuz ancak sayın Özüyılmaz bir araştırmacı yazar.
    9. “Türkiye’de yaklaşık 9-11 milyon arasında Kürt kökenli vatandaş yaşıyor.”Bu cümlenin kaynağı nedir?
    10. “Kimi de köken olarak Türk ya da başka halklardan olduklarını benimsemiş durumda.”
    Bahsi geçen kendini Türk kabul eden Kürtler nerede yaşıyorlar?
    11. Gurmanc kelimesi incelenirken Türkçe bir kelime olarak değerlendirilmiş olmuyor mu?
    12. “400 kadar öz Türkçe” kelimeden birkaç tanesini aktarsaydınız.
    13. “DEMİRCİ KAVA BİR TÜRK EFSANESİ” Bu çok basit bir mesele olsa gerek.yakın temasta olan milletlerin birbirlerinin kültüründen etkilenmesi gayet doğal değil mi

    Yazınızı okudum.Böyle bir yazıyı amaçsız ve aksiyon gibi bir dergiye hafif gördüm.
    Kanaatim bu tür yazılar menfi tesir yapacaktır.Çünkü bir kırmanç olarak ben rahatsızlık duydum.Beraberliğimiz sadece inancımızdan dolayıdır.Birbirimizi sevmek kabullenmek için aynı ırktan olmak gerekmiyor.

  3. serdar yorum tarihi 12 Haziran, 2009 20:56

    güney doğuda farklı bi ırk yoktur. bunu söyler ken kurtlere sözüm yok. kürtler benim kardeşimdir. biz bir bütünüz kürt türk kardeştir . kürtlerle türkler tarihte handi savaşta karşılaşmışlarda türkler kurtleri nebileyim bi ermeniler bir yunanlılar araplar gibi egemenliğine almıştır. osmanmlının selçuklunun hatta hunlulara kadar gidilgiğinde varmidir tarihte böyle bir savaş. türk kürt kardeştir orta asyada da birlikte yasşamış anadoluyada birlikte göç etmişlerdir. ben bir tarihçi değilim ben bildiğimi araştırdıklarımı söyliyorum kürtler türklerin en soylu en kahraman kavimlerinden biridir.

  4. selahattin akalay yorum tarihi 10 Şubat, 2010 00:13

    Prof.Dr Mehmet Bayraktar “KÜRTLER TÜRKLERİN NESİ OLUYOR”(*) Kıtabını telif ederken

    “BUGÜNE DEK SÖYLENENLERİ BİR YANA İTİP, GELİN YENİ BAŞTAN Kürt konusunu ÖĞRENELİM” diyor. Öğrenmeğe de kendinden başlayıp doğulu ve batılı kaynakları tarayabilmek için akademik zorunluluk olarak bildiği batı dilleri yanında Japonca, Arapça, Farsça, Kürtçe , Rusça tahsil ediyor.

    Dr.Bayraktar Kürtçenin tarih içindeki izini sürerken Vatikan misyonerlerinin yazdıkları (1683) ilk Kürtçe dilbilgisi kitabına takılıyor. Bu güzergahtan yürüyerek Oryantalistlerin Kürtler hakkındaki tezlerini iki maddede özetliyor:

    1.Kürtlerin ataları Türk olmayan kavimlerdir

    2.Zaten Türkler de Önasya’ya sonradan gelmiş bir kavimdir.

    Oysa, M.Ö. 7. Asırda yazıldığı söylenen Zerdüşti Belgesi Zend Avesta’da

    Kürtlerin atası olan Med’lerin Turani bir kavim olduğu kayıtlıdır.

    Dr.Bayraktar bu konuyu şöyle bağlamaktadır:

    “Söz konusu yöntemlerle en eski kaynakları ve belgeleri altı yıllık bir incelemeden sonra ulaştığımız sonuç şudur:Ural-Altay soylu milletlerin Anadolu, Kafkasya, Balkanlar, Suriye, Mezopotamya ve hatta Mısır gibi ülkelerde gelişleri en geç M.Ö. 6000-5000 yıllarında olmuştur. Dolayısıyla Türk soylu milletler Anadolu ve Orta doğu’da 1071’den çok önceleri vardırlar.”

    KÜRTLERİN IRKI KÖKENİ

    Oryantalistlerin Kürtlere bir ata tayin etme çabaları onların beklemediği bir sonucu da beraberinde getirecektir. Nitekim bu tayin sırasında belirtilen Sümer, Med, İskit, Elam, Hurri, Kardu kavimleri son bilgiler ışığında birer Turani kitlelerdir.

    Bugünkü şekliyle “Kürt” ismine M.S. 650’de yazılan Yenisey Elegeş yazıtında rastlıyoruz:

    “Kürt el kan alp urunu altınlık keşiğin bantım belde elim tokuz kırk yaşım..(Kürt ilinin kanı ben alp urungu, ilimin altın okluğunu belime bağladım, yaşım otuz dokuz..)

    “Görüldüğü gibi nerde Türk varsa orda Kürt vardır” demek yanlış olmuyor.

    Bu akrabalık lisanda da sürüp gider. Kürtçe de Türkçe gibi büklümlü değil eklemeli bir dildir.

    Kürtçenin kelime varlığı üzerine yapılan istatistiklerde de Kürtçedeki ağırlık Türkçeye meyleder.

    1876 da yayınlanan Kürtçe-Fransızca sözlükte ilk üç sırayı Türkçe (%37)Farsça (% 27) Arapça (%24) alır.

    Dr.Bayraktar Bu bahsi şu sözlerle özetliyor:

    Kürtlerin % 90 oranında Türk Soylu olduğu açıktır. Geri kalan % 10’luk oran asılları Fars ve Arap olan Kürtleşmiş Kürtlerdir.

    SONUÇ:

    Hucurat suresinin 13. Ayetinde:

    “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.” Buyuran yaratıcımıza hamd u senalar olsun.

    (*)Doğu ve Batı Kaynaklarına göre Kürtler Türlerin nesi oluyor. Prof.Dr.Mehmet Bayraktar 304 Sayfa 1.Baskı Beyaz Kule Ocak 2009/13 TL

  5. yaşar yorum tarihi 10 Haziran, 2010 14:15

    aslen ‘arap’ asıllı firdevsi gercekte bir türk efsanesi olan demircinin dağı eritmesi türklerin esaretten kurtulmasını anlatan bu efsaneyi evirip ,çevirip, vede aşırıp fars edebiyatına kazandırmış…oğuz bayramı(bahar bayramı) nevruz diye adlandırlmış olduğu açıkca görülüyor. orta asya ve uzak asyada tarihi kayıtlar yeniden incelenirse bu efsenenin çen eski zamanlara dayanan gercekte bir türk efsanesi olduğu görülecektir.

  6. nedim yorum tarihi 6 Temmuz, 2010 10:45

    medler ve partlar turani kavimdir her ikiside iskitlerin kolllarıdır iskit kırallarından birinin adı ‘madyes’ diye geçer. parsi’lerin hakimiyeti ve etkisiyle medler turani bir kavim olma özelligini yitirmiştir zaten ataları iskitler(sakalar)gibi konfedere bir yapıya sahip olduklarından medler parsilerin etkisinde ve baskısında kalarak zamanla dağılıp tarihten silinmiştir genisleyen ve büyüyen bir pers imparotorluğu oluşmuştu.

  7. KAZAK KÜRTLERİ.... yorum tarihi 27 Şubat, 2011 00:48

    SİZ ÇIKIN BİZİM ÜLKEMİZDEN KÖTÜ RUHLU TÜRKLER…GERÇEK KÜRTLER SİZSİNİZ BİZ ARAMİYİZ ORDAKİ ANIT AFŞAR BOYLARINA AİT MALESEF…TÜRKİYE KÜRTLERİ ARAMİLER…ARAP ASILLI BİR IRKLAR…BU DA BİR TÜRKİYE MOZAĞİ OLSUN….CİDDEN AMA ORTA ASYA’DAN GELEN KÜRT AFŞARLAR BUGÜN TÜRK KÖKENLİLER ASLINDA SAMİ ASILLILAR SADECE DİL FARKLILAŞMASI VAR ARALARINDA…GÖKTÜRKLERİN DEĞİL GÖKKÜRTLERİN DEVAMISINIZ…

  8. Kozmoz Evren yorum tarihi 26 Şubat, 2012 09:35

    Türklerle Kürtler kardeştir. Ulu önder Atatürk Anadolu’da yaşayan toplulukları antropolojik olarak inceletmiş ve aralarında önemli farkların olmadığını belirlemiştir.

    Atatürk ayrıca “Türk Tarihinin Ana Hatları” adlı tarih kitabını 1930 yılıda yazdırmıştır. Bu kitapta Türklerin Anadolu’ya, Mezepotomya’ya günümüzden 7 bin yıl önce gelmeye başladıkları belirtilmiştir. Bu kitap yüzlerce yabancı tarih kitabına dayanarak yazılmıştır. Kitap aşağıdaki linkten indirilebilir.

    https://rapidshare.com/files/1328553782/Turk_Tarihinin_Ana_Hatlari.pdf

    Tarihçi Kazım Mirşan ve Haluk Tarcan’ın bulguları da Kürtlerle Türklerin Asya’dan gelen Türk soylarından olduklarını ortaya koymuştur.

  9. Kozmoz Evren yorum tarihi 19 Temmuz, 2014 03:20

    Kürtlerin Türk kökenli olduklarını gösteren önemli bağımsız bilimsel çalışmalar vardır. Bunların önemlileri aşağıdadır.

    Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu
    * Kürtlerin Kökü.
    * Kürtlerin Türklüğü.
    * Her Bakımdan Türk Olan Kürtler.

    Prof. Dr. Bahaeddin Ögel, Prof. Dr. Hakkı Dursun, Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu,
    Prof. Dr. Mehmet Eröz, Prof. Dr. A. Haluk Çay, Prof. Dr. Bayram Kodaman
    * Türk Milli Bütünlüğü İçerisinde Doğu Anadolu.

    Türklerin Kafkasya, İran, Anadolu, Irak ve Suriye’ye M.Ö. 13 bin yıllarından beri yerleşerek yurt edindikleri, aşağıda belirtilen bağımsız bilimsel araştırmalardan da anlaşıldığı gibi artık bilimsel bir gerçekliktir.

    Prof. Dr. Eugene Pittard
    * Neolitik Devirde Küçük Asya ve Avrupa Arasında Antropolojik Münasebetler, 2. Türk
    Tarih Kongresi, İstanbul 1937.
    * Irklar ve Tarih, Tarihe Etnolojik Giriş.

    Leon Cahun, Asya Tarihine Giriş.

    Joseph de Guignes
    * Büyük Türk tarihi, Çeviren: Hüseyin Cahid Yalçın, Türk Kültür Yayını, İstanbul 1976.
    * Mémoire historique sur l’origine des Huns et des Turcs, 1748.
    * Histoire generale des Huns, des Mongoles, des Turcs el des autres Tartares
    occidentaux, 3 vols. Paris: Desaint & Saillant, 1757.

    Ord. Prof. Dr. Şemseddin Günaltay
    * Türk Tarihinin İlk Devirleri Uzak Şark, Kadim Çin ve Hind, Millî Mecmua Basımevi,
    İstanbul 1937.
    * Türk Tarihinin İlk Devirlerinden Yakın Şark, Elâm ve Mezopotamya, Türk Tarih
    Kurumu Yayınları, 1937.
    * Yakın Şark II, Anadolu, En Eski çağlardan Akamenişler İstilâsına Kadar, Türk Tarih
    Kurumu, Ankara 1946.
    * Yakın Şark III, Suriye ve Filistin, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1947.
    * İran Tarihi, En Eski çağlardan İskender’in Asya Seferine Kadar, Türk Tarih Kurumu,
    Ankara 1948.
    * Yakın Şark IV, 2. Bölüm, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1951.

    Prof. Dr. Afif Erzen
    * Doğu Anadolu ve Urartular, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1992.

    Prof. Dr. Oktay Belli
    * Doğu Anadolu’da Yeni Arkeolojik Keşifler: Van-Yedisalkım (Put) Köyü Boyalı
    Mağara Resimleri, Tarih Dergisi, 28-29, 1975.
    * New light on the Earliest Art of Anatolia: KIZLARIN MAĞARASI (The cave of the
    maidens), Turkish Treasures, 1978.

    Prof. Dr. Kılıç Kökten, Kars Çevresinde Diptarih Araştırmaları ve Yazılıkaya Resimleri, Atatürk Konferansları (V, 1971-1972) 1975.

    Muvaffak Uyanık, Petroglyphs of South-Eastern Anatolia, Graz 1974.

    Prof. Atakişi Celiloğlu Kasım,
    Sümerce Kesinlikle Türk Dilidir, İstek Vakfı yayınları, İstanbul 2001.

    Prof. Dr. Çingiz Karaşarlı (Chingiz Garasharly)
    * The Turkic Civilization Lost in the Mediterranean basin, Baku 2011.
    * Troyalılar Türk İdiler, Elm ve tahsil, Bakı 2013.

    Uydurma tarih kitaplarında Kürtlerin “ataları” diye gösterilmeye çalışılan Metler (Medler), Sümerler ve Akatlar gibi Türk kökenlidir. Bunun için, ulu önder Atatürk’ün 1930 yılında yazdırdığı “Türk Tarihinin Ana Hatları” kitabı okunmalıdır.

    “Türk Tarihinin Ana Hatları” yapıtının özgün elektronik kopyası aşağıdaki linklerden indirilebilir.
    http://www.scribd.com/doc/92055715/Türk … tlar%C4%B1
    http://www.mediafire.com/file/1z1asn3yh … atlari.pdf

    Bu yapıtın güncellenmiş kolay anlaşılan kopyası da aşağıdaki linkten indirilebilir.
    http://www.mediafire.com/download/xhrrr … Guncel.pdf

    Kozmoz

  10. Kozmoz Evren yorum tarihi 22 Temmuz, 2014 01:41

    Yukarıdaki linklerde yanlışlık olmuş, özür dilerim. Doğru olanları aşağıdadır.

    Türk Tarihinin Ana Hatları özgün
    http://www.scribd.com/doc/92055715/Turk-Tarihinin-Ana-Hatlar%C4%B1
    http://www.mediafire.com/file/1z1asn3yhidwen9/Turk_Tarihinin_Ana_Hatlari.pdf

    Türk Tarihinin Ana Hatları güncel
    http://www.mediafire.com/download/xhrrrd07ovdj482/TurkTarihininAnaHatlari-Guncel.pdf

    Kozmoz

  11. Halil yorum tarihi 23 Eylül, 2015 17:35

    Bu da benim teorim.
    Türk kelimesi de Kürt kelimesi de Yurt (çadır) kelimesinden geliyor. Bu ismi Türklere Çinliler Kürtlere araplar verdiler.
    Nasıl mı Yerleşik Çin toplumunun (aslında onlar da an kökten Sinik çinliler Çin’e çok daha sıonra geldiler e ski Çin kültür ve medeniyeti ile alakası yoktur) çevresinde yaşayan Curtlu (Tsurtlu = böyle teleffuz da var mesela Altayca’da) (çadırlı) Yurtlular dedikleri için Türk adı çıktı.
    araplar iran’ı işgal etmeye başladıklarında abadan civarında ellerinde uzun oklarla ve mızraklarla (ciritler) göçebe çadırlarda yaşayan Halaç Türkleri ile karşılaştılar. bunlar Fars olmadıklarını anladılar farklıydılar. Onlar da kendilerini yurtları ile özdeşleştirerek tanıtıyorlardı. Halaçlar ve diğe Türk toplumları ”curtum, Curtluyuz” gibi kendini tanıtıp, elindeki silahı ”cirit” ‘cürüt” diye tanıtınca araplar da Curuti kuruti” Ekrad demeye başladılar kuzeye dğru gittikçe omlardan daha çok lduğunu gördüler ite o kuzeye doğru olanlar Sasabi şahlarını bizans sınırına yerleştirdikleri oğu türk asıllı göçebe topluluklar dı onlar şimdiki kürtlerin adını alıyor. büyük türk grubu içinde nasıl aşıret isismleri ile anılıyorsa yörük türkmen kar eçii varsak, bayat, yazır gibi Onlar da kendi aşiretlerinin adları ile anılıyorladı Yalnız Farsça ve siyasal Kürtçülük bu adları çarpıttı
    işte Kürtlerin millii; bırakın milliyi tam tesanütlü etnik bir grup olarak ortaya çıkamamalarının, tarihe Araplar oralara gelip o ismi kayda geçirmeden öncesine yok muş gibi olmalarının sebebi bu.
    anıtları yazamadım isyen bulur
    O çağa gidip zamanın şartlarına göre empati yapmak ilk şart

  12. Kozmoz Evren yorum tarihi 25 Eylül, 2018 22:57

    Halil Bey,
    Tam bir masal anlatmışsınız. Yazdıklarınızın hiç bir bilimsel dayanağı yok. Yazdıklarınızın kaynağı nedir ?

    Kozmoz

Yorum yap