79) ENERJİ SAVAŞLARI VE TÜRKİYE (1)

Yayin Tarihi 12 Ocak, 2008 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

ENERJİ SAVAŞLARI ve TÜRKİYE’nin ROLÜ… (1)

 

 

ABD enerji kaybediyor
Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkmenistan ve Kazakistan’la anlaşma imzalayarak, Türkiye’yi enerji koridoru haline getirmeyi hedefleyen ABD projelerini çöpe attı

Nabucco nedir?
Nabucco boru hattı, Türkiye’den AB ülkelerine doğal gaz taşımak amacıyla yapılması düşünülen uzun geçişli bir boru hattı taşımacılığı projesidir. Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaki Rusya’dan yapılan sevkiyata alternatif olması amacıyla daha çok ABD ve AB tarafından desteklenmektedir. 2007 yılının ortalarında Rusya’nın, Orta Asya’daki, hattın büyük doğal gaz tedarikçileri olan Kazakistan ve Türkmenistan’la büyük miktarlarda doğal gaz alım sözleşmeleri imzalayası ile ile büyük oranda sekteye uğradığı iddia edilmektedir. Hattın tam kapasitede karlı olabilmesi için gereken doğal gaz üretiminin halen İran’a uygulanan ambargo nedeniyle bu ülkeden de sağlanamayacak olması, hattın geleceğinde büyük soru işaretleri oluştursa da ABD hükümetinin projenin geleceğine olan iyimser bakışının devam ettiği açıklanmıştır.


Türkmen ve Kazak gazını Rusya’ya kaptıran Türkiye, 85 milyar metreküplük gaz potansiyeli bulunan Hazar’dan, Şahdeniz hattı sadece 6.6 milyar metreküp gaz alabiliyor. Nabucco Boru Hattı’nın devreye girmesi için bu miktar yeterli değil.


Enerji tartışmaları yeniden dünyanın ana gündem maddesi oldu. Başbakan Erdoğan’ın ziyaretiyle başlayan Washington-Ankara yakınlaşmasına karşın, İran’ın  doğalgaz kartını devreye sokması, Türkiye’nin ve Türkiye üzerinden enerji temin eden Avrupa’nın gazını kesmesi de  bu tartışmaların doğal olarak alevlenmesine neden oldu. Geliyorum diyen kriz, Rusya’ya alternatif olarak Türkiye’yi enerji koridoru haline getirmeyi hedefleyen ABD projelerinin çok da geçirli olmadığını, bölgede Moskova’nın içinde olmadığı formüllerin hayat bulamayacağını ortaya koydu. Aslında Rusya alternatif arayışlarını Kazakistan ve Türkmenistan’la yaptığı gaz anlaşmaları ile çoktan bertaraf etmişti. Türkmen ve Kazak doğalgazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan Nabucco Boru Hattı daha doğum aşamasındayken fiilen ölmüş, ABD de önemli bir mevzi kaybetmiş oldu.

Petrol de muamma
Petrol kaynaklarında da soru işaretleri var. Türkiye 4 milyon varillik Hazar petrol rezervlerinin sadece 1 milyon varilini kullanabiliyor. Boru hattına Kazak petrolünün dahil edilmesi bu nedenle kritik önemde. Prensipte katılmaya ’evet’ diyen Kazakistan, Azerbaycan ile görüşmelerini halen sürdürüyor.  Ancak Kazak petrolünün taşınması için düşünülen bir diğer boru hattı projesi olan Samsun-Ceyhan’da halen sonuç alınabilmiş değil. Ne Enerji Bakanı Hilmi Güler’in ne de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ziyaretinde bu konuda bir karar alınabildi. Samsun-Ceyhan’a petrol vermeyi reddeden Rusya, Bulgaristan ve Yunanistan ile petrol boru hattı anlaşması imzaladı. Türkiye, kısa vadede şimdilik Azerbaycan ve İran ile alım anlaşmaları yapabildi. Irak ve Mısır’dan gelecek doğalgaz içinse zamana ihtiyaç duyuluyor


Bir dizi problem var
Enerji uzmanları ve stratejistler, öncelikli olarak Türkiye’nin enerji politikalarında önümüzdeki dönemlerde sıkıntı çekilirse bunun nedenlerinin geçmiş dönemlerde aranması gerektiğini de ifade etmekte. BOTAŞ eski genel müdürlerinden Mete Göknel, Türkiye’nin her konuda enerji özellikle de göz politikalarına yönelik olarak hatalar yapabildiğini ifade ediyor. Göknel’e göre, arz güvenliği başta olmak üzere, projelerin oluşturulmasına, hatta ihalelere kadar bir dizi konuda önemli hatalar yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Dolayısıyla bugün BOTAŞ ve Türkiye’nin gaz politikalarında önemli bir sorun da yaşanıyor. Göknel’e göre bu Türkiye’nin içerisine yönelik sorunlara paralel olarak enerji diplomasisinde de bir dizi problem mevcut. Rusya’nın son atağı öncelikli olarak önemli bir adım. “Bu adım, sadece Türkiye’yi değil aynı zamanda bölge ülkelerini de yakından ilgilendiriyor” diyen Göknel konuyla ilgili olarak şunları ifade ediyor: “Rusya’nın enerji ile ilgili olarak bölgede son yaptığı anlaşmalar elbette ki büyük önem taşıyor. Bu sadece Türkiye’yi değil, AB başta olmak üzere bütün batılı ülkeleri yakından ilgilendiren bir konu. Rusya bir anlamda enerji diplomasisinde önde olduğunu da göstermiş oldu. Bu, bence dünyaya verilmiş önemli bir diplomatik mesaj.”


Türkmen gazı üzerine plan yapmak yanlış olur
Türkmenistan’ın önemli rezervlerinin olduğunu ancak bu rezervlerinin ne kadar olduğunun tam olarak bilinmediğini belirten Mete Göknel, “Kabul ediyoruz ki Türkmenistan’ın çok önemli doğal gaz kaynakları mevcut. Ancak bu doğalgaz nasıl çıkarılacak? Türkmenler bunun için gerekli olan olan tesisleri nasıl kuracak. Türkmenistan bu konuların tamamında Rusya’ya bağlı durumda. Eğer biz bu yapılan anlaşmalar üzerine bir değerlendirme yapacaksak, bunları da göz önünde bulundurmalıyız” dedi. Türkmenistan’da gaz aranmasının yanında gaz üretiminin de zor olduğunu belirten Göknel, Türkmenistan’ın bu konuda da yeterli teknolojiye sahip olmadığını kaydetti. Doğal gaz işleme tesisleri konusunda yeterli teknolojiye sahip olunmaması durumunda dışarıya bağımlılığın söz konusu olacağını dile getiren Göknel, “ Türkmenistan bu konuda dışarıya bağımlı. Türkmenistan gaz bulsa bile büyük bir olasılıkla bu gazın işlenmesini yine Ruslar yapacaklar. Dolayısıyla bu ülke düşünülerek yapılacak planlar şu anda netlik kazanmayacaktır” şeklinde konuştu.

Rusya Türkiye’yi devre dışı bıraktı
Türkiye’de yaşanan sıkıntıların Karadeniz enerjisinin kullanılamamasından kaynaklandığını belirten Mete Göknel, “ Karadeniz önemli bir aktör olarak kullanabilse Asya’dan Avrupa’nın içlerine kadar önemli açılımlar elde etmiş olunacak” dedi

AB ülkeleri olmasa dahi Türkiye’nin gaz projelerine yönelik olarak Orta Asya’nın  önemli bir alternatifi olduğunun altını da çizen Göknel, büyük bir sanayi tüketicisi konumunda olacak olan Çin’in çok önemli bir pazar konumuna geldiğini kaydederek şunları söyledi: “Batı Avrupa’nın artık pazar olarak düşünülmesi ve gazın buraya pazarlanmak istenmesi, Orta Asya Cumhuriyetlerine cazip gelmeyebilir. Bunun için alternatif projelerin üretilmesi gerekiyor. Çünkü çok büyük bir alternatif şu anda  onların önünde uzanmakta. Bu da ekonomisi her geçen gün büyüyen, iç pazarı önemli derece de tüketen bir Çin ile, takriben onun özelliklerine sahip olan Hindistan. Her iki ülkede sanayisini yani sanayide kullandıkları elektiriği tamamıyla doğal gaza ve kömüre bağlamış durumda. Çin’in elindeki kömür rezervleri sanayisi için yetmiyor. Aynı zamanda arz güvenliği açısından doğal gaza ihtiyaç duyuyor. Aynı şeyleri Hindistan için de söyleyebiliriz. Bu açıdan bakıldığı zaman, kısa bir süre içerisinde her iki ülkenin de hem üretim, hem de iletim ülkesi olacaklarını söyleyebiliriz” diye konuştu.

Moskova önde
Mevcut şartlar içinde değerlendirildiğinde, Rusya’nın Türkiye’yi enerji boru hatları noktasında by-pass ettiğini söylemenin doğru olabileceğini ifade eden Göknel, “Kabul etmek gerekir ki eğer bunun adı by pass ise Rusya bunda başarı oldu. Bu şartlarda bunu kabul etmek gerekiyor. Elbette ki bir çok şey daha sonra değişebilir, o zaman da daha farklı bir durum ortaya çıkabilir. Diplomatik ilişkilerde bunu böyle görmemiz mümkün olabiliyor. Benim belirtmek istediğim, sadece Türkiye’nin bu noktada yaptığı hatalar değil. Hatalar proje bazında yapılmıyor. Anlaşmalar yapılmadan, alt yapı oluşturulmadan adımlar atılıyor ve ucu açık işler yapılıyor. Bugün Azeri gazı ve İran gazı projelerde yeterli olabilir mi? Bunun cevabını veremiyoruz. Aynı şekilde Türkiye projelerini kurtarabilir mi bunun cevabını da veremiyoruz. Çünkü Türkiye’nin yaptığı hesaplar yanlış, hatta hesap yapılmadı demek daha doğru” şeklinde konuştu.


ABD: İran güvenilmez doğal gaz kaynağı
Washington, Türkiye ve İran arasında imzalanan enerji anlaşmalarına karşı olan  tavrını  sürdürüyor 
ABD Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Türkiye’ye doğal gazı kesmesinin ardından Türkiye’nin de Yunanistan-İtalya boru hattı aracılığıyla doğal gazı kestiğini belirterek, “bu durumun, Avrupa ülkelerinin doğal gazı birçok kaynaktan ve farklı yollardan almasının önemine işaret ettiğini” kaydetti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcülüğü tarafından, daha önce günlük basın toplantısında alınan bir soru üzerine yayınlanan açıklamada, “Türkiye geçici olarak Türkiye-Yunanistan-İtalya boru hattının Türkiye-Yunanistan bölümüne gaz aktarmayı durdurdu. Türk boru hattı şirketi BOTAŞ, Yunan gaz iletim şirketi DEPA’ya önceden bu durum hakkında bilgi verdi. Yunan hükümeti, yeterli rezervleri bulunduğunu ve diğer kaynaklar aracılığıyla bu beklenmedik durumu karşılayacağını bildirdi” denildi. Açıklamada, söz konusu doğal gazın Türkiye’ye ait olduğu ve Türkiye’nin bu doğal gazı, Azerbaycan’ın da aralarında olduğu başka ülkelerden aldığı, bir kısmını Yunanistan’a gönderdiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu doğal gazın sadece “Azeri gazı” olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı kaydedildi.

BM kararlarına ters
Açıklamada, “Türkiye’deki ağır kış koşulları dolayısıyla artan doğal gaz tüketimi bu sonuca katkıda bulunmakla birlikte, biz bu kesintinin temel nedeninin bir doğal gaz kaynağı olarak İran’ın güvenilmezliği olduğunu not ediyoruz. İran, 1 Ocak itibariyle Türkiye’ye gaz ihracını yüzde 75 oranında azalttı ve 7 Ocakta da toptan kesti. İran ile yapılan iş anlaşmaları, bu ülkenin nükleer faaliyetlerine ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymasını sağlamaya yönelik uluslararası çabaların altını oyuyor. Ek olarak petrol ve doğal gaz yatırımları, ABD politika ve kanunları çerçevesinde endişeleri artırıyor. Bu mesele Türk hükümetine üst düzeyde iletildi” ifadeleri kullanıldı.

Yarın :  AB dondu kaldı

::.. Fatih Erboz..::

 

 

Yorumlar

Yorum yap