59) KURTULUŞ SAVAŞINDA, ATATÜRK’ÜN SUBAYLARA HİTABI

Yayin Tarihi 6 Haziran, 2008 
Kategori ATATÜRK

KURTULUŞ SAVAŞINDA ATATÜRK’ÜN SUBAYLARA HİTABI

image00117.jpg

 Mustafa Kemal Atatürk’ün, 31 Temmuz 1920 tarihinde, Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylara hitaben yaptığı konuşmanın tam metni:

Millet, bağımsızlığını ordudan bekler’


Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil Eden subaylardan bekler. Işte subayların yüce olan vazifesi budur. 


Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.

Efendiler !

Eski silah arkadaşlarımla böyle yakından ve samimi temasta bulunmaktan büyük vicdani zevk hissediyorum. Sizinle oturup uzun hasbıhal etmek isterdim. Fakat çoksunuz; müsait yer de yok. Bu sebeple hissiyatımı birkaç cümle İle mülahaza etmekle yetineceğim.
Arkadaşlar!
İngilizler ve yardımcıları, milletimizin bağımsızlığını imhaya karar vermişlerdir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine borçlu değildir.

Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete, hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerin tabiatında en yaratılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvede, mücadele ile mahfuz bulundurulur. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur.


Dünyada hayat için, insanca yaşamak için, bağımsızlık lâzımdır. Bağımsızlık sahibi olmak için, kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder. Kuvvet ordudur.

Ordunun hayat ve saadet kaynağı, bağımsızlığı takdir Eden milletin, kuvvetin lüzumuna olan vicdanı imanıdır.

İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke şartlarının tatbikatı ile silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar.Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler.

Ordumuzu tamamen lağvederek, milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de, izzetinefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla, milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak planını takip ettiler ve ediyorlar. Her halde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu.

Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır.
Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta, engeller ve müşkülat kalmaz.

Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz vaziyete göre subaylar heyetimize düşen vazifenin mahiyeti, ehemmiyeti ve kıymeti kendiliğinden meydana çıkar.


Milletimiz hür ve bağımsız yaşamak lüzumuna tam bir iman ile kani olmuş ve buna kati azim ile karar vermiştir. Zaman zaman, şurada burada üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması, hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imanına sekte vurmamıştır ve vurmayacaktır. Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lazım olduğunu söylediğim kaynak ki, milletin vicdanı-imanıdır, mevcuttur.

Ordu ise, arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur. Malum bir askeri hakikat, felsefi hakikattir; “ordunun ruhu subaylardadır.”

O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve, ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir.


Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil Eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce olan vazifesi budur.

Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.


Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılardan üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle, giriştiğimiz Bağımsızlık mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler.


Şahsi ve özel hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıfının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler.


Çünkü düşmanlarımız herkesten evvel onları öldürür.


Onları aşağılar ve hor görürler.


Hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz.


Onun yaşamak için bir çaresi vardır. Şerefini korumak!
Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına atmaktır.
Dolayısıyla subay için “ya istiklâl, ya ölüm” vardır.


Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!’


Mustafa Kemal


Kaynak:

* Afyon’da çıkan Ikaz Gazetesi’nden aktaran: Anadolu’da Yenigün Gazetesi, 10 Ağustos 1920.

* Atatürk’ün Bütün Eserleri, c.9, Kaynak Yayınlan, Istanbul. Ekim 2002, s. 112-113


Paylaş:

Yorumlar

“59) KURTULUŞ SAVAŞINDA, ATATÜRK’ÜN SUBAYLARA HİTABI” yazisina 6 Yorum yapilmis

  1. BÜYÜK TÜRKELI yorum tarihi 8 Haziran, 2008 01:32

    ALLAH sizlerden razi olsun güncellesdirdiginiz icin dahasini bekleriz
    BÜYÜK TÜRKELI

  2. Samet Acar yorum tarihi 13 Haziran, 2008 11:47

    HER TÜRK ATATÜRK’Ü İZLEMELİDİR.DÜNKÜ POLİTİKA BUGÜNDE GEÇERLİDİR.ATATÜRK’ÜN DÜŞÜNCELERİ,SÖYLEMLERİ,ÖZDEĞİŞLERİNİN TÜMÜ BUGÜN TAM ANLAMIYLA GEÇERLİDİR.BU SİVİLLERE OLDUĞU GİBİ ASKERLERE DE AYNEN GEÇERLİLİĞİNİ İFADE ETMEKTEDİR.”YÜKSEK TÜRK KÜLTÜRÜ İLE HAŞI NAŞIR OLAN TÜRK GİBİ YAŞAYAN,TÜRK DİLİNİ KONUŞAN,TÜRK KÜLTÜRÜNÜ YAŞAYAN,GELENEK,GÖRENEKLERİNİ YAŞAYAN, KİŞİ ,ÖNCEDENMENŞEYİ NEOLURSA OLSUN,TÜRKTÜR.ACAROĞLU

  3. Ertuğrul Kapusuzoğlu yorum tarihi 23 Mayıs, 2009 10:46

    Çok iyi bildiğimi zannettiğim bir konuda…
    Bilmediğimi öğrenmek ne güzel.
    Kemal Paşaya bir adım daha yaklaşmak.
    Allah Rahmet eylesin.
    Mekanı muhakkak cennet.

  4. mehmet kurthan yorum tarihi 9 Kasım, 2009 09:41

    Bugün TSK tarihte hiç olmadığı kadar ORGANİZE ve PLANLI bir saldırı ile karşı karşıyadır.. Saldırının diş mihrakları: AB-ABD’dır.. İç mihraklar ise AKP- DTP- YANDAŞ MEDYA- BESLEME BASIN’dır.. TSK Komuta kademesini, adını ERGENEKON koydukları bir terör örgütü ile ilişkilendirip DARBECİ ilan ediyorlar.. Diğer yandan, eli kanlı teröristleri dağdan indirip bir KAHRAMAN gibi kucaklıyorlar.. TSK’yı lağvedip yeni bir ORDU kurmaktan söz ediyorlar.. Unutulmasın ki: Türkiye bu netameli coğrafyada 86 yıldan beri dimdik ayakta ise; bunu AKP zihniyetideki siyasi partilere değil, KAHRAMAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’ne borçludur

  5. gülseren doğan yorum tarihi 26 Ekim, 2010 22:21

    size katılmıyorum

  6. Can Bilgiç yorum tarihi 6 Ocak, 2012 20:00

    Bu görüş e katılmayanlar, (Tarih te fazlası ile vardır örnekleri)zaten ne yaptıklarını bilen, işbirlikçi liberal, fetoş, tayyoş tayfası ve AB. ABD yanlısı zat ı zevat lar dır, dolayısı ve nazarı itibarı ile ”HAİN” DİR!….

    Bugün TSK tarihte hiç olmadığı kadar ORGANİZE ve PLANLI bir saldırı ile karşı karşıyadır.. Saldırının diş mihrakları: AB-ABD’dır.. İç mihraklar ise AKP- DTP- YANDAŞ MEDYA- BESLEME BASIN’dır.. TSK Komuta kademesini, adını ERGENEKON koydukları bir terör örgütü ile ilişkilendirip DARBECİ ilan ediyorlar.. Diğer yandan, eli kanlı teröristleri dağdan indirip bir KAHRAMAN gibi kucaklıyorlar.. TSK’yı lağvedip yeni bir ORDU kurmaktan söz ediyorlar.. Unutulmasın ki: Türkiye bu netameli coğrafyada 86 yıldan beri dimdik ayakta ise; bunu AKP zihniyetideki siyasi partilere değil, KAHRAMAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’ne borçludur!

Yorum yap