277) Çağlar Boyu Tahtın Simgesel Anlamları Işığında TÜRK TAHTLARI

Yayin Tarihi 15 Ocak, 2015 
Kategori KÜLTÜREL

Çağlar Boyu Tahtın Simgesel Anlamları Işığında

TÜRK TAHTLARI

image004

Araştırmamız, tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin tahtlarını konu almaktadır. Selçuklu ve Osmanlı tahtları hakkında daha önce lisans tezi düzeyinde bazı araştırmalar yapılmıştrr1. Ancak bunlar, tahtın daha çok tipolojik açıdan incelendiği araştırmalardır.

Türklerin İslamlığı kabulünden önceki dönemde kullandıkları tahtlar ise hiç araştırılmamıştır. Bu nedenle daha geniş kapsamlı, tahtın anlamsal boyutunu da ele alan, taht tiplerinin doğusundaki etkenleri ve bunların simgeledikleri anlamları, tahtlarda kullanılan malzeme, renk ve süslemelerin simgesel niteliğini sorgulayan bir araştırmanın gerekliliğine inandık.

Bu amaçla önce, tahtın sözcük anlamı üzerinde durduk. Türklerin tarih boyunca taht karşılığında kullandıkları sözcükleri araştırdık. Daha sonra tahtın simgesel anlamlarını ayrı bir bölümde topladık. Bu bölümde önce, tahtın en bilinen simgesel anlamı olan egemenlik simgesini ele aldık. Daha sonra, tahtın daha az sözü edilen dinsel anlamını araştırdık. Son olarak da tahtın neredeyse hiç sözü edilmeyen kozmolojik anlamını ele aldık. Bu anlamları araştırırken Türklerle ilişkili bir coğrafik çevredeki çeşitli kültürlerin tahta yükledikleri anlamları da değerlendirmeye çalıştık.

Türk tahtlarının malzeme, renk ve tipolojik açıdan incelenmesini ise İslamlık öncesi ve sonrası olarak iki ayrı bölümde inceledik. Böyle bir bölümleme yapmamızın nedeni, dinsel inançların tahtlar üzerindeki etkilerini saptadıktan sonra, Türklerin yeni bir dini kabul etmeleriyle tahtlarının değişip, değişmediğini saptamaktı. Ayrıca Islamlık öncesi kurulan Türk devletlerinden günümüze gelen taht örneği olmadığından araştırmamızı görsel ve yazılı kaynaklara dayandırarak yaptığımız için, devletlere ya da tarihsel dönemlere göre bölümleme yapmanın hatalı olacağını düşündük.

Katalog bölümüne ise yalnızca günümüze gelebilmiş Türk tahtlarını ve öteki kültürlerin tahtlarını alarak, mobilya sanatının gelişimi içinde ölçüleri ve tanımlarıyla taht tiplerini saptamaya çalıştık. Bu nedenle araştırmamız sırasında yararlandığımız taht betimlerini katalog bölümüne almadık.

Araştırmamız sırasında bizi bu araştırmaya yönelten nedenlerden de biri olan, Türk tahtları ile ilgili araştırmaların yukarıda sözü edilen iki kaynak ve bir kaç makaleyle sınırlı olduğunu gördük. Çalışmamızda örneklerini verdiğimiz çeşitli kültürlerin tahtlarıyla ilgilenenlerin de pek fazla olmadığını anladık. Bu duruma olasılık vermediğimiz için, bilgi işlem merkezleri, yurt dışındaki büyük yayınevlerinin katalogları ve internet aracılığıyla taradığımız yayın listesinin kısalığı bizi şaşırttı. Bu yayınların çoğu da tahtın tipolojik incelemelerinden oluşuyordu. Tahtın analamsal boyutunu da ele alan sınırlı sayıda bazı yayınlar ise bizi bu konuda çalışmaya yüreklendirdi. Bunlardan biri Jeannine Auboyer’in Le Trone et son Symbolisme dans L’Inde Ancienne adlı kitabı ve yine aynı yazarın Un aspect du symbolisme de la souverainete dans l’Inde d’apres l’iconographie des trones adlı makalesi, konuya bakış açımızı doğrulayan kaynaklar olarak yararlandığımız çalışmalar oldu.

Tahtın dinsel anlamını ele alırken çeşitli kültürlerin dinleri hakkında dilimize yakın zamanda çevrilen Joseph Campbell’in Tanrıların Maskeleri dizisinde yer alan dört kitabı, Samuel Henry Hook’un Ortadoğu Mitolojisi adlı yapıtı, Sir James Frazer’in The Golden Bough adlı yapıtı ve hükümdarın dinsel kimliğini belirgin bir biçimde ortaya koyan Henry Frankfort’un Kingship and Gods adlı yapıtı sık sık başvurduğumuz kaynaklar oldu. Türklerin Islamlık öncesi inançları hakkında da Jean- Paul Roux’nun Türklerin ve Moğolların Eski Dini adlı yapıtı ile Anohin’in Şamanizm üzerine makaleleri yararlandığımız başlıca kaynaklar oldu. Tek tanrılı dinlerde taht kavramının incelenmesi için de kutsal kitaplara başvurduk.

Ayrıca çeşitli antik kültürlerin edebi kaynaklarında tahtın ele alınışını da incelemeye çalıştık. Sümer edebiyatının en güzel örneklerini kitabında toplayan Samuel Noah Kramer’in Tarih Sümer’de Başlar adlı yapıtı, antik kültürlerin edebi kaynaklarının değerlendirilmesi konusunda bize yol gösterici oldu. Mitolojide tahtın ele alınışını ise dilimize çevrilen destan ve efsaneler yoluyla incelemeye çalıştık. Sümer edebiyatının en önemli destanı olan Gılgamış Destanı’nı, Yunan edebiyatının anıtsal örnekleri Homeros’un Odysseia ve Ilyada adlı yapıtlarını, Hesiodos’un Theogonia Destanını inceledik. Türk tahtlarıyla ilgili olarak da edebi kaynaklara yöneldik. Oğuz Kağan Destanı, Dede Korkut Destanı Manas Destanı gibi yapıtların yanı sıra, Reşit Rahmeti Arat’ın derlediği Uygur şiirleri, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig adlı yapıtı, Hüseyin Namık Orkun’un Eski Türk Yazıtları adıyla yayınladığı Kök Türk anıtları üzerindeki metinleri ve Irk Bitiğ gibi bazı el yazmalarını içeren dört ciltlik yapıtı en çok başvurduğumuz kaynaklar oldu. Tahtlarda yer alan simgelerle ilgili olarak da Mircea Eliade’nin Imgeler Simgeler ile Kutsal ve Dindışı adlı yapıtları ile George Ferguson’un Signs & Symbols in Christian Art adlı yapıtı yol gösterdi. Ayrıca günümüze gelebilen Türk tahtlarının da Osmanlı öncesi dönemden neredeyse yok denecek kadar az olması, bizi betimleri değerlendirmeye yöneltti. Von Le Coq’un Orta Asya duvar resimleri, kabartma ve heykellerini topladığı yapıtı bu konuda başlıca kaynak oldu. Taht betimleriyle ilgili bazı araştırmalardan da yararlandık.

Bazı yazılı kaynaklar da günümüze gelmemiş olan tahtlarla ilgili belgesel değerde yapıtlar olarak, sık sık başvurduğumuz kaynaklar oldu. Özellikle yabancı elçilerin sefaretnameleri, seyahatnameler ve saray çevresinden bazı kişilerin kaleme aldıkları anılar, tahtlarla ilgili ip uçlarını yakalamamıza yardım etti. İslamlık öncesi için Eduard Chavannes’nın Bizans elçisi Zemarkhos’un seyahat raporunu tarihçi Menandros’tan naklen anlattığı Documents sur les Tou-kie ve Bizans elçisi Priskos’un seyahatnamesi ile Çin elçisi Wang Yen-Te’nin seyahatnamesi en çok yararlandığımız kaynaklar oldu. Islamlık sonrası dönem için Ibn-i Bibi’nin Selçuknamesi ve Ibn-i Batuta’nın seyahatnamesi Karl Tebly’nin Dersaadet’te Avusturya Sefirleri, J.B. Tavernier’nin A New Relation of the Inner Part of the Grand Seignor’s Seraglio, Antoine Galland’ın Istanbul’a Ait Günlük Anılar adlı kitabı gibi yapıtlara sık sık başvurduk. Ayrıca Osmanlı tahtlarıyla ilgili olarak Topkapı Saray Arşivi’nde bulduğumuz bazı belgeleri de değerlendirmeye çalıştık.

Simge Özer Pınarbaşı

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi

NOT: Bu çalışma sayın Simge Özer Pınarbaşı’nın doktora tezidir. Türk kültür tarihine yaptığı katkıdan dolayı teşekkür ederiz.

Çalışma dosya(pdf) halinde sunulmuştur: caglar-boyu-turk-tahtlar

image001

“Toprak Tanrıçası”, Pazırık Örtüsü’nden detay

İ.Ö. 200-100, Hermitage, Leningrad.

image002

“Kanuni’nin Erdel Prensini Kabulü”, Minyatür

image003

Sultan IV. Murad’ın seferde kullandığı taht

 

 

Hazırlayan: Yılmaz Karahan

Yorumlar

Yorum yap