252) DEVLET BAHÇELİ’DEN KRİZ UYARISI!

Yayin Tarihi 11 Ağustos, 2010 
Kategori SİYASİ

Bahçeli’den ‘9 kriz’ uyarısı

devlet-bahceli.jpg

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ülkemizin güvenliğini, birliğini ve bütünlüğünü hedef alan husumet cephesinin, hayata geçirmeye çalıştığı alçak senaryolar karşısında yüreğinde vatan, bayrak, millet sevgisi olan hiç kimsenin daha fazla hareketsiz kalması artık beklenmemelidir” dedi.

Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada, Türk milletinin birliğine, huzuruna ve refahına yönelik tehditlerin hız kazandığını, tarihi bir buhran halinin giderek yaklaştığını belirtti.

Türkiye’nin karşısındaki tehlikenin, geride kalan yıllarda yaşanan rejim bunalımları, darbe tehditleri, ekonomik krizler ve toplumsal gerilimlere nazaran doğuracağı ağır sonuçlar bakımından çok daha ciddi ve çok daha önemli olduğunu ifade eden Bahçeli, devlet ve toplum hayatını bugüne kadar ayakta tutan değerler sisteminin tamamen aşındırıldığını, Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan çökertilmesi maksadıyla sistemli bir saldırının ısrarla sürdürüldüğünü savundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, devlet ve millet olarak bir beka sorunuyla yüz yüze olduğunu öne süren Bahçeli, Türkiye’nin gerilimin had safhaya ulaşarak kontrolden çıkabileceği, çatışma riski yüksek bir bunalım ortamına sürüklendiğini bildirdi.

İç ve dış güvenlik tehditlerinin ağırlaşması, iç çatışma ortamına zemin hazırlamayı amaçlayan tahriklerin tırmanması ve “yönetimin gaflet sınırlarını aşan siyaseti”nin Türkiye’yi uçurumun kenarına getirdiğini iddia eden Bahçeli, “Önümüzdeki dönemde, geçmişte parçalı yapılar olarak karşılaştığımız dokuz ana kriz dinamiği, aynı zaman diliminde buluşacak ve aynı eksen etrafında dönerek, çok güçlü bir çekim ve yıkım alanı yaratacaktır. Türkiye ve Türk milleti, oluşan tahribatın enkazıyla katlanarak büyüyen bu anaforun giderek artan yıkıcı etkisi altında kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, şunları kaydetti:
“Bugün Türkiye, milli birliği ve üniter devlet yapısını yıkmayı amaçlayan senaryoların açıkça ve tahriklerin hayasızca sahnelendiği, teröristin makbul görüldüğü, bölücülüğün itibar bulduğu, dağdan şehre inenin törenlerle karşılandığı, şehadetin küçümsendiği, şehidin incitildiği, gazinin eşkıya ile bir tutulduğu, Başbakanı tarafından 36’ya ayrılmak istenen bir milletin kardeşliğini ısrarla korumaya çalıştığı, eli kanlı PKK projelerinin el değiştirerek, son yıllarda hükümet tarafından taşınmaya başlandığı, terörün başaramadığı toplumsal ayrışma ve kırılmayı hükümet ve işbirlikçilerinin hevesle uygulamaya koyulduğu, manevi değerler üzerinden yapılan ucuz siyasetle Türkiye’nin milli çıkarlarının başka başkentlerde pazarlandığı, iktidardan başlayan teslimiyet ve zafiyetin toplum ve devlet hayatımızın her alanına yayıldığı, ahlaki değerlerimizin temellerini sarsan manevi çöküş sürecinin ve yozlaşmanın giderek hız kazandığı, ilkesizliğin erdem, tavizin siyaset, teslimiyetin diplomasi, talanın ticaret olarak topluma çarpıtılarak sunulmaya çalışıldığı, kaynakların israf edildiği, yolsuzluğun kol gezdiği, vurgunların tırmandığı, hırsızlığın prim yaptığı, yandaşların palazlandığı, önüne gelenin ülkemizi açıkça tehdit ettiği, ecdadımızın her gün aşağılandığı, korumasız, sahipsiz, ezik ve yoksul bir ülke haline getirilmiştir.”

“ÇOK KİMLİKLİ, ÇOK MİLLETLİ AYRIŞMIŞ BİR TOPLUM VE PARÇALI BİR DEVLET YAPISI”

Son dönemde etnik tahriklerin yeni boyutlar kazanarak ağırlaştığını ve Türkiye’ye karşı ortak bir husumet cephesi oluşturulması niyetlerinin su üstüne çıktığını savunan Bahçeli, şöyle devam etti:
“Etnik bölücülüğü, siyasi bir sorun olarak tanımlayarak zemin kazanmasını amaçlayan stratejinin hayata geçirilmesi için Türkiye’de siyasi ve toplumsal altyapının hazırlanması niyetleri özellikle anayasa değişiklikleri sürecinde daha da belirgin hale gelmiştir. Türkiye üzerinde oynanmak istenen bu oyunun nihai hedefi, tek millet-tek devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, çok milletli ayrışmış bir toplum ve parçalı bir devlet yapısının kabul ettirilmesidir. Bu niyetlere ulaşmak için içten ve dıştan derin bir işbirliği başlatılmış, değerlerimiz sistematik kampanyalarla sorgulanır hale getirilmiş, demokratikleşme ve tarihle yüzleşme maskesiyle parçalanma modelleri her seviye ve zeminde açıkça tartışılmaya başlanmıştır.
Etnik ayrışmanın ‘demokratik hak ve meşru kimlik talebi’ olarak kışkırtıldığı bu süreçte, terörle ve bölücülükle mücadele sorgulanmak istenmektedir. Adına açılım denen bölünme projeleri, ‘toplumsal ilerleme ve çağdaşlaşmanın yol haritası’ olarak savunulmaktadır. Keskin bir viraja doğru giden bu çok tehlikeli yolda, Türk milletinin kendini savunma refleksleri yok edilmek istenmekte, terörle ve bölücülükle mücadele azmi ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.
Türk milletine dayatılan bu tablo, Türkiye’nin kaderi üzerinde kumar oynanmakta olunduğunu, ucuz ve şahsi hesapların dürtüsüyle tam bir akıl, fikir, idrak, izan ve ahlak travması yaşandığını göstermektedir. Türkiye’nin karşısına çıkan bu tehdit dünden bugüne oluşmamış, teslimiyet şartları planlı bir şekilde olgunlaştırılarak başta hükümet olmak üzere bütün işbirlikçi aktörlerin çabalarıyla adım adım geliştirilmiştir.”

“TÜRK MİLLETİ KENDİSİNE BİÇİLMEK İSTENEN KEFENİ MUTLAKA YIRTACAK”

Ak Parti’nin gelinen noktada milli ve bağımsız karar verebilme imkanlarını tamamen kaybettiğini öne süren Bahçeli, “milli kimliği tartışmaya açan, bölücülüğü haklı göstermeye çalışan, ayrımcılığı meşru kabul eden AKP zihniyetinin bugün yaşanan ağır tahriklerin alt yapısını hazırladığını ve kılavuzluğunu üstlendiğini” öne sürdü.
Bu siyaset anlayışının Türkiye’nin güvenliğini, bekasını tehlikeye düşüreceği ve milli çıkarlarını çok ciddi biçimde zedeleyeceğinin ortada olduğunu ileri süren Bahçeli, yaşanan yüksek gerilim ortamının tırmandırılması, toplumsal cepheleşmelerin ve gerginliklerin sinsi tahriklerle körüklenmesinin, Türk milletini önce kutuplaşma, sonra çatışma ve nihayetinde yıkımla karşı karşıya bırakacağını ifade etti.

Etnik ve mezhep ayrımcılığına zemin oluşturacak, bölücülüğün siyasileşmesine hizmet edecek düzenlemelerin sosyal dokuyu derinden sarsacağını, ortak değerleri yok edeceğini, bozulan huzur ve güvenliği daha da tehlikeye düşüreceğini, kardeşliği derinden yaralayacağını vurgulayan Bahçeli, şunları belirtti:
“Bu sürecin devamı, sadece milli birliğimizi ve varlığımızı tahrip etmekle kalmayacak, aynı zamanda üzerinde vücut bulduğumuz devletin ve demokrasinin de sonunu hazırlayacaktır. Bugün bu gerçeklere tam bir vicdani rahatlık ve ahlaki temizlikle bakabilen hiç kimsenin, girilen karanlık tünelin Türkiye’yi hangi noktalara sürükleyebileceğini kestirmemesi ve endişe duymaması mümkün değildir. Bu oyunun ortaya çıktığını gören AKP iktidarı, aralarında anayasa değişiklikleri süreci de dahil olmak üzere son dönemde siyasi gündemi yeni tartışma konularıyla bilinçli olarak saptırma ve kendi ifadeleriyle ‘hazmettirme’ gayreti içine girmiştir.”
Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Özellikle bölücülük tehlikesine karşı sorunun tanımı ve çözüm yöntemi konusunda İmralı’daki caniyle söylem birliği içine giren Başbakanın bu tutumu, terör örgütü güdümündeki ihanet odaklarına yeni ufuklar açmış ve terörle başarıya ulaşacaklarına dair ümit uyandırmıştır. Bu yöndeki tahrik ve zorlamaların kaçınılmaz olarak büyük toplumsal kutuplaşmaları ve çatlamaları aniden keskin kırılmalara çevirebileceği düşünülürse, yaşanacak daha şiddetli gerilimin doğuracağı ağır risk kaçınılmaz bölünme sürecini karşımıza getirecektir.

Siyasi hayatımız, çok önemli bir kavşağa, kalıcı etkileri ve sonuçları olacak bir dönüm noktasına doğru hızla yaklaşmakta, Türkiye’nin geleceğinin yeniden şekilleneceği kritik bir sürecin ileri aşamasına doğru girilmektedir. Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak millet varlığını yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir ve bunun adı ihanettir.

Ülkemizin güvenliğini, birliğini ve bütünlüğünü hedef alan husumet cephesinin, hayata geçirmeye çalıştığı alçak senaryolar karşısında yüreğinde vatan, bayrak, millet sevgisi olan hiç kimsenin daha fazla hareketsiz kalması artık beklenmemelidir. Milliyetçi Hareket, bu konudaki samimi endişelerini her zeminde dile getirmeyi bu tehlikeli gidişin sonuçları hakkında aziz milletimizi uyarmayı tarihi bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu konuda en büyük güvencemiz, geride kalan asırlar içerisinde en karanlık günlerin ve en olumsuz şartların bile azmini yenemediği, duruşunu bozamadığı, direncini kıramadığı büyük Türk milletinin geleceğine sahip çıkma iradesidir. Türk milleti, kendisine biçilmek istenen kefeni mutlaka yırtacak, bu hain emelleri besleyenlere hiçbir şart altında asla geçit vermeyerek kirli hesapları boşa çıkartacaktır. Bu milli doğruluş ve yeniden kucaklaşma sürecinde milletini seven herkes üzerine düşeni yapmak, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sinsi kuşatmayı aşmak için her fedakârlığı göstermek durumundadır. Büyük Türk milletinin hür ve haysiyetli yaşama azminin, imanının ve sağduyusunun aziz vatanımızın yaşadığı bütün bu badireleri aşmasını, yaklaşan tehlikeleri def etmesini sağlayacağından asla şüphemiz yoktur.”

Bahçeli, Milliyetçi Hareket’in, Türk milletine mensup olmanın, milli birliğe ve mukaddesata sahip çıkmanın ve bunun mücadelesini vermenin ağır bedelleri olduğunun ve olacağının farkında ve şuurunda olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Bu bedeli ödemeye gönüllü olanlar vatanı ve milleti böldürmemeye ve Türk milletinin kardeşliğini sonuna kadar korumaya kararlıdır. Aynı kader gemisinin yolcuları olarak Türkiye’mizin bir kaos ortamına sürüklenmesini önlemek, hepimiz için vazgeçilmez bir görevdir.”

Bahçeli, Milliyetçi Hareket’in Türkiye’nin bölünmesine, ortak değerlerin yok edilmesine ve Türk milletinin kardeş kavgasına sürüklenmesine hiçbir şart altında izin vermeyeceğine dikkati çekerek, “Yüce Allah, Türkiye’yi ve Büyük Türk milletini hiçbir karşılık beklemeden seven, bu uğurda her çileye ve güçlüğe katlanmaya hazır olan Türkiye sevdalılarını mutlaka muzaffer kılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Ramazan ayının “yanlış gidilen yollardan, yanlış yapılan hesaplardan hiç değilse bu aşamadan sonra dönüş için vicdan ve akıl muhasebesinin yapılmasına vesile olmasını” temenni eden Bahçeli, “Ramazan ayının Türk ve İslam dünyasına bolluk, bereket ile maddi ve manevi yükselme getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.

A.A

Yorumlar

“252) DEVLET BAHÇELİ’DEN KRİZ UYARISI!” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. M.Nihat Yılmaz yorum tarihi 11 Ağustos, 2010 06:08

    Sayın Bahçeli,doğruları söylüyor,Türk Milleti’ne,asli görevlerini yerine getirmeye çalışıyor.Tüm liderlerden aynı tavrı bekleriz.
    Ne söylendiği değil,nasıl söylendiği her zaman
    önem arzediyor.
    Gereğinden fazla uzun bir metin.Vatandaş zaten okuma özürlüsü(!).Bir de yazı uzunsa; okunma oranı
    aşağılara düşüyor.Atılan ok yerini bulmuyor.
    Yani; bir konu uzun olduğunda iyi olur diye bir
    şey yok.
    İyi düşünmek,iyi söylemek,iyi yapmak,her zaman değerli.Zengin kültürümüzde uzun söze gerek yoktur. kısa,öz ve anlaşılır konuşmak en iyisi.
    Ne mutlu!Türkçe düşündüm,Türk gibi darandım diyene.
    Saygılarımla.

  2. ZEYNEP İNCİ yorum tarihi 11 Ağustos, 2010 13:39

    *SANIRIZ?HERKES BUNUN 8 SENE ÖNCESİNDEN BERİ..HATTA 15 SENEDEN BERİ NİYETLERİ BİLMEKTE..
    *B.BEG,YENİMİ UYARMAK GEREGİ DUYMUS!
    SASIRTTI DOGRUSU!
    *ASLINDA KADIN KOLLARIYLA VEDE VATANDASLA NASIL CALISILIR!!!!!!!!!!!!!
    ***akepeden ögrenmesi GERKİRDİ!BUGÜNE KADAR PARTİSİYLE BİRLİKTE!

  3. ZEYNEP İNCİ yorum tarihi 12 Ağustos, 2010 11:31

    yarsav azönce büyük sıkıntılarını ve İKTİDAR TARAFINDAN KENDİLERİNE ATFEDİLEN/SADECE cehepeli*dir!
    ÖNYARGISINA SU ANDA CNN*DE CEVAP VERİYOR!
    -BİZ SN.BAHCELİYİDE ZİYARET ETTİK.AMA BU VE BUNUN GİBİ PEKCOK HABER BASINDA YER ALMIYOR.B.ARINCIN SANSÜRÜNE TAKILIYOR!dedi.
    **ASLINDA MADEM BU KADAR BASKI VAR!DEVLET BEG,KONUSMALARININ ARASINA BÖYLE KRİTİK**MÜHİM!HABERLERİ—MİLLETE,ULASTIRABILIR.
    ***HUKUK!L Ü T F E N!bunu yaptıgında mehepeyede TÜM MİLLETİN!BAKISI DAHA 0LUMLU OLUCAKTIR!
    –ALMAK İCİN ÖNCE VERİCEKSİNİZ!

  4. Namaz Bey yorum tarihi 20 Ağustos, 2010 23:06

    Sayin Bahcelinin anlayisini cumhurbaskani secimlerinde görmüstük..

Yorum yap