231) TÜRK İCADI: KAVAL

Yayin Tarihi 13 Eylül, 2013 
Kategori KÜLTÜREL

KAVAL

image00121.jpg

İnsanoğlunun üflemeli ilk çalgılarındandır. Çeşitli kaynaklarda ”ağız sazları” arasında anılan çalgı. Orta Asya Türk uygarlıklarından itibaren bilinir. Ülkemizde yüzyıllardır, “çoban sazı” ya da “düdük” olarak tanınan kaval, Büyük Göç’le yayıldığı toplumlarda ise, farklı ad ve biçimlerde çalına gelmiştir.

Kaval, içi boş şey anlamına gelen, “kav”dan türemiştir. Çalgıya yüzyıllar önce yakıştırılan bu ad, genelde tüm nefeslilere (yapısal biçimine) özgü ortak bir kavramı içerir.

image0027.jpg

Etrüsk Mezar Duvarından bir fresk, bir müzisyen çifte kaval’ı çalıyor.

Kaval sözcüğü, Orta Asya Balasağun Türk kültüründe de kullanılmıştır. Ancak değişikliğin daha çok dil ve lehçelerden kaynaklandığı da bir gerçektir. Örneğin: Kırım lehçesinde “Khoval” (Çoban düdüğü), Çağatay lehçesinde, “Khaval” (Mağara, in ya da büyük çuval), Azerbaycan Türklerinde “kabak-kaval” (büyük tef), Arapça’da ise, “Geveze” (konuşkan kişi) karşılığındadır. Bunların dışında dilimizde insan bacağındaki uzun, içi ilik dolu baldır kemiğine de şekil itibariyle “kaval” denilmektedir.

Yurdumuzda, halk ağzı ile “gaval-goval ya da guvval” olarak söylenen çalgı, sadece çobanlara özgü, ilkel bir müzik aleti olarak tanımlanmaktadır .

Yurdumuzun çeşitli yörelerinde “guvva-govel ve gaval” olarak da söylenen kaval, genellikle çoban sazı olarak bilinir. Güney Anadolu’da halk ve göçebeler arasında adeta; mukaddes bir alettir. Kaval, koyunlarında sevgili bir sazı olduğuna itikad olunur. Kaval çalmasını bilen her çoban kavalının nağmeleriyle sürüsünün sevk ve hareket işlerini idare ettiği genel kanıdır. Bu konuda da bir çok efsaneleşmiş halk hikayesi anlatılır.

Kavalın geçmişi insanlık tarihi kadar eski olduğu söylenebilir. Araştırmacılar kavalın anavatanın , Hazar Denizi ötesi Ural-Altay dağları arasındaki bölge olabileceği konusunda birleşmektedir.

Nitekim Alman asıllı müzikolog Curts Sachs, kavalın Türkçe asıllı olduğunu belirtmiştir. Konuyla ilgili ayrıca Macaristan’ın Zulnak ili Jonoshid yöresinde 1933 yıllarında arkeolojik kazılar ile ortaya çıkartılan bir “kurgan” (mezar) da var. Türk çobanına ait “ötkeçin”ne (kemikten yapılmış çifte kaval) rastlanmıştır.

Kavim göçü çağından kalma bu nefesli sazı bir çok tipleri arasında inceleyen Macar Denes Van Bartha bu tür örneklerin yayılma merkezinin Ural ile Altay arasındaki Ön Türklere ait en eski uygarlık ürünü olduğunu ayrıca doğrulanmıştır. Anadoluya İskitler (MÖ.8.yy.-3.yy. -Scythians/ Skythler/ Sakalar) vasıtasıyla geldiği söylenir.

İnsanoğlu, rüzgarın içi boş kamışlardan çıkardığı seslerden esinlenerek kavaldan ilk müzik seslerini çıkarmış, önceleri kamış üzerinde delikler bulunmaz iken daha sonraları çeşitli seslerinde elde edilmesi için kamış üzerine 3-5 delik açmıştır.

Asya müziğinin sistemi olan Pentatonik sistemdeki beşli sesler elde edildikten sonra da, delik sayısı sekize kadar artırılmıştır. Önceleri kamıştan yapılan kavallar zamanla hayvanların boynuz ve kemiklerinden yapılmaya başlanmıştır. İlk dönemlerde kartal ve turna gibi kuşların kanat kemiğinden yapılıp çalınanlarına ÖTKEÇİN adı verilmiş, bundan tek kemikten yapılanlarına ise bugün ÇIĞIRTMA adı verilmektedir.

Sibuzgu, sebezğu, sıvzğa, bırğa, burğa, borğu, tütek (düdük) gibi adlar ile anılıp çalınan düdüklere genelde SİPSİ adı verilmektedir. Avlanmayı bir sanat haline getiren Eski Türkler bu tür düdükleri avlanmakta da kullanırlardı, bunlarda dişi geyik sesini verdirerek erkek geyiklerin avlanmasını sağlarlardı.

Anadolu insanının üzerinde unutulmaz apayrı bir yeri olan kaval, yüzyıllar boyunca duygularını dile getirmesinde vazgeçilmez bir parçası olmuştur.

Tüm Yönleriyle Türk Halk Müziği ve Nazariyatı
Dr. Atınç Emnalar
Ege Üniversitesi İzmir 1998

Dip not:
Yunanlılar, Marsyas ve Apollo efsanesinin başına “Athena’nın bu flütü icat ettiğini, üflediğinde çirkinleştiğini, diğer tanrıçaların da gülüp alay etmesinden dolayı dünyaya attığı” bölümünü ekleyip flüte sahip çıkmıştır. Böylece , Midas’ın eşek kulakları efsanesi dilden dile dolaşır.

www.genelturktarihi.net

Yorumlar

“231) TÜRK İCADI: KAVAL” yazisina 3 Yorum yapilmis

  1. Burhan TARLABAŞI yorum tarihi 13 Eylül, 2013 18:54

    BAHSE KONU,”TÜRK İCADI KAVAL” ADLI,Ege Üniversitesi İzmir 1998 tarihli Dr. Atınç Emnalar imzasıyla “Tüm Yönleriyle Türk Halk Müziği ve Nazariyatı isimli yazıdaki KAVAL”A İLİŞKİN BİLGİLERİN TÜMÜ.. 1984 YILINDA ,Günlük Ticaret Gazetesi Tesİslerinde basımı yapılan..”ÖZÇALGIMIZ KAVAL-metod-I “ ADLI KİTABIMIN 8,9 VE 10 NCU SAYFALARINDAN KOPYALANAN BİLGİLERDİR. BİLDİĞİM KADARIYLA HUKUKTA “İHTİLAS” ADIYLA SUÇ SAYILAN BU YANLIŞLIĞI.. NASIL VE KİMİNLE DÜZELTİLİCEĞİNE DAİR YARDIMLARINIZI RİCA EDER… SELAM VE SAYGILARIMI SUNARIM.

    Doç .Burhan TARLABAŞI

    Tel…0542 5918931

  2. Burhan TARLABAŞI yorum tarihi 13 Eylül, 2013 18:59

    Sayın,Dr. Atınç Emnalar

    “Tüm Yönleriyle Türk Halk Müziği ve Nazariyatı isimli eserinizdeki KAVAL”A İLİŞKİN BİLGİLERİN TÜMÜ.. 1984 YILINDA ,Günlük Ticaret Gazetesi Tesİslerinde bizzat basımını gerçekleştirdiğim..”ÖZÇALGIMIZ KAVAL-metod-I “ ADLI KİTABIMIN 8,9 VE 10 NCU SAYFALARINDAN KOPYALANAN BİLGİLERDİR. BİLDİĞİM KADARIYLA HUKUKTA “İHTİLAS” ADIYLA SUÇ SAYILAN BU YANLIŞLIĞIN TARAFINIZDAN derhal DÜZELTİLEREK TARAFIMA BİLDİRİLMESİ…AKSİ TAKDİRDE “İHTİLAS”..SUÇUNU İŞLEDİĞİNİZ İÇİN SİZİ DAVA EDECEĞİMİ BİLMENİZİ İSTERİM.
    Doç. Burhan TARLABAŞI

  3. Yılmaz Karahan yorum tarihi 14 Eylül, 2013 03:11

    Sayın Burhan Tarlabaşı
    Sitemizde yayınlamış olduğumuz “TÜRK İCADI KAVAL” başlıklı yazı, http://www.genelturktarihi.net sitesinin, http://www.genelturktarihi.net/kaval sayfasından alınmıştır.
    Dr. Atınç Emnalar ile herhangi bir iletişimimiz olmamıştır. Saygılar sunar, esenlikler dilerim.

Yorum yap