220) MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNİN ANAYASASI (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu 20 Ocak 1921)

Yayin Tarihi 13 Mayıs, 2008 
Kategori TÜRK DÜNYASI

Millî Mücadele Döneminin Anayasası

(Teşkilât-ı Esasiye Kanunu)


20 Ocak 1921

image00135.jpg

 

Hâkimiyet bila kayd-ü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etme esasına müstenittir.”

20 Ocak 1921 tarihinde 85 sayılı yasa olarak kabul edilen “Teşkilatı Esasiye Kanununun” birinci maddesi öylesine coşkun bir heyecanla karşılandı ve tezahürata neden oldu ki, Başkanlık kürsüsünde olan Mustafa Kemal Paşa, celseye on dakika ara vermek zorunda kaldı. Madde aynen şöyleydi:“Hâkimiyet bila kayd-ü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etme esasına müstenittir.” (1)Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Eylül 1920’de TBMM‘ne verip 18 Eylül’de Mecliste okunan, siyasi, sosyal, idari ve askeri yönden genel durumu belirten ve idari teşkilatı düzenleyen program, daha sonra 20 Ocak 1921 tarihli Kanunun hazırlanmasına imkân vermiştir. Genç Türk Devleti’nin ilk Anayasası olarak kabul edeceğimiz Teşkilatı Esasiye Kanunu kabul edilinceye kadar, 23 Nisan 1920 ile, 20 Ocak 1921 tarihleri arasında bir Anayasa mevcut değildi. Meclisçe devlet yönetimi ile ilgili bazı esaslara uyulmuş ve yazısız Anayasa dönemi geçirilmiştir. Meclis üyelerinde Yasanın bazı maddeleri ile ilgili tereddütler vardı. Başladıkları mücadele döneminin Sonucunu tahmin edemediklerinden, İstanbul hükümetine tamamen karşıt bir pozisyona düşmüş görünümünü vermek istememekteydiler. Ordunun gerek asi çeteler ve gerekse güçlü Yunan Ordusu karşısında ard arda elde ettiği başarılar, Meclisin tüm ülke üzerinde hâkimiyet kurmasını sağlayınca, tereddütler giderilmiş olmaktadır. İsmet Paşa bu durumu şu sözlerle özetlemekteydi. “Dikkate değer ki Mustafa Kemal Paşa’nın biri 24 Nisan 1920, ikincisi 13 Eylül 1920 tarihli projeleri ilk anayasa şeklini alıncaya kadar Birinci İnönü zaferi sonucunu beklemek gerekmiştir.”(2)

image00211.jpg

Türk toplumunun büyük bir çoğunluğunun hareketlerini çevresindeki gelişmelere göre ayarladığı bir ortamda, Mustafa Kemal olağanüstü yaratıcı kabiliyeti ile olaylara yön vermek için, sanki gün kaybına dahi tahammül edemiyor, doğan her fırsatı değerlendirme çabası içinde bulunuyordu. İşte “Halkçılık” ilkesini de, Sevr’in onaylandığı günlerde, 14 Ağustos 1920’de Erzurum Milletvekili Durak Bey ve arkadaşlarının, Şark Cephesi Kuvvetleri ile ilgili bir soru takrirlerine verdiği cevap sırasında ilk defa açıkça şu şekilde ortaya koymuştur.

“Efendiler, her münasebet düştükçe arz etmiştim ve bu münasebetle de, bir defa daha tekrar ve teyit etmek isterim ki, biz memleketimiz ve milletimizin mevcudiyetini ve istiklalini kurtarmak için karar verdiğimiz zaman, kendi noktai nazarımıza tabi bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize istinat ediyorduk. Hiçbir kimseden ders almadık, hiç kimsenin (vaatlerine) aldanarak işe girişmedik.* Bizim noktai nazarlarımız, bizim prensiplerimiz cümlece malumdur ki, Bolşevik prensipleri değildir ve Bolşevik prensiplerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve teşebbüste bulunmadık. Bizim itikadımıza göre, milletimizin hayatının temin ve yükselmesi kendi hazmedebilme kabiliyetiyle mütenasip olan görüşlerdir. Fakat esas itibariyle tetkik olunursa bizim görüşümüz –ki Halkçılıktır- kuvvetin, hâkimiyetin, idarenin doğrudan doğruya halk’a verilmesidir, halkın elinde bulundurmasıdır. Yine şüphe yok ki, bu dünyanın en kuvvetli bir esası, bir prensibidir. Elbette böyle bir prensip Bolşevik prensipleriyle (uyuşmaz)… (bazı) noktai nazarlardan bizim istikametimizde Bolşevik istikameti görülebilir. Bahusus, Bolşevizm, millet içinde mağdur olan bir sınıf halkı nazarı mütalaa’ya alır. Bizim milletimiz ise heyeti umumiyetiyle mağdur ve mazlumdur.” (3)

20 Ocak 1921 Kanunu (bundan böyle 1921 Anayasası olarak tanımlanacaktır) 23 maddeden ibaret olağanüstü bir dönemin ihtiyaçları için düzenlenmiş (eksik) bir Anayasa idi. Kuvvetler Birliği, tek Meclis, Meclis’in üstünlüğü esasını getiriyor ve Meclis Hükümeti sistemini kabul ediyordu. “Osmanlı Devleti” yerine “Türkiye Devleti” adını getiriyor, böylece Milli Devlete doğru büyük bir adım atılmış oluyordu. Hükümetin adı ise “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” olacaktı. Milletvekilleri, yalnızca seçildikleri ilin değil, “millet egemenliği” ilkesine uygun bir şekilde, bütün milletin vekili sayılacaklardı.(4)1921 Anayasası ile Halk asıl ev sahibi, Hâkimiyetin gerçek sahibi olacaktır. O kadar ki, halk siyasi hayatın sadece bir unsuru olarak kalmıyor, her türlü iktidarın sahibi oluyordu. Bu arada yeni bir görüş benimsenmişti. Siyasi müesseselerin batıdan alınması (o güne kadar) zaruri görülüyordu. Şarki Kara hisar Mebusu 1921 Anayasası’nın görüşmeleri sırasında üzerinde konuşulan bir müessesenin batıda kabul edilmemiş olduğunu söyleyen bir arkadaşına şöyle cevap veriyordu. “Bu esas memleketin ruhundan doğmuştur. Garpta yok diye reddetmek manasızdır”.(5) Bu ruhtaki Millet Meclisi, daha pek çok şeyi ilk defa yapacak ve yakın uzak pek çok insan topluluğuna örnek olacaktır.Bir başka olumlu yorum dini açıdan getirildi ve Anayasa’nın Mecliste görüşülmesi sırasında, saltanat ve hilafet tabirlerinin metinde olmaması ve o güne kadar resmi literatürde benimsenmiş İmam tabirinin devlet hiyerarşisindeki karşılığının Sultan ve Halife anlamına gelmesi tereddütlere yol açmıştı. Bunun üzerine Eskişehir Milletvekili Abdullah Azmi Efendi kürsüye gelerek İslamiyet’in ehline danışarak hüküm veriniz” tebliğinin demokrasinin en güzel tarifi olduğunu söyledi. Daha sonra “bu hüküm yerine getirilirken müktesep haklardan,  imtiyazlardan, saklı üstünlüklerden bahsedilmediğini ve eğer bu Meclis, ehil olduğuna, milleti temsil ettiğine kani ise, Milli iradenin yalnızca Meclisin iradesinde tecelli edeceğini” söyledi.(6)

Bundan sonra Meclis üyeleri, yalnız Yasama işleri ile yetinmeyip  yürütme alanlarına da katılmaya, yürütmenin bütün işlerini aşırı bir titizlikle denetlemeye, hatta yönetmeye başladılar.(7) Meclis  bir önemli büyük adım daha atarak; “Dini Hizmetleri” düşmanla devamlı işbirliği içinde bulunan İstanbul’un Şeyhülislamlık ve ulemasının elinden alarak Meclisin bünyesinde toplamayı uygun gördü. Din işleri Meclisin kontrolünde yürütüldü.

Dr. M. Galip Baysan

DİPNOTLAR

(1) C. Kutay, 143 Yılın Perde Arkası, s.243; S. Ağaoğlı, Kuvayı Milliye Ruhu, s.94–103
(2) H. Eroğlu, Atatürk ve Milli Egemenlik, s.29
* Bu sözlerin, ülkede düşünen hemen herkesin başta işgal güçleri dâhil dış dünyadan bir lütuf, İslam ve Türk toplumlarından siyasi baskı ve destek, Bolşeviklerden maddi, hatta Kızıl ordu desteği beklediği bir dönemde söylenmiş olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz.
(3) Söylev ve Demeçler-I, s.102–103
(4) Turhan Fevzioğlu: Millet Egemenliği, s.33 ( TTK–1987)
(5) T.Z. Tunaya, Batılılaşma Hareketleri, s. 104, 105, TBMM Zabıt Ceridesi, C.6, s.151 (Yeni Seri, 1943)
(6) C. Kutay, Yüzkırküç Yılın perde Arkası, s.244
(7) Mümtaz Soysal, 100 Soruda Anayasa’nın Anlamı, s.41

 

 

Yorumlar

“220) MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNİN ANAYASASI (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu 20 Ocak 1921)” yazisina 3 Yorum yapilmis

  1. Samet Acar yorum tarihi 14 Mayıs, 2008 15:53

    Atatürk’ten sonra bağımsızlığımızı tekrar başkalarınının eline vermişiz.Buradan Türk gençlerine sesleniyorum:Milli mücadele kanunu bence hala geçerlidir.Taaki bağımsız olana kadar,ne Rus’un piyonu,ne ABD’nin piyoni ,ne de AB’nin piyonu tam bağımsız söz sahibi ,kendi kararlarını kendisi verir gücü buluncaya dek ,MUSTAFA KEMAL’in izinden yürümeliyiz.Bu cennet ülkemiz için ne gerekiyorsa birlik beraberlik güç oluşturarak,bilgi artırarak,hareket etmeliyiz.Acaroğlu

  2. YURDAKUL (YURDATURK) CEKER yorum tarihi 15 Mayıs, 2008 08:50

    EY DUNYA TURKLERI !!! EY NE MUTLU TURK’UM DIYENLERE !!!
    ATAMIZIN OLUMU ONCESI TUM YURURLUKTE OLAN KANUNLARI DISINDA OLUMUNDEN SONRA MASONLARIN TEK TEK KANUNLARIMIZI DEGISTIRDIKLERINI VE BU DEGISTIRILEN KANUNLARIN ASIL SEBEBLERI ASLI TURK OLMAYANLARIN BASIMIA GELIP BU ISLERI PLANLI BIR SEKILDE YAPTIKLARINI EGER BANA INANMAYANINIZ VARSA TARIHIMIZE BIR BAKSINLAR KIMIN NASIL NE SEBEBLERLE BASIMIZA GETIRILDIGININ GERCEKLERIDIR.
    GIZLI DEVLET OLARAK BASIMIZA ATAMIZIN OLMEDEN ONCESIDE BASIMIZA BELADILAR OLDUKTEN SONRA BIZLERI YILLARDIR ADETA UYUTUP, YERINDE BILE SAYDIRMAYIP KARANLIK VE ICINDEN CIKILMASI ZOR DURUMLARA BIZLERI SOKANLARIN HEPSININ DE MALUMUNUZ “MASON LOJALARINA ICDEN DISA TAM BAGIMLI “MURK’LER DIR.” YANI BENIM TABIRIMCE “MASON TURKLER” “SIYONISTLERE SATILMIS “VATANHAINLERIMIZDIR.”

    TUM DUNYA SIYONISTLERI TURKIYEYI TURKLERE BIRAKACAK KADARDA APTAL DEGILLERDI ZATEN. FAKAT BIZ APTALLIK YAPIYORUZ ONLARIN OYUNLARINA UYUYORUZ,GELIYORUZ. HER SEFERINDE DAHA DA DERIN UYUTULUYORUZ. KARANLIK GUNLERIN ARTIK SONU OLMALI, SONU GELMELI. BU KARANLIK TUNELIN BIR SONU VE GUN ISIGI SONUNDADA AYDINLIK OLMALI. OLAMASI GEREKIYOR. OLACAKTIR. NASIL MI?
    ISTE BUNU SEYREDIP, INANIP ARTIK KAYITSIZ VE SARTSIZ BIRLESMEKLE.
    DURUM COK ACIL VE COK ONEMLIDIR. BU BIR MILLI VAZIFEDIR!

    EGER GAZAMIZ MUBAREK OLACAKSA ONA LAYIK OLMAMIZ GEREKIYOR.AYNI AZIM VE ISTEKLE DUNYANIN HER KOSESINDEN KUKRUYEREK, ISTIYEREK, GECE GUNDUZ HAKKINI VERIP HIC DURMADAN, USANMADAN BIKMADAN CALISARAK ANCAK BU KARANLIK GUNLERE BIR SON VERILIR. TUNELIN SONUNA ULASILIR. DUNYA’YA GERCEK BIZ TURKLERIN KIMLER OLDUGUNU TEK TEK GOSTERELIM. YANLISLARIMIZI ARTIK DUZELTELIM. TURKIYE TURKLERINDIR. TURKIYE MOZAIK DEYIP SONRADA ARAMIZA FITNE VE FESAT KOYUP BOLMEYE KALKAN SEYTANLAR (BAPHOMET)’E TAPANLAR “MASONLAR” BIZE NE OYUNLAROYNUYORLAR BIL BILSENIZ. EGER SIZDE GERCEKLERI OGRENMEK ISTERSENIZ ARTIK UYANIN VE ACIN GOZLERINIZI GORUN ARTIK TUM GERCEKLERI SIZ UYUTULURKEN SIZDEN HABERSIZ OLANLARI !!! DAG BASINI DUMAN ALMIS KARDESLERIM !!!!

    GUVENDIGIMIZ DAGLARADA COKTAN KARLAR YAGMIS!!!

    DAHA NE BEKLERSINIZ ? DAVETIYEMI ? ALLAH ASKINA ?

    ISTE TUM ATAMIZIN ILKE VE ULKELERINE YINE TEK TEK SAHIP CIKMK VE ONUN OLMEDEN ONCEKI ANAYASASINI AYNEN KABUL EDIP GEREGINI ONUN IZINDE YAPMAKLA HIC BIR ZRARIMIZ OLMAYACAK. KAZANANLAR BIZ DUNYA TURKLERI OLAAIZ. O SEREFSIZ , SATILMIS MASONLAR DEGIL, RUHSUZ ALLAHSIZ MURK’LER DEGIL. “VATANHAINLERIMIZ DEGIL” BIZ VATAN EVLATLARI OLACAGIZ. YETER ARTIK UYANIN ! ALLAH ASKINA YINE ALLAH RIZASI ICIN UYANIN ! IS ISTEN COK GECMEDEN UYANIN !

    BENDEN DE HATIRLATMASI…

    EN DERIN SAYGI VE SEVGILERIMLE,
    ACILEN HER BIRINIZE ARZ VE RICA EDERIM.

    YURDATURK
    “ISTE O TURK.”
    “NE MUTLU TRK’UM. VE ” NE MUTLU TURK’UM DIYENE !”
    “MURK’UM DEGIL!!!””MASON TURK’UM DEGIL !”
    “ILLUMINATI’NIN SONU GELMISTIR !
    ONLARIN ECELLERI BIZ DUNYA TURKLERININ ELLERINDEN OLACAKTIR. “BUYUK TURK BIRLIGI” DE ALAYINA INAT ! 12/12/2012 TARIHINDE EVVEL ALLAHIN IZINIYLE KURULACAKTIR.
    HAYIRLI UGURLU OLSUN. ALLAH TURKLERI HER ZAMAN VE HER YERDE KORUSUN. AMIN.
    CEKER@MSN.COM
    YURDATURK@YAHOO.COM
    YURDATURK1@AIM.COM
    YUDATURK@GMAIL.COM
    http://ceker.spaces.live.com

    MUTLAKA IZLEYIN. ANLAYIN. IZLETIN. ANLATIN. ACILEN BIRLESELIM HEMDE KAYITSIZ VE SARTSIZ HAK YOLUNDA ATAMIZIN IZINDE CUNKU “HAKKIDIR HAKKA TAPAN, ALLAH’A IMAN EDEN TURK MILLETIMINDIR ISTIKLAL ! YOKSA SIYONIST DUNYA MASONLARI YANI “MASONLAR LOJALARI TARAFINDAN ” ICDEN VE DISTAN DAHA NICE SEYTANI OYUNLAR BIZLER ICIN SIRALANMISTIR BIR BILSENIZ !!! KIRILMADIK KALEM BIRAKMADILAR ALLAHSIZLAR BANA INANIN !!!BANA GUVENIN !!!

    ALLAH SAHIDIMDIR.

    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
    http://video.google.com/videoplay?docid=-680042511743914144
    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

  3. Murat Kutlu yorum tarihi 20 Ekim, 2011 16:59

    HÜKÜM (HAKIMIYET) ALLAH´a aittir
    (12. Yusuf Suresi ayet 40)

    ALLAHin buyrugudur — jani Hakimiyet milletin degil dir !!!!!!!!!!!!!!

    http://www.youtube.com/watch?v=EqOGbFt8IEA

Yorum yap