213) BAYAT BOYU

Yayin Tarihi 7 Mayıs, 2008 
Kategori TÜRK DÜNYASI

 

BAYAT BOYU

image0014.gif

Oğuz ananesine göre “Bayat”, Cihan Fatihi Oğuz Han’ın altı oğlundan biri olan Gün-Han’ın oğlu Bayat’tan türemiştir. Oğuzlar X. ve XI. Asırlarda Türk dünyasını temsil eden beş büyük kavimden biri idi. Bu dönemde Oğuzlar Hazar Denizi’nden Sır-Derya Irmağı’nın orta yatağına değin olan yer ile bunun kuzeyindeki bozkırlarda yaşıyorlardı. Bayatlar dört Bozok boyu arasında birinci mevkiide bulunan Kayılar’dan sonra gelirlerdi. Toplantılarda, şölenlerde orduda Bayat Beyi’nin yeri, Han’ın sağında ilk mevki idi. Oğuz ordusunun Bozoklar’dan kurulu sağ kolunu Bayat Beyi kumanda ederdi. Şölenlerde Han ve Yabugu ile birlikte koyunun en iyi yerini yiyebilirdi. Diğer Oğuz boyları gibi Bayatların da silah, eşya ve hayvanlarına vurdukları damgaları vardı.

Konunun detayına inmeden önce kaynaklarda değişik manalar ifade eden “Bayat” sözcüğü üzerinde kısaca durmak istiyoruz:
1-   Bayat: Oğuz dilinde Ulu Tanrı olarak geçmektedir[1].
2-   Bayat: Varlıklı, zengin, bol nimetli manalarına gelmektedir[2].
3-   Bayat: Sahibud-Devle yani “Devletlü” manasıyla ifade edilmektedir[3].
4-   Bayat: Taze olmayan, zamanı geçmiş, şeklinde izah edilmiştir[4].
5-   Bayat: Düşmana karşı gece akınları manasına gelmektedir[5].
6-   Bayat: Türk musikisinde bir makam ismidir[6].
7-   Bayat: Oğuz Han’ın torunu, Gün Han’ın oğludur[7].
8-   Bayat: Cihana yayılmış büyük bir Türk boyunun adıdır[8].
9-   Bayat: Irak’ın güney bölgesinde eski Vasit yakınlarında bulunan bir kalenin adıdır[9].
10-  Bayat: “Bayaut” çoğulu Bayatlar şeklinde gelmektedir[10].

Selçuklu idaresinde Oğuz Türkmen fetihlerine katılarak Sir-Derya’dan Ege kıyılarına kadar uzanan Türk İmparatorluğu’nun kurulmasında rol almışlar; büyük bir kısmı göçmeyerek Sir-Derya dolaylarında kalmışlardır.
“Moğol Tarihi” adlı eserin sahibi  C. Dohsson, Bayatların Kanglı Kabilesi’ne mensup olduklarını ileri sürmektedir[11].
Kaşgarlı Mahmut’a göre ise Kanglılar, Oğuz Boylarından birini teşkil etmektedirler[12].
Kaynaklarda sıkça adı geçen ve Harzim Devleti tarihinde önemli biri olan Bayat Aşireti reisinin kızının (Terkan Hatun) Kanglı’ya mensup olduğu kaydedilmektedir[13].
Camiut-Tevarih adlı ünlü eserin sahibi Reşiduddin, mezkûr eserinde zikrettiği bir çok kabilenin isimleri X. asırdan önceki Moğolistan’a ait tarihi belgelerde görüldüğü ifade edilmektedir[14].
Z. Veli Togan ise bu konuda şöyle demektedir: 
Kuzeyden ve kuzey doğudan kalkıp gelmiş ve güneye yerleşmiş olan “Uyrat-Uygurlar”, “Kayat-Kayılar”, “Kanıklıyut-Bayaut-Bayatlar” isimlerini taşıyan kabileler aslen Türk olup Cengiz Han’ın ortaya çıkışına kadar Moğollaşmış ancak buna rağmen Türk ananelerini de tamamen unutmamış oldukları anlaşılıyor
Doğu Oğuzlardan olan Bayatlar, Moğollar arasında Moğol, Oğuz ve Kimaklar arasında Türk kabilesi sayılmışlardı[15]. Türk ve Moğol kaynaşmasının bu dönemde hız kazandığını, ilişkilerin arttığını kolayca görmekteyiz.
Bayatların Cengiz Han ile ilişkileri hakkında, kaynaklar değişik ve farklı bilgiler vermektedir. Bazı kaynaklar Cengiz Han’ın Bayatları köle olarak istihdam ettiğini iddia ederken, bazıları da aksi fikir ileri sürerek Bayatların köle değil; Cengiz Han tarafından hatırı sayılı bir muamele gördüklerini ifade etmektedir[16].
Şarkiyatçı Y. Vlamidirtsov “Moğolların İçtimai Teşkilatı” adlı eserinde şu bilgiye yer vermektedir: “
Cengiz Han orduda bazı kimselere mükafat dağıtmak istemektedir. Bu konuda, yakın adamı Bayatlı Vangur’dan fikrini sorar. Bu zat Cengiz Han’a: Bu konuda fikrimi soruyorsunuz, bence bugün bu mükafatı en çok, kardeşlerim olan ve değişik kabileler arasına dağılmış olan Bayatların hakkıdır, der.[17]
Yine aynı kaynakta Moğolların Gizli Tarihi”ne atfen şu bilgiyi aktarmaktadır. 
Bayat Kabilesi kollarından biri, Cengiz Han’ın mensup olduğu kabilenin (Unagan-Boğolı) yeni kölesi idi[18].
Y. Vlamidirtsov’un bahsettiği Bayatların ataları hakkında aynı kaynakta dikkat çeken bir efsaneye rastladık:
Alon-Gao’nun kocası (Dobun-Mergen) bir gün avlanırken “Uryanhat” kabilesinden birine rastlar, bu zat tarafından kendisine ikram edilen geyik etini alır. Bir müddet sonra (Dobun-Mergen) Bayaut Kabilesi’nden “Ma’arix” adında biriyle karşılaşır. Bunun yanında bir de küçük erkek çocuk bulunmaktadır. Yoksul ve son derece muhtaç olan Bayatlı Ma’arix geyik etine karşılık küçük çocuğu Dobun-Mergen’e verir[19]. İşte Reşiduddin’e göre Cengiz Han’ın mensup olduğu kabileye kölelik yapan Bayautlar, bu çocuğun neslinden türemiş kimselerdi[20]. Diğer kaynaklar da tarandığında Bayautların Cengiz Han ve kabilesine köle değil; onlara hami olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.

BAYATLARIN ANAYURTLARI:
Bayatların anayurtları hakkında kaynaklarda pek çok bilgiye rastlanmaktadır. Bunlardan, ünlü bilgin C. Dohsson mezkûr eserinde Bayatların, Baykal Gölü’nün güneyinde Ceyda Nehri kenarında ikâmet ettiklerini yazmaktadır[21].
Daha önce, C. Dohsson’un Bayatların Kanglı Kabilesi’ne mensup oldukları ile ilgili düşüncelerini aktarmıştık. Aynı bilgin, Kanglılar ile ilgili bilgileri aktarırken şöyle demektedir:
“Kanglılar, Terkan Hatun’un evlenmesiyle, Harizm Gölü ile Hazar arasında bulunan kumsal istaplardan kalkıp Harizm iline yerleşmişlerdi[22]. İleride Bayatlar ve Harizm-Şahlar konusuna değinirken bu hususa biraz daha açıklık getireceğiz.
Ebu’l Gazi Bahadır Han ise konuya daha değişik bir açıdan bakarak şöyle demektedir: “
Bayatlar çok sayıda oruklardan meydana gelirler. Bunların en önemlileri, Cey Adin Nehri kenarında ikâmet eden Ceyadin Bayautlar ile Mergin Bayautlarıdır[23]
Ancak bazı yazarlar, Hıtayların Moğolistan’a hakim oldukları devir içerisinde Çin kaynaklarının 18 kadar aşiret isminden söz ettiği, bu 18 aşiret içerisinde Bayatlar dahil bir çok kabilenin isimlerinin geçmediğine dikkat çekmektedir.
Reşiduddin de Cao-Bişi adlı Çin kaynağında zikredilen birkaç kabile isimlerinin X. asırdan önce Moğolistan’a ait belgelerde de mevcut olduğunu kaydetmektedir[24]. IX. ve X. asırlarda kuzey doğudan kalkıp gelmiş Moğolistan’a yerleşmişlerdir. Z. Veli Togan’ın da belirttiği gibi o zaman için hangi kabilenin ana dilinin Moğolca ya da Türkçe olduğunu tespit etmek imkansızdır. Çünkü bir çok kabile her iki dilde konuşabilmişlerdir[25].
Moğolistan’daki Bayatlar hakkında bir başka kaynak biz şu bilgileri aktarmaktadır. Moğol kabileleri o dönemde belirli yerlerde ikâmet ederlerdi. Yani, her kabilenin belirli bir iskân yeri vardı. Buna mukabil dağınık ve devamlı hareket halindeki kabileler de bulunmaktadır. Bu kabileler bazen başka yabancı kabilelerle hareket ederlerdi. İşte Bayatlar, bu dağınık kabile örneğini teşkil eden kabilelerden sadece biriydi[26].
Bu dönemde Bayatların bir kısmının Cengiz-Han ile diğer kısmının ise Taycutlarla göç ettikleri kaydedilmektedir[27].
Bayatlar, diğer Türk kabileleri gibi bir çok nedenden dolayı anayurtları Türkistan’ı terk ederek batıya göç etmişler ve geldikleri ülkenin uluslarıyla kaynaşarak bazıları zaman zaman anadillerini unutmuştur. Ama bunun yanında örf ve ananelerini koruyabilmişlerdir.

BAYATLAR VE HARİZM-ŞAHLAR:
HARİZM:
Türkistan’da Hazar Denizi, Aral Gölü ve Ceyhun Irmağı arasında yer alan geniş bir bölgenin ismidir. Tarih boyunca bir çok büyük devletler kurmuş olan Türkler burada Harizm Devleti’ni kurmuşlar. Gittikçe büyüyen ve gelişen bu devletin sınırları Ceyhun Irmağını aşarak doğuya ve batıda Irak’a kadar uzanmıştır. Hicri V. yüzyılın başlarından VII. yüzyılın başlarına dek süren Harizm saltanatının en önemli ve büyük hükümdarı hiç şüphe yok ki Kutbuddin II. Muhammet’tir.
Sultan Kutbuddin II. Muhammet’in (1200-1220) babası Sultan Alauddin Tekiş Han (1172-1200) Türk büyüklerinden Bayat aşireti reisi Cin-Gişi Han’ın kızı Terkan Hatun ile evlenmiş be evlilikten M. Kutbuddin dünyaya gelmiştir.
Bu konu hakkında Bağdatlı M. el-Munşi en-Nesevi şöyle demektedir: “Terkan Hatun, Yemak kabilesinin bir kolu olan Bayaut aşiretinin kralı büyük Türk Cin-Gişi Han’ın öz kızıdır. Bir kral kızının Alaûddin Tekiş gibi bir kralla evlenmesi o dönemde büyük yankılar uyandırmış, ülke boydan boya yoğu şenliklerle ve muhteşem bir düğüne sahne olmuştur”[28].
C. Dohsson ise bu konuda: “
Terkan Hatun Kanglılardan Bayat Kabilesi reisi Cin-Gişi Han’ın kızıdır” demektedir.[29]
Burada, Cin-Gişi’nin kral mı, yoksa reis mi olduğu sorusu karşımıza çıkmaktadır. Ünvanı ne olursa olsun gerçek olan şey, bu zatın o dönemde Bayat aşireti gibi soylu bir topluluğun başında olması olgusudur. Diğer bir önemli husus ise güçlü Harizm Sultanı A. Tekiş Han’ın evlenme hususunda Bayat Kabilesini tercih etmesi hususudur. Sultan bu tercihi, bizce, bu aşiretin o dönmede ne denli kıymetli, itibarlı ve güçlü olduğu gerçeğini yansıtmaktadır. Bu evlenme hadisesi bir yerde Bayatların kaderini değiştirmiştir. Artık adları daha çok duyulmaya ve daha çok zikredilmeye başlanmıştır.
Terkan Hatun’un kocası Sultan Alaûddin Tekiş Han’ın ölümü ile tahta oğulları Sultan Muhammet geçer. Bu sırada Terkan Hatun’unu da himaye ve teşvikleri neticesinde Bayatlar ve diğer Türk kabileleri Harizm’e akın ederek Sultan’ın has adamları konumuna geçerler[30].
Terkan Hatun’un yakınları olan, dolayısıyla da Sultan Muhammet’in dayızadeleri olan Bayat aşiretinin önde gelenleri, Sultan tarafından devletin ve ordunun en önemli kademelerine yerleştirilirler.
Bu dönemde pek çok eyaleti, Bayatların idare ettiğini görüyoruz[31].
Kaynakların verdiği bilgiye göre, yine bu dönemde ele geçirilen ülkelerin en verimli ve en güzel toprakları Bayatlara tahsis edilmiştir[32].
Terkan Hatun’un ülke yönetiminde büyük ağırlığı ve etkisi vardı. Devlet kademelerindeki atamalarda söz sahibiydi, özel yetenekli ve dirayetli yedi kâtip “Danışma” ile kolektif çalışırdı. Terkan Hatun’un mührü, “Din ve dünya hamisi, dünyadaki bütün kraliçelerin kraliçesi” şeklinde yazılıydı.
Valide Sultan, resmi yazışmalarda “Lütfü ilahi benim ilticagahimdir”, “Hüdâvandu-Cihan” şeklinde simgeler kullanırdı[33].
Yukarıda da belirttiğimiz gibi Valide Sultan devlet ve ordu atamalarında bir hayli söz sahibi idi. Mesela, eyaletlerden birine, biri Valide Sultan’dan diğeri Sultan Muhammet’ten iki atama emri geldiğinde yazılan tetkik edilerek en son tarihli yazı işleme konularak emir yerine getirilirdi.
Bayat Aşireti’ne mensup olan Valide Sultan’ın bazen oğlu Sultan’la dahi ters düştüğü ve onun hoşnut olmadığı konulara el attığı ve bunlara benzer pek çok menfi icraatları tespit edilmiştir[34].
Bizi bilgilendiren, Bayatların bu dönemdeki konumları, devlet nezdindeki etkinlikleri ve rolleridir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, Bayatlar, bu dönemde adeta altın çağlarını yaşıyorlardı. Geçmişe nazaran çok daha rahat, çok daha müreffeh bir hayat yaşıyorlardı.
Güç ve cesaretlerini büyük ölçüde Valide Sultan Terkan Hatun’dan alan Bayatları devletin idarî, askeri ve siyasi pek çok alanda görmek mümkündür.
Harizm Devleti’nin en son hükümdarı Celâleddin Harizm Şah (ö.1231) döneminde Cengiz Han tarafından ortadan kaldırılmasıyla Bayatlar çok ağır bir darbeye maruz kalırlar. Maddi manevi pek çok zayiat veren Bayatların büyük kısmı Irak’a, özellikle Kerkük bölgesine gelerek, daha önce de buraya gelen kardeşleri diğer Bayatlar ile kaynaşarak burayı kendilerine yurt edinirler.

IRAK BAYATLARI:
Irak Bayatları, genellikle, Kerkük bölgesinde bulunmaktadır. Irak Türklerinin ekseriyeti onlara mensuptur. Bir çok tarihçi de, Irak Türklerinin Oğuzların Bozok koluna mensup Bayat boyundan oldukları hususunda hemfikirlerdir[35].
Irak’taki Bayatların Kerkük bölgesine yerleşmiş olmalarına rağmen Bağdat’ın güney doğusunda Tip Çayı’nın kaynağına yakın yerde bulunan Bayat Kalesi ve Beyliği tarihçilerin dikkatini çekmektedir.
Bayat Kalesi’nin bulunduğu bu yöreden bahseden ilk eski kaynak “
Ta’cul Arûs”tur. Kaynak, bölge ile ilgili bize şu bilgiyi aktarmaktadır: “Bayat, Vasıt yakınlarında bir bölgedir. İzzuddin Hasan b.? Muhammed el-Bayat-ı el-Vasitî de bu yöreye mensuptur.[36]
El-Cuveyni ise “
Cihanguşay Tarihi” adlı eserinde: “Bayat, Bağdat’ın güney doğusunda Luristan’a giden yolda yer alan bir kasabadır” der[37].
“Kamus’ul-Muhit” adlı eserin sahibi Firuz Abadi de bu konuda: “
Bayat, Vasıt yakınlarında bir sancak adıdırder[38].
Prof. Dr. Faruk Sümer, Irak Türkmenleri hakkında bilgi verirken şunları kaydetmektedir: “
Bu ülkede Türkmenler bilhassa Musul bölgesinde yaşıyorlardı. Sultan Muhammed Tapar ve oğlu Sultan Mahmut zamanlarında Basra’da büyük emirlerden Ak-Sungur el-Bayat adlı bir emir vardı. Mütad’ın hilafına bu emirin kavmi hüviyeti belirtilmemiş olduğundan el-Bayat-i nisbesinin bizim Bayat boyundan geldiği hususunda şüphe etmek caizdir. Ancak bu kelimenin başka bir şekilde izahı da pek mümkün olmuyor. Bağdat’ın güney doğusunda Badara’ya bağlı Bayat Kasabası’nın adı ancak XVII. yüzyıldan itibaren görülebiliyor… Diğer taraftan Bağdat’ın güney doğusunda Tip Çayı’nın kaynağına yakın bir yerde bulunan, İran’ın Luristan Eyaleti’ndeki Bayat Kalesi’nin taşıdığı adın, o zamanlarda mevcut olmadığı anlaşılıyor. Hamdullah-ı Kazvini’de bu kale XII. yüzyılın sonlarındaki hadiseler münasebetiyle geçiyor. O zaman kalenin hakimi bir Türk idi. Bu zamanlarda söz konusu bölge ile Huzistan’ın Avşarların elinde olduğunu biliyoruz. Bu izahlar ile bu kabilenin adını Bayat boyundan almış olması pek muhtemeldir[39].
Yukarıda değindiğimiz Bayat Beyliği ismi 629/1231 olaylarında da geçmektedir. Moğolların şehri zor ve diğer sınır bölgelerine ulaşmaları ihtimalini göz önünde bulunduran Abbasi Halifesi I. Mustansır (1226-1242) asker toplamaya başlamış ve bütün emirlere hazırlıklı olmalarını bildirmiştir. Bunun üzerine Erbil Atabeyi Muzaffereddin Gök-Börü’nün komutası altında hareket eden ordu kumandanları arasında Şemseddin Kıran, Alauddin İldeniz, Bahauddin Ergiş ve Bayat Reisi Feleküddin vardır[40].
Aynı kaynakta, Bayat liderlerinden Fahrüddin Ömer b. İshak ed-Duraki’nin H.648 yılında vefat ettiği ile ilgili bir kayıt daha mevcuttu[41].
Bu belgelerden Kerkük’ün o dönemde liderlerinin yoğun olarak bulunduğu bir siyaset ve zeamet bölgesi olduğu anlaşılıyor.
İlk Osmanlı idare usulü kayıtlarına bakıldığında, Hille, Zengiabad (Kifri), Rumahiye, Çüngüle, Karadağ, Derne, Derteng, Samavat, Ceylan, Kazaniye, İmadiye vs… sancaklar arasında “Bayat” adında bir sancaktan da bahsedildiği görülür[42].
Sözünü ettiğimiz Bayat Sancağı, ferman ile tayin edilen bir emirin idaresinde idi. 973/1565 tarihili aşağıdaki hüküm-ü şeriften de anlaşıldığına göre Bayat Emiri Hasan’ın Basra Muhafazasına (valiliği) tayin olmuş ve kendisine şu emir verilmiştir:
Bayat Beyi Mir Hasan’a…Hükmü haliyle Basra’nın hıfzı haraset-i mühimmatondır. Sancağın Bayat askeri ile vârub Basra’nın muhafazasında bulunmanı emredüp buyurdum ki teehhür etmeyüp sancağın cümle askeriyle Basra’ya varup Beylerbeyisinin vechü münasip göreceği üzere muhafaza hizmetinde olasın. Fi 19 Recep 973/1565 [43]
Bayat Beyi Emir Hasan’a gönderilen diğer bir hüküm-ü şerif de: “
Basra yoku üzerinde vaki A’vrene nam mevzi maruf ve muhataralı bir yer olup oyende ve revende “gelen-giden” ziyade müzayaka çektikleri bu mevzide oturup hıfzu harasette olman memleket ve vilayete enfa “çok yararlı” olduğu ilam olunmağın sana 20.000 akçe terakki inayet edip ve mevzi-i mezburada oturup hıfzu harasette olan emridüp buyurdum ki emrim üzere sancağına müteallik aşiretinle zikrolunan mevzude oturup gereği gibi hıfzu haraset idüp oyende ve revendeye zarar eriştirmemek babında enva-i ikdam ve ihtimamın zuhura getüresin ki hizmetin mukabilinde dahi ziyade inayetlerime mazhar olasın – Basra Beyi’nin adamı Nasih Bedmodaya verildi. Fi 15 Ramazan 973/1565”.[44]
Bayatların, Irak’a gelişleri ile ilgili bilgiler çeşitlidir. Selçuklular veya Osmanlılar zamanında Irak’a geldikleri söylenmektedir. Bizce en müsait bilgi, Bayatların Selçuklular devrinde buraya gelmiş olmalarıdır. Bir de Bayatların Moğolların önünden çekilerek, Irak’a gelerek güney ve kuzey bölgelerinde yerleştikleri tarzda bir görüş vardır. Güneydekiler zamanla dillerini unutmuş, Kerkük bölgesindekiler ise dillerini, örf-adetlerini ve milli karakterlerini muhafaza etmişlerdir[45]. Meşhur Iraklı tarihçi Abbas el Azzavi, Bayat’ın eskiden beri Irak’ta yerleşen Türk aşiretlerinden olduğunu, liderlerinin hükümet nezdinde yüksek mevkileri bulunduğunu kaydetmektedir[46].
İbrahim b. Sıbgatullah b. el-Haydari “Unvanul-Mecd” adlı eserinde: “… Bayat, aşireti ise Türk’tür… Sultan Murat Rabi (dördüncü) ile Irak’a gelmişlerdir” demektedir[47].
Biz de, Iraklı Türkmen tarihçi Şakir Sabir Zabıt gibi daha gerilere giderek,   Bayatların Irak’a gelişlerinin, Abbasilerin ilk dönemlerinde Irak’a gelen Türk dalgaları ile olduğunu, bu Buvayhi, Selçuklu, Moğol ve Türkmenlerin teşkil ettiği birinci dalganın Irak’ın güneyinde, ikinci dalganın güney ve kuzeyine, üçüncü ve dördüncülerin ise tamamıyla kuzeye yani Kerkük bölgesine gelip yerleştiklerini söylüyoruz.
G. J. Edmond, Türk tarih öğrencileri ile Irak Türklerinin menşeleri hakkında yaptığı tartışma sonunu şöyle özetlemektedir.
1-   Büyük Selçuklular tarafından Anadolu’dan getirildikleri,
2-   Timur tarafından esir alınmış ve Erdebi Şeyhi Sultan Hoca Ali’nin araya girmesiyle ölümden kurtulmuş olan yüz bin Türk esirinin soyundan geldikleri,
3-   Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1512-1566 yılları arasında Bağdat yolunu korumak için Anadolu,dan getirilmiş Türkler oldukları,
4-   Şah İsmail’in 1730-1747’de Meraga’dan getirip yerleştirdiği Türklerin soyundan geldikleri[48].
5-   Nadir Şah’ın 1730-1747’de Azerbaycan’da tesis ettiği garnizonlardaki Türklerin evladı oldukları gibi görüşlerini ileri sürmüştür[49].

1820’de Bayatların yaşadıkları bölgeyi gezen Ceymiş Rice, Bayat toprağının düzlük olarak, Kifri tepelerinde başlayıp Çimen’e dek uzandığını, bunların????? Türk boylarının oturduğunu??????Karakuş adıyla anılan reisleri Hasan’ın kendisini yemeğe davet ettiğini, bölge topraklarının ferman ile Sultan tarafından kendilerine verildiğini devlete vergi vermediklerini yalnız Bağdat eyaletine asker vermek suretiyle yardımda bulunduklarını, Nadir Şah’ın çok sayıda Bayatlıyı Horasan’a gönderdiğini, Bayatların icabında 1000 atlı çıkarabileceklerini bildirmektedir[50].
Münşi el-Bağdadi 1237 yılında bölgeye yaptığı bir ziyareti şöyle aktarmaktadır:
Bayat Aşireti Kifri ile Tuzhurmatu arasında bir bölgede yaşamaktadır. Bin hanenin bulunduğu bu köyde, halkın tümü Türkçe konuşuyor. Halkın bazısı Şii bazısı Sünni’dir. Çok kıymetli atlara sahiptirler[51].
1917’de İngilizler tarafından Irak’taki Türkler hakkında hazırlanmış olan gizli raporda, Bayat Türkleri hakkında şunlar kaydedilmiştir:
“Bayatlar, Türkçe ve Arapça konuşurlar, hayvan beslerler. Sayıları on bin evdir. Kifri’den Karatepe ve Tuz’a kadar olan bölgede yaşarlar. Oymakları Elbu Ali Abdüssultan’dır. 800 evdirler. Bestamlı reisleri Abid B. Abbas’tır. 100 evdirler. Elbu Bekir Ahmed reisleri Faris Beydir. 108 evdir. El-Hasan, reisleri Mola Mehmet ve Hüseyin Kadir’dir. Hasan Harliye reisleri, Mehmet Şubat, Elbu Hasan, reisleri Süleyman Bey, Elbu Vali, reisleri Hebiş Bey, Eldelâluh, Muhammedulhasun ve Abdullah b. Sultan Bey, El-Vezat, reisleri Hasan el-Şebbas’dır[52].
Buraya kaydedilmiş olan oymak isimleri bizim için şüphelidir. Çünkü bu isimlerin hemen hepsi Arapça’dır. Türk kaynaklarına göre tespit ettiğimiz asılları aşağıda kaydedilmiştir. Yukarıda Bağdat’lı  Münşi Ahmet b. Muhammet ile bugünün Arap tarihçisi Abbas ul-Azavi’den naklettiğimiz kısımlardaki bilgiler, İngiliz raporunda siyasi ve özel maksatlarla düzenlendiğini ve itimada değer mahiyete olmadığını göstermektedir.


Bugün Irak’ta yaşayan Bayatların büyük kısmı şehir ve kasabalarda dağınık bir halde yaşamaktadır. Buna sebep, ilk konuşmalarını muhafaza etmeleri ve bir de oturdukları köylerin susuz ve ekinlerin yağmura bağlı oluşlarıdır. Bayatların hayatı ekinlerine, ekinlerin varlığı da yağmura bağlıdır. Yağmuru almayan veya az olan yıllar, Bayatlar, verimli topraklara göçmeye mecbur oldular.
Göç yerleri, Bayatlarla meskûn köy ve kasabalardır. Bir kısmı ikinci ve üçüncü yılda yurtlarına dönerler. Yerlerinden hoşlananlar ise oralara yerleşirler. Dağınık ve göçer Bayatlar çoğunlukla öz dillerini unutmuşlardır. Bayat oldukları ancak soy adlarından belli olur. Bunlar, Bağdat, Hanekin, Kenan ve Diyale, Erbil, Hadise, Rumeyse, Kuşçu, Telafer gibi yerlerdir. Sayıları oldukça kabarıktır.
İkinci kısım toplu halde şehir ve kasabalarda yaşayan Bayatlardır. Kerkük, Horça, Tuzhurmatu, Kifri, Karatepe bölgeleri Hamrin Dağları’na kadar kaailen Bayatlarla meskûndur. Köylü Bayatlar aydın kimselerdir. Azze ve Udeyh Arap kabileleri  bölge komşusu oldukları için onlarla Arapça konuşurlar. Onlara kız verip alırlar. Çok defa bu Arap kabileleri koyun sürülerini özel anlaşma uyarınca Bayat yaylalarında otlatırlar.
Kerkük bölgesindeki köylü Bayatların sayısı -güvenilebilirse- resmi kaynaklara göre, 170455’tir[53]. Bayatlar ekinle geçinirler. Koyun sürüleri beslerler. Köy evleri kerpiçten yani Anadolu karakteri taşır.
Oymakları ve kolları, yukarıda İngiliz raporunda kaydedildiği gibi Arapça değil; Türkçe’dir. Bunlar bazen baba ve dede adlarıyla isimlendirilmişlerdir. Pirahmetli, İzzedinli, Allı Ballı, Alimusa, Mahmutlu, Faris Bey, Kadılı, Abudlu, Zengüllü, Sayatlı, Albuhasan, Alburiza, Karanazlı, Biravuçlu, Hasdarlı, Emirli, Kalaylı, Keremli, Doblar, Şohorlu, Süleymanbey, Serhanlı, Kuşçu gibi isimler taşımaktadır. Kerkük havalisinde Bayatların oturdukları köy sayısı 65’tir. Çardaklı, Yenier, Muratlı, Karatepe başlıcalarıdır.

Doç. Dr. Ekrem PAMUKÇU

TÜRKİYE VE SURİYE BAYATLARI

image0021.gif

 

“Devleti ve nimeti bol, devlet ve nimet sahibi” manâsına gelen Bayat boyunun ongunu (sembolü), şahindir. Kaşgarlı Mahmud, Divanü Lügati’t-Türk’te Oğuz boylarının dokuzuncusu olarak, Bayat boyunu göstermiştir.

Oğuzların sağ kolunda bulunan Bayat boyu, ekseri Oğuz hanlarının çıktığı dört Bozok boyundan biridir. Diğer Oğuz boyları gibi Sirüderya (Seyhun) Nehri kıyılarında ve kuzeydeki bozkırlarda yaşayan Bayat boyu, İslamiyet’ten önceki tarihinde, Korkut Ata (Dede Korkut) ile temsil edilmiştir. Bayat boyundan Kara Hoca’nın oğlu Korkut Ata, akıllı, bilgili ve keramet sahibi bir insandı. “Ala atlı kiş tonlu” Kayı İnal Yavku ile ondan sonra gelen hükümdarlar devrinde çıkan birçok zor siyasî meseleler, Korkut Ata’nın dirayeti sayesinde halledilmiştir.

Diğer Oğuz boyları gibi, İslamiyet’i kabul eden Bayat boyunun bir kısmı, 11. yüzyılda Selçuklu hükümdarları idaresinde, Horasan ve İran üzerinden Anadolu ve Suriye’ye geldiler. Anadolu’ya gelenlerin bir kısmı, uçlara yerleştiler. Bir kısmı ise göçebeliği bırakarak, Batı ve Orta Anadolu’da köyler kurdular. Bu bölgelerde görülen ve bazısı günümüze kadar gelmiş olan yer adları, Bayat boyunun Anadolu’ya yerleştiği devirlere aittir.

Orta Asya’da kalan, Bayat boyuna mensup bir kısım oymaklar ise, 13. yüzyılda Moğol istilasından kaçarak, Doğu Anadolu, Suriye ve Irak’a geldiler. 14. yüzyılda Kuzey Suriye’de, Bozok kolunun Avşar ve Beydilli boylarıyla birlikte yaşadılar. Yaz aylarında, yaylak olarak, Anadolu içlerine göçtüler.

Kuzey Suriye’de bulunan, Avşar ve Beğdilli boylarıyla birlikte 40.000 çadırdan fazla olan Türkmenlerin Bozok kolunu meydana getiren Bayatlar, bazı siyasî hadiselere katıldılar. Büyük bir ihtimalle Dulkadiroğulları Beyliğini kurdular. Maraş ve Elbistan bölgesinin yeniden iskânına katıldılar. 15. yüzyılın başlarında, Kara Tatarlardan boşalan Yozgat ve komşu yörelerde, Bozok oymakları yurt tuttu. Bunlar arasında, kalabalık sayıda Bayatlar da vardı. Bu Bayatlar, kışın Kuzey Suriye’ye gittikleri için, Şam Bayatı adını aldılar. Şam Bayatı’nın, bir kısım Akçalu (Ağçolu) ve Akçakoyunlu (Ağçakoyunlu) boylarının kollarıyla birlikte, Kaçar boyunu teşkil ettiler. 15. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey Azerbaycan’daki Gence yöresine giden Kaçarların bir kısmı, 17. yüzyılın başlarında İran’ın Esterabad yöresine göç ettirildi. 18. yüzyılın son çeyreğinden başlayarak, 1925 senesine kadar İran’ı idare eden Kaçar Hanedanı, bu Kaçar koluna mensup olup Şam Bayatı’ndan çıkmış olması mümkündür.

Bozok’ta (Yozgat ve civarı) kalan Şam Bayatı kolu ise, çiftçilik yaptığı arazide köyler kurarak, tamamen yerleşik hayata geçtiler. Bayatların önemli bir kolu da, 15. yüzyılın sonunda Akkoyunlu fethi üzerine, İran’a göç etti. Bunların bir kısmı Azerbaycan’da, önemli bir kısmı da Hemedan’ın güneydoğusundaki Kezzaz ve Girihrud yöresinde yerleşti.

Akkoyunlu Devleti’nin yıkılmasından sonra İran’a hakim olan Safevîler’in hizmetinde, birçok Türkmen topluluğu gibi, önemli miktarda Bayat da vardı. Cins atlar yetiştiren ve 10.000 çadırdan ibaret olan bu Bayatların beyleri, Şah Abbas tarafından Azerbaycan’daki sancaklara tayin edildi. Böylece, bu yörede yaşayan Bayatlar dağıldı.

Aynı yüzyılda Horasan’da Nişabur bölgesinde de Bayatlar yaşıyordu. Ancak, bu Bayatların Türk olmayıp Moğol asıllı oldukları anlaşıldı. Onlara, Kara Bayat adı verildi. Asıl Bayatları bunlardan ayırt etmek için, Akbayat veya Özbayat denildi.

19. yüzyılın başlarında Akbayatların, Azerbaycan’da 5000 kişi, Tahran çevresinde 3000 kişi, Şiraz taraflarında 3000 kişi olmak üzere üç kol halinde yaşadıkları tespit edildi. Karabayatlar ise Nişabur dolaylarında oturuyorlardı.

Suriye ve Doğu Anadolu’nun Osmanlı Devleti topraklarına katılmasından sonra, bir kısım Bayatlar da diğer Türkmenler gibi geleneksel göçebe hayatlarını sürdürdüler. Yerleşik hayata geçenler de, köy hayatı içinde uzunca bir müddet yaylaya çıkma geleneğini bırakmadılar. Fakat, Osmanlı toplum yapısı içinde kaynaştılar. Boy adlarıyla anılmaz oldular.

Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, Kuzey Suriye’deki ana Bayat kolu, yirmi obadan meydana gelmişti. Fakat bu obaların nüfusları fazla değildi. 16. yüzyılın ikinci yarısında boyun başında bulunan Bozca adlı boy beyi ailesi, boy halkından birçok kimseyi de yanına alarak İran’a gitti. Bunlar, orada Bozcalı adıyla anıldılar ve varlıklarını geçen yüzyılın sonlarına kadar korudular.

Anadolu’da kalan Bayatlar, Pehlivanlı ve Reyhanlı gibi güçlü obalar olarak hayatlarını sürdürdüler. 17. yüzyılda Bayat obalarından çoğu Pehlivanlıların, geri kalanları da Reyhanlıların etrafında toplandılar. Böylece, 18. yüzyılda Pehlivanlılar, 15.000 çadıra sahip güçlü bir oymak halinde Bozok’ta oturdular. Reyhanlılar ise 3000 çadıra yükselerek, yaz mevsimini Sivas’ın güneyindeki Yeni İl’de, kışı da Amik Ovasında geçirdiler. 19. yüzyılda Pehlivanlıların çoğu, Yozgat-Ankara arasındaki yörede yerleştiler. Reyhanlılar ise 1865 senesinde Amik Ovasında yerleştirildiler. Böylece,Reyhanlı kasabası meydana geldi. Bayat boyunun Kuzu Güdenli oymağı, Kayseri’nin Bucakkışla yöresinde toprağa bağlandı.

Irak’ın Kerkük bölgesinde yerleşmiş olan Bayatların, geçen yüzyılın başlarında, 2000 çadır kadar olduğu tespit edildi. Bu bayatların, İran Bayatlarından olması muhtemeldir.

Anadolu’nun Türk yurdu haline getirilmesinde ve İslamiyet’in yayılmasında büyük hizmetleri olan Bayat boyundan, büyük şahsiyetler yetişti. Oğuz elinin büyük manevî şahsiyeti Dede Korkut (Korkut Ata), şair Fuzulî, Cem Sultan adına Osmanlı Hanedanının eski atalarına dair Câm-ı Cem-Âyin adlı eseri yazan Mahmud oğlu Hasan, Bayat boyundan yetişen ünlü şahsiyetlerdir.

 DİPNOTLAR

1 Kaşgarlı Mahmut, Divanu Lügati’t-Türk, 128, neşr:  Muallim Rıfat, İstanbul. Ter: Besim       Alay, T.D.K İst. 1976

[2] Türk Ansiklopedisi (Bayat Maddesi).

[3] Şecere-i Türk (Kısaltılmış) Türkçe ter: R. Nur s.32

[4] Ş. Sami, Kamus-i Türki,/ 227

[5] Luvys Ma’luf, el-Müncid, /, 53, Beyrut, 1956.

[6] Türkçe Sözlük (T.D.K.) s.96, Ankara, 1959.

[7] Şecere-i Türki, s.31

[8] Kaşgarlı Mahmut, a.g.e., /56 ve ///, 128.

[9] Ez-Zebidi M. Murtazaacul-Arus,/,531, Thk. Ali Hilali, Kuveyt, 1868.

[10] Z. Velidi Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s.67, İstanbul, 1946.

[11] C. Dohsson, Histoire Des Mongolos, Türkçe ter: “Moğol Tarihi”, s.92, Matbaai Amire, 1342.

[12] Kaşgarlı Mahmut, a.g.e., s.56

[13] Şecere-i Türk s.41

[14] Reşidüddin Fazlullah el-Hamadani, Camiût-Tevarih, Mz, I, Arapça ter:, s.281, 282, 283. 

[15] Z. V. Togan, a.g.e., s.67

[16] Deuines, Hunların, Türklerin, Moğolların ve sair Tatarların Tarih-i Umumiyesi, Türkçe ter: H. Cahit Yalçın, I, s.26.

[17] Y. Vlamidirtsov, Moğolların İçtimai Teşkilatı” Türkçe ter: Abdülkadir İnan, s.19-102.

[18] Y. Vlamidirtsov, a.g.e., s.103.

[19] Y. Vlamidirtsov, a.g.e., s.126.

[20] Y. Vlamidirtsov, a.g.e., s.128.

[21] C. Dohsson, a.g.e., s.14-15.

[22] C. Dohsson, a.g.e., s.92.

[23] Şecere-i Türk, s.60.

[24] Z. Veli Togan, a.g.e., s.61

[25] Z. Veli Togan, a.g.e., s.67

[26] Y. Vlamidirtsov, a.g.e., s.98.

[27] Y. Vlamidirtsov, a.g.e., s.98.

[28] Muhammet el-Munşi en-Nesevi, Siretu Sultan Celaluddin b.Sultan Muhammed b. Tekiş, s.42.

[29] C. Dohsson, a.g.e., s.29.

[30] Muhammed el-Munşi, a.g.e., s.42

[31] Muhammed el-Munşi, a.g.e., s.42

[32] Muhammed el-Munşi, a.g.e., s.42

[33] Muhammed el-Munşi, a.g.e., s.42

[34] Şaki Sabir Zabıt, Bayat Aşireti Hakkında Araştırma, s.29, Bağdat, 1965.

[35] Şecere-i Türk, s.22

[36] ez-Zebidi, a.g.e., I, s.531

[37] el-Cuveyni Alauddin, “Tarih-i Cihanguşay”, I, s.293.

[38] Firuz Abadi, Kamusu’l-Muhit, I, s.295.

[39] Faruk Sümer, Oğuzlar, S.232-233.

[40] İbnu’l-Futi Kemaluddin el-Havadis el-Camia ve’t-Tecarubun-Hafia fi el-Mia es –Sabiâ, s.27.

[41] İbnu’l Futi, a.g.e., s.254.

[42] Mustafa Nuri Paşa, Netaicu’l-Vukuat, I. s.131.

[43] Ahmet Refik, Anadolu’da Türk Aşiretleri, 966-1200.

[44] Ahmet Refik, a.g.e., s. 74

[45] Şakir Sabir Zabıt, Tarih es-Sadaka Beyne’l-Irak ve Türkiya, s.105, Bağdat, 1955.

[46] Abbas el Azzavi, Tarihu’l-Irak Beyne İhtilaleyn, I, s.541.

[47] Sıbgatullah b. el-Haydari, Unvanu’l-Mecd fi Beyan Ahval-i Bağdat ve’l-Basra ve Necid, s.120.

48Ş. S. Zabıt, Bayat Aşireti Hakkında Araştırma, s.38, G. J. Edmond, Kurds, Turksh and Arabe, s.265-267, Londra-1957

[49] G. J. Edmond, Kurds, Turksh and Arabe, s.265-267, Londra-1957.

[50] Ceymiş Rice, Rihlatu Rice Arapça ter. s.27

[51] M. el-Muaşi, s.54

[52] Takrir Sırrı li İdaretül İstibaratül Biritaniyye, Anil-Aşain ve’s-Siyase, s.40, Bağdat-1958.

[53] Ed-Delilu’l-Am Li Tescil-l Nufus el-Am li seneti 1959, el-Cumhuriyye emdrakiyye, s.289,291,292,293.

Yorumlar

“213) BAYAT BOYU” yazisina 27 Yorum yapilmis

  1. İsmail Alkan yorum tarihi 17 Kasım, 2009 02:16

    Selamun Aleyküm.
    Ben aslında yorumdan ziya de bir soru sormak istiyorum. Bu Kuzey Suriye de yaşayan Bayat boyuna ait oymakların isimlerini biliyor musunuz. En azından bu bilgiye ulaşabileceğim kişi ya da kaynak söyleyebilir misiniz? Sorumun sebebi ise bizim ailenin 150 yıl kadar önce Laskiye taraflarından Hatay göçmesi, 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşından sonra aile de yeni yetme bir genç ve çocuk yaşında dedem dışında erkek kalmayınca aile tarihinin aktarımında yaşanan sorunlar. Yalnız büyüklerimden bana aktarılan Laskiye taraflarının gelindiği ve o tarafların en büyük ailesine mensup olunduğu… Bu eksik bilgilerle soy araştırmama yardımcı olacak yukarda sorduğum sorular için yardım ederseniz çok sevinirim. Teşekkürker…

  2. İsmail Sinan yorum tarihi 18 Haziran, 2010 01:50

    ben sinan.bayat boyundanım..Yabanlı türkmen aşiretindenim..kırşehir ikamet ediyor aşiretimiz..orta asyadan halep e sonra maraş atarafına ordan kırşehire gelmişiz..uzun hikayesi var…

  3. ilhami demirel yorum tarihi 29 Haziran, 2010 15:43

    selam aleyküm ben ilhami demirel elazığ ağın aşağıyabanlı köyü nufusuna kayatlıyım. bizim soyumuz bayat türkleri köyümüzün ismindende anlaşılacağı gibi yaban kolundan geldiği söğlenir 350 yıllık mazisi olduğu idda edilir çok araştırmama ramen pek sonuca ulaşamadım. bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.ağın ilçesinin pek kürt köyü yok hep türkçe bilirler bizde kürtçeyi elazığa gelince böyle bir dil olduğunu öğrendik.dil lisanımız azeri ve kafkas lisanına benzer.bu konuda daha çok bilgi almak isderseniz yardımcı olurum.amacım öz geçmişimi bulup öğrenmek.şimdiden teşekkürler.saygı ve selamlar. Allah’a emanet olun.

  4. ab cd yorum tarihi 3 Eylül, 2010 15:51

    bz ankaralıyız ve oğuzların bayat boyundanız. ama köyümüzün irandan geldiği gibi bir söylenti var. köyümüz küçük ve yerleşmemiş bir köy. bunun nedeni yakın bir yüzyılda göçetmiş olmamız olabilirmi? köyümüz bir alevi köyü.. birçok adetimiz bayatlarla uyuşuyor ve bir iran ananesi hakim. biz irana göçettirilen ve daha sonra anadolunun türkleşmesi için getirilen türkmenlerden olabilimiyiz?.. YAZINIZDA BİRŞEY DİKKATİMİ ÇEKTİ. irandan gelip anadoluda kalan 2 soy var. PEHLİVANLI VVE REYHANLILAR. bu aşiretler 19.yy da YOZGAT-ANKARA bölgesine yerleşmişler. bütün bilgiler onlarla uyuşuyo. acaba biz onlardanmıyız..soyumuzu merak ediyorum lütfen yardımcı olun

  5. halit (pehlivanli) Kocabeyoglu yorum tarihi 21 Eylül, 2010 11:00

    ab cd yapilan yorumunuzda turkmenlerdensiniz ve pehlivanli asireti ile olarak bayat turkmenlerinin icinde alevi kardeslerimizde vardir bunun kaniti kirikkalenin hasandede ilcesidir. eyer lakabinizi biliyorsan arasdira bilirsin güzel kardesim selmamlar .

  6. Oğuzhan TÜRK yorum tarihi 13 Şubat, 2011 13:07

    Biz şuan Sivaslı görünsek de aslen Reyhanlılıymışız. Bayat boyunun Reyhaoğulları kolundan olup 1850li yıllarda gelmişiz Sivas Gürün’e. Yeni İl dediğiniz sanırsam Gürün’dür.

  7. hızır kalaycı yorum tarihi 6 Mart, 2011 14:59

    slm aleyküm.ben nevşehirin gülşehir ilçesi yeniyaylacık köyünde oturuyorum.bayat boyundan insanlar da hangi isimler var.mesela benim en büyük dedemin ismi abuzer tahminimce bayat boyundan olduğumuzu sanıyorum.nasıl soykütüğümü çıkarabilirim.

  8. mustafa akgöl yorum tarihi 17 Mayıs, 2011 19:21

    selam ben izmir bornova bayatlarındanım bizim bayatköyü büyüklerimizin söylediğine göre 300-400 senelik galiba pek izmide bayat olduğu bilinmiyor

  9. Oğuz Aytekin yorum tarihi 5 Eylül, 2011 12:04

    Güzel bir şeyler daha öğrenmiş oldum iyi işte

  10. cengizhan öcal yorum tarihi 10 Aralık, 2011 18:08

    Merhabalar , Bende Yozgatın merkeze bağlı Çalılı köyündenim , babam çalılı annem tayfur köyünden. zaten araları 3-4 km birşey. Yalnız bu köylerde alevilik yok. ama yakın bir köyde var. Bizde Bayatlardan olabilir miyiz ? Gaziosmanpaşa (tekke) bize yakın , bura ile bir bağımız olabilir mi acaba ? şimdiden çok teşekkür ederim.

  11. mehmet yorum tarihi 18 Aralık, 2011 20:36

    selamlar biz de Kırşehir’in ÖZBAĞ kasabasında ikamet eden Bayat’larız… araştırmalarda çok enteresan benzerlikler gördüm… bizim de Şam’dan Antep’e ordan Kayseri Kırşehir Konya ANtalya ve İzmir’e yayıldığımız öğrendim… Yayınladığınız bilgiler için teşekkürler…

  12. cengizsaran yorum tarihi 29 Ocak, 2012 18:26

    TÜRK DÜNYASI BAYAT BOYU yazısını okudum ve çok aydınlandım emeği geçenlere teşekür ediyorum.
    bende araştırdığım kesin sonuçlardan bayat türkmenlerinden olduğumun gerçeğine ulaştım…11 yüzyılda selçuklu sultanlarıyla anadoluya gelmiş atalarımız…
    OĞUZLARIN BOZOKLAR KOLUNUN GÜNHAN ATAYA BAĞLI BAYAT TÜRKMENLERİNDENİZ…YERLEŞİM YERİMİZ
    karamanın süleymanhacı köyü köyümüzün camiisi selçuklu mimarisiyle yapılmış revaklarla donatılmış tarihi bir camii….

  13. salih yeşilyurt yorum tarihi 14 Mayıs, 2012 21:51

    slm cümleten,güzel bir bilgilendirme ortamı açmışsınız,emeği geçenlere teşekkür ediyorum.ben erzurum şenkaya ilçesindenim.bize gaskanlılar diyorlar ama genişbilgi bulamadım.nerden gelmeyiz ve hangi boya bağlıyız bu konuda bana bilgi verecek kimse varmı.

  14. süleyman bayat yorum tarihi 25 Mayıs, 2012 20:18

    selamün aleyküm kardeşlerim heppimiz bir bayatlıyız facede buluşalım

  15. asarcıklı yorum tarihi 13 Haziran, 2012 14:59

    Slm herkese ben Kayserinin hisarcık köyündenim araştırdım hisarcığı oluşturan bayat boyundan üç ailemiş bunun hakkında daha fazla bilgi bulabilirmiym acaba

  16. akan türk yorum tarihi 6 Temmuz, 2012 10:43

    m herkese ben elazığın göl köyündenim araştırdım köyü araştırdım oluşturan bayat boyundan köyün çoğunluğu bu aşirettten gelme bunun hakkında daha fazla bilgi bulabilirmiym acaba

  17. MEHMET ŞEKER yorum tarihi 28 Aralık, 2012 12:22

    yukarda yazı yazan bazı arkadaşlar izmirde bayatlar var diyince bende sivas beştepe köyündenim bizim atalarımızın elbistan dan geldiği ve izmir tarafına göç eden akrabalarımız olduğunu duymuştum.bizim aile adımız abbasoğlu buda bayatların içinde var ısparta emirdağda abbasoğlu var.köklerimiz çok eski şimdiki köyümüze geleli 500 sene olmuş.
    açıkçası bazı köylülerim bayat olduğumuzu idda ediyordu ben karşı çıkıyordum yukarda yapılan yorumlar beni çok şaşırttı.

  18. yusuf öztürk yorum tarihi 17 Ağustos, 2013 12:52

    biz elazığda yaşıyoruz dedemin dediğine göre bayat aşiretindenmişiz bayat aşireti bizimmiş

  19. huseyin tosun yorum tarihi 15, 12 , 14 yorum tarihi 16 Aralık, 2014 00:51

    Ben denizli civril bayat koyundenim koyumuzun bilinenkayitli tarihi 1530. Ozaman kutahya sancagin baglimis
    Sulale ismimiz garalla sulalesi biz hangi bayat asiretine bagliyiz buyuk buyuk dedemin adi zora hasan buyuk dedemin adi molla ibrahim tosu dedemin adi huseyin tosun bilgisi olan yazsin lutfen tesekurler

  20. atalay bayat yorum tarihi 12 Şubat, 2015 22:29

    Benimde soyadım bayat yani gecek bir bayat turkuyum nerdeyse bayatlar hakinda tum konulari okuyup arastirdim daha yaşim 15 okulda bazi arkdslrim soyadmla dalga geciyordu fakat aldrmyrdm su an lisedeyim soyadimla dalga gecen 4,5 kisi vardi hepsi mort kaldi tum arastirmalarimi tarih ogretmenlerimle yaptim soyadim gercekten sahane imis bu blog icinde tesekkur ederim …. ben baska bloglarida okuyacağim

  21. atalay bayat yorum tarihi 12 Şubat, 2015 22:30

    Bu arada yusuf ozturk kardesim deden sana yanlid bilgi vermis ona acikca soyle kendide ogrenir belki kotu bisey demek istemedim yanlis anlama 🙂

  22. fethullah yilmaz yorum tarihi 29 Nisan, 2015 09:04

    ben ankara bala büyük bayat köyündeyim cangaloğullarından çıktım yola horasan flan derken byat boyuna kadar geldim balaya zamannda yerleşiyorlar ve karakeçili bölgesine

  23. mustafa yorum tarihi 3 Haziran, 2015 01:27

    Erzurum Tazegül Köyü Tazegül ailesine dahil olup bayat boyuna mensuptur.. Buna Erzurum da Özler de dahildir..

  24. bulent aslan yorum tarihi 6 Aralık, 2015 22:50

    Merhabalar adiyaman besni ilcesine bagli sambayat kasabasindayim.yillar once dedelerimiz. Elazig afyon corum yozgat ve sivasta tanidiklari akrabalarinin oldugunu mektuplastiklarini duymustum. Bizim koyunde tarihi 350-400 yil.sam tarafinda gelmisler bayatli olduklari icinde sambayat demisler. Selametle kalin hisimlar. 🙂

  25. Yasin Şahin yorum tarihi 30 Mayıs, 2016 17:01

    Selam Bayatlı Kuzenlerim 🙂 Ben de Yozgat Boğazlıyan Çalapverdi Bayatlarından’ım , yani şambayatı da diyebiliriz.17.yy ortalarında Boğazlıyan’a yerleşmişiz.Oymağımızın adı “ÇİÇEKLÜ” dür.Adil Ağa’nın en küçük iki oğlu Halit ve Veyis Boğazlıyandan çıkarak Çalapverdiye yerleşmişler.Ben Veyis’in soyundan geliyorum.Bize köyde Visaler/Veyisoğulları derler.Bizden sonra köye 2 aile daha yerleşmiş.Soyadımız da Şahin’dir , Bayat’ların sembol hayvanı , ayrıca sözünü ettiğim köydeki diğer kuzenlerimizin soyadıda “Şahingöz”dür.Evlerimiz kerpiç kanımız asidir , kavgayı severiz , rekabet bizi çeker 🙂 kara kaş kara göz , uzun kirpikler buğday ten yani birbirimize benzeriz.25 senedir İstanbul’dayız.Mesafelerin ayırdığı Kuzenlerimle tanışmak isterim… https://www.facebook.com/yasin.sahin.524

  26. Türkmen Kızı yorum tarihi 23 Temmuz, 2017 15:12

    Merhabalar, Ben de Oğuzların Bayat boyundanım.Şam Türkmenlerindeniz. Kanuni zamanında Reyhaniye’ye yani Reyhanlıya göç ettirilmişiz.

  27. Birkan hoş yorum tarihi 13 Ekim, 2018 03:14

    Selamun aleyküm bayatlı ağalar bende arastırmalarıma göre kars ığdır bayat boyundan olduğundan ardahan ilinin bayat boyuna ait olduğunu düşünüyorum bu nedenle bayat boyundan olduğumu dusunerek selamlarımı iletiyorum yorumlarınızı bekliyorum..

Yorum yap