Avrupa'nın 'asker karşıtı' politikasının ABD planlarına sekte vurduğunu savunan Gates, NATO'da 'köklü değişiklik' istedi.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Amerika'nın en önem verdiği konulardan biri olan 'Avrupa'nın bir daha savaş çıkaracak kadar güçlenmemesi' politikası, Irak ve Afganistan'da destek arayan Washington yönetiminin bugün başını ağrıtıyor.
Avrupa ülkelerinde özellikle toplumun ABD işgallerine verilen desteğe karşı çıkması, bu baskı altındaki hükümetlerin askerlerini operasyonlardan birer birer çekmesi, ABD'nin 60 yıl sonra "bu kadar barışçıl Avrupa istemiyoruz" dedirtti.
Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates, Avrupa’daki NATO müttefiklerini sert bir dille eleştirdiği Washington'daki bir konuşmada, Avrupa’yı "genel olarak askere karşı bir güvensizlik duymakla ve sistematik biçimde sürdürülen anti-militarizasyon faaliyetiyle" suçladı. Bu durumun "Batı sistemine ve güvenliğine zarar verdiğini" savunan ABD Savunma Bakanı, günümüzde NATO’nun, kurulduğu zamandakinden çok daha farklı tehlikelerle karşı karşıya bulunduğunu öne sürerek, 'NATO Stratejisi'nde çok köklü değişiklikler yapılmasını istedi.
Gates, NATO'nun İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa'da çatışmaların patlak vermesini önlemede kaydettiği erken başarıların yeni birtakım endişelere yol açtığını ifade ederek, "kamuoyu ve siyasetçilerin büyük kısmının askeri güce ve beraberindeki risklere karşı hoşnutsuz olduğu Avrupa'nın askersizleştirilmesi, 20. yüzyıldaki lütuf olma özelliğinden çıkıp, 21. yüzyılda gerçek anlamda güvenlik ve kalıcı barışın sağlanmasına engel haline dönüştü" dedi.
Gates, Avrupa’daki silahsızlanmanın ittifakın, başta Afganistan’da olmak üzere savaş yeteneğini sınırladığından şikayet etti. Gates NATO’nun sergilediği bu zayıf tablonun karşıt güçleri ve devletleri yanlış hesaplara ve daha saldırgan politikalara sürükleyebileceği uyarısını yaptı.
Gates NATO üyelerine şöyle seslendi:
"Gerçek ya da algılanan zayıflık, sadece yanlış hesaplamalara ve saldırganlığa neden olmakla kalmaz, daha temel düzeyde, bunun sonucunda oluşan finansman ve kapasite eksikliği, ortak tehditlere karşı koymak için birlikte savaşmayı zorlaştırır. Örneğin yıllardır, NATO'nun her türden daha fazla kargo uçağı ve helikoptere ihtiyaç duyduğunu bilmemize rağmen, buna sahip değiliz ve bu eksiklik Afganistan'daki operasyonları da doğrudan etkiliyor. Buna benzer biçimde NATO'nun, havada yakıt ikmali yapabilen tankerlere, savaş alanında acil kullanım için istihbarat keşif ve gözlem platformlarına gereksinimi var."
NATO'NUN YENİ STRATEJİSİ KASIM'DA AÇIKLANACAK
Konuşmasında, NATO'nun "stratejik konseptinin" gözden geçirilmesi ve yenilenmesi konusunda kapsamlı çalışmanın yürütülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gates, bugün ittifakın içinde bulunduğu savaşların kapsamı düşünüldüğünde, bunun sadece yazılı bir çalışmanın ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.
Eski ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'ın başkanlık ettiği ve aralarında emekli Büyükelçi Ümit Pamir'in de bulunduğu 12 kişilik "Akil Adamlar Grubu", NATO'nun yeni stratejik planının oluşumu için çalışma yürütüyor. NATO'nun 1999 yılında açıkladığı son stratejik planının güncelliğini yitirmesi, yeni tehditler ve yürütülen operasyonlara cevap verememesi nedeniyle Kehl zirvesinde başlatılan yeni plan çalışmaları, öngörülen takvimin yürümesi durumunda, kasım ayında Lizbon'da yapılacak resmi zirvede sonuçlanacak. Washington'daki bu toplantı, "Akil Adamlar Grubu"nun dördüncü toplantısı olma özelliğini taşıyor.
AVRUPA DEĞİŞİKLİK İSTEMİYOR
Öte yandan, Gates'in sert ifadelerle eleştirdiği NATO üyesi ülkeler, yeniden silahlanma konusuna sıcak bakmıyor. Toplantıya katılan Norveç Savunma Bakanı yardımcısı Espen Barth, Gates'in eleştirilerinin "anlaşılabilir" olduğunu söyledi, ancak Avrupa ülkelerinin savunmaya daha fazla para aktarmasının sorunları çözmeyeceğini, savunma bütçelerinde bir artış beklenemeyeceğini kaydetti.
Toplantıya katılan Çek Cumhuriyeti'nden askeri uzman Michal Thim ise, ABD'nin uzun süredir Avrupa'nın savunma politikalarından rahatsız olduğuna dikkat çekti. Afganistan'daki savaşın hükümet yıktığı Hollanda'dan toplantıya katılan Kees Homan, Avrupalılar'ın kendi çıkarlarını tehlikede hissettiğinde savaşacağını savundu, "Afganistan'daki savaş konusunda görüş birliği yok" dedi.
Dünya Bülteni


