1) ÖYKÜ (HİKAYE) NEDİR?

Yayin Tarihi 21 Eylül, 2008 
Kategori ÖYKÜ

 

  ÖYKÜ (HİKAYE) NEDİR?

Önemli farklılıkları olmakla birlikte “küçük roman” şeklinde tanımlanabilir. Millî kültürümüzün önemli parçalarından “Dede Korkut Hikâyeleri“, “destanlar” ve “halk masalları” nı saymazsak, Avrupaî tarzda ilk hikâyeler, Tanzimat Edebiyatı döneminde görülür.

İlk hikâye kitabı, Emin Nihat’ın “Müsameretnâme“dir. Bu kitapta toplanan hikâyelerin kuruluşu, işlenişi “Binbir Gece Masalları” na benzer.

19 . yüzyıl sonlarında başlayıp günümüze doğru daha da gelişen hikâye, özellikle Alphonse DAUDET (1840-1897) ve Guy de MAUPASSANT (1850-1893) gibi büyük Fransız yazarlarının tekniğiyle tekâmüle ulaşmıştır. Bu iki yazar “realist” akımın yetiştirdiği zamanın ileri gelen romancılarındandır. Fransız hikâyeciliği Guy de MAUPASSANT’ın izinden gelişmiştir. Amerika edebiyatında özellikle mizahî hikâyeleriyle Mark TAWİN (1835-1910), O. HENRY (1862-1910) ve bunları takiben John STEİNBECK, Erskine CALDWEL Batılı ünlü hikâyecilerdendir.

Dünya hikâyeciliğinde iki hikâye biçimi hâkimdir:

(1) Maupassant Biçimi : Hikâyede asıl olan “olay” dır. Okuyucunun hikâyeyi şöyle ya da böyle yorumlamasına imkân verilmez. Çünkü, hikâyedeki olay, mantıklı bir seyir hâlinde takip eder. Kişilerin portreleri, özenle ve ayrıntılı olarak çizilir.

(2) Çehov Biçimi: Hikâyede asıl olan “olay” değildir. Hikâye, sona erdiği zaman her şey bitmiş değildir. Hikâye, asıl bundan sonra başlıyor demektir. Zira, kişiler tamamıyla tanıtılmadığı, olaylarda kesinlik hâkim olmadığı için okuyucunun hayal kurması devamlı hareket hâlindedir ve kendine göre yorumlar yapmaya uygundur.

Çehov, hikâye anlayışını şöyle anlatır:

“Kaleme alınan konular, “sade” olmalı. Piyer Semenovi, Maira İvanovna ile nasıl evlendi gibi… Hem sonra, yok psikoloji tahlilleri, yok hikâye, yok bilmem ne imiş! Bunlar hep özenti… Hatırınıza ilk gelen başlığı koyun, kılı kırk yarmayın, tırnak, çizgi gibi işaretleri çok az kullanmaya bakın, gösteriştir bu. Benim işim anlatmaktır. Ancak, onu başarabilirim. “

Türk hikâyeleri, şu dört ana grupta değerlendirilir:

(1) “Serim, düğüm, çözüm” bölümlerinin düzenli olduğu hikâyeler. Ömer Seyfettin, Samet AĞAOĞLU, Haldun TANER, Oktay AKBAL, Mustafa KUTLU‘ nun hikâyeleri bu grup içindedir (Maupassant Biçimi)

(2) İstanbul’da yaşayan insanların özel hayat ve özelliklerini veren hikâyeler. Hüseyin Rahmi GÜRPINAR, Ahmet Rasim, Osman Cemal KAYGILI, Sermet Muhtar ALUS’un hikâyeleri bu grup içindedir. (Maupassant Biçimi)

(3) “Serim, düğüm, çözüm” bölümlerine önem vermeyen, olayın herhangi bir yerinden başlayan hikâyeler. Memduh Şevket ESENDAL, Sait Faik ABASIYANIK, Tarık BUĞRA, Sevinç ÇOKUM gibi yazarlarımız bu gruptandır. (Kısmen, Çehov Biçimi)

(4) Varoluş çizgisinde oluşturulmuş, aydın bunalımı ve çaresizliği anlatan soyut hikâyeler. Bu tür hikâyeler, ülkemizde 1955’ten sonra görüldü. Hikâyelerde, hiç bir toplum kaygısı görülmez. Aydın bunalımının nedenleri yansıtılır. Sanat adı altında çoğu zaman “müstehcen”e kaçan konulara yer verilir. Hikâyecilik, sanattan ayrılmış ve ideolojiye kaydırılmıştır.

Bu grupta hikâye yazan yazarlarımızın başında ise; Yusuf ATILGAN, Demirtaş CEYHUN, Ferit EDGÜ ve Erdal ÖZ gelmektedir.

 

Açıklama-2

İlk Çağ Anadolu’sunda masal, ve tarihi olayları anlatan eserlerle oluşmuştur. Orta Çağda özellikle Hindistan’da “Binbir Gece Masalları” sağlam bir hikaye geleneğinin varlığını bildirmektedir. Bu gelenek, Arapça’dan yapılan çevirilerle Avrupa’ya masal, efsane, rivayetler şekliyle yayılmıştır.

Hikâyeye bugünkü anlamda ilk edebi kimlik kazandıran İtalyan yazar Boccacio’dur. XVI. Yüzyılda yazdığı “Decameron” adlı eseriyle ilk öykü örneğini vermiştir. Rönesans’ın etkisiyle de XIX. Yüzyıl edebiyatının en yaygın türü olmuştur.

Bizde, destanlar, halk hikâyeleri , ve masallarla eski bir temeli olan bu tür, XIV. Ve XV. Yüzyılda “Dede Korkut Hikâyeleri” ile çağdaş hikâye tekniğine yaklaşmıştır.

XIX. yüzyılda Tanzimat’la gelen yeniliklerle birlikte batılı anlamda ilk örneğini Ahmet Mithat Efendi “Letaif-i Rivayet ( söylene gelen güzel şeyler ) adlı eserini yazarak vermiş; “Kısadan Hisse” ile bu türü geliştirmiş, Sami Paşazade Sezai : “Küçük Şeyler” adlı eseriyle modern hikâyeyi oluşturmuştur. Bağımsız bir tür olma özelliğini ise Milli Edebiyat döneminde Ömer Seyfettin’le kazanmıştır.

TANIMI: Yaşanmış ya da yaşanabilecek şekilde tasarlanmış olayları kişilere bağlı olarak belli bir yer ve zaman içinde anlatan türe hikâye diyoruz.

 

HİKÂYENİN UNSURLARI

1) OLAY: Hikâyede üzerinde söz söylenen yaşantı ya da durumdur

2) KİŞİLER: Olayın oluşmasında etkili olan ya da olayı yaşayan insanlardır.

3) YER: Olayın yaşandığı çevre veya mekândır.

4) ZAMAN: Olayın yaşandığı dönem, an mevsim ya da gündür.

5) DİL VE ANLATIM: Hikâyenin dili açık, akıcı ve günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili sözcük, deyim atasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil olmalıdır.

Anlatım ise: iki şekilde olur Hikâye kahramanlarından birinin ağzından yapılan anlatım “hikâyede birinci kişili anlatım” ; yazarın ağzından anlatılanlar “hikâyede üçüncü kişili anlatım”

 

HİKÂYEDE PLÂN:

Hikâyenin planı da diğer yazı türlerinde olduğu gibi üç bölümden oluşur; ancak bu bölümlerin adları farklıdır. Bunlar:

1)SERİM: Hikayenin giriş bölümüdür. Bu bölümde olayın geçtiği çevre,  kişiler tanıtılarak ana olaya giriş yapılır.

2)DÜĞÜM: Hikayenin bütün yönleriyle anlatıldığı en geniş bölümdür.

3)ÇÖZÜM: Hikayenin sonuç bölümü olup merakın bir sonuca bağlanarak giderildiği bölümdür

Ancak bütün hikayelerde bu plân uygulanmaz, bazı öykülerde başlangıç ve sonuç bölümü yoktur. Bu bölümler okuyucu tarafından tamamlanır.

 

HİKÂYE ÇEŞİTLERİ

Hikâye, hayatın bütünü içinde fakat bir bölümü üzerine kurulmuş derinliği olan bir büyüteçtir. Bu büyüteç altında kimi zaman olay bir plan içinde, kişi, zaman, çevre bağlantısı içinde hikaye boyunca irdelenir. Kimi zaman da büyütecin altında incelenen olay değil, hayatın küçük bir kesiti, insan gerçeğinin kendisidir Bu da öykünün çeşitlerini oluşturur. Buna göre;

1) OLAY ( KLASİK VAK’A ) HİKÂYESİ: Bir olayı ele alarak, serim, düğüm, çözüm plânıyla anlatıp bir sonuca bağlayan öykülerdir. Kahramanlar ve çevrenin tasvirine yer verilir Bir fikir verilmeye çalışılır; okuyucuda merak ve heyecan uyandırılır. Bu tür, Fransız yazar Guy de Maupassant ( Guy dö Mopasan) tarafından yaygınlaştırıldığı için “Mopasan Tarzı Hikâye” de denir

Bu tarzın bizdeki en önemli temsilcileri: Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Reşat Nuri Güntekin’dir..

2) DURUM ( KESİT ) HİKÂYESİ: Bir olayı değil günlük yaşamın her hangi bir kesitini ele alıp anlatan öykülerdir Serim, düğüm, çözüm planına uyulmaz Belli bir sonucu da yoktur. Merak ve heyecandan çok duygu ve hayallere yer verilir; fikre önem verilmez, kişiler kendi doğal ortamlarında hissettirilir. Olayların ve durumların akışı okuyucunun hayal gücüne bırakılır.

Bu tarzın dünya edebiyatında ilk temsilcisi Rus yazar Anton Çehov olduğu için “Çehov Tarzı Hikâye” de denir.

Bizdeki en güçlü temsilcileri : Sait Faik Abasıyanık, Memduh Şevket Esendal ve Tarık Buğra’dır

3) MODERN HİKÂYE : Diğer öykü çeşitlerinden farklı olarak, insanların her gün gördükleri fakat düşünemedikleri bazı durumların gerisindeki gerçekleri, hayaller ve bir takım olağanüstülüklerle gösteren hikâyelerdir.

Hikâyede bir tür olarak 1920’lerde ilk defa batıda görülen bu anlayışın en güçlü temsilcisi Fransız Kafka’dır Bizdeki ilk temsilcisi Haldun Taner’dir. Genellikle büyük şehirlerdeki yozlaşmış tipleri, sosyal ve toplumsal bozuklukları, felsefi bir yaklaşımla, ince bir yergi ve yer yer alay katarak, irdeler biçimde gözler önüne serer.

  KAYNAK: turkceciler.com

Yorumlar

“1) ÖYKÜ (HİKAYE) NEDİR?” yazisina 51 Yorum yapilmis

  1. ZÜHAL ASMA yorum tarihi 21 Eylül, 2008 17:24

    *Kutlarım üstad,
    Her zamanki gibi;YİNE EN DOGRUYU YAPMISSINIZ.
    -SANKİ ÖYLESİNE GEREKLİYMİSKİ!::))
    hemen yazmak istedim!müsaadenizle,
    Ama benim yazdıklarım MUCİZE ÖYKÜLER*SN.DENİZ KARANFİL’in derledigi Kitabından alıntılar olucak..BU MİNİCİK YAZILAR İNSAN YASAMINDAN ÖYLESİNE FIRLAMISLARKİ!!EMİNİM HEPİMİZİ GÜLÜMSETİCEK;CÜNKÜ;AMACLARI;BİZE MUCİZEVİ İKSİR SUNMAK!
    *benim ismimin anlamı/satürn YILDIZINDAN geliyor.Rahmetli DEDEM;BABAM YANIMDA OLMADIGINDAN,aglayarak!VERMİS BU İSMİ BANA!gercektende bana hep ISILDIYORSUN demislerdir:)
    *İSTE;ARASIRA YAZACAGIM öyküleri hasbel kader okudugunuzda;bu kısacık satırlar;SİZEDE DÜNYADA MUCİZELERİN OLDUGUNU HATIRLATACAK,yüzünüze ISILTILAR VURACAK:) yakamozlar..GİBİ..GECE DAHİ OLSA..umutlanacaksınız.YENİDEN!
    –EFENDİM;SONUCDA VARILACAK İNCE,YILDIZLI YOL,COK ÖNEMLİ.İHTİYACIMIZ OLAN SEY MUCİZELERİ ASLINDA KENDİMİZİN NASILDA YARATABİLECEGİ!
    Kimbilir belki BİRGÜN?bazen..kendi ÜRETİMİMİZ de olabilir?
    *****Mozart, bulundugu yerden uzakta bir konser verecekti.Tüm hazırlıklar tamamlanmıstı ve konser baslamak üzereydi.Mozart konser salonuna girdiginde salonda sadece on kisi vardı.
    -Salondakiler konserin iptal edilip edilmeyecegini birbirlerine soruyorlardı.Mozart salonda kac kisi oldugunu degil,yalnızca verecegi konseri! düsünüyordu:)Düsüsncesi yalnızca piano calma üzerinde yogunlasmıstı.Bu yüzden ic durumu ve vücutu müzigin ahengi ile yogrulmustu.O sanatın üstün gücüne inanıyordu.Kendini ve onu dinlemeye gelen insanları adeta tedavi ediyordu.O sırada Mozart’a SALONDA KAC KİSİ OLDUGUNU sorsalar,herhalde söyleyemezdi.
    *KONSERİNİ bitirdiginde salondaki on kisinin/10!DİNLEYİCİ NİN ALKISI bütün salonu dolduruyordu.MOZART ve ONU DİNLEYENLER müstesna BİR GÜN YASAMISLARDI:)Mozart aksam esine yazdıgı mektupta söyle diyordu;”BURADA HARİKA BİR KONSER VERDİM VE HERKES AYAKTA ALKISLADI”

    -YORUM YAPMAKMI,isterdiniz?yoksa;DÜSÜNÜNCE bu öykünün yasamınıza katkısınımı özümser?ve ISILTILI bir halde gülümseyerek, İLERİYE mi?BAKARDINIZ?**ben bu sonuncuyu yaptım:)CÜNKÜ;KENDİ PAYIMA DÜSEN FİKRİ ALMISTIM.

  2. NAZAN İZMİRLİ yorum tarihi 30 Ekim, 2008 20:03

    GÜLÜMSERİM .ŞUAN EELİ YAŞINDAYIM VE MOZART’IN
    SENFONİLERİ HER AN KULAĞIMDA VE MÜZİK ÇALARIMDA YER ALDI.VE HATTA O KADAR COŞKU VERİYORDUKİ KULAĞA ZAMAN ZAMAN PİYANO BAŞINA GEÇMEK İSTİYORDUM. YAŞAM FELSEFESİ ,BAKIŞ AÇISI İÇSEL AYNASI OLAN MÜZİĞİ GİBİ DAVRANIŞLARI İLEDE ÖRNEK TEŞKİL ETMİŞ HER ZAMAN .

  3. memduh kaya yorum tarihi 12 Kasım, 2008 08:15

    çkkı gzll olmş ellerne saalık

  4. merve yorum tarihi 19 Kasım, 2008 15:50

    bencee bu bılgıler dogru degıl bana oyle geldı bu sıteyı kım hazırladı ailem bile merak ediyolar yani

  5. irem yorum tarihi 19 Kasım, 2008 22:54

    coook güzeldi ardıklarımı buldm saolun

  6. gül yorum tarihi 30 Kasım, 2008 19:27

    çok güzel olmuş begenmeyenler bakmasın

  7. seda yorum tarihi 30 Kasım, 2008 21:56

    çok gzl olmuşşş.tebrik ederim

  8. CEREN DENİZ yorum tarihi 2 Aralık, 2008 15:15

    ACABA BUNUN KISALTILMIŞ VERSİYONU YOKMUYDU BİRAZ SIKICIOLMUŞTA PARDON YANİ ÇOK SIKICI DEMEK İSTEMİŞTİM.ÖZÜR AMA GERÇEKLER ACIDIR

  9. tuba yorum tarihi 4 Aralık, 2008 18:21

    verilen bilgiler için saolun çok güzel olmuş benim işime çok yaradı:D

  10. enes cigülü :) yorum tarihi 11 Aralık, 2008 18:00

    güzelde tırnak şaretlerin yanlış

  11. bahar yorum tarihi 13 Aralık, 2008 12:34

    baya bi güzel olmuş tek kelimeyle süper çok beğendim

  12. BURÇAK yorum tarihi 13 Aralık, 2008 20:42

    valla çok gzl olmuş tşk.çok işme yaradı

  13. ÖZGE ÖZTÜRK yorum tarihi 16 Aralık, 2008 17:28

    çok güzel anlatılmış gerçekten
    buarada teşşekkürler

  14. www.bunubiliyormuydun.tr.gg yorum tarihi 17 Aralık, 2008 23:44

    çok gzl olmuş tebrikler KISKANANLAR ANTEN TAKTIRSIN!!!! kutu kurulum benden BEDAVA 😉

  15. ENES GÜNEŞ yorum tarihi 18 Aralık, 2008 01:31

    TBRKLR SPR OLMŞ BİLGİLENDİRİCİ.BU KADAR AYRINTILI OLMASADA BENİM SİTEMEDE BEKLERİM

  16. RECEP İVEDİK yorum tarihi 18 Aralık, 2008 01:33

    AFERİM GÜZEL OLMUŞ GENDİNE DİKKAT ET GENDİİ ÜZME BY (NOT)FAZLA İÇME

  17. www.bunubiliyormuydun.tr.gg yorum tarihi 18 Aralık, 2008 01:35

    sitemide görmeden karar vermyin.BELKİ BU SİTE KADAR GÜZEL OLMAYABİLİR ama işinize yarıyacagını düşünüyorum yinede bi bakın.;)

  18. okkeş şahin yorum tarihi 12 Ocak, 2009 22:52

    teşekkür ederim

  19. aynur yorum tarihi 4 Şubat, 2009 18:13

    gsl olmuş dönem ödevm için gereklydi saol::))

  20. ada murat yorum tarihi 4 Şubat, 2009 18:14

    tmm çok güzel olmuş ama keşke daha da uzun olsaymış benim yıllık bundan olunca.tam bulamıyorum.her çeşitede örnek olsaymış:)

  21. hatice kutbay yorum tarihi 10 Şubat, 2009 21:13

    idare eder

  22. izel-bingöl yorum tarihi 16 Şubat, 2009 19:31

    SÜPER OLMUŞ ON ÜZERİNDEN ON VALLA ÖDEVİME ÇOK YARDIMCI OLDU!TEBRİKLER!ÇOK GÜZEL ANLATILMIŞBENCE!ÇOKDA BAŞARILI KİM BİLİR NE KADAR UPRAŞILMIŞTIR AMA DEĞMİŞ HER KELİMESİNİ HARFİNİ NOKTALAMA İŞARETLERİNİ TEK TEK İNCELEDİM HİÇ YANLIŞ YOK TBRKLR BENDEN TAM PUAN ALDIN (100) TAMAMMI?

  23. Çağrı ŞEN yorum tarihi 18 Şubat, 2009 12:48

    Saolun teşekkür ederim güzel olmuş böyle siteler heryerde bulunmuyo Allah razI olsun kardeşlerim işalallah hocanın gözünde dah a iyi yerim olur… 🙂

  24. busebarut yorum tarihi 1 Mart, 2009 15:29

    valla gerçekten çk güzel:-)))))

  25. özkan yorum tarihi 10 Mart, 2009 14:16

    ya odev var isime cok yaradı

  26. yaren aksoy yorum tarihi 12 Mart, 2009 17:24

    slm ben yaren ödevim için çok gerekliydi teşekkürlerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

  27. eren yorum tarihi 14 Mart, 2009 13:21

    Hikaye hakkındaki tüm bilgiler burda var özet bir şekilde çok güzel olmuş

  28. emre çetinkaya yorum tarihi 25 Mart, 2009 21:38

    Böyle sitelere her zaman ulaşılamıyor. Değeri bilinmeli. Gerçekten mükemmel. Çok gerekliydi.TEŞEKKÜRLER……

  29. ak_boz yorum tarihi 27 Mart, 2009 18:39

    güzel begenm eyenler kendileri hazırlasın paylassınlar emege saygı

  30. Emre Türüdü yorum tarihi 29 Mart, 2009 13:34

    aLLah razı oLsun bu sıteyı kurandan saLun

  31. Caner Alagöz yorum tarihi 30 Mart, 2009 16:18

    ya siz süpersiniz herşeyi size borçluyum

  32. dilan gümüş yorum tarihi 11 Nisan, 2009 22:28

    süüperr ya çok bilgi edindim ödevi sayenizde yaptım

  33. yağmur özdemir yorum tarihi 12 Nisan, 2009 22:39

    süper olmuş allah razı olsun ne muradınız varsa versin tşk ederim:)))

  34. özgül erdem yorum tarihi 18 Nisan, 2009 11:03

    güzelmiş yazılar

  35. pamuk prenses yorum tarihi 18 Ekim, 2009 19:04

    çok güzelfakat kısa ölsaydı

  36. atilla bekrek yorum tarihi 1 Kasım, 2009 18:10

    emegınıze saygı ancak iyi olmamış

  37. buse yorum tarihi 8 Kasım, 2009 16:24

    ya harika şp diye hallettim xD xDDDD

  38. hatice öztürk yorum tarihi 23 Kasım, 2009 00:37

    ALLAH RAZI OLSUN YAPANLARIN ELLERİNE SAĞLIK

  39. Talebe yorum tarihi 17 Aralık, 2009 21:01

    cok iyi bilgiler

  40. ekın bayraKdar yorum tarihi 28 Aralık, 2009 22:50

    yanı quseL oLms olması qereknler vr ztn ypana tşk ettm xd

  41. leyla doğan yorum tarihi 3 Mart, 2010 20:15

    tek kelimeyle süperrrrrrr..

  42. leyla doğan yorum tarihi 3 Mart, 2010 20:24

    bu siteyi açtığınız için teşekkürler……

  43. huri yorum tarihi 9 Mart, 2010 14:44

    adam olsanız zaten anlardınız bu sıteyı hazırlayan bı emek verms ama nerde sizzde bunu anlayacak beyın anlamıyosanız okumayın abi 😉

  44. melek gülmez yorum tarihi 10 Nisan, 2010 17:40

    tesekkür ederim aradıklarımı buldum

  45. lütfi gecekuşu yorum tarihi 24 Mayıs, 2010 19:52

    yaa gerçekten böyle bir site görmedim süper yha çok teşekkür ederim….

  46. bilal aydemrir yorum tarihi 28 Aralık, 2010 16:44

    çok güzel bir şeydi teşekkürederim bu yapanın emeğine saygıılar….

  47. selin alp yorum tarihi 15 Şubat, 2011 17:31

    hiç işime yaramadı ama yinede güzel olmuş

  48. sakine koç yorum tarihi 16 Nisan, 2011 17:07

    çok güzel bnce 🙂

  49. Aslı Öz yorum tarihi 17 Nisan, 2011 10:07

    bence eh işte 😀

  50. atakan yorum tarihi 15 Ekim, 2011 11:48

    ben ce idare eder 😀

  51. Mehmet demir yorum tarihi 14 Kasım, 2013 18:25

    Özetle anlatımınız harika böyle açık yardımınıza tşkr ederim üstada saygılarr

Yorum yap