50) TANRI ŞANINCA

TANRI ŞANINCA Raviyân-ı ahbâr ve nâkilan-ı esrar olanlar şöyle rivayet ederler ki; bir zamanlar, neresi olursa olsun Allah’ın dağlarından ve yaylalarından birinde bir er kişi yaşıyordu, ermiş kişi, çobandı… Cümle dünya nimetlerine sırtını dönmüş, mal hırsı bilmez, çok müşkül durumda kalırsa koyunlarıyla ve kuzularıyla konuşur, karanlık gecelerde gökyüzünün esrarı ve Tanrı’nın ululuğu içinde bir kor […]

Paylaş:

49) DEVLETİN MALI

DEVLETİN MALI Hz. Ömer’in oğlu, bir deve satın almıştı. Bu devesini devletin develerini güden çobana verdi, devlet meralarına gönderdi. Hayvan meralarda iyice semirdi. Abdullah onu pazara yolladı. Satılığa çıkardı. Hz. Ömer, bu deveyi pazarda gördü: — Bu deve kimindir? Diye sordu. — Senin oğlun Abdullah’ın. Dediler. Hz. Ömer’in canı sıkıldı. Hemen oğlunu çağırttı: — Sen […]

Paylaş:

48) HAZRETİ SÜLEYMAN’IN YÜZÜĞÜ

HAZRETİ SÜLEYMAN’IN YÜZÜĞÜ     Hazreti Süleyman a.s.’ın mührü bir yüzüktü ki dört köşeli bir kaşı vardı. Bu yüzüğü Cebrail a.s. Cennetten çıkarıp Allah cc.’nin emri ile Davut a.s’a getirdi. Bir köşesinde “El mülkülillah” (Mülk Allahındır) yazıyordu. Cebrail a.s bu yüzüğü Davut a.s’a verip dedi ki : “Ey Davut! Hak Teala dan sana bir yüzük […]

Paylaş:

47) FATİH DÖNEMİNDE ADALET

FATİH DÖNEMİNDE ADALET İstanbul’un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi. Durum Hazreti Fatih’e bildirildi. O, asker göndererek, […]

Paylaş:

46) PADİŞAH’IN İŞİ NE?

PADİŞAH’IN İŞİ NE? Sultan Murad Han o gün bir hoş”tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer… Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: – Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var? — Akşam garip bir rüya gördüm. – Hayırdır inşallah?.. — Hayır mı şer mi öğreneceğiz. – […]

Paylaş:

45) İKTİDARIN DEĞERİ

İKTİDARIN DEĞERİ Harun er-Reşid (763-809), Abbasi Devleti’nin en kudretli hükümdarıdır. 23 yaşında Halife olmuştur. İslami Yönetimin 23. Halifesidir. 23 yıl Hilafet makamında kalmıştır. Döneminde beşeri ve dini ilimlere önem verilmiştir. İslam Orduları ve yönetimi Türklerden oluşturularak Devletin sınırları genişletilmiştir.  Sözel halk kültürümüzde “1001 gece masalları” olarak bilinen anlatımlar, bu dönemden kaynaklanmıştır. Harun er- Reşid alimlerle […]

Paylaş:

44) KÜRTÇE KONUŞAMAYAN FRANSIZLAR

KÜRTÇE KONUŞAMAYAN FRANSIZLAR Kürtçe dayatması sürüyor… Daha geçen gün Mersin’de -insan demeye dilim varmıyor- birisi, “Kürtçe şarkı bilmiyorsun” diye, ses sanatçısını öldürdü! Türkiye’nin geldiği noktaya bakar mısınız? Çok değil yedi-sekiz yıl önce kim cesaret edebiliyordu böylesine? Şimdi, bu olaya nokta koyup, bir okuyucumdan aldığım iletiden söz edeceğim. Ülkemizin has evlatlarından Dr. Erdem Alptuna’nın yaşadığı olayın […]

Paylaş:

43) BASTIĞIN YERLERİ TOPRAK DİYEREK GEÇME TANI!

“Bastığın Yerleri Toprak Diyerek Geçme Tanı” “Bastığın yere dikkat et asker!” Komutanın kaçıncı uyarısıydı. Yine de daha dikkat kesildiler adımlarına. Arazi taraması yapan on kişilik bir ekiptiler. Görevleri geçiş güzergahı üzerindeki mayınları temizlemekti. Küçük bir dikkatsizlik, feci kayıplara neden olabilirdi ve bunun bilincindeydiler. Kırsalda ilerlemenin güçlüğüne ve havanın azizliğine rağmen vazifelerini layıkıyla yerine getirebilmek için […]

Paylaş:

42) ÖNEMLİ OLAN NEDİR?

ÖNEMLİ OLAN NEDİR? Bir gün bir Felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir kavanoz alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar; Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler, Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak […]

Paylaş:

41) BABA

BABA —————————————————————— Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve “Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak” diyerek rest çekti… Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında […]

Paylaş:

40) HIRSIZLAR KASABASI

HIRSIZLAR KASABASI Bir kasabada her gün hava kararınca, insanlar maymuncuklarını ve fenerlerini yanlarına alır, komşularının evlerini soymaya giderlermiş. Fakat, gün doğarken geri döndükleri her seferinde kendi evlerini de soyulmuş durumda bulurlarmış. Ama ülkede kimse kaybetmezmiş, çünkü herkes birbirinden çalarmış. Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış. Geceleri, diğerleri gibi çantasını fenerini alıp hırsızlığa […]

Paylaş:

39) İKİ SATIRLIK TELGRAF

İKİ SATIRLIK TELGRAF ———————————————————————————– ************** İki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim  adamının anısı: “İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci  olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: “Avrupa’ya talebe yollanacaktır. ” Allah  Allah, dedim! Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış, bu durumda Avrupa’ya talebe… Lüks  gibi gelen bir şey… Ama bir şansımı denemek istedim. 150 kişi  […]

Paylaş:

38) “DUA” ALIN!

“DUA” ALMAYA BAKIN! Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir.  Düğün günü çok koyun ve inek kesilir.  Et kokuları mahalleyi sarar.  Ancak evin bitişiğinde, Müslüman, dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de günlerdir açtırlar.  Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, ‘ateş’ ister.  Ancak maksadı başkadır. “Belki yemek verirler” diye gitmiştir.  Adam, kadının niyetini anlasa da, bir şey […]

Paylaş:

37) MAVİ KURDELE

MAVİ KURDELE   ———————————————————————- New York’ta yaşayan bir öğretmen, Lise son sınıfındaki öğrencilerinin “diğer insanlardan farklı özelliklerini“ vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir. California Del Mar’dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle […]

Paylaş:

36) “BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM?”

“BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM?”  Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına  katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında,neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebilecegi bir […]

Paylaş:

35) SULTAN ABDÜLAZİZ’İN, DOĞU TÜRKİSTAN’A GÖNDERDİĞİ SAVAŞ TİMİ

Sultan Abdülaziz’in, Doğu Türkistan’a Gönderdiği Savaş Timi ————————————————————— Sultan Abdülaziz zamanında Doğu Türkistan’a yapılan savaş yardımının gerçek hikâyesidir. Doğu Türkistan’dan gelen Yakup Han’ın elçisi, namesini Sultan’a sundu ve Çin zulmü altındaki halkının içler acısı durumunu anlatarak Padişah’ın engin kanatları altına sığınma dileğini dile getirdi Elçi tarafından örneklerle sunulan Doğu Türkistan halkının vahim durumu, Abdülaziz’in ince […]

Paylaş:

34) SİZ NE YAPARDINIZ?

SİZ NE YAPARDINIZ? Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: “Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, […]

Paylaş:

33) AZINLIKLAR KANUNU MU?

AZINLIKLAR KANUNU MU? Başbakan İnönü saat 18.00 sularında Florya Köşkü’nde Atatürk’ü ziyaret etmiş: – Hayırdır İsmet… Habersiz geldin. – Paşam, azınlıklar meselesi… Konuyu Meclis’e getireceğiz.. . Ne diyorsunuz? – İsmet bugün geç oldu… Yarın sabah erkenden gel, konuşalım. İnönü çıkınca Atatürk “bütün görevlileri” toplamış: – Sadece laleler kalsın… Bahçedeki diğer bütün çiçekleri sökün, atın… Derhal. […]

Paylaş:

32) NEDEN BEN?

  NEDEN BEN? Meşhur Wimbledon’un ilk zenci Şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı AIDS’den ölüm döşeğindeydi.. Hayranlarından biri sordu.. “Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti?” Arthur Ashe cevap verdi.. “Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir, 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 […]

Paylaş:

31) SAFRANBOLU’NUN FARKLI BİR ÖZELLİĞİ…

SAFRANBOLU’NUN FARKLI BİR ÖZELLİĞİ… Osmanlı döneminde deri tekeli vardı… Safranbolu da derinin tabaklanması olabilmesi için o dönemin ileri gelenleri çeşitli tedbirler almışlar… Safranbolu da tabaklanmayan deriyi satanlardan o dönemin tüccarları alış veriş yapmazlar ve mecburen Safranbolu da deriyi tabaklananlar satılırdı o dönem çok para kazanan Safranbolu iş adamları Köşkler, konaklar ve 99 odalı evler yaptırmış… […]

Paylaş:

← Onceki SayfaSonraki Sayfa →