409) EY TÜRK, DÜŞÜN!
Yayin Tarihi 29 Haziran, 2009
Kategori TÜRK DÜNYASI
EY TÜRK, DÜŞÜN!
“TÜRK BUDUN, ÖKÜN” (Bilge Kağan)
——————————————————————————–
Tarih bilimi, insanların ve toplumların doğru sonuçlara ulaşmalarına yardımcı olan önemli bir düşünce ve araştırma alanıdır. Geçmişini bilmeyen, kendisini tanımayan bir toplum; hafızasını kaybetmiş bir insan, ırmağın akıntısına kapılmış bir dal parçası gibidir.
Tarih; toplumların geçmişte yaşadıkları olayları, kurdukları devletleri, meydana getirdikleri uygarlıkları ve diğer milletlerle ilişkilerini inceler. İnsanların ve toplumların geçmişte yaşananlardan ders çıkarmalarına, bugünü doğru değerlendirmelerine ve geleceği daha sağlam temeller üzerinde kurmalarına yardımcı olur. Milletlerin ortak hafızasını yaşatır; geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurar. Geçmişini doğru kaynaklardan öğrenen toplumlar, kimliklerini koruyarak geleceklerini daha bilinçli biçimde şekillendirebilirler.
Tarih, uydurmalar ve yakıştırmalar üzerine inşa edilemez. Tarihî gelişmelerin kayda geçirilmesi ve doğru biçimde değerlendirilebilmesi, güvenilir kaynaklara dayanmayı gerektirir. Bundan dolayı tarih bilimi; arkeoloji, antropoloji, sosyoloji, filoloji, etnografya, coğrafya, epigrafi ve kronoloji gibi bilim dallarından yararlanır. Bu alanların sunduğu bilgi ve belgeler dikkate alınmadan güvenilir bir tarih yazılamaz.
Atatürk, Türk tarihinin bilimsel yöntemlerle araştırılması amacıyla 1931 yılında Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin; Türk dilinin araştırılması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla da 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurulmasına öncülük etmiştir.
Bu kurumların temel amaçlarından biri de Türk tarihini ve dilini bilimsel yöntemlerle araştırmak; geçmişte Türkler hakkında üretilen küçültücü, yanlış ve önyargılı hükümleri belgeler ışığında değerlendirmekti. Millî eğitim programları da Türk milletinin kendi tarihini, dilini ve kültürünü öğrenmesi hedefi üzerine kurulmuştu.
Türkler, tarihin en eski ve köklü milletlerinden biridir. Türk tarihi; kurulan devletler, meydana getirilen kültür çevreleri, kazanılan zaferler ve insanlık uygarlığına yapılan katkılar bakımından son derece zengindir. Bu zengin tarihi yüceltmek için uydurma sözlere ve yanlış yakıştırmalara ihtiyaç yoktur.
Bazı milletler, hayalî kahramanlar ve olaylar meydana getirerek toplumlarına millî heyecan kazandırmaya çalışabilirler. Ancak Türk milletinin buna ihtiyacı yoktur. Türk tarihinin hemen her dönemi; kahramanlıklar, zaferler, devlet tecrübeleri, ibret alınması gereken olaylar ve uygarlığa yapılan önemli hizmetlerle doludur.
“Oğuz Kağan’ın Türklük Duası” mı?
1980 yılından önce görmediğim, duymadığım ve okumadığım bir dua, sonraki yıllarda yazılı, sesli ve görüntülü yayınlarda yoğun biçimde dolaşmaya başladı:
“Oğuz Kağan’ın Türklük Duası”
Bu duanın kaynağını araştırdık. Araştırmamız sonucunda metnin, Oğuz Kağan’a ait tarihî bir dua değil, Dr. Rıza Nur tarafından kaleme alınan “Türklük Duası” olduğunu gördük.
Dua, insanın iman ettiği Yaratıcı’ya samimiyet ve teslimiyet içerisinde yönelmesi, O’ndan yardım dilemesi ve gönlündeki istekleri dile getirmesidir. Rıza Nur da bir Türkçü olarak kendi düşünceleri doğrultusunda böyle bir dua yazmıştır. Bunda eleştirilecek bir durum yoktur.
Ancak bu duanın başına, Türklerin büyük atalarından biri kabul edilen Oğuz Kağan’ın adını eklemek, önemli bir tarih yanlışı ve istismardır.
Buna neden ihtiyaç duyulmuştur?
Eğer bu dua Oğuz Kağan tarafından yapılmışsa hangi tarihî kaynaktan elde edilmiştir?
Tonyukuk, Kül Tigin ve Bilge Kağan adına dikilen Göktürk Yazıtları, 19. yüzyılın sonlarında Danimarkalı dil bilimci Vilhelm Thomsen tarafından çözülmüş; Wilhelm Radloff ve daha sonraki Türkologlar tarafından okunup değerlendirilmiştir. Bu yazıtlar üzerindeki bilimsel çalışmalar günümüzde de devam etmektedir.
Türk destan ve tarih geleneğinde milattan önceki çağlarda yaşadığı kabul edilen Oğuz Kağan’a ait bu duayı içeren herhangi bir yazıt veya güvenilir tarihî belge mi bulunmuştur?
Bulunmuşsa nerededir?
Bulunmamışsa Rıza Nur tarafından yazılan bir metin neden Oğuz Kağan’a mal edilmektedir?
Bu dua “Dr. Rıza Nur” adıyla yayımlansaydı, Türk milliyetçileri arasında aynı ölçüde kabul görmeyebilirdi. Çünkü Rıza Nur’un Atatürk’e ve Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına karşı düşmanca tutumu ile eserlerinde yer verdiği ahlak dışı ve kabul edilemez düşünceler bilinmektedir. Acaba metne daha eski ve itibarlı bir kimlik kazandırmak amacıyla mı Oğuz Kağan’ın adı kullanılmıştır?
Oğuz destan ve şecere geleneğinde, Oğuz Kağan’ın altı oğlundan gelen yirmi dört torun, yirmi dört Oğuz boyunun ataları olarak gösterilir. Bu gelenek, Türk milletinin tarihî ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahiptir.
Kaynağı bulunmayan yakıştırmalar, zamanla yalnızca söz konusu metnin değil, Oğuz Kağan ve Oğuz boyları hakkındaki doğru tarihî bilgilerin de tartışmalı hâle gelmesine yol açabilir.
Oğuz Kağan’ın büyüklüğünü, asaletini ve Türk tarihindeki yerini göstermek için ona sonradan yazılmış sözler yakıştırmaya gerek yoktur. Bir sözün güzel, etkileyici veya millî duygulara hitap ediyor olması, onu tarihî bir kişiye ait kılmaz.
Bildiğimiz kadarıyla bu dua metni Dr. Rıza Nur tarafından yazılmıştır. Duanın içinde hemen her konuya yer verilmiş; yalnızca “demokrasi” kelimesi eksik kalmıştır!
Bu dua metnini isteyen okuyabilir, paylaşabilir veya söyleyebilir. Ancak gerçek sahibinin adıyla yayımlanmalıdır:
“Oğuz Kağan’ın Türklük Duası” değil, Dr. Rıza Nur’un “Türklük Duası”.
Türk Tarih Kurumundan ve konunun uzmanı bilim insanlarımızdan bu hususta açıklama yapılmasını bekliyoruz.
Lütfen tarihimizi tahrif etmeyelim!
Türk gençlerini yanlış bilgilerle yönlendirmeyelim!
Bir sözü veya metni değerli göstermek için onu tarihimizin büyük şahsiyetlerine mal etmeyelim. Tarihe saygı, hoşumuza giden bilgileri çoğaltmak değil; doğru bilgiyi gerçek kaynağıyla aktarmaktır.
Bilgisiz fikir, fikirsiz tefekkür olmaz.
Bilge Kağan’ın uyarısını unutmayalım:
“TÜRK BUDUN, ÖKÜN!”
EY TÜRK, DÜŞÜN!
YILMAZ KARAHAN
29 Haziran 2009
“TÜRKLÜK DUASI”
Dr. Rıza Nur
Ulu Tanrı!
Güzel Tanrı!
Gök Tanrı!
Sen Türk’ü, Türk yurtlarını koru! Düşman şerrinden sakla! Türk’ü yiğitlikte daim et! Türk’ü erlik davasıyla yaşat! Türk’ü gerçekçi yap! Türk’ün gönlüne her şeyden önce, hatta kursağına ekmek koymadan evvel Türklük sevgisini koy! Türk’ü ideal ile yaşat ve ideali hakikat yapmaya çalışsınlar! Törelerini canları gibi saklat! Türk’e zevk ve rahat verme! Bilakis zahmete alıştır! Zahmetle yürekleri, bedenleri demir olsun! Bu sayede onlara yüksek çalışma kudreti verirsin! Türk’ü faal, cevval edersin. Türk’e değişmez bir seciye ver! Zamanla seciyesi değişmesin, yalnız tekâmülle değişiklik görsün!
Ulu Tanrı!
Millî kuvvet; namus, ahlak, azim, sebat, ideal, Türkçülük ruhu, yurtseverlik, ilim, sanat, teşkilat, intizam, beden kuvveti ve zenginlik ile meydana geldiğinden Türk’e bunları ver! Türk’ten hırsız, namussuz türerse hemen kahret! Türk’e benlik, hem de yüksek bir benlik ver! Türk, kendisine güven sahibi olsun! Türk’ü muhakemeli ve ciddi insan olarak yarat! Duygularına kapılıp öfkeyle ayaklanmasın! Birden barut gibi parlamasın! Daima soğukkanlı olsun! Türk’ü her milletten cesur yarat! Öç almayı Türk asla unutmasın!
Ulu Tanrı!
Namussuz bir tek Türk yaratacağına dünyayı yık, daha iyi! Ne kadar korkak Türk varsa hepsini helak et! Türk her şeyi karşılaştırsın! Yalnız akıl ve mantık denen şeylere bırakma onu! Sabırlı, derde dayanıklı olsun! İradesi çelik gibi olsun! Dönek Türk yaratma! Türkleri maymun iştahlı yapma! Türk daima ihtiyatla adım atsın! Kimsenin tatlı diline inanmasın! Kimseye güvenmesin! Çalışma, zekâdan üstün bir değer olduğundan Tanrı, sen Türk’ü çalışkan et! Türk’ün ömrü çalışmayla geçsin! Ona daima çalışma aşkı ver! Hele el birliğiyle çalışmayı öğrensin! Tembel Türk’ü hemen öldür!
Türk’e her milletinkinden üstün zekâ ver! Zekâ ve çalışma bir arada olunca Türk’ün önünde durulmaz! Millî büyüklüğün temel şartı yüksek idealdir. Buna ulaşmak için yüksek ahlak, fedakârlık ve sebat gerektiğinden Türkleri ahlaklı, sebatlı ve fedai kıl! Tanrı, Türkleri sen kendi elinle birleştir ve her şeyden önce ruhları birleşsin! Onları tek bir kafa gibi birleştirecek kültür sahibi et! Türk’ü töresine sadık kıl, Tanrı!
Türk budunu! Biliniz ki atalar töresi, asırların tecrübesiyle meydana gelmiş büyük bir hikmettir. Tanrı beni töreye dokunmaktan ve dokundurmaktan sakladı ve saklasın!
Ulu Tanrı!
Türk milletini lafçı değil, elinden iş gelen insanlar et! Bir şey söylemenin görev yapmak olmadığını; görevin, onu fiilen yapmak ve yaptırmak olduğunu beyinlere sok!
Güzel Tanrı!
Sana hepsinden çok yalvardığım şudur: Türk’ü dalkavukluktan kurtar! Dalkavukluk ve benzeri araçlarla zengin olmaktan koru! Türk’e kötü para hırsı verme! Dalkavukları yok et!
Aman Tanrı!
Türk aile, töre ve disiplinini her şeyden önce koru! Türk toprağında hürler yaşasın. Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin! Sen Türk’e doğal şeylere, tabiata karşı sevgi ver! Türk yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın!
Acunu, dünyayı yaratan Yüce Tanrı!
Türk’e insanlıktan önce Türk milletini düşündür. İnsanların “insaniyet” dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar. İnsaniyeti gören olmadı. Tanrı, Türk’e sağlam ve sürekli irade ver! Güçlüklerde sabrını ve tahammülünü, aynı zamanda gayretini artır! Ona temel karakter olarak görev sevgisi ve sorumluluk duygusu ver! Sorumluluğu Türk yurdundan eksik etme! En büyük kuvvetin Türklük aşkı olduğunu Türk’e öğret!
Tanrı!
Türkçe konuşulan, Türk’e yurtluk etmiş olan yerleri kıyamete kadar Türk’ün hâkimiyeti altında bırak!
Dr. Rıza Nur
DİKKAT!
Dr. Rıza Nur’a ait bu dua, 1928 yılında Mısır’ın İskenderiye kentinde çıkardığı “Türk Bilig” adlı dergide yayımlanan “Oğuzname” başlıklı deneme yazısında “Türklük Duası” adıyla yer almaktadır. Ülkemizde ise bu metin, gerçek kaynağı göz ardı edilerek “Oğuz Kağan’ın Duası” adıyla paylaşılmaktadır.
Editör Yorumu
Bu makale, tarihî kişilere sonradan yazılmış söz ve metinlerin mal edilmesine karşı önemli bir uyarıdır. Millî tarihe hizmet, etkileyici anlatıları çoğaltmakla değil; bilgiyi doğrulamak ve her metni gerçek sahibiyle yayımlamakla mümkündür. Makalenin tarihî hassasiyeti ve sorgulayıcı üslubu korunmuştur.
Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.
Yorumlar
“409) EY TÜRK, DÜŞÜN!” yazisina 11 Yorum yapilmis
Yorum yap

Yanlış hatırlamıyorsam yıllar önce öztürkler.com diye bir site üzerinden paylaşıma başlanmıştı bu dua .Rıza Nur Bey tarafından Türklük Duası şeklinde yazılmışsa da sanıyorum ilerleyen dönemlerde bu şekilde yayıldı .
Dua’nın yazarının Rıza Nur olduğunu bilmiyordum…
Ancak dua içeriği bakımından uygun olmayan yada Türkler açısından farklı anlaşılabilecek herhangi bir cümle yada bilginin olduğunu göremedim yada fark edemedim…
Sayın Yılmaz Bey, dua içeriğinde uygunsuz veya eleştirel olarak yorumlayabileceğiniz bölüm yada cümleler varsa bunları analiz edebilirseniz memnun olacağım…
Ek olarak,
Bu duanın Oğuz Kağan’a ait olmayacağını mantıklı düşünürsek rahatlıkla ulaşabiliriz.Herhangi yazılı bir tablet yada çin kaynaklarında dua hakkında bilgiye ulaşılmamıştır…
Rıza Nur yazmış ise, Türk’ün atası olarak Oğuz Kağan’ı seçmiş ve kendi ağızından ona ithaf etmiş.Oğuz Kağan yerine Metehan yada Bilge Kağan’da olabilirdi…Bunun bize kaybettirecek herhangi bir değeri yok aksine Türklüğü övücü sözlerden ibaret güzel bir manzume olabileceğini düşünüyorum…
Kendi aklımca karınca kararınca bir analiz, lütfen sizinkinide merak ediyorum.Göremediğim noktaları aydınlağa kavuşturursanız konu için çok iyi olacaktır.
TTK
HOCAM VERDİĞİNİZ BİLGİ İÇİN ÇOK TŞKLER.TARİHİMİZİ YANLIŞ ÖĞRENDİĞİMİZ İÇİN BU DURMDAYIZ.İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE TARİHİ DOĞRU ÖĞRENMEK ÇOK ÖNMLİ.TARİHİNİ BİLMEYEN MİLLETLER YOK OLMAYA MAHKUMDUR.
AYRICA DUANIN GÜZEL OLMASI ARTIK DUAMI BEDDUAMI TARTIŞILIR ONU OĞUZ KAĞAN SÖYLEMİŞ GİBİ KABUL ETMEMİZİ GEREKTİRMEZ.MANTIKLA OKUNDUĞUNDA ZATEN DUANIN OĞUZ KAĞANA AİT OLMADIĞI BELLİ KİŞİNİN BUNU ANLAMASI LZM.
AYRICA DUAYI OKUYUNCADA YAZAN KİŞİ ÖYLE İÇTEN YAZMIŞKİ NE KADAR BEDDUA ETTİYSE HEPSİ TUTTU.
dualarımızn kabul edilmesi için önce çalışmamız gerekiyor mustafa kemal ‘TÜRK milleti zekidir’ demiş ama hiçde öyle değil işin gerçeği bence ‘TÜRK milleti tembeldir,tatili çok sever yatmaya bayılır,kısa yoldan zengin olma hayalleri vardır’ EYYYY TÜRK TİTRE VE KENDİNE GEL
Oğuz Kağan’ın duasını neden kendi diliyle yazmadın. Oğuz Kağan Arapça bilmezdi.
Ben atamı kendi konuştuğu dille anlak istiyorum. Atamı Arapça anlyorsam, benin Türklüğüm nerde?
EY TÜRK ÖZÜNE DÖN.
Sana hepsinden çok yalvardığım şudur : TÜRK’ü dalkavukluktan kurtar ! Dalkavukluk ve emsali vasıtalara zengin olmaktan koru ! TÜRK’e kötü para hırsı verme ! Dalkavukları yok et !
AMAN TANRI !.
TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel koru! TÜRK toprağında hürler yaşasın. Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin! Sen TÜRK’e tabii şeylere tabiata karşı sevgi ver! TÜRK yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın!
Acunu ( Dünyayı ) Yaratan Yüce Tanrı !.
TÜRK’e insaniyetten evvel TÜRK milletini düşündür. İnsanların insaniyet dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar. İnsaniyeti gören olmadı. TANRI, TÜRK’e sağlam, sürekli irade ver.EVT SN YILMAZ HOCAM BURADA AŞAĞILAYICI ATIFLAR VAR BENCE HAKLISINIZ.RESMEN TÜRKLER AŞAĞILANIYOR.BU YAZINIZDA BU MISRALARI AŞAĞILAYICI OLARAK GÖRDÜM.DEĞERLİ BİLGİLENDİRİNİZ İÇİN TŞK LER KALEMİNİZ DAİM OLSUN AYRICA SÜREKLİ TANRI KULLANILMIŞ BENCE ALLAH LAFZI DAHA UYGUN OLURDU…
sayin deyerli hocam yilmaz karahan cok cok deyerli bilgilerinizi bizimle paylastiginiz için teşekkür ediyorum. hakilisiniz hocam size katiliyurum fikirlerimiz ayni ALLAHA emanet olun
ALINTI YAPIYORUM MÜSAADENİZLE(*–YUKARIDAKİ YORUMA NE DİYORSUNUZ SN.KHAN(*sn.T.t.in yorumuna?
ARAPÇA-FARSÇA FRANSIZCA İNGİLİZCE ALMANCA YAZI VE EĞİTİMLERE MECBUR EDİLEN OSMANLI DEVRİNDEKİ ATALARIMIZIN TÜRKLÜKLERİNİ UNUTMA DÖNEMİNDE GÜNEŞ GİBİ DOĞAN ATATÜRKÜN BİLGİLERİ,ÜSTÜN GAYRETİYLE KURTULUŞ SAVAŞI VE SONRAKİ DEVRİMLERİNDE TÜRKLÜ ĞÜN TEKRARDAN DOĞUŞU VE YAPILAN ARAŞTIRMALARLA ATATÜRKÜN BİLGİ VE TAHMİNİNDE ÇOK HAKLI OLDUĞU ANLAŞILMAKTADIR Kİ BU KADAR BÜYÜK BİR ATAYA SAHİP OLMAK HİÇBİR MİLLETE NASİP OLMAMIŞTIR.KIYMETİ HER SANİYE DAHA DA İYİ ANLAŞILMAKTADIR. BU ARADA, TARİHİ BİLGİ BELGELERİ ARAŞTIRANLARIN MEDENİ CESARETLE ÇALIŞMALARINI DAHA DA GENİŞLETMELERİ VE TÜM DÜNYANIN TÜRKLERİ YANLIŞ BİLMELERİNİN ÖNLENMESİNE AZAMİ GAYRET GÖSTERMELERİ ÇOK ULVİ VE ELZEMDİR.ŞARTTIR.BU BAĞLAMDA,TUBİTAK KURULUŞUNDA BİRÇOK KİTAP VE BELGELERİN KISALTILMASI DEĞİŞİK_ LER YAPILARAK ANLAMI,MANALARI,MAKSADI SAPTIRIL DIĞI ÖĞRENİLMEKTEDİRKİ BU GİBİ TAHRİFLE TAHRİBAT LARIN ÖNLENMESİ DE GEREKLİ SANIRIM. GERÇEKÇİ DOĞRU İLİM,BİLİMLE ARAŞTIRMALARLA ESERLER KAZANDIRANLARA TÜRK MİLLETİ ADINA BİRKEZ DAHA TEŞEKKÜR EDER,BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM. ESEN KALINIZ.
[…] TÜRKÇE konuşulan, TÜRK’e yurtluk etmiş olan yerleri kıyamete kadar TÜRK’ün hükmü altında bırak !www.yenidenergenekon.com […]