413) Dönüşüm mü, Değişim mi?

Yayin Tarihi 23 Şubat, 2024 
Kategori SOSYAL

DÖNÜŞÜM MÜ, DEĞİŞİM Mİ?

1971 yılından bu yana Türk milliyetçiliği düşüncesi doğrultusunda siyasi ve sosyal hayatın içinde aktif olarak yer alıyorum.

Mücadeleyle geçen hayatım boyunca yalnızca kendi camiamızı değil, diğer düşünce ve siyasi hareketleri de yakından takip eder; gelişmelere göre tavır alırdık.

Bununla birlikte siyasi ve sosyal çevrelerde yer alan insanların davranışlarına ve yaşayış biçimlerine de büyük ölçüde aşinaydık. Kimlerin nasıl yaşayacağını, neler söyleyebileceğini ve olaylar karşısında nasıl tepki göstereceğini çoğu zaman tahmin edebilirdik.

İçinde bulunduğumuz siyasi ve sosyal çevrenin çoğunluğunu milliyetçi, sağcı ve muhafazakâr insanlar oluşturduğu için bu kesimlerin tepkilerini, sevinçlerini, öfkelerini, kutlamalarını ve selamlaşma biçimlerini yakından bilirim.

Son yıllarda, özellikle AKP iktidarının son on yıllık döneminde, “Cuma mesajları” belirgin biçimde çoğaldı.

Geçmişte, istisnalar dışında kadınların “Hayırlı cumalar” mesajları yayımladığına pek rastlanmazdı. Günümüzde ise bu kutlama biçiminin kadınlar arasında da yaygınlaştığını görüyoruz.

Burada sorguladığım, kadınların inancı veya Cuma gününü anmaları değildir. Dikkat çekmek istediğim husus; siyasi erkin oluşturduğu dinî görünürlüğün, toplumun bazı kesimlerinde zamanla bir uyum ve gösteriş davranışına dönüşmesidir.

Cuma gününün hatırlanmasına ve insanların birbirlerine iyi dileklerini iletmesine karşı değilim. Biz de inancımız doğrultusunda duamızı eder; tövbemizi ve şükrümüzü bilgimiz ve gücümüz ölçüsünde yerine getirmeye çalışırız.

Ancak bu mesajlaşma alışkanlığının hızla yayılması beni düşündürüyor. Artık kadın erkek hemen herkes resimli, ayetli, hadisli ve kıssalı “Hayırlı cumalar” mesajları gönderiyor; hatta “Cuma bayramı” kutlamaları yapıyor.

Ne oluyor?

On, on beş yıl önce inançsız mı yaşıyordunuz da şimdi imana geldiniz?

Hidayete mi erdiniz?

Yoksa “Uydum hazır olan imama.” diyerek siyasi erkin güçlendirdiği dinî görünürlüğe mi kapıldınız?

Toplumun inancı mı güçlendi, yoksa siyasi gücün etkisi altında görünürde dindar olmak daha güvenli ve yararlı mı görülmeye başlandı?

Kalabalığa dâhil olmanın verdiği güven mi sizlere çekici geldi?

Yıllar önce böyle yoğun bir mesajlaşma alışkanlığı yokken bugün ayetlerle, hadislerle ve dinî hikâyelerle süslenen bu kutlama furyasının sebebi nedir?

Biliyor musunuz?

Bilmiyorsunuz!

Çünkü bazı insanlar, bu davranışlarıyla şikâyet ettikleri toplumsal ve siyasi anlayışı farkında olmadan besliyor. Bir mesaj göndermeyi dinî ve vicdani sorumluluğunu yerine getirmek için yeterli sayıyor.

Oysa inanç; yalnızca sözle, resimle veya haftada bir gönderilen mesajla yaşanmaz. İnanç; ahlâkta, adalette, merhamette, dürüstlükte, emekte ve haksızlık karşısında gösterilen tavırda anlam kazanır.

Bir gün için kutlama mesajı yayımlayıp ruhen rahatlayan; gördüğü olumsuzlukları ve yanlışları düzeltmek için gayret göstermek yerine her şeyi Allah’a havale eden insanlar vardır. Bunlar, Cuma mesajlarında ayet ve hadis paylaşarak mücadele ettiklerini sanırlar.

İşte burada “değişim” ile “dönüşüm” arasındaki fark ortaya çıkmaktadır.

Değişim, insanın görünüşünde ve alışkanlıklarında gerçekleşebilir. Dönüşüm ise insanın düşüncesinde, vicdanında, ahlâkında ve davranışlarında meydana gelir.

Sözün özü:

Cuma gününün hatırlanmasına, kutlanmasına ve ibadete karşı değilim.

Ben riyadan nefret ediyorum!

Öyleyse sormak gerekir:

Siyasi ve toplumsal şartlara göre davranışlarını değiştiren, ancak gördüğü haksızlıklar karşısında sorumluluk almayan insanlar gerçekten dönüştüler mi?

Yoksa yalnızca görünüşlerini ve alışkanlıklarını mı değiştirdiler?

Cuma günü mesajlarında resimli ayet ve hadislerle cihat edenlerin gerçekten dönüştüklerini değil, yalnızca görünürde değiştiklerini düşünüyorum!

Bu vesileyle inancını gösterişten uzak yaşayan; duasını ahlâk, emek, iyilik ve sorumlulukla tamamlayan bütün müminlere selam olsun.

YILMAZ KARAHAN
23 Şubat 2024

Editör Notu

Bu makale, Cuma gününün kutlanmasını veya dinî inancı değil; siyasi ve toplumsal etkilerle yaygınlaşan gösterişçi dindarlığı eleştirmektedir. Metin, görünür davranış değişikliği ile vicdana ve ahlâka yansıyan gerçek dönüşüm arasındaki farkı sorgulamaktadır.

Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.

İbadetin Şekil ve Niyet Yönü Ne Demektir? | İslam ve İhsan

Paylaş:

Yorumlar

Yorum yap