386) Dilin Önemi
Yayin Tarihi 5 Kasım, 2019
Kategori KÜLTÜREL, TÜRKÇE
DİLİN ÖNEMİ
5 Kasım 2019
Atatürk, Türkçenin millet hayatındaki önemini şu sözlerle anlatmıştır:
“Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır… Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti, geçirdiği sayısız felaketler içinde ahlâkının, geleneklerinin, hatıralarının, çıkarlarının; kısaca bugün kendi milliyetini meydana getiren her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”
Spor haberlerini ve yorumlarını fırsat buldukça izlerim. Bu yayınlarda kullanılan dil de zaman zaman dikkatimi çeker.
4 Kasım 2017 tarihinde oynanan Kayserispor–Trabzonspor karşılaşması 0-0 beraberlikle sonuçlanmıştı. Maçın özetini sunan spiker, karşılaşmanın sonucunu açıklarken şöyle demişti:
“Maçta başka gol olmayınca, maç 0-0 beraberlikle sonuçlandı.”
Oysa maçta hiç gol atılmamıştı. “Başka gol olmayınca” denilebilmesi için daha önce en az bir golün atılmış olması gerekirdi. Doğru ifade şöyle olabilirdi:
“Karşılaşmada gol olmayınca maç 0-0 beraberlikle sonuçlandı.”
İlk bakışta küçük görülebilecek bu anlatım yanlışını önemsiyorum. Çünkü dil yalnızca haber vermenin değil, doğru düşünmenin ve doğru anlaşılmanın da aracıdır. Yanlış kullanılan bir kelime, cümlenin anlamını değiştirebilir veya anlatılmak isteneni belirsizleştirebilir.
Öğretmenler, edebiyatçılar, yazarlar, sunucular, sanatçılar, siyasetçiler ve hukukçular dili geniş kitlelerin önünde kullanan meslek mensuplarıdır. Bu kişilerin konuşma ve yazma biçimleri, özellikle gençler üzerinde etkili olmaktadır. Dolayısıyla Türkçeyi doğru, anlaşılır ve özenli kullanmak yalnız kişisel değil, toplumsal bir sorumluluktur.
Dilini doğru kullanamayan bir toplumun düşünme, anlaşma ve kültürünü gelecek kuşaklara aktarma gücü de zamanla zayıflar. Türkçenin korunması yalnızca yasaklarla veya resmî müdahalelerle sağlanamaz. Eğitim kurumlarına, basın ve yayın kuruluşlarına, sanatçılara, yazarlara ve her birimize önemli görevler düşmektedir.
Konfüçyüs’ün Konuşmalar adlı eserinde yer alan “adların düzeltilmesi” düşüncesi de dil ile toplum düzeni arasında güçlü bir bağ kurar. Konfüçyüs’e göre kavramlar doğru kullanılmazsa sözler gerçeği anlatamaz; sözler gerçeği anlatamazsa yapılması gereken işler de gereği gibi yerine getirilemez. Böylece toplum ve adalet düzeni zarar görür.
Dili korumak, yalnız kelimeleri değil; o kelimelerin taşıdığı kültürü, hafızayı ve düşünce dünyasını da korumaktır.
Türkçe konuşalım, Türkçe yazalım ve Türkçe düşünelim. Türkçeyi doğru kullanalım, zenginleştirelim ve gelecek kuşaklara güçlü bir miras olarak bırakalım.
YILMAZ KARAHAN

Kaynaklar
- Mustafa Kemal Atatürk, Vatandaş İçin Medenî Bilgiler, haz. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Yayınları.
- Atatürk’ün Bütün Eserleri, Cilt 23.
- Konfüçyüs, Konuşmalar, XIII/3: “Adların Düzeltilmesi.”
- Kayserispor–Trabzonspor karşılaşması, Süper Lig, 4 Kasım 2017; sonuç: 0-0.
Editör Yorumu
5 Kasım 2019 tarihli bu makale, dilin doğru kullanılmasının düşünce, iletişim ve millî kültür üzerindeki etkisini günlük hayattan anlaşılır bir örnekle ele almaktadır. Türkçenin korunmasını yalnız resmî kurumların değil, dili kullanan bütün bireylerin ve özellikle geniş kitlelere hitap eden meslek mensuplarının ortak sorumluluğu olarak değerlendirmesi bakımından kitap bütünlüğüne uygundur.
Bu makalenin hazırlanması ve düzenlenmesi sürecinde yardımcı araç olarak ChatGPT’den yararlanılmıştır.
Yorumlar
Yorum yap