9) BEŞ TÜRK RUSLARI DEHŞETE DÜŞÜRDÜ

Yayin Tarihi 9 Ocak, 2008 
Kategori TEŞKİLAT-I MAHSUSA

 

Beş Türk Rusları

dehşete düşürdü ( 9 )

Teşkilat-ı Mahsusa’dan Kuşcubaşı Hacı Sami ve dört arkadaşı Keşmir üzerinden Pamir dağlarını aşarak Batı Türkistan’a sızdı. 1916’daki, Ruslara büyük kayıplar verdiren Yedi-Su İsyanları’nda önemli rol oynadılar

image00161.jpgHind ihtilalini hazırlamak için Hindistan’a giden altı kişilik ekibin başında Kuşcubaşı Eşref vardı. Ekibin elemanları Hacı Selim Sami, Emrullah Barkan, Adil Hikmet, İbrahim Haklıer ve Tatar Hüseyin ‘di. Ekip Bombay’a giderken savaş patlak verdi. Enver Paşa, Eşref Beyi geri çağırdı. İngilizler, ekibin peşindeydi. Yol haritası değişmişti. Eşref Bey, dostu Maskat Emirine uğrayıp İstanbul’a, diğerleri ise OrtaAsyaya

RUSLARLA MÜZAKERE

Hacı Sami ve arkadaşları Keşmir üzerinden Pamir dağlarını aşarak Doğu Türkistan’a girdi. 1916’daki Ruslara büyük kayıplar verdiren Yedi-Su İsyanları’nda önemli rol oynadılar. Yusuf Gedikli’nin hazırladığı “Asyada beş adam” adlı hatıratında Adil Hikmet şöyle anlatıyor:”Çok defa yırtık bir potini rüyalarımızda bile görmedik. Çok defa boş midelerimizin şikayetini durdurmak üzere yumruklarımızı karnımıza bastık. Pamirden Taklamakan çöllerinden ve her türlü vasıtalara malik seyyah kütlelerinin geçmeye cesaret edemedikleri yerlerden yalnız başımıza yürüyerek geçtik. Kırgızları ayaklandırarak, mukden meydan muharebesinde Japonlara mağlup, fakat Türkistan ihtilallerini kanlı bir surette bastırmağa muvaffak olduğundan dolayı çarın sarayında büyük bir mevkiyi haiz olan meşhur general Kuropatkin ile muntazaman muharebeler yaptık.

ÇİN CUMHURBAŞKANI GÖREV TEKLİF ETTİ

Bu muharebelerde gah mağlup olduk, gah galip geldik. O meşhur generalin araya koyduğu Çinli general ile bir devlet gibi mütareke akdettik. Rus gazeteleri sütunlarını bizim hakkımızdaki havadislerle doldurdu. Japon matbuatı en mutena sahifelerine bizim resimlerimizi bastı. İşte ben bu vakaları tespit ediyorum.”

Beş eylemci, Haziran 1919’da Şanghay’a ulaştı. Çin Cumhuriyeti’ni kuran Dr. Sun Yat -Sen, Teşkilat’çılara ilginç bir teklifte bulundu. Çin ikiye bölünmüştü, iç savaş vardı. Bir adamını onlara göndererek Çin ihtilal ordusunda görev almalarını ya da Çin dahilinde teşkilat yapmalarını istedi. Teklifte bulunan sadece Çinliler değildi. Adil Hikmet şöyle diyordu: “Kore Hariciye nazırlığına namzet olan ihtilal reisi mister Kim ziyarete geldi. Kore ihtilalini idare etmemizi rica etti. Bunu reddettik. Korelilerin Türk olduklarını, ırkdaşlarımıza yardıma koşmamızı istedi. Kore ihtilalinin misyoner tahrikleriyle alevlendiğini ve ABD’nin menafiğini istihdaf ettiğini ve bizim, ırkımız için cinayet yapamayacağımızı izah ettik.”

ÖKSÜZ DEĞİLSİN

Adil Hikmet, 1921’de İstanbul’a geldi. Başkent işgal altındaydı. 1914’de yola çıkarken altı aylık evliydi. Bir çocuğu dünyaya gelmişti. İstanbul sularına girdiğinde hisleri şöyleydi: “Henüz duvağıyla bıraktığım hayat ortağım ne halde? Kızım bana sarılacak mı? Ben bu heyecanı şimdi daha şiddetli hissediyorum. (..) İçeriye adım attığım dakikada velvele koptu. Herkes birbirini kucaklıyordu. Şu köşede benim altı buçuk seneden beri hayalimde yaşattığım kadın gözlerine mendil tutmuş, hıçkırıyor. Şu ufak yavru kim? Siyah gözlerini bana dikmiş, çekingen tavırlarla bakıyor. Eliyle çenesini okşayarak bir ayağını ileri geri oynatıyor. Kayınpederim torununu kucakladı, bana doğru gelerek: İşte baban kızım, dedi, artık öksüz değilsin.”

Necip Fazıl’ın şeyhine ‘teşkilat’tan teşekkür

İslam Milis Teşkilatı’nın kumandanlarından biri Teşkilatı Mahsusa’dan meşhur komitacı Ömer Naci’ydi. Teşkilatı Mahsusa’nın Şark cephesi “Kafkasya İhtilal Cemiyeti” namıyla hareket ediyordu. Cemiyetin şubeleri Erzurum, Trabzon ve Van’dı. Erzurum’un idaresinden Dr. Bahattin Şakir, Hilmi Bey, Vali Tahsin Uzer sorumluydu. Ömer Naci ise Van’da kalarak, Rusya ve İran dahilin de istihbarat ve teşkilatla meşgul oluyor, çeteler teşkil ediyordu. Ömer Naci’nin Teşkilat merkezine çektiği telgraflara göre Van’da milis fırkası teşkilinde beklediklerinin çok üstünde netice alınmıştı.

Ömer Naci’nin sözünü ettiği milis fırkalarında Necip Fazıl’ın şeyhi Abdulhakim Arvasi, Seyyid Taha, Seyyid Hacı Baba Şeyh, Van ve Gevaş Müftüleri ile Bediüzzaman da vardı. Şeyhler ve Hocaefendiler müritlerinden çeteler teşkil ederek Ruslara ve Ermeni çetelerine karşı savaştılar.

Mevlevileri ve Bektaşileri de milis yaptılar

Teşkilat-ı Mahsusa’nın topladığı gönüllüler arasında tarikatler ve aşiretler de vardı. Mevlevi Mücahit Alayı’nın başında Veled Çelebi, Bektaşi Mücahit Taburu’nun başında Cemaleddin Çelebi vardı. Kadiri, Nakşi, Rufailer Mevlevi Alayı bünyesinde idiler. Yenikapı Mevlevi Şeyhi Abdulbaki Efendi ile Erzincan Mevlevi Şeyhi İbrahim Hakkı Efendi de dervişleriyle Şam’daki Mevlevi Alayı’na dahil oldu.

DERSİMLİ MÜCAHİTLER ALAYI

Vatan Özgül’ün “Balabanlılar” kitabındaki belgelere göre Erzincan ve Dersim’de mukim Balabanlı alevi aşireti reisi Gül Ağa ve Şadıllı aşireti reisi Kırmo Yusuf’un, Teşkilat’la sıkı ilişkisi vardı. İlginç bir not: İttihad-i İslam, alevi aşiretler arasında da kabul gördü. Balabanlı milislerden “Gül Ağa’nın Mücahitleri” diye söz ediliyordu.

SITKI BABA YÜZBAŞI

Bektaşi Şeyhi Cemalettin Çelebi, Dersim’deki Alevi ocaklarını ziyaret ederek, Teşkilat-ı Mahsusa’ya gönüllü topladı. Bu gönüllülere Mücahidin-i Bektaşiye adı veriliyordu. Erzurum’da Bektaşi Alayı Kumandanı Cemalettin Efendi’nin askeri danışmanı Yüzbaşı Nuri Dersimi idi. Dersimi daha sonra ayrılıkçı isyanlarda yer aldı. Bazı iddialara göre Dersimi, Teşkilat’ın isyancıların içine sızmış başarılı bir elemanıydı. Bektaşı Mücahit Taburları’nın Erzincan şubesinin başında yüzbaşı rütbesiyle Alevi Babası ve ozanı Sıtkı Baba vardı.

Nurşin Şeyhleri Milis Teşkilatı kurdular

Bitlis’teki Nurşin Şeyhleri de Cihan harbinde müritleriyle milis fırkaları kurdu. Bunların ikisi, Molla Sadrettin Yüksel’in kayınpederi Şeyh Masum ve amcası Şeyh Muhammed Ziyaüddin idi. Şeyh Ziyaüddin’in iki kardeşi şehit oldu, kendisi kolunu kaybetti. Atatürk, Kuva-yı Milliye döneminde yazdığı, “Nurşinli Meşayih-i İzam’dan Şeyh Ziyaüddin Efendi Hazretlerine” başlıklı mektubunda “zat-ı fazilanelerinizin Harb-i Umumi’nin imtidadınca Osmanlı ordusuna ifa eylemiş olduğunuz hıdemat-ı bergüzidelerine ve Makam-ı Mualla-yı Hilafet ve Saltanata göstermiş olduğunuz revabıt-ı kalbiyelerine yakından muttali bulunuyorum. Bu sebeple zat-ı alinize kalben pek büyük hürmetim vardır” diyordu.

 

Abdullah MURADOĞLU
amuratoglu@yahoo.com

 

 

Yorumlar

“9) BEŞ TÜRK RUSLARI DEHŞETE DÜŞÜRDÜ” yazisina 9 Yorum yapilmis

  1. RECEP AYDIN yorum tarihi 20 Aralık, 2008 00:19

    BUNLARA İNANMAK BİRAZ GÜÇ GELİYOR . NEDENİ DE ŞU GÜNLERDEKİ TÜRK MİLLETİNİN DUYARSIZLIGI ,KENDİNDEN VE ÖZÜNDEN KACAR HALDE BAŞKALARINI ÖVME İŞİ İLE MEŞKUL OLMASINDAN KAYNAKLANIYOR . BELKI BENDEKİ HİSİYATIM ELİMDEN BİŞİ GELMEYİŞİNDENDİR.

  2. Münever DÜVER yorum tarihi 28 Ocak, 2009 11:56

    TEŞKİLAT-I MAHSUSA KİTABIMDA BENDE GÜNDEME GETİRDİĞİM KONULAR.SAYGILARIMLA

    Münever DÜVER-GAZETEİ,ARAŞTIRMACI YAZAR

  3. bora yılmaz yorum tarihi 11 Aralık, 2009 18:24

    Evet senin elinden bişey gelmeyişidirki belkide sayın recep aydın burda teşkilatı mahsusanın cok buyuk başarısı var ve bıssuru tarıhını unutmaman gerek tarıhte amerıkalıların kazandıgı zaferler degıl 10 bın yıllık turk tarıhını bılmen gerek tarıhte hıtıtlar kavımını keltlerı ırlandalıların nasıl sılındıgıne bakman lazım prof.dr oktay sınanoglunun 2 kıtabı var hedef turkıye ve bye bye turkce ve kazım karabekır komutanımızın yazmıs oldugu gızlı harp ıstıhbarat kıtabını okumanı tavsıye ederım bırıncı duna harbınden alman gızlı servısı kıtabı var karmen yayınlarımıydı neydı galıba yazarı albay nıkolay ona gore teskılatı mahsusanın yapmıs oldugu cok sey vardı suan gercek mit yapamadıkları zamanında yapmıştır ıpek kolanya mektup vb….. ona gore kendı tarıhı bılmeyen bır mıllet tarıh sahnesınde yer alamaz saygı ve sevgılerımle 😉

  4. eyüp arif atasayar yorum tarihi 20 Şubat, 2010 00:32

    yakın tarihimiz buz dagı gibi bilinmeyen çok yönü var. seneler önce kuçcu eşrefin maltada kaleme aldıgı hatıralarını okudum çok etkilenmiştim.şu an yine aynı haz ve heyecandayım bu araştırma ve hatıraları derleyip hazırlayanlara kalben hürmetlerimi sunarım.

  5. Atila SARUHAN yorum tarihi 14 Haziran, 2010 22:00

    Bana tüm dünya insanları deselerki. İnsanlık için bir şey yapmak istiyoruz ve sen ne dersen onu yapacağız. Derhal TARİH KİTAPLARINI YAKIN derim. Hepiniz kardeşsiniz. Ruslar kötü insanlarmı…??? Üç ay kaldım Rusya’da. Gittiğimde TÜRK dediler uzak durdular. Birinci ayda draste dediler selam verdiler. İkinci ayda moi durug dediler dostları oldum. Üçüncü ayda ülkeme döndüm arkamdan ağladılar. Yüzlerce Rus, Komple bir mahalle…. Şunu bilinki “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” en iyi ilkedir. Baltacı ve katerina bahsi geçer malum tarihimizde. Baltacı sonunda kelleyi verir. Bende Rostov’da insanların o arazilere muhtaç olduklarını gördüğümde Baltacı geldi aklıma ve dedimki sen çok yaşa emi paşam. Öldü diyeceksiniz baltacı paşa. Ölmez bazı şeyler öldürülemez. Eğer ben de olsam bu arazileri Ruslara bırakırdım. Hain dediğinizi duyar gibiyim şu an….. Ama yaşıyan bilir. TÜRK OLMAK İŞTE BÖYLE BİŞEY. Başkaları için HUKUK TECELLİ ETSİN DİYE kendi kellesinden olmak varsa kaderde. Boyun eğmektir ADALETE kıldan ince boynuyla. İŞTE TÜRK OLMAK BÖYLE BİŞEY.

  6. Hshhzh yorum tarihi 6 Temmuz, 2010 22:22

    Tarihi bilmiosun konuşma bare prut harbi sırasında baltaci Rus ordusunu kusatir ama yeniçeride bozukluklar görülmesi üzerine kusatma uzatılır katherina büyük miktar altinla prut yakınlarına gelir ve getirdiği paraları baltacinin yardımcılarına verir bunun üzerine antlaşma saglanir kuşatma kaldırılır ve Rusya kurtulmuş olur.baltacinin bundan haberi yoktur aldığında ise ölüm fermanı coktan cikmis

  7. ilhami demirci yorum tarihi 4 Ocak, 2013 21:16

    Yukarıda yazılanların doğru olup olmadığını öğrenmek için Türkistanı ve o tarihleri
    bilmek gerekiyor. Bu kahramanları anlatmak için ne yazarsan yaz yetmez. Umarız doğru anlaşılırlar.

  8. Mojekler Mekany: Turkmenistan yorum tarihi 12 Haziran, 2015 23:10

    sayin Recep Aydin, tabiki inanmak zor, çunki Hasan Karamanda guzel bir roman var Türkün ölümü diye.. öldük biz öldük… sayin Atilla Saruhan sen çok dogru diyorsun, ruslar çok iyi halkdır, onlar’la sizi ingizler düşman amaçlari sizi onlara savaşa sokup Hindistani ruslardan önce almak hemde sizi ruslarla meşgul edip sizi Hindistana yardim etmenizi engellemekdi.. 1881’deki gökdepe katliami hm bu yuzden ortaya çikdi. gizli ingiliz ajanlari el altindan musliman kilifina girerek turkmen han beglerini kizdirdirdilar ruslar kafirdir onlara karşi savaşin diye… bizim açimizdan 1881 gokdeçpe savaşi kahramançilikli bir destan. ama kküresel guçlerin amaçlari başka başkadi. Enver Paşa Orta Asyaya gelip basmaçilik harekatini başlatdiginda bizden Cüneyit han çikdi ve omrunun sonuna kadar savaşdi ve Afganistanda öldü,yine ingizler rol oynadi, onun yanina gelen ingiliz ajanlari silah verecegim diye onu kandirdilar, Eziz han bunun farkina vardi ve ruslarla ilişkiyi düzeltmek için ugradiginda yolda ingilizler sakladi ve atdilar, Eziz hanin katibi olmuş buyuk turkmen yazari Berdi Kerbabayevin romaninda Eziz hanin kahramanca omru ve Rahım Esenovun Sarı dominionın gölgeleri romanlar serisinde Cüneyit hanin kahramanca savaşlari hemde onlarin küresel güçlerin pencesine nasil düşdükleri güzel bir şekilde gösteriliyor.. Osmanliyi nasil parçalamiş olsalar biz turkmenleri hem oyle parçaladilar.. Hepsi ingiliz oyunlari.. bence kirli siyaseti sadece ingilizler ve yahudiler yürütiyor, ruslar hic bir zaman din ve tarikat bulaşikligi yaratmadilar, bugun gorun ki Rusyada milyonlarca musliman var ve onlarin hić biri dininden dolayi azarlanmiyor hor gorulmiyor, ben kendi gozlerimle gordum trt turk habercisine moskovada yaşiyan bir azerbaycan adamin 1991’den buyana burda dini kitaplari satiyorum şu zamana kadar bana kimse yüzün ustunde burnun var demedi diye soyledigini.. Ruslarin islama olan sempatisi var çunki onlar islamdan kendilerine zarar gelmecegini biliyorlar. ABD’nin Ingilterenin tesiriyle gormeden ruslari duşman zannetmeyin, ruslar guzel millet ve guzelligi severler, biz guzel dinin insanlari, guzellikle onlari kendimize meyl etdirelim.. Ruslar hem turk milletleri gibi savaşda yugrulan bişen halk…

  9. Mojekler Mekany: Turkmenistan yorum tarihi 12 Haziran, 2015 23:27

    biz turk dizi sektörunden Orta Asya turk cumhiriyetlerindeki güçlü sanat adamlarini’Eda dahil ederek Enver Paşa, Teşkilati Mahsusanin Orta Asyadaki ve Hindistandaki rolu, Hive ve Buhara hanliklarinin yikilişi, turkmenlerin iki arada nasil devletsiz yaşayip bu devletsizlikden gordukleri zararlar, Iranin butin bunlara olan tutumu, Turkistan Orta Asya halklarinin bagimsizlik mucadeleleri, kuresel emperyalist güçlerin ne hileli oyunlarla milletleri bir birine düşman etdikleri ve butun bunlardan nasil fayda çikardiklarini… 50-60 yilin tarihi hronolojosini guzel bir şekilde gosterecek dev bir dizi istiyoruz.. Umariz bu türk cumguriyetlerinin tarihi baglarini aydinlatacak ve kardeşligimizi kuvvetlendirecek en iyi çalişma olur.. tabiki bunda Orta Asya turk cumhuriyetlerinin yazarlarinin bu tarihi surecle ilgili romanlari iyice incelenip faydalinilirsa tarihi kaynaklar iyice kullanilirsa..

Yorum yap