5) HANGİ ATATÜRKÇÜLÜK ?

Yayin Tarihi 25 Eylül, 2007 
Kategori ATATÜRK

HANGİ  ATATÜRKÇÜLÜK?

ata-calisiyor.jpg

“Büyük davamız, en medeni ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir.”
Mustafa Kemal Atatürk

Ülkemizde, özellikle 1980’li yıllarda ve öncesinde, neredeyse herkes kendisini “Atatürkçü” olarak tanımlardı:

Sağcısı, solcusu, kapitalisti…

Köylüsü, kasabalısı, kentlisi…

Yaşlısı, genci…

Zengini, orta hâllisi, yoksulu…

Öğrencisi, öğretmeni, velisi…

Esnafı, memuru, işçisi…

Sanatçısı, sporcusu, gazetecisi…

Doğulusu, Batılısı, Kuzeylisi, Güneylisi…

Hemen herkes “Atatürkçüyüm” veya “Kemalistim” derdi. Ancak bu Atatürkçülük anlayışlarının çoğu birbirine benzemez; hatta zaman zaman fikrî kavgaların temel sebeplerinden biri hâline gelirdi.

Peki, neden böyle olmuştur?

Çünkü farklı düşünce akımları ve siyasi çevreler, Atatürk’ün fikirlerini bir bütün olarak değerlendirmek yerine, onun sözlerinden kendi görüşlerine uygun olanları seçip kullanmışlardır. Böylece Atatürkçülük, kimi zaman bir düşünce ve kalkınma ülküsü olmaktan çıkarılarak siyasi bir kimliğe, slogana veya korunma aracına dönüştürülmüştür.

1951 yılında yürürlüğe giren 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun, Atatürk’ün hatırasına yönelik hakaretleri ve onu temsil eden eserlere karşı saldırıları cezalandırmayı amaçlamaktadır. Ancak hiçbir kanun, Atatürk’ü doğru anlamanın ve onun fikirlerini gelecek kuşaklara doğru aktarmanın yerini tutamaz.

Bizim en büyük zaafımız, Atatürk’ü yeterince anlatamamak ve anlayamamak olmuştur.

Bunun yanında, fırsat buldukları her yerde Atatürk’ü hedef alan; tarihî gerçekler yerine yalan, iftira ve uydurma hikâyeleri kullanan çevreler de vardır. Bu iddialar, özellikle gençlerin ve yeterli tarih bilgisine sahip olmayan insanların zihinlerine gerçekmiş gibi yerleştirilmeye çalışılmıştır.

Atatürk, Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığı üzerine kurulan fikirlerle yeterince mücadele edilmemiş; bazı siyasi çevreler de oy kaygısıyla bu anlayışlara karşı gerekli tavrı gösterememiştir.

Artık Yeter!

Türk milletini yöneten ve yönetmeye talip olan siyasetçiler, Atatürk’ün şu uyarısının anlamını hiç olmazsa bir kere düşünmelidirler:

“Hakikati konuşmaktan korkmayınız.”

Gerçekleri açıkça söylemeli ve gereğini yapmalıdırlar. Bunu yapamayacaklarsa makamlarını şahsi menfaat ve ayrıcalık aracı olarak kullanmaktan vazgeçmelidirler.

Türk milleti, tarih boyunca teşkilatlanma ve devlet kurma yeteneğini göstermiştir. Bu nedenle, içinde bulunduğumuz sıkıntılı dönemlerden Türklüğün şanına yakışır kadroların çıkacağına ve milletin ihtiyaç duyduğu önderliği oluşturacağına inanıyorum.

Yapılması gerektiğine inandığımız bir işi kararlılıkla yapmalıyız.

Yaparız!

Atatürk’ün adını ve fikirlerini istismar edenlerle de Atatürk’e ve Cumhuriyet’e düşmanlık edenlerle de fikrî zeminde mücadele ederiz.

Atatürk’ün, Türk milletinin ve devletinin bağımsızlığını sonsuza kadar korumak ve ülkeyi kalkındırmak için gösterdiği gayret, şanlı bir destandır.

Atatürk; sabırlı, planlı ve şartları doğru değerlendiren bir liderdi. Onun bu özellikleri kesinlikle unutulmamalıdır. Atatürk’ü doğru anlayabilmek için fikirlerini, sözlerini, uygulamalarını ve yaşadığı dönemin şartlarını bir bütün hâlinde değerlendirmek gerekir.

Atatürk’ün ortaya koyduğu Türk milliyetçiliği anlayışı etrafında ortak bir bilinç oluşturulamaması, bugün yaşadığımız birçok fikrî ve toplumsal ayrılığın sebeplerinden biridir.

Türkiye’nin sorunları vardır. Ancak bu sorunların hiçbiri çözülemeyecek kadar büyük değildir. Önemli olan; dürüst, bilinçli, çalışkan ve ülkesine inanan kadroların iş başına gelmesidir.

Türk milletinin cesareti, iradesi ve çalışma azmi, karşılaşılan sorunları aşmaya yeter. Sürekli korku ve endişe içinde yaşayan toplumlar ise geleceklerini güvenle kuramazlar.

Korkulacak asıl şey;

Öz güvenimizi kaybetmek ve aslını unutmaktır!

Türkolog ve tarihçi Zeki Velidi Togan’ın tarih anlayışında vurguladığı üzere, tarih bir milletin hafızasıdır. Hafızasını kaybeden milletler, kimliklerini ve geleceklerini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

YILMAZ KARAHAN
25 Eylül 2007

Editör Yorumu

25 Eylül 2007 tarihli bu makale, Atatürkçülüğün farklı siyasi ve ideolojik çevrelerce parçalı biçimde yorumlanmasını eleştirmekte; Atatürk’ün fikirlerinin, sözlerinin ve uygulamalarının tarihî şartları içinde bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Metnin temel değeri, Atatürkçülüğü bir etiket veya slogan olmaktan çıkarıp bağımsızlık, millî bilinç, akıl, çalışma ve kalkınma ülküsü olarak ele almasıdır.

Paylaş:

Yorumlar

“5) HANGİ ATATÜRKÇÜLÜK ?” yazisina 5 Yorum yapilmis

  1. ZORLU yorum tarihi 25 Eylül, 2007 15:40

    Hocam Bütün Yazılarınız mutlaka bir hissimize tercüman olmaktadır bunu bilin size teşekkür ederim. Ayrıca dediğiniz gibi üç inanmış adam bu memleketin bütün sorunlarının üstesinden kısa zamanda gelir. Ama iş başındakı kadroların kokuşmuşluğu ve menfaatperestliği Güzel ülkemizi her geçen gün karanlıklara sürüklemektedir. Ama unutulmamalıdır ki bir iş haddini aştımı zıddına inkılap eder. Güzel günlerin geleceği yakındır İnşallah.

  2. seyfettin liman yorum tarihi 22 Şubat, 2008 14:30

    kıymetli büyüğüm sitenize bir vesile ile ulaşmış yazılarınızın bir çoğunu okumuş bulunmaktayım.bir türk milliyetçisi ve ülkücü olarak memnuniyetimi dile getirmek istiyorum.dilerim yazılarınız çok geniş alanlara ulaşır.dilerim herkes nasiplenir.selam ve saygılarımla

  3. ABDULLAH BİÇER yorum tarihi 26 Şubat, 2008 15:09

    Değerli düşünceleriniz bize rehber olmaktadır.

    Biz de elimizden geleni yapmak adına http://www.vatanbir.org sitesinden göreceğiniz Vatan ve Hürriyet Birliği isminde biraraya gelerek Türk dili, tarihi, kültürü ve bilim alanında insanları bilgilendirmeye ve bilinçlendirmeye çalışmaktayız.

  4. eser yıldırım yorum tarihi 6 Mart, 2009 14:10

    yazı için tebrikler, harika olmuş. ulusalcı-ülkücü ayrımı yapmadan, aynı yolda yürümeye devam edelim. varsın olsun bi tarafımız yolun sağ tarafındaki, diğerimiz sol tarafındaki pislikleri temizlesin…

  5. yücel gökmen yorum tarihi 13 Mayıs, 2010 22:49

    bütün yazılarınızı ilgiyle takip edip bilmediğim konularda bilgi sahibi oluyorum iyiki varsınız hocam teşekkürler…

Yorum yap