GILGAMIŞ DESTANI (12.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI ONİKİNCİ TABLET I “Ağacın bedeni hemen bugün, Nacar’ın evine bırakılmış olacaktır. Ağacın dalları Nacar’ın keseri için hazır olacaktır. Efendim, niçin ağlıyorsun? Hemen bugün, senin ağacın bedenini yerin altından çıkaracağım. Dalları cehennemden yukarı getireceğim. Eğer bugün yeraltı dünyasına gidersen, Kutsal şeyler önünde başını eğmemelisin. Temiz bir gömlek giymemelisin. Yoksa hemen senin bir yabancı olduğunu […]
GILGAMIŞ DESTANI (11.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI ON BİRİNCİ TABLET Gılgamış ona, uzaktaki (102) Utnapiştim’e dedi: “Utnapiştim, sana bakıyorum, biçimin başka değil; benim gibisin. Evet, benden ayrı değilsin, benim gibisin! Senin yüreğin savaş için yaratılmıştır! Nasıl oluyor da böyle sırt üstü yatıyorsun? Anlat! Tanrıların toplantısında yaşamı aramaya nasıl karar verdin?” Utnapiştim ona, Gılgamış’a dedi: “Gılgamış, sana gizli bir şey açayım. […]
GILGAMIŞ DESTANI (10.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI ONUNCU TABLET Sâkiye Siduri (91), denizin ıssız bir köşesine yerleşmiştir. O tahtında oturuyor. Sâkiye için ağaçtan ayaklar yapılmıştır. Bu ayaklar üzerine altından yapılmış şıra fıçıları konmuştur. Tanrıça sık bir duvak örtünmüştür. Yüzü görünmemektedir. Gılgamış koşup onun yanına geldi. Kirle örtülüdür. Bir posta bürünmüştür. Bedeninde tanrı eti vardır. Gönlü üzgündü. Yüzü uzun yolculuk yapan […]
GILGAMIŞ DESTANI (9.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI DOKUZUNCU TABLET Gılgamış, arkadaşı Engidu için acı gözyaşları döküp kırlara koşarak dedi: “Ben ölmeyecek miyim? Ben de Engidu gibi ölmeyecek miyim? Gönlümü üzüntü kapladı. Bana ölüm korkusu geldi. Şimdi kırlara koşuyorum. Ubar- Tutuş’un oğlu Utnapiştim’e gitmek için yol aldım. İvedilikle oraya gidiyorum. Dağın geçitlerine gece vardım. Aslanları görüp korkuttum. Başımı yukarı kaldırıp Ay […]
GILGAMIŞ DESTANI (8.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI SEKİZİNCİ TABLET Gün ağarmaya başlar başlamaz, Gılgamış ağzını açıp arkadaşına dedi: (Yaklaşık 20 satırlık boşlukta, Gılgamış, Engidu’ya gençliğini, birlikte yaptıkları işleri, özellikle Humbaba’nın ölümünü anımsatıyor… Tablet çok kırık olduğu için çevirmeye olanak yoktur. 22-50 satır tümüyle kırıktır. Bu satırlarda Gılgamış’ın, Uruk’un ileri gelenlerini Engidu’nun ölüm döşeğine çağırttığı anlatılmış olabilir.) Bundan sonra Gılgamış […]
GILGAMIŞ DESTANI (7.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI YEDİNCİ TABLET “Arkadaş, neden ötürü yalnızca büyük tanrılar birbirlerine danıştılar? Bu gece gördüğüm bir düşü dinle: Anu, Enlil, Ea ve göksel Şamaş toplandılar. Anu, Enlil’e dedi: “Gökyüzünün boğasını öldürdüklerinden, Humbaba’yı vurduklarından, Ve dağın katranını devirdiklerinden, içlerinden birisi ölsün!” Fakat Enlil dedi: “Engidu ölsün, ama Gılgamış ölmesin!” Bundan sonra göksel Şamaş kahraman […]
GILGAMIŞ DESTANI (6.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI ALTINCI TABLET Kirini yıkadı, silâhlarını parlattı, Başını sallayarak saçının tutamlarını arkaya attı. Kirli giysisini fırlatıp temizini giydi, Savaş giysisini giyip beline işlemeli kemerini kuşandı. Gılgamış krallık tacını giyince, Gılgamış’ın güzelliği İştar’ın güzel gözlerini kamaştırdı: “Gel Gılgamış! Benim güveyim ol! Bana meyveni armağan et, (57) Armağan etsene! Sen benim kocam ol, ben senin […]
GILGAMIŞ DESTANI (5.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI BEŞİNCİ TABLET Ormana gözlerini dikip baktılar. Katranların yüksekliğine şaştılar. Ormana girilen yola şaştılar. Humbaba’nın geçtiği yerde bir ayak izi vardı. Yollar iyi bir durumdaydı. Büyük yol güzel yapılmıştı. Onlar katran ağacı dağını görüyor, Tanrıların oturduğu yeri, İrnina’nın (52) yüksek tapınağını. Bu dağın önünde bir katran ağacı vardı. Bu, pek gürdü; gölgesi çok […]
GILGAMIŞ DESTANI (4.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI DÖRDÜNCÜ TABLET (Bu tabletin ilk dört buçuk sütunu -bütün tablet altı sütundan oluşmaktadır-herhalde kralın ve arkadaşının katran ormanına gidişlerinden söz ediyordu. Ama, bu sütunlardan ancak kırık bir parça kalmıştır. Bu parça, ikisinin başından her gün geçenleri sık sık betimlemektedir.) İki kez yirmi saatten sonra hafif bir yemek yediler. İki kez otuz saatten sonra […]
GILGAMIŞ DESTANI (3.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI ÜÇÜNCÜ TABLET Yaşlılar Gılgamış’a çok saygı gösterdiler. Yol hakkında ona öğüt verdiler: “Gılgamış, gücüne güvenmemelisin. Onu bırak yoluna gitsin, Sen kendi kendini koru! O orada keçi yolunu bilir; arkadaşı kollar; Engidu orada senden önde gitsin. O, yolu gördü, yoldan geçti. Ormana giden yoldan, dağların geçidinden. O, Humbaba’nın bütün gizli yollarından geçti. Böylece […]
GILGAMIŞ DESTANI (2.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI İKİNCİ TABLET Engidu fahişenin karşısına oturdu. O, onun sözcüklerini dinledi Ve anlattıklarına kulak verdi. Kadının öğüdü yüreğine işledi. Kadın bir giysi çıkardı: Birini ona giydirdi, Öbürünü kendisine alıkoydu; Kadın onu bir ana gibi elinden tutup çobanların sofrasına, Hayvanların ağılına götürdü. Onun, yurdu dağlar olan Engidu’nun, Önceleri ceylânlarla ot yiyen adamın, Kalabalığın sütünü […]
GILGAMIŞ DESTANI (1.TABLET)
GILGAMIŞ DESTANI Gılgamış Destanı, tarihin en eski yazılı destanının adı olup, 12 kil tablete Akad çivi yazısı ile kaydedilmiştir. Uruk kralı Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayışının öyküsünün anlatıldığı destan aynı zamanda Nuh Tufanı’nın daha eski sürümünü de barındırmaktadır. Gılgamış, en yakın dostu Enkidu’nun ölümünün ardından giriştiği ölümsüzlüğe ulaşma çabasının nâfile olduğunu ve Tanrı Enlil’in öğütleriyle, insanın […]