438) TARİHİN DÖNÜM NOKTALARI
Yayin Tarihi 17 Aralık, 2009
Kategori TÜRK DÜNYASI
TARİHİN DÖNÜM NOKTALARI
“Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.”
(Mehmet Âkif Ersoy)
Tarihte bazı olaylar, ayrıntı ya da tamamlanamamış bir teşebbüs gibi anlatılır. Oysa bu olaylar incelendiğinde, tarihin seyrini değiştirebilecek bir önem taşıdıkları görülür.
Bunlardan biri, aklıma her geldiğinde ve ülkemizin sosyal ve ekonomik durumunu düşündüğümde üzerinde durduğum Don-Volga Kanalı teşebbüsüdür. Sanki Türk-İslam dünyasının kaderi bu girişimin yarım kalmasıyla başka bir yöne dönmüş gibi düşünürüm.
Bu tarihi olay; Sultan ll. Selim dönemi, sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın “Don-Volga nehirleri projesi” dir. Bu projeye göre, Karadeniz’e dökülen Don nehri ile Hazar Denizi’ne dökülen Volga nehirlerini bir kanal ile en yakın mesafede (50 km) birleştirmektir. Nehir yataklarının gemi geçişine müsait olmasından dolayı Türk Donanması, kolaylıkla Hazar Denizi’ne geçebilecektir…
Osmanlı Devleti bu projeyle neyi hedefliyordu?
– Rusya’nın güneye ve Kafkasya’ya doğru ilerleyişini sınırlamayı,
– Altın Orda’nın mirası üzerinde kurulmuş Tatar hanlıklarını Rus baskısından korumayı,
– Hazar Denizi’ne ulaşarak bölgedeki siyasî ve askerî etkisini artırmayı,
– Türkistan’la hac ve ticaret yollarını güvence altına almayı,
– İran üzerindeki baskısını ve gücünü artırmayı,
– İpek yolu ticaretini canlandırarak Asya’nın ticari mallarını değerlendirmeyi,
– Orta Asya Türkleriyle daha güçlü ilişkiler kurmayı.
Neden gerçekleşmedi?
1569’da Astarhan seferiyle birlikte kanal teşebbüsü de başlatıldı. Ancak coğrafi güçlükler, mevsim şartları ve lojistik sorunlar projenin önünde büyük engeller oluşturdu. Kırım Hanı Devlet Giray’ın seferi isteksizce desteklemesi de Osmanlı kuvvetlerini zor durumda bıraktı. Devlet Giray’ın bu tutumunda, Astarhan’ın doğrudan Osmanlı idaresine girmesi hâlinde kendi nüfuzunun azalacağı kaygısı etkiliydi.
Kanal çalışmalarının ne ölçüde ilerlediği konusunda farklı değerlendirmeler vardır. Fakat açık olan şudur: Osmanlı Devleti büyük bir hedef ortaya koymuş, ancak bu hedefi tamamlayamamıştır. Benim gözümde bu, devletin en güçlü olduğu dönemlerde bile uzun vadeli bir projeyi sonuçlandıramamasının önemli örneklerinden biridir.
Kanal tamamlanmış olsaydı…
Elbette geleceği kesin olarak bilemeyiz. Ancak bir projenin gerçekleşmesi hâlinde doğabilecek sonuçlar üzerine düşünmek, geçmişten ders çıkarmanın ve yarını planlamanın bir parçasıdır. Don-Volga Kanalı tamamlanıp işler hâle gelseydi, bana göre şu gelişmeler yaşanabilir ya da farklı bir yönde ilerleyebilirdi:
1. Rusya’nın Kırım ve Kafkasya yönündeki ilerleyişi sınırlanabilirdi.
Böyle bir durumda:
– 93 Harbi ve Sarıkamış faciası, tarihte bildiğimiz biçimiyle yaşanmayabilirdi.
– Kafkasya’da yaşayan soydaşlarımızın sonraki yüzyıllarda karşılaştığı sürgünler ve yurtlarından koparılmaları farklı bir seyir izleyebilirdi.
– Azerbaycan’ın Rus hâkimiyetine girmesi önlenebilir ya da geciktirilebilirdi.
– Doğu Anadolu ve Kafkasya’daki siyasî gelişmeler bugünkünden farklı şekillenebilirdi.
2.Osmanlı Devleti’nin Hazar çevresindeki etkisi güçlenebilirdi.
Karadeniz’den Hazar’a uzanan bir geçiş yolu, Osmanlı donanmasının ve ordusunun bölgeye ulaşmasını kolaylaştırabilirdi. Bunun sonucunda:
– İran’la mücadelede Osmanlı’nın elini güçlendirebilirdi.
– Hazar çevresindeki ticaretin ve devlet gelirlerinin artmasına katkı sağlayabilirdi.
– Uzak Doğu ve Hindistan’dan gelen malların Osmanlı pazarlarına daha güvenli ulaşması mümkün olabilirdi.
– Karadeniz, Hazar ve Akdeniz arasındaki ticari bağlantılar yeniden önem kazanabilirdi.
3. Orta Asya Türkleriyle daha güçlü bir bağ kurulabilirdi.
Osmanlı Devleti’nin Hazar üzerinden Türkistan’a ulaşması, bölgedeki Türk hanlıklarıyla siyasî ve ticari ilişkileri geliştirebilirdi. Bu durumda:
– Rusya’nın Türkistan’daki ilerleyişi yavaşlayabilir veya farklı bir yönde gelişebilirdi.
– Çin’in bölgedeki etkinliği bugünkü tarihî süreçten farklı olabilirdi.
– İngilizlerin Hindistan’daki yayılışının ve Asya’daki güç dengelerinin seyri değişebilirdi.
– Babür Türk Devleti yıkılmayabilirdi
4. Türk coğrafyasının ekonomik gücü artabilirdi.
Kafkasya, Doğu Anadolu, Hazar çevresi ve Orta Asya arasındaki ticaretin gelişmesi; üretimi, iş gücünü ve bölgesel kalkınmayı destekleyebilirdi. Enerji kaynaklarına ve ticaret yollarına daha erken ulaşılması da bugünün ekonomik dengelerini etkileyebilirdi. Türk dünyası, dünya siyasetinde ve ekonomisinde çok daha güçlü bir konuma gelebilirdi.
Bunlar, gerçekleşmemiş bir projenin doğurabileceği sonuçlara ilişkin benim öngörülerimdir. Tarih, “yaşansaydı ne olurdu?” sorusuna kesin cevap vermez. Fakat bu soruyu sormak, geçmişte kaçırılan imkânları ve bugünden yapılması gerekenleri düşünmemizi sağlar.
Bir Kanalı bitiremedik! Yerine milyonlarca Müslüman Türk’ün Kanını aldılar!!! (Kan-al)
İnsanların yaptığı yanlışların zararı bazen kendileriyle sınırlı kalabilir. Ancak devlet yönetiminde üstlenilen sorumlulukların sonuçları bir milleti ve gelecek kuşakları etkiler. Çünkü yöneticilere vatan ve millet emaneti verilmiştir. Bu emaneti korumak için ehliyetli ve liyakatli kadrolara, kararlılığa ve uzun vadeli düşünceye ihtiyaç vardır.
Gelecekte çocuklarımızın bizleri saygı, sevgi ve minnetle anmasını istiyorsak, yöneticilerin iş ahlakı şu ilke üzerine olmalıdır:
Dün, tecrübedir. Öğren!
Yarın, gelecektir. Planla!
Bugün, fırsattır. Kullan!
YILMAZ KARAHAN
Yorumlar
“438) TARİHİN DÖNÜM NOKTALARI” yazisina 9 Yorum yapilmis
Yorum yap

reis.peki bu projeler şimdi gercekleştirilemezmi,,imkanlar yok mu…anlattıkların dogru evet 700 yıl hukumdarlık yapan bır mılletız bır devletız bu anlattıkların olsa ıdı,,dünyanın tek sonsuza kadar tek millleti tek devleti olurduk..bızlerle paylastıgın ıcın tesekkur ederım
SAYIN KARAHAN BÜTÜN TAŞLAR YERİNE OTURMUŞ YÜREĞİNİZE VE DİLİNİZE SAĞLIK BENİ AYDINLATTINIZ TŞK EDİYORUM SİZE………
bilmedigimiz megerse ne cok sey varmıs zamanında olmıyan seyler bugun olması imkansız teknoleji oylesine geliştiki bugun degil kanal açmak bir tas kıbırdatsak uzaydan hissediliyo Türk insanı keşke cok dedi buda onlardan bitanesiydi sanıırım…
NORVECİ*GÖNDERDİM SİZE*OKUDUNUZMU HOCM.
*NEREDEYSE,YAKINDA CALISMADAN!SEFAHATLE*BOL PARAYLA YASAYACAK DURUMDALARMIS!
3.5 SAATDE,ANTALYAYA UCUYORLARMIS..SICAK ÖZLEDİKLERİNDE.***petrol,dogal gaz,vs..CENNETİ OLARAK,MUHTESEM YASIYORLARMIS*
**BİRDE BİZE BAKIN!ömrümüzün son yılları BELKİDE?..ve giderek daha berbat!REZALET YAW!
OLMAZ YAW BU BÖYLE!BU DÜNYADA CEHENNEMİ YASATIYORLAR BİZE..BİR ONURUMUZ VARDI!!o da gitti;(
ASLA RAHAT VERMEZLER BU ÜLKEYE**ARTIK KİMSE BOZULMASIN..UMUDUM KALMADI;;((LANET OLSUN.
Sayın perle hemen ümitsizliğe kapılırsanız zaten kaybetmiş sayılırsınız.Ozamanın şartlarında yapılması daha kolay olan bu planın bügünün şartlarında yapılması imkansız gibi gözüküyor ama
bizde bügünün şartlarına göre bir çözüm üretmeliyiz.Bu çözümü bulurkende en biyük yardımcımız tarihimiz olmalı.ozaman yapılan hatalara düşmememiz lazım.Sayın KARAHAN’ın da yazdığı gibi
“Gelecekte çocuklarımızın bizlere küfür yerine, teşekkür etmesini istiyorsak, Yöneticiler;
Dün, Tecrübedir. Öğren!
Yarın, Gelecektir. Planla!
Bugün, Fırsattır. Kullan!
Hiç bir şey için geç değildir,yeterki ümitsizliğe kapılmayalım.
bize tarihin hikaye kısmını öğretiyorlar mış hocam emeğinize sağlık allah razı olsun
TARİH KİTAPLARINI YAZANLARADA SAYGIM KALMADI ARTIK..BİRDE ÖGRETMEN BENİ KÜRSÜYE CEKERDİ..Kİ;BENDEN KOPYA CEKMESİNLER DİYE!TARİHLERİYLE VS..LE EZBER KURDUYDUM:(
*VALLA AKLIMDA KALICAK OLANLAR SADECE BUNLAR OLMALIYMIS MEGER….VAROLUNUZ.
–TEKRAR TEKRAR BİZLERE GÖNDERMENİZ VEDE YORUMLARINIZI YAPMANIZ COOK MÜHİM!İSTE ÜLKE İNSANININ BEYNİNE HİZMET BUNA DENİR(*
Aklimiz basimizdayken kimsenin yönlendirmesi ve tesiri altinda kalmadan ögrenebilecegimiz inanilmaz degerli bilgiler,bizleri gecmisimize ait bu denli degerli bilgilerlerden haberdar eden sayfa yönetimine sonsuz tesekkürler.Saygilar…
Belki şimdi böylesi bir kanala gerek kalmadan, muhtemel sonuçlar yine de, ve hatta daha kolay gerçekleşebilir. Mesela, taşımacılıkta kara ve havayolları da deniz yolları kadar aktif. Orta Asya’da fiili işgal dönemleri büyük oranda bitti, Türk Cumhuriyetleri hür.
Ancak kanal yapımına niyetlenip, türlü sebeplerle gerçekleştiremeyenlerde olan birşey, günümüz yöneticilerinde eksik. İrade.
Ve İradeyi besleyecek önemli bir şuur; millet ve vatan sevgisi…
Uzakgörüşlülük..? Bu kelimeyi günümüz yöneticilerinin bildiklerini bile zannetmiyorum…
Saygılarımla Hocam…