302) “PARTİLER ÜSTÜ” SAÇMALIĞI!
Yayin Tarihi 14 Haziran, 2012
Kategori SİYASİ
“PARTİLER ÜSTÜ” SAÇMALIĞI!
14 Haziran 2012
Ne zaman “partiler üstüyüz” sözünü duysam veya okusam dikkat kesilirim. Bu sözün zırhına büründürülmüş bir talebin, bir çıkarın veya bir korunma isteğinin bulunup bulunmadığını anlamaya çalışırım.
Nedir “partiler üstü” olmanın anlamı?
Mevcut siyasi partilerin görüş ve düşüncelerine bağlı olmamak mı? Parti çıkarlarının önüne toplumun ortak yararını koymak mı? Yoksa siyasi tavrını gizleyerek her dönemde işini yürütmek mi?
Bir siyasi partiye bağlı olmamak mümkündür. İnsan, hiçbir partiye üye olmadan da ülkesinin meseleleriyle ilgilenebilir; düşüncelerini açıkça söyleyebilir, doğruyu destekleyip yanlışa karşı çıkabilir.
Ancak bağımsız olmak başka, bağımsızlık görüntüsü altında çıkar kollamak başkadır!
Mevcut siyasi iktidarı benimsemediği hâlde gücünden çekinen, sosyal ve ekonomik kaygılarla düşüncesini açıklayamayan insanlar vardır. Bu kaygıların varlığını görmezden gelemeyiz. Fakat kendi konumunu korumak için susmayı, herkesten daha üstün bir siyasi duruş gibi sunmak da doğru değildir.
“Siyasetle ilgilenmiyorum” veya “biz partiler üstüyüz” diyen kişinin, uygulamada kimin yanında durduğuna bakmak gerekir. Sözü bağımsızlık, davranışı iktidara bağlılık ise ortada sorgulanması gereken bir tutarsızlık vardır.
Yıllar önce “partiler üstüyüz” sözünü daha çok sendika yöneticilerinden duyardık. İşçinin ve emekçinin hakkını savunması gereken bazı yöneticiler, kapalı kapılar ardında hükümeti oluşturan partinin içine girerek anlaşır; dışarıda ise üstüne çıkarak ahkâm keserlerdi…
Sendikanın herhangi bir partinin güdümüne girmemesi elbette önemlidir. Ancak bu bağımsızlığın ölçüsü, yöneticinin söylemi değil; işçinin hakkını kim iktidarda olursa olsun aynı kararlılıkla savunabilmesidir.
Bir partiye bağlı olmadığını söyleyip her iktidarla menfaat ilişkisi kuranlar da vardır. Bunlar, siyasi gelişmeleri ilgisizliklerinden değil, kendi hesapları bakımından dikkatle takip ederler. Her dönemde gemilerini Fatih gibi karadan yürütmenin yolunu bulurlar!
Bir şeyin üstü varsa içi de, altı da var demektir!
İçindekiler, parti yönetimleri ve mensuplarıdır. Peki, altındakiler kimlerdir?
Aş ve iş kavgası vererek yaşamaya çalışanlar…
Bunların arasında, bir umut bekçisi gibi partilerin kapısında bekleyenler vardır. Bazen partinin yönetimindekilerden daha fazla koşuşturur, daha hararetli savunurlar. Partileri iktidara gelsin isterler ki kendilerine de bir kapı açılsın.
Bütün bu çabanın ucunda çoğu zaman tek bir kelime vardır:
“Belki…”
Üstte olduğunu söyleyen işini yürütür, içerideki yerini korur, alttaki ise umut eder!
Peki, farklı partilerin ortak bir meselede uzlaşması mümkün değil midir?
Elbette mümkündür.
Mecliste farklı partilerin temsilcileri bir araya gelebilir, ortak metinler hazırlayabilir ve ülke yararına kararlar alabilirler. Bu, siyasi görüşlerin yok olması değil; belirli bir konuda ortak sorumluluk üstlenilmesidir.
Burada ölçü, uzlaşmanın kimin yararına olduğudur. Milletin ortak yararı için mi anlaşılmıştır, yoksa parti ve yönetici çıkarlarını korumak için mi?
Yargı bakımından ise esas olan bağımsızlık ve tarafsızlıktır. Hâkim, kararını siyasi partilerin beklentilerine göre değil, hukuka göre vermelidir.
Bu yazının kaleme alındığı 2012 yılında, cumhurbaşkanının seçildiğinde partisiyle ilişiğinin kesilmesi anayasal bir gereklilikti. Bu düzenleme de makamın tarafsızlığına ilişkin bir güvenceydi. Ancak tarafsızlığın gerçek ölçüsü, yalnızca parti üyeliğinin bulunmaması değil; görevdeki tutum ve davranışlardır.
Öyleyse “partiler üstüyüz” diyenlere soralım:
Haksızlık karşısında nerede duruyorsunuz?
Yanlışı, hangi parti yaparsa yapsın aynı açıklıkla eleştirebiliyor musunuz?
Savunduğunuz ilkeler, iktidar değiştiğinde de aynı kalıyor mu?
Yoksa “partiler üstü” olmak, her iktidarın yanında kendinize yer bulmanın süslü adı mı oluyor?
Bir partiye bağlı olmamak mümkündür. Fakat ülkenin sorunları karşısında sorumluluktan kaçmayı “partiler üstülük” diye sunmak dürüstlük değildir.
İnsanın duruşunu belirleyen, kendisini nerede gösterdiği değil; hak, hukuk ve millet yararı karşısında nerede durduğudur.
YILMAZ KARAHAN
Editör Yorumu: Makale, tarafsızlık söylemiyle davranış arasındaki çelişkiyi sorguluyor. Partilerden bağımsız, ilkeli bir duruşun değerini teslim ederken bu söylemi çıkarlarını korumak için kullananları eleştiriyor.

Yorumlar
“302) “PARTİLER ÜSTÜ” SAÇMALIĞI!” yazisina 1 Yorum yapilmis
Yorum yap
Çook güzel..Aynen katılıyorum..Saygılar..