278) SAVAŞ MEVSİMİ!
Yayin Tarihi 17 Ağustos, 2011
Kategori SİYASİ
SAVAŞ MEVSİMİ!
Her gün gelen şehit ve terör haberleri ciğerlerimizi parçalıyor…
Asker Mehmet’im ana kucağına, baba ocağına ulaşamadan; polis Ahmet’im evinde çocuğunu sevemeden kahpece vuruluyor!
Önemli bir şey mi bu şehit haberleri? Ne münasebet! Her gün trafik kazaları olmuyor mu? Onun gibi bir şey bu(!)
Devletin mülki amirleri saldırıya uğruyor, yaralanıyor, kaçırılıyor!
Ne olacak yani? Saldırganlar yakalanır, yaralananlar tedavi edilir, kaçırılanlar geri döner. Suçlular da cezalandırılır(!)
İş insanlarından “özerklik” adına sözde vergi toplanıyor, vermeyenler ölümle tehdit ediliyor!
İş insanı da neden itiraz ediyor ki? Fitre ve zekât niyetine versin canım(!)
Atatürk büstleri kırılıyor, fotoğrafları indiriliyor, yerlerine terör örgütünün sembolleri asılıyor!
Zaten her yerde heykellerin ve fotoğrafların bulunması rahatsızlık veriyor(!) Hem o bayrak değil ki, teröristin gömleği takılı kalmış(!)
İstiklal Marşı sessizce söyleniyor! Lütfen çevreyi gürültü ile rahatsız etmeyelim(!)
Camilerde devlet imamlarının arkasında bile namaz kılınmıyor! E yani, herkesin din ve vicdan hürriyetini yaşaması yasal bir haktır(!)
E yani, herkesin din ve vicdan özgürlüğünü yaşaması yasal bir haktır(!)
Peki, önemli olan nedir?
En önemlisi “topseverlik”tir! Futbol Federasyonunun kararları her şeyden daha önemlidir(!)
— Böyle şey olur mu canım? Terör önemli değil mi? Ne zaman bu beladan kurtulacağız?
— Önemli, önemli… Ama topseverlerin ilgisi kadar önemli değil(!) Hem biz bu terörü bitireceğiz!
— Ne zaman?
— Şimdi mübarek Ramazan ayındayız. Olmaz! Ramazan Bayramı’nı da birkaç şehit vererek geçirelim(!) Şevval ayında terörün kökünü kazıyacağız!
— Ya şevval ayında bu iş bitmezse?
— Şevvalden sonra zilkade, zilhicce ve muharrem geliyor. Haram aylar! Bu aylarda savaşılmaz(!)
— Ondan sonraki ay olur mu?
— Biliyorsunuz, safer ayına da “uğursuz” derler. Bu ayda sakin olmakta yarar var(!)
— Peki, ondan sonraki aylarda terörü bitirebilir miyiz?
— Evet! Ancak rebiyülevvel ve rebiyülahir bu yıl kışa geliyor. Bu aylarda harekât zor olur. Kışın da ateşkes söylemleri başlar. Bundan dolayı sorun olmaz(!) En iyisi cemaziyelevvel ve cemaziyelahir aylarıdır. Size söz veriyorum: Şevvalde bu iş bitmezse o aylarda köklerini kazıyacağız(!)
Yalnız unutulan bir şey var:
Bu millet, Türk milletidir!
Eski Arap toplumlarının takvim ve savaş geleneklerini, Türk milletinin vatan savunmasına ölçü yapamayız. Safer ayına yüklenen uğursuzluk inancı da güvenlik sorumluluğunu ertelemenin gerekçesi olamaz.
İnançlara saygı göstermek başka, insan hayatını ve vatanın güvenliğini koruma görevini birtakım takvim gerekçeleriyle ertelemek başkadır.
Türk kültüründe vatanı korumak en kutsal görevlerden biridir. Bu bilinçle Türk’ün vatan savunmasının “savaş mevsimi” yoktur. Tehdit hangi gün, hangi ay, hangi mevsim gelirse gelsin; onu karşılamak, milletin huzurunu ve ülkenin bağımsızlığını korumak gerekir.
Vatan savunması, yılın 365 günü devam eden bir sorumluluktur!
Mevzubahis vatan ise gerisi teferruattır!
YILMAZ KARAHAN
17 Ağustos 2011
Editör Yorumu
Bu yazı, terör karşısındaki duyarsızlığı ve güvenlik sorumluluğunu erteleyen mazeretleri siyasi hicivle sorguluyor. Arapların tarihsel takvim ve savaş gelenekleriyle Türk kültüründeki vatan savunması anlayışını karşılaştırarak, ülkeyi ve insan hayatını koruma görevinin ay ve mevsim hesabına bırakılamayacağını vurguluyor.
Yorumlar
Yorum yap
