9) AHLATŞAHLAR (SÖKMENLİLER) BEYLİĞİ

  Ahlatşahlar (Sökmenliler) Beyliği  Van Gölünün batı sâhilinde bulunan Ahlat’ta, 12. asrın başlarında kurulmuş olan bir Türk devleti. 1100 senesinde Sökmen el-Kutbî tarafından kuruldu. 1207 senesinde Ahlat şehrine Eyyûbîler’in davet edilmesiyle son buldu. Ahlat’ta kurulan bu devlete Ahlatşahlar ve Ermenşahlar denildiği gibi, kurucusu olan Sökmen’den dolayı, Sökmenliler de denilmektedir. Sökmen (Sökmen-I), Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh’ın […]

Paylaş:

8) İNALOĞULLARI BEYLİĞİ

  İnaloğulları Beyliği Diyarbakır’da bir asra yakın hüküm sürmüş olan Türk beyliği. Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra çıkan karışıklıklar sırasında, son Mervânî Emîri Nâsırüddevle Mansûr, Meyyâfârikîn’i alarak Diyarbekir bölgesindeki emirliğini tekrar kurmaya çalıştı. Fakat Suriye Selçukluları Sultanı Tutuş, daha önce davrandığı için, Diyarbekir’i ele geçirerek, Sultan Emir Tuğtegin’i vali tayin etti. Tuğtegin, Sultan Tutuş ile birlikte […]

Paylaş:

1248) BULGARİSTAN’DA 215 TÜRKÇE YER ADI DEĞİŞİYOR

  Bulgaristan’da 215 Türkçe yer adı değişiyor Varna Belediye Meclisi üyeleri, 2013’ün son toplantısında ilçe sınırları içindeki 215 coğrafi alanın Türkçe isimlerinin Bulgarcaları ile değiştirilmesine karar verdi. Türkçe olan 215 coğrafi yerin isimleri Bulgarca isimlerle değiştirilmesi meclis üyelerince onaylandı. İsim değiştirme teklifini sunan İç Makedon Devrimci Örgütü (VMRO) meclis üyesi Kostadin Kostadinov, isim değişikliğini destekleyen […]

Paylaş:

716) ANADOLU’DA BİR TÜRK KAVMİ: HURRİLER

Anadolu’da Bir Türk Kavmi: Hurriler ————————————————————————————————– Louvre aslanı ve beraberindeki taş tablet- Hurri/Akad Dönemi: Musée du Louvre, Paris Mezopotamya‘da büyük bir imparatorluk vücuda getiren Sami kökenli Akkadların vesikalarından öğrenildiğine göre, M.Ö. 3. binyılın sonlarında Mardin merkez olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Kuzey Mezopotamya ‘daki Musul ve Kerkük dolaylarında Hurriler adıyla anılan bir kavim oturuyordu. Hurri dili üzerinde […]

Paylaş:

72) TÜRKLERİN ACILARINI HAYKIRAN MİLLİ ŞAİR: HÜSEYİN CAVİD

HÜSEYİN CAVİD 1882 yılında Nahçıvan’da doğmuştur. Öğrenimine Nahçıvan’da medresede başladı; orta eğitimini Mekteb-i terbiye adlı yeni usullu okulda almıştır (1894-1898). 1899-1903 yıllarında Tebriz’in Talibiye medresesinde eğitimine devam etmiştir. Hüseyin Cavit yüksek tahsilini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde almıştır (1906-1910). Azerbaycan’a döndükten sora Nahçıvan, Gence, Tiflis ve 1915 yılından itibaren de Bakü’de dil ve edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Dönemin rejimine uygun yapıtlar yazmadığı için önce tutuklandı daha […]

Paylaş:

678) GÜNEY AZERBAYCAN’DA İRAN’IN ASİMİLASYON POLİTİKALARININ İÇ YÜZÜ

Güney Azerbaycan’da İran’ın Asimilasyon Politikalarının İç Yüzü İran, 80  bin nüfuslu Ermeni  azınlığına anadilde eğitim hakkı  verirken,40 milyonluk Türk  nüfusuna      ne anadilde eğitim hakkı,ne de  kültürel  haklar   vermektedir.sözde  İslam cumhuriyetinde Farslaştırma  İslam  ve   Caferi  Mezhebi  kullanılarak yapılmaktadır. İran ,Şah Rıza Pehlevi döneminden günümüze, AzerbaycanTürklerine karşı sistemli bir Farslaştırma politikası gütmektedir. Rıza Şah diktatörlüğü […]

Paylaş:

238) TÜRKLER VE FELSEFE: TÜRK-İSLAM FELSEFESİ

Türkler ve Felsefe: Türk-İslam Felsefesi Her eser belli bir amacın mahsûlüdür. Bu kitabın amacı, Türk – İslâm Felsefesine dâir objektif gerekçeleri ortaya koymak ve millî felsefemize reva görülen bir haksızlığı dile getirmektir. Çeyrek asırdan beri, entellektüel çevrelerin zihinlerinde yer etmiş olan Türk – İslâm Felsefesi, 1970 yılından beri İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde bir kürsü (:anabilim […]

Paylaş:

237) DÖRT BİN YIL ÖNCE TÜRKLERDE TİYATRO

DÖRT BİN YIL ÖNCE TÜRKLERDE TİYATRO M.M. Nikoliç isminde bir muharririn Belgrad’da verdiği bir konferans ve Belgrad’da Politika gazetesinin 24 Ocak 1934 tarihli sayısında yazdığı bir makale, o sıralarda dilimize çevrilip, Ankara ve İstanbul gazetelerinde ve bazı dergilerde yayınlanmıştı. Bu Sırp muharriri Türklerin zamanımızdan dört bin yıl önce bugünkü mânâsı ile bir dram san’atı vücuda […]

Paylaş:

715) “IRK BİTİG” NEDİR?

“IRK BİTİG” NEDİR? Uygur Türkçesinde; ‘ırk’ fal, ‘bitig’ ise kitap demektir. Irk Bitig, “Fal Kitabı’ oluyor… Ne gariptir ki, Türkçe sözcükleri anlayabilmek için Arapça kökenli fal ve kitap sözcükleri ile açıklayabiliyoruz! Bu fal kitabının önemi şudur: Miladi 9. yüzyılda Göktürk harfleriyle kağıda yazılmış olmasıdır. Eski Türkçe yapıtlar arasında kitap şeklinde günümüze kadar ulaşabilmiş olan tek eserdir. Irk Bitig‘in tek nüshası […]

Paylaş:

714) TİMUR HAN VE BAŞARI PRENSİPLERİ

Timur Han ve Başarı Prensipleri ———————————————————————————— Timur, bir cihangirin oğlu değildi ve kendisini taht üzerinde bulmadı. Nisan 1336′da Semerkand’ın güneyinde Şehr-i Sebz’de doğdu. Babası Barlas oymağına mensub Turagay, annesi Tegina Hatun’dur. Turagay mütevazi ve dindar bir kimse olup vaktinin çoğunu ulema ve şeyhler ile sohbetle geçirdi. Bu itibarla alim ve şeyhlere hürmet, oğul Timur’da henüz […]

Paylaş:

713) TÜRK DİLİ DÜNYA DİLİ

Türk Dili Dünya Dili Bugün yaklaşık 220 milyon konuşuru bulunan Türk dili, Moğol ve Mançu-Tunguz dillerinin de yer aldığı Altay dil ailesinin en fazla konuşura sahip koludur…  19’uncu yüzyıl sonlarına doğru yoğunluk kazanan araştırmalarla Altay dilleri olarak adlandırılan Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Kore dilleri ile Fin-Ugor dilleri olarak anılan Fin, Macar ve Samoyed dillerinin […]

Paylaş:

712) KARI ÇOR TİGİN YAZITI

  KARI ÇOR TİGİN YAZITI Çin Halk Cumhuriyeti’nin eski başkenti Chang’an’da (Xi’an’da) Ötüken Uygur Kağanlığı Dönemi prenslerinden Karı Çor Tigin adına hazırlanmış Çince – Türkçe ((Kök)türk harfli Uygurca) bir yazıt bulundu. Yazıttan edinilen bilgilere göre Karı Çor Tigin Uygurların Yaglakar sülalesinden, Çabış Tigin’in oğlu, Kan Tutuk’un yeğeni, Bögü Bilge Tengri Kan’ın küçük kardeşidir. O, T’ang […]

Paylaş:

236) ATALAR SÖZÜ BOŞ SÖYLEMEZ

ATALAR SÖZÜ BOŞ SÖYLEMEZ* Uzun deneme ve gözlemlere dayanarak söylenmiş ve halka mal olmuş sözlere ‘atasözü’ diyoruz. Tanımında da geçtiği gibi, kim tarafından ve ne zaman söylendiği bilinmeyen ve halkın bütününe mal olmuş bu sözler, yüzyılların imbiğinden süzülmüş özlü sözlerdir. Deyim ise, genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış anlatımlara denir. […]

Paylaş:

7) SALTUKLU BEYLİĞİ

  Saltuklu Beyliği  Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Erzurum ve civarında kurulan beylik. Başşehri Erzurum olan beyliğin kurucusu, Malazgirt Zaferinin kazanılmasında önemli rol oynayan Emir Saltuk’tur. Sultan Alparslan, Malazgirt Zaferinden sonra, Bizans İmparatoru Dördüncü Romanos Diogenes’in ölümü ile, anlaşma şartlarının yerine getirilmemesi üzerine, emrindeki kumandanlara Anadolu’da fetihlere devam edilmesini emretmişti. Buna dayanarak Emir Saltuk, Erzurum ve […]

Paylaş:

6) DANİŞMEND BEYLİĞİ

 Danişmendliler  1071-1178 yılları arasında Sivas, Malatya, Kayseri, Tokat, Amasya ve civarında hüküm süren bir Türkmen hanedanı. Danişmendliler beyliğinin kurucusu Gümüştekin Danişmend Ahmed Gâzi, âlim ve faziletli bir zâttı. Bir rivayete göre Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın dayısıydı. 1063 yılından itibaren Sultan Alparslan’ın hizmetine giren Danişmend; ilmi, cesareti ve yiğitliğiyle onun dikkatini çekmiş ve en güvenilir emirleri arasında […]

Paylaş:

5) DİLMAÇOĞULLARI BEYLİĞİ

  Dilmaçoğulları Beyliği  Doğu Anadolu’da Erzen ve Bitlis’te, 1085-1192 yılları arasında hüküm sürmüş olan bir Türk beyliği. Kurucusu olan Dilmaçoğlu Mehmed Bey, Malazgirt Savaşı’ndan sonra, diğer Türk beyleri gibi, Anadolu’ya akınlarda bulundu. 1085 senesinde Diyarbakır alındıktan sonra, Bitlis ve Ahlat da Selçuklu kuvvetleri tarafından fethedilmişti. Bitlis ve havalisi Dilmaçoğlu Mehmed Beyin idaresine bırakıldı ve kendisine […]

Paylaş:

4) ÇUBUKOĞULLARI BEYLİĞİ

Çubukoğulları Beyliği Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından Harput’u fethe gönderilen Çubuk Bey Harput’u alır. Selçuklu geleneklerine göre bir bey, bir yeri fethettiğinde, merkeze bağlı olmak koşulu ile kendi beyliğini kurabilirdi. Çubuk bey, bu gelenek gereği Harput ve civarında, Çubukoğuları adıyla anılan kendi beyliğini kurar. Beyliğe adını veren Emir Çubuk, Anadolu’nun fethinde ve özellikle Diyarbakır’ın ele geçirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bir […]

Paylaş:

3) İZMİR ÇAKA BEYLİĞİ

İzmir Beyliği (Çaka Beyliği)  Alpaslan, Anadolu’yu fethettikten sonra, birçok Türkmen beyleri iç Anadolu’ya doğru fetihlerine devam ettiler. Bunlardan Afşin, Orta Anadolu’da, Kutulmuş oğlu Süleyman Bey de İznik taraflarında savaşırken yine bir Türkmen Beyi olan Çaka Bey de İzmir ve yöresini fethederek burada bir Türk Beyliği kurmuştu. Çaka Bey, İzmir Beyliği(1081-1097)’nin kurucusudur. İzmir Beyliği’nin Türk tarihindeki […]

Paylaş:

2) MENGÜCEK BEYLİĞİ

Mengücekliler  Erzincan, Kemah ve Divriği’de, on birinci yüzyılın sonundan, on üçüncü yüzyılın sonuna kadar hâkim olan Türk beyliği. Kurucusu olan Mengücük Gâzi, Büyük Selçuklu Devleti sultanlarından Alparslan’ın kumandanlarındandır. Onun; Oğuzlar’ın, Kayı, Bayat, Karaevli veya Alkaevli boylarından birine mensup olduğu hakkında görüşler mevcuttur. 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra, Anadolu’nun zaptı için vazifelendirilen beylerden biri de Mengücük Gâzi […]

Paylaş:

1) ANADOLU BEYLİKLERİ

 ANADOLU BEYLİKLERİ Malazgird muhârebesinden sonra, Anadolu’da kurulan Türk beyliklerinin umûmî adı. Bu beylikler, kaynaklarda Tevâif-i mülûk ismiyle geçmektedir. Malazgird zaferinden sonra bir çok akıncı beyi, Anadolu’yu Bizanslılardan temizlemek için seferler düzenledi. Bunlardan bir kısmı, Anadolu’da ilk Türk beyliklerini kurdular. İstanbul boğazına kadar Anadolu topraklarının büyük kısmı bu beyliklerin eline geçti. Beyler, Selçuklu sultânını hükümdar tanımakla beraber, başlarına […]

Paylaş:

← Onceki SayfaSonraki Sayfa →