71) Sohbetin Seviyesi
Yayin Tarihi 18 Ocak, 2015
Kategori ÖYKÜ
SOHBETİN SEVİYESİ
Antakya’nın Harbiye adlı güzel bir mesire yeri vardır. Yörede anlatıldığına göre “Harbiye” adı, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında ordusunun burada konaklamasından gelir. Burası, mitolojideki Daphne (Defne) anlatısıyla da anılır. Apollon’un Daphne adlı kıza âşık olduğu, kızın ise ondan kaçarken defne ağacına dönüştüğü anlatılır…
Harbiye, çağlayanlarının ve defne ağaçlarının verdiği serinlikle muhteşem bir doğa güzelliğine sahiptir. El sanatları ve ipek böcekçiliğiyle de ünlüdür. Lokantalarının ve konaklama yerlerinin kalitesini de belirtmek gerekir. Hatırladığım Harbiye’de tesisler yıl boyunca dolup taşar, Arap ülkelerinden de çok sayıda ziyaretçi gelirdi.
Antakyalı olup da Harbiye’ye gitmemek olur mu? Genellikle ailece veya arkadaşlarla toplu hâlde gidilir. Yemeklerin ve mezelerin lezzeti, uygun fiyatlarla birleşince Harbiye’ye gitmek daha da cazip olurdu. Burada yediğimiz yemeklerin lezzetini yıllar sonra bile hâlâ damağımızda hissederiz. Ancak bir tanışma toplantısında tanık olduğum olayı hiç unutamam!
Akşam yemeğinden sonra kahve ve çaylarımızı içerken, bir araya gelmemize neden olan konu konuşulmuş ve bir karar verilmişti. Ardından gevezelik başlamıştı.
Her nedense bazıları malını, mülkünü anlatmayı ve kazanımlarını övmeyi çok sever. Eh, bu konu açılınca Antakyalı geri durur mu? Atan atana, yükleyen yükleyene… Altta kalanın canı çıksın!
Yemekte tanıştığımız bir kişiyle ben konuşmuyor, yalnızca anlatılanlara tebessüm ederek başımızı sallıyorduk. Konu arabalara gelmişti. Arkadaşlar arabalarını övüyor, marka ve modellerinden söz ediyorlardı. Serçe, Şahin, Doğan, Kartal sofrada uçuşarak çarpışıyorlardı…
Hesaplar ödendi. Servis yapanların önünde bu kadar atıp tutarsan, iyi bir bahşiş vermeden kalkmak da olmazdı…
Arabası olmayan arkadaşları kuşçular paylaştı. Yanımda oturan, yeni tanıştığımız arkadaş ise arabası hakkında hiçbir şey söylememişti. Arkadaşlarımızdan biri ona dönerek:
— Kardaş, seni de ben götüreyim, dedi.
Dostumuz:
— Teşekkür ederim. Benim arabam var, diye karşılık verdi.
Gevezelik ya! Hemen sordular:
— Hiç konuşmadın. Araban ne?
Verdiği cevaba öyle bir kahkaha attım ki yakınımızda oturan müşterileri rahatsız ettim. Onlardan özür dilemek zorunda kaldığımı hiç unutamam!
Cevabı şuydu:
— Arabamı anlatmaya gerek yok. Benim arabam Mercedes.
YILMAZ KARAHAN
18 Ocak 2015
Editör Yorumu
“Sohbetin Seviyesi”, bir dost sofrasında sohbetin nasıl gösteriş yarışına dönüşebildiğini nükteli biçimde anlatır. Otomobil adları üzerinden kurulan kuş benzetmeleri sahneyi canlandırırken, sessiz kalan kişinin kısa cevabı uzun uzun övünenlerin havasını bir anda söndürür. Harbiye’nin doğal güzelliğiyle insanların üstünlük yarışı arasındaki karşıtlık da anıya ayrı bir tat katar.
Yorumlar
“71) Sohbetin Seviyesi” yazisina 1 Yorum yapilmis
Yorum yap

Belki iyi niyetle söylemiştir.Zenginler altta yaşayanları bazen unutur aslın da kendi yaşamında kendini unutmuştur :)o na göre normaldir.