71) ASYA KURGAN GELENEĞİ

Yayin Tarihi 29 Aralık, 2007 
Kategori TÜRK DÜNYASI

 

ASYA KURGAN GELENEĞİ

 

Tüm orta Asya ve özellikle Aral gölü ile Pamir yaylası arasında kalan geniş bölge  Ön-Türk olan Saka Türklerinin yoğun yerleşim ve dolaşım ortamı idi. Bugünkü Kazakistan’ın güney batı bölgelerinde açılmış olan kurganlarda öylesine zengin kıyafetler, takılar ve süsler bulunmuştur ki bu şahane kurganlara kazı bilimciler “Kraliyet kurganları” adını vermekten kendilerini alamamışlardır.

(Kaynak:Dwellings of Eternity, Alberto Siliotti, Barnes & Noble)

  At kültürünün Asya kökenli olduğunu biliyoruz. Eskiden yöneticilerin, mezarlarına atlarla birlikte gömülme geleneğini Altay dağlarında içleri açılmış pek çok kurganda buluyoruz.Cennetin Otlakları başlıklı yazısında Natalya Polosmak (Kaynak: National Geographic,Ekim 1994) Rusya, Kazakistan, Cin ve Moğolistan kesim noktasında (Ukok adli tepede) açtığı bir kurgandan söz etmektedir.
  Kurganın taşlı üst tepesi açıldığında bir tahta odanın üstünde tüm süsleriyle gömülmüş 6 adet at cesedi ile karşılaştılar. Bu atlar alınlarına vurulmuş tek bir balta darbesi ile kurban edilmişlerdi. Kurban töreninin eski bir Türk adeti olduğunu atın başını tutan kişiye Bas tutkan kişi denilmesinden anlıyoruz.
  At ile birlikte gömülme geleneği hem güney Mısır bölgesinde yaşamış olan KUŞ krallarında hem de Etrüsk krallarında görüyoruz. Tahta odada ise, bir tahta tabut içinde, kürklere sarılı altın süsleri ile birlikte buzlar içinde gayet iyi durumda korunmuş bir kadın mumyası vardı. Mumyanın omzunda ve bileğinde dövmeler hala gayet belirgin durumda idi.

image00182.jpg 
Çinde Bir Taş tepe (Tümülüs)

  Kurganlara orta Asya bölgelerinden Çin içlerine kadar rastlanmaktadır. Resimde  bir Çin taş tepesi görülüyor. Bu taş tepelerden bazıları açılmış ve içlerinden çok ilginç heykeller çıkmıştır. Fakat hala açılmamış durumda pek çok kurgan bulunmaktadır.
  Mumyalama geleneğine ise Ön-Türklerin gittikleri her bölgede rastlıyoruz. Günümüzden 7,000 yıl önce yaşayıp belirli bir kültür düzeyine ulaşmış bir halk ortaya çıkarılmıştır.
(Kaynak: Ancient American dergisi, Cilt 6, sayı 39, sayfa 26)   Bu halkın Asya kıtasını Amerika kıtasına bağlayan bölgede yaşadığı ve eskimo kültürünü oluşturduğu görüşü mevcuttur. Kültüre isim olarak /Mumya halkı/ adının seçilmesi ölülerini mumyalama adetinde olmalarından dolayıdır. Bu halkın tip olarak uzun çehreli ve Kafkas tipli oluşları onların bu bölgelere batıdan göç ederek geldiklerini gösteriyor.
  Yapılan araştırmalara göre 12 aylık bir takvime sahip oldukları, balık ağı imal ettikleri, Astronomi ve anatomi bilgisine sahip olup bu bilgileri pratik hayata uyguladıkları  saptanmıştır. Bu derece ileri bilgilerle donanmış bir kültürün mumyalama tekniklerini de geliştirmiş olması pekala mümkündür.
  Halen bu mumyalardan arta kalan birkaçı Washington D.C. Smithsonian müzesinde sergilenmektedir.
Çinin kuzey batı bölgesi olan doğu Türkistan Uygur cumhuriyetinde ilginç bir mezar ortaya çıkarılmıştır.

(Kaynak: National Geographic, Mart 1996, Cilt 189, Sayı 3, sayfa 44)

Alnında güneş simgesi bulunan bir erkek mumyasının, sanki yeni gömülmüş gibi saçı ve sakalı dahi yerli yerinde duruyordu. İlginç olan şudur ki yapılan tetkikler mumyanın günümüzden 3,000 yıl önce mezara konmuş olduğudur.

image00253.jpg
Asya’dan Uygur Mumyası


  Resimde görülen bu mumya bir şaman kişiye veya önemli bir yöneticiye aitti. Anlındaki güneş simgesi ve ayağında geyik derisinden yapılmış çizmeler onun ata binen bir lider olduğuna işarettirler. O bölgede ortaya çıkarılmış birçok mumya vardır. Bazıları günümüzden 4,000 yıl öncesine aittir. Mezarlarda ayrıca ziraat aletleri de bulunmuş olması bu halkın tarım yapan ileri bir kültüre ait olduklarını gösteriyor.

image00334.jpg
Mumyanın Çizmeleri


  Resimde mumyanın çizmeleri solda ve halen Asya Türkmen binicilerinin kullandığı çizme sağda görülüyor.

image00428.jpg
Uygur Mumyası ve Görüntüsü

  Resim de yine aynı bölgede bulunmuş bir kadın mumyası görüyoruz. Resmin solunda başında bir tüy halen duruyor. Bu tüyün bir Ön-Türk simgesi olduğunu ve Kızılderili

denen Asya kökenli Amerika yerli halkı tarafından güneş simgesi olarak takıldığını gördük. Uygur halkı bu mumyalanmış kadını o derece beğendiler ki kendisine /Kiruran Güzeli/ adını takıp bir de şarkı bestelemişlerdir. Sağ tarafta aynı güzel kadının bir Uygur ressam tarafından canlandırılmış yüzü görülüyor.
  Alaska üzerinden Amerika’ya geçmiş olan Ön-Türk boyları güney Amerika’ya kadar gitmişlerdir. Bugünkü Peru bölgesindeki İnka halkı da mumyalama tekniklerini uyguluyorlardı. Peru’nun Cuzco şehrinde yüksek bir dağlık bölgede bulunmuş olan mumyalanmış kadının başlığı ve kıyafeti çizilmiştir.

image00518.jpg
İnka Kültüründen Mumya Kadın Çizimi

  Aslına uygun olarak gerçekleştirilmiş olan bu çizimi yukarıdaki resimde görmekteyiz. (Kaynak: National Geographic, Haziran 1996, Cilt 189, Sayı 6, sayfa 73) Kadının başındaki tüylü başlık bir güneş simgesi olmakta ve kadının bir asil yönetici veya şaman olduğuna işaret etmektedir.

 

KAYNAK :

Doç. Dr. Haluk BERKMEN

turk-dunyasi.jpg

 

Yorumlar

“71) ASYA KURGAN GELENEĞİ” yazisina 3 Yorum yapilmis

  1. ASYA KURGAN GELENEĞİ : FikirYolu.com yorum tarihi 29 Aralık, 2007 01:01
  2. Fırat Düzgüner yorum tarihi 30 Eylül, 2008 16:59

    Türklerin tarihsel kökenlerini en az İÖ 5ooo’e kadar götüren, Tokar’ların Türk olduklarını belgeleyip Tokar adının anlamını ortaya koyan, Çin’de X’ian’ın 140 km güneyindeki piramitlerin, İÖ 1000 yılından öncekilerin, özellikle Adem’e ait olabilecek Büyük Beyaz Piramit’in Türkjlere ait olduğunu; ERgenekon’un yerini ve bu adın anlamıyla, Mısır kültürü arasındaki köken birliğini gösterip, bunları belgelerle gösteren bir çalışma gerçekleştirdim. Haberleşebilmek umuduyla.
    Fırat Düzgüner
    Arkeolog.

  3. Fırat Düzgüner yorum tarihi 30 Eylül, 2008 17:09

    Türk tarihinin kökenini en az İÖ 5000’lere kadar götüren; Tokar’ların Türk olduğunu ispatlayan, Tokar’larla Mısırlılar arasındaki köken birliğine ait belgeleri ortaya koyan; Nuh tufanıyla Tokarlar arasındaki ilişkiyi gösteren; Ergenekon’un yeri ve anlamını ortaya koyan bir çalışmam var. Bunu renkli olarak bastırmak istiyorum. Bağlantı kurabilmeyi isterim. Para önemli değil. Önemli olan gerçekleri ortaya koyabilmek. Tıpkı Atatürk’ün dediği gibi.
    Fırat Düzgüner,
    Arkeolog.

Yorum yap