62) KUMUK TÜRKLERİNİN MİLLİ ŞAİRİ ‘YIRÇI KAZAK’

Yayin Tarihi 3 Şubat, 2013 
Kategori KAHRAMANLAR VE BİLGİNLER

 

Kumuk Türklerinin milli şairi

‘Yırçı Kazak’

image0013.jpg

Kumukistan ovalarının her bir karış toprağında. 300 yıllık Rus Türk hesaplaşmasının Gazilerinin Sibirya`lara sürgün edildiği, uzun yollarında nice nice Yırçı Kazak gibi Kumuk erlerinin bol bol akan kanlı göz yaşları var. Bu yollarından yürüyeceksen, sakın ayağını bu topraklara ayap bas.

“Dünya böyle gitmez” diye bütün hayatını Kafkaslar`ın bağımsızlığı uğrunda geçiren büyük Kumuk şairi ve düşünürü Yırçı Kazak`ın yenilmez ruhu, bugün de Kafkaslar`da dolaşıyor: Tıpkı hemşehrisi ve zamandaşı Şeyh Şamil`in ruhu gibi. Onlar maddeten yenilmişlerse de ruhen yenilmemişler ve ilelebed de yenilmiyecekler. Bizler kendilerini özledikçe, onlar da bizleri özleyecekler.

Ünlü Milli Şairimizin Vatanı Dağıstan başkenti Mahaşkalada her yıl gibi bu kesde 22 Mayısda “Yırçı Kazak Anma Günü” düzenliyoruz.  O gün Şairimizin adını taşıyan  Mahaçkala caddesinde onun anıtının yanında toplanacağız. Bu törende onun  ismini şukranlarla hatırlatacagız, şiirlerin okuyacagız.

Milli Şairini Kumuk Türkleri  Unutmadı,  Unutmıyacaklar!

Şairimizin ruhu şad olsun!

“Can ağalar, sizge dua amanat”.

 

Yırçı Kazak kimdir?

Asıl adı bilinmior. Babasının adı Tatar-Han Kumukistan`ın (Dağıstan)Temir-Han-Şura merkezine ait Muselem-avul (şimdi Atlan-avul) köyünde doğmuş. Kumuk Halk Şairi ve düşünürü olan Yırçı Kazak Dağıstan`daki Şavhal Kumuklar topluluğundandır, yani Dede Kokud Oğuznameleri`nde “Alaca Atlu Şavkalı Melik” diye adlandırılan Hazar/Kıpçak Hükümdarlarının boyundandır. Kuzey Kafkasya Türkleri`nin arasında Yırçı Kazak lakabıyla tanınmış ünlü şair modern Kumuk Edebiyatının mümesillerinden sayılır. Onun söylediği ya da yazdığı, veya ona mal edildiği şiirlere dayanan efsaneler Dağıstan`da günümüzde de yaygındır. Yırçı Kazak halk şiiri geleneğinin en usta temsilcilerindendir: Aynı zamanda yazılı edebiyata da el atmıştır. Şiirlerinde Kafkas Dağları ile Hazar Denizi arasında sıkıştırılmış olan Kumuk Türkleri`nin Bağımsızlık Mücadelesini dile getirmesiyle, İnancıyla düşüncesi yolunda yaşamını feda eden bir destan niteliği kazandı. Şair hiç bir zaman Rusların bütün baskılarına, cezalarına rağmen yenilmedi, 1859`da Şeyh Şamil`in esir edilmesinden önce tutuklanıp, Sibirya`ya sürgün edildi, Rus hapisanelerinin azaplarini çekti. Elleri kelepçeli, butları zincirli` pehlivan, Sibirya sürgününde bile:

 

“Şerefsiz zincirlerle bağlıyım

Har adımım sanki bin adımdır

Niçin şikayet edeyim

Biz çelikteniz, kalbimız taştandır

Şikayet etmek bize yakışmaz

Yurdumuz kayalık dağlardır

Düşmana karşı dağlar gibi

Şikayetsiz duralım”

 

diye başkaldırdı.

 

Kafkasların Kartalı Şeyh Şamil Ruslara esir düştüğü zamanda bile mukaddes savaşın devam edilmesinden yana idi… ve bir gün mücadeleci şair, evinden ikinci defa gizlice alınarak (tutuklanarak) yok edildi. Uçsuz buçaksız bu topraklada ziyaret etmeye, dua okumaya mezarı bile yok. Ruslar bu tür idamlara “kim bildi” idamı diyorlar. Bilen yok, gören yok, suçlu yok sanki…

 

Yırçı Kazak`ın ölümüne ilgili bu şadece bir versiyon. Diğer versiyon da gerçeklere uzak değil. Buna göre, Şairi 1879`da Ruslar yine tutuklamişlar ve gizli olarak yine sürgüne göndermişler. Şair sürgünde hayli azap çekerek Hakk`a kavuşmuş. Bu versiyonu destekleyen deliller araştırmacıların ellerinde bulunmaktadır. Her nasıl olsa da anlaşılan şudur ki, Yırçı Kazak 50 yıllık Rus-Kafkas hesaplaşmasının kurbanıdır. Ve Kuzey Kafkasya Türkleri`nin milli mücadelerinin mukades bayrağıdır.

 

Yırçı Kazak`ın şiirleri ve acılarla dolu kısmeti çok araştırmacıların dikkatini 19. ve 20. asırda çekmiş. Onların arasında G. Nemet`ı (Macaristan), G. Ramstedt (Finlanda), A. İnanı. A. Caferzadeyi (Türkiye), Bekir Çobanzadeyi (Kırım), V. D. Smirnovu (Rusya) görüyoruz. 19. asrın ortalarında Yırçı Kazak`ın şiirleri Türkiye`ye sızmış. Üstelik 1876 yılında İstanbul`da “Şeyh Şamil Destani” adlı Kitapta ilk kez neşredilmiş. Şairin şiirlerini ve hayatını incelemesinde Kumuklar`ın önde gelenleri Mehmet Osmanlı ile Abusufyan Akay`ın büyük emeği geçmiş. Mehmet Efendi, Rusya`nın Sent-Petersburg Üniversitesi`nin Türk Dilleri ve Edebiyatı Öğretim Üyesi, profesörü olarak 1883`te neşrettiği “Kumuk ve Nogay Metinleri” isimli kitabına Yırçı Kazak`ın eserlerini de almış. 20. yüzyılın başlarında bu hususta Abusufyan Akay çok çaba harcamış ve 1903`te Bahçesaray`da kitap neşretmiş.

 

Son Sovıyet devri 70 yıl içerisinde  Yırçi Kazak`ın şiirleri sansürden geçilerek ve komünist rejimin taleplerine göre sadeleştirilerek ve müsait yorumlar yapılarak bir kaç defa kıtap halınde neşredilmiştir. Bu dönem içinde Yırçı Kazak’ın hayatına ve eserlerine ilgili araştırmalar da yapıldı, romanlar, pıesler yazıldı. Son yıllarda Yırçı Kazak, onun Hayatı ve eserleri  sevgili Türkiyemizde de geniş saygı ve sevgiler kazanmakta. Eserlerı bir kaç kerre kıtap şeklinde yayınlandı, dergilerde yer aldı, araştırmalar yapıldı, bir doktora tezler yapıldı.

Demek ki,  20. yüzyılın sonunda  21. Yüzyılın yeni hayata uyanan Kumuk Türkleri`nin millet bilinçli yeni nesilleri mili şairine de sahib çıktılar.

 

Hasil-i kelam, Yırçı Kazak kendisini yetiştiren Kumuk Türkleri`yle bütün Türk Dünyasıyla 21. yüzyılın kapılarını açıp, milletçe yürüyüşlerini devam ederler.

Tanrı Türk`ü korusun!

Dr. Kamil Güner

(Aliyev)

image0021.jpg

Yorumlar

“62) KUMUK TÜRKLERİNİN MİLLİ ŞAİRİ ‘YIRÇI KAZAK’” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. A.S.K. yorum tarihi 10 Haziran, 2018 00:32

    Kumuklar en cok Cecenlerden cekti. Ummetcilik bizi her yerde yakmis maalesef.

Yorum yap