613) 3 MAYIS NASIL DOĞDU?

Yayin Tarihi 3 Mayıs, 2012 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

 

3 MAYIS NASIL DOĞDU?

 

Fahrettin Savaş Konar

 

3 Mayıs”ın yaratılmasına ve arkasından Türkçülüğe karşı o meşhur haçlı seferinin açılmasına sebep; âlim, yazar ve tarihçi Nihâl ATSIZ’ ın zamanın Başbakanı Saraçoğlu Şükrü’ye yazdığı açık mektuplardır. Bu açık mektuplarda ATSIZ, o sıralarda çok azıtmış bulunan yerli kızılların faaliyet ve maksatlarını hükümete bildirmek ve konuya dikkat çekmek üzere kaleme aldığını ifade etmiştir. Sahibi olduğu Orhun dergisinde yayınlanan bu mektuplar, ülkede büyük yankılar uyandırmıştır. 

 Türkiye’yi kızıl âfete karşı ayağa kaldıran bu mektupların ilkinde ATSIZ; zamanın Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’nun 5 Ağustos 1942’de TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmasındaki;“Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâakal (bir o kadar) bir vicdan ve kültür meselesidir” sözleri üzerine dikkat çekmek üzere yazdığını, söyledikleri ile başında bulunduğu hükümet icraatlarının aynı olmadığını şöyle ifade etmiştir:

            

 image0012.jpg 

O yıllarda ATSIZ (1)

 

“Sayın Başvekil,

Esefle söylemeye mecburum ki, Türkçülük nazariyat sahasında kalmaya devam ederken, bu milletin ve bu ülkenin düşmanı olan solcu fikirler bazen sinsi, bazen açık yürümekte, propagandasını yapmakta devam ediyor. Halbuki sizin Türkçü ve partinizin altı okundan bir tanesinin de milliyetçilik olmasına göre bunun böyle olmaması icap ederdi. Pek uzun konuşarak esastan ayrılmaktansa örnek vererek bugünün gerçeklerini göstermek daha doğru olacağından size memleketimizin, kanunlarımızın milliyetçiliği ile, sizin Türkçülüğünüzle bağdaşması kaabil olmayan olayları göstereceğim” diyerek sadece olaylardan isim vermeden örnekler göstermiştir.

image0021.jpg

ATSIZ’ın el yazısı ile arka kısmı

ATSIZ, aynı mektubunun sonlarına doğru da şöyle diyor:

“Sayın Türkçü Başvekil!                                                                        

Yukarıda anlattıklarımı münferit vakalar olarak sayamayız. Solculuk, gördüğü müsamaha ve kayıtsızlıktan faydalanarak sinsi sinsi ilerliyor. Liselerde bu fikre saplanmış hastalar görülüyor. Bunlar arkadaşlarına ‘yakında hepiniz komünist zindanlarında çürüyeceksiniz’ demek cüretini gösterebiliyor. Yüksek öğretimde bu hastalık daha çok artıyor. Arasına gayrı memnunları,  gayrı Türkleri de alarak büyüyor. Yalnız mahrem ve samimi düşünce halinde kalmayarak hareket haline geçiyor. Boy boy dergileri çıkıyor. Bu dergilerde aynı teranelerle ahlâka, vatan ve şeref duygusuna, millet hakikatına saldırılıyor. Taassupla mücadele ediliyormuş gibi gözükerek mukaddesatla eğleniliyor” diye sıraladıktan sonra esas can alıcı noktayı vurguluyor:

 

“Fakat en zorlusu siz bunlara nasıl göz yumuyorsunuz? Dergilerle ve hatta günlük gazetelerle işlenen bu vatan düşmanı fikrin bazen devletçi, bazen vatancı, bazen insancı, bazen ilimci kılıklarla Türk milletini zehirlemesine niçin müsaade ediyorsunuz?”                

 

—————————————————–

(1) Atsız Hoca, bu mektupları yayınladığı yıllarda Edirne’de çektirdiği bu fotoğrafın, arkasını da yazarak kardeşine göndermiştir. 9.5×13 ebadındaki resmin orijinali kardeşi Nejdet Hocam tarafından bana verilmişti. Ben de ATSIZ Hocamızın bu ender fotoğrafını ORKUN Vakfı’na yakışır diye Yakan Cumalıoğlu’na, kopyasını da “Tanıdığım ATSIZ” kitabının yazarı Altan Deliorman’a vermiştim. Zannederim bu fotoğraf da ilk defa orada kullanıldı. FSK

 

İKİNCİ AÇIK MEKTUP VE YANKILARI

Birinci açık mektuptan sonra Hükümet, yapılan suçlamalara herhangi bir cevap vermemişti. Bunun üzerine ATSIZOrhun’da ikinci açık mektubunu yayımladı ve bu defa komünist noktaları ve isimleri birer birer açıkladı. Bunlardan Sabahattin Ali’ye hitaben “vatan haini” ifadesini kullanması, onlar için bardağı taşıran damla olmuştu. Derhal Sabahattin Ali’ninATSIZ aleyhine hakaret dâvâsı açması sağlanmış(2) ve devletin resmî organı olan Ulus gazetesinin hukuk müşaviri de avukat olarak tayin edilmişti.

3 May image003.jpg  image004.jpg 

Türkçülük Dâvâsı Duruşmalarından bir görünüş (ATSIZ 3. sırada)   Zamanın basınından…       

 

ANKARA’YA GİDİŞ VE OLAYLAR

 

Nihayet mahkeme günü yaklaşmıştı. O günün şartlarında İstanbul Haydarpaşa garından sessizce yola düşen ATSIZ, nihayet Ankara garına gelmişti. Ama o da ne!!! Sessiz-sedasız başlayan bu yolculuğun sonunda trenden inen ATSIZ adeta bir devlet adamı gibi sevgi gösterileri ile karşılanıyor, kendisinin lehinde, komünizmin aleyhinde sloganlar atılıyordu. Hiçbir sivil toplum kuruluş veya grubunun organize etmediği bu topluluk da nereden çıkmıştı? Doğrusu ATSIZ Hoca da şaşırmıştı. İsmen tanımadığı bu topluluk, adeta tek vücut olmuş, ortalık bir miting havasına dönmüştü. Kendisi elindeki küçük valizi ile zar-zor bir otele gelebilmişti. Dinlenmesi gerekirdi. Ne de olsa hükümetin desteklediği bir fikre ve kişiye karşı hakim önünde cevap verecekti. Ama dışarıdaki halk dağılacağı yerde, gittikçe kalabalıklaşıyordu. Komünizm değişik sloganlarla lânetleniyor ve bu konudaki yayınlar ulu-orta yakılıyordu. O dönemde böyle bir hareket hayal dahi edilemezdi. Nitekim olayın İnönü tarafından duyulması üzerine İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi ve Ankara Emniyet Müdürü, Cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ’den oldukça sert zılgıtlar yemişlerdi. Derhal en sert tedbirlerin alınarak uygulanması ve suçluların yakalanarak bu işe bir son verilmesi istenmişti.

 

İLK MAHKEME BAŞLIYOR

İlk mahkeme 26 Nisan 1944 sabahı başlayacaktı. Ancak mahkeme salonu Atsız’ı seven gençler tarafından tamamen doldurulmuştu. Hatta kâfi gelmeyen salonun girişi ve binanın önü bir miting kalabalığını andırıyordu. Gençler ATSIZ’ın lehinde, Sabahattin Ali ve komünizm aleyhinde sloganlar atıyor, yer gök inliyordu. İçeriye zorla alınan Sabahattin Ali çok korkmuştu. Daha fazla dayanamadı ve mahkeme başlamadan arka pencereden dışarı kaçtı. Bunun üzerine mahkemeye ara verilerek öğleden sonraya bırakıldı. Bu defa daha büyük bir salonda başlanan mahkemede dâvâcı tarafı kendisine hakaret edildiğini söyledi. Mahkeme heyeti de sadece Sabahattin Ali’ye “vatan haini” denmesini suç kabul etmiş ve ikinci mahkemenin 3 Mayıs’ta (1944) yapılmasını kararlaştırmıştı.  

 

————————————————————————-

(2) Sabahattin Ali kendi itirafında bu mahkemeyi açma taraftarı olmadığını ancak Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in isteği üzerine açtığını söylemiştir. Zamanın en büyük yaltakçısıFalih Rıfkı Atay’ın da olayın içinde olduğu söylenmiştir.

 

İKİNCİ MAHKEME – OLAYLAR – TUTUKLAMALAR

3 Mayıs (1944) günü, alınan bütün tedbirlere ve yapılan baskılara rağmen, mahkemenin yapılacağı yer ve çevresi daha sabahın erken saatlerinde büyük bir kalabalık tarafından doldurulmuştu. ATSIZ Hoca mahkemeye geldiği an bir taraftan sloganlar atılıyor, bir taraftan da O’nu yakından görmek isteyenler itişip duruyordu. Sıkı koruma altında gelen Sabahattin Ali ise yuhalanıyordu. Bu şartlar altında yapılan mahkeme, gelecek mahkemenin 9 Mayıs’ta yapılmasını kararlaştırdı. Ancak olaylar büyüyordu. Bunu gören polis güçleri yukardan gelen emir üzerine tutuklamaları başlatmış ve 165 genç tutuklanmıştı. ATSIZ, daha sonra yazdığı “3 Mayıs 1944” tarihli yazısında o günü ve olayları şöyle anlatıyordu:

 

 

“Türkçülükte ilk hareketi 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara’daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususi bir şerefi vardır”.

 

ÜÇÜNCÜ MAHKEME – TUTUKLAMALAR

9 Mayısta -üst makamların bütün çabalarına rağmen- Mahkeme Heyeti “vatan haini” suçlamasını bir hakaret değil, “sövme” biçiminde yorumlayarak ceza vermiş ve o ceza da ertelenmiş, ATSIZ serbest kalmıştı. Ancak bunu duyan İNÖNÜ ve avanesi yeni bir plân uygulayarak ATSIZ’ı ve arkadaşlarını hatta ORHUN’da yazı yazmış, ATSIZ’la mektuplaşmış veya görüşmüş herkesi tutukluyor, sorgusuz hapse atıyor, evleri suç unsuru elde etmek için tepeden tırnağa aranıyordu. Sonra sayı 24’e düşürülmüş ve Heybetullah İtilAlmanya’da bulunduğundan 23 kişi olarak kalmışlardı.(3) Ayrıca suçlamanın seyri değişmiş ve “Irkçılık ve Turancılık Dâvâsı” adı altında yeni bir isimle dâvâya geçilmişti.

 

3 MAYIS’TA TUTUKLANANLAR / KAHRAMANLAR

 

1)    Hüseyin Nihâl ATSIZ………………..(1905-1975)

2)    Ord. Prof. Zeki Velidî TOGAN ….(1890-1970)

3)    Dr. Hasan Ferit CANSEVER………(1891-1969)

4)    Nejdet SANÇAR………………………(1910-1975)

5)    Alparslan TÜRKEŞ ………………….(1917-1997)

6)    Prof. Dr. Hikmet TANYU………….(1918-1992)

7)   M. Zeki ÖZGÜR(SOFUOĞLU)… (1922-

8)   Dr. Fethi TEVETOĞLU…………….(1916-1989)             

9)   Prof. Dr. Reha Oğuz TÜRKKAN .(1920-2010)

10) Said BİLGİÇ…………………………… (1920-1988)                           

11) İsmet Rasin TÜMTÜRK ……………(1916-1998)

12) Hüseyin Namık ORKUN…………..(1902-1956)

13) Orhan Şaik GÖKYAY………………(1902-1994)

14) Cemal Oğuz ÖCAL…………………..(1913-1971)

15) Muzaffer ERİŞ………………………….(1915-1996)

16) Hamza Sadi ÖZBEK…………………(1914-1971)

17) Fazıl HİSARCIKLI…………………..(1919-1973)    

18) Nurullah BARIMAN…………………(1919-2006)

19) Cihat SAVAŞFER……………………  

20) Cabbar ŞENEL…………………………(1922-1995)

21) Fehiman ALTAN (TOKLUOĞLU). (1922-                                                                                                            

22) O.Yusuf KADIGİL……………………(..?..-…?..)

23) Saim BAYRAK……………………….. (1916-.…..)

24) Heybetullah İTİL………………………     

25) Osman Yüksel (SERDENGEÇTİ)…….(1917-1983)

26) Dr. Mehmet KÜLAHLIOĞLU…….

27) Dr. Necdet ÖZGELEN……………….

28) Sami YAVRUCUK……………………                                       

————————————————-

(3) Heybetullah İtil çok sonra Türkiye’ye dönünce o da tutuklanmıştı

Paylaş:

Yorumlar

“613) 3 MAYIS NASIL DOĞDU?” yazisina 4 Yorum yapilmis

  1. nevin çelik yorum tarihi 3 Mayıs, 2012 11:33

    Kadim arkadaşım.Eline,diline sağlık.Selamlar.

  2. ZÜHAL ASMA yorum tarihi 4 Mayıs, 2012 16:43

    NE İNSANLARMIS!–NEREDE BU ADAMLARIN COCUKLARI?TORUNLARI?Kİ;BİR KISMINI TANIYORUZ!–AMA DÜSÜNÜNÜZKİ!ÜLKE NE HALE GETİRTİLMİS!HERKES AC..BİLAC..VEEE PARASIZLIGA DAYANAMAYAN LARIN COGU!?ARTIK BU İSLERİN KENDARINDAN KÖSESİNDEN BİLE GECMİYOR HERHALDE?!–ACI..GECMİDE YASNAANLARDA..BUGÜN KARSILIGINI GÖREMEDİGİMİZ BU MÜHİM KİSİLERİN YAKINLARININ BİZE YASATTIKLARIDA..ACI;(AGIR GELİYOR;;((HEMDE COOK!AGLADIM..ELLERİNİZE SAGLIK*MÜTHİS İNSANSINIZ*ALLAH SİZİ GÖZETSİN*UZUUN YILLAR DİLERİM YARADANIMDAN BU MÜBAREK CUMALAR YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE*

  3. fatma toplu yorum tarihi 7 Mayıs, 2012 09:16

    teşekkürler muhterem hocam okudum ve çok güzel bizim sizin gibi değerli Alllah dostlarına çok ihtiyacımız var ben o zamanları azda olsa biliyordum ama bayrammı anmamı olduğunu bilmiyordum ama 3 mayıs türkçülük bayramı diye biliyordum ama öğrendiğim iyi oldu Allah razı olsun selam ve hürmetle ellerinizden öperim Allaha emenet olun hakkınızı helal edin saygılarımla

  4. Fahrettin Savaş Konar yorum tarihi 10 Mayıs, 2012 09:29

    3 Mayıs’a ilgi duyan ve buradaki yazılara yorum yapan sizlere ayrı ayrı teşekkür eder, Rabbimin bir daha böyle acı günler göstermemesini dilerim.

Yorum yap