60) TOPRAK ; MÜLK DEĞİL, VATAN’DIR.

Yayin Tarihi 17 Ocak, 2008 
Kategori BASIN-YAYIN

Toprak, mülk değil vatandır

 

image001102.jpg

Anayasa Mahkemesi: Toprak, devletin vazgeçilmez
unsuru, bağımsızlığın ve egemenliğin simgesidir…

CHP’nin yaptığı başvuru üzerine, “yabancıya satış” yasasının bazı maddelerini iptal eden Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararını açıkladı. Adeta “teslimiyetçiliğe isyan” anlamı taşıyan kararda, AKP’ye vatanseverlik dersi verilirken şöyle dendi: “Toprak, devletin vazgeçilmesi imkansız temel unsuru, egemenlik ve bağımsızlığının simgesidir…”

Her bir satırı, devlet yönetimi açısından önem arzeden gerekçede, “Yüz ölçümü miktarını otuz hektara kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir” maddesine de vurgu yapıldı. Mahkeme, AKP hükümetine Anayasa’nın 7. maddesinde yasama yetkisinin, Türk milleti adına TBMM’ye verildiğini hatırlatarak, bu yetkinin asla devredilemeyeceğini belirtti.

TOPRAK SATIŞINI DURDURAN ANAYASA MAHKEMESİ’NDEN DERS GİBİ KARAR:
Sadece mülkiyet sorunu değil
Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında “Toprak, devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru,
egemenlik ve bağımsızlığının simgesidir” dedi.

Anayasa Mahkemesi’nin, yabancılara bazı koşullarda taşınmaz satışını öngören kanunun bazı hükümlerinin iptaline ilişkin kararının gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı. CHP, 26 Temmuz 2005’ten geçerli olmak üzere, yabancılara taşınmaz satışını öngören ve 7 Ocak 2006’dan itibaren yürürlüğe giren 5444 sayılı Tapu Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un bazı maddelerinin iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açmıştı. Mahkeme ise davayı 11 Nisan 2007’de esastan karara bağlamış, bazı hükümlerin iptaline karar vererek, diğer talepleri de oy çokluğuyla reddetmişti.

TBMM’nin yetkisine vurgu
“Devletin en önemli unsurlarından biri olan ülkede, yabancının arazi ve emlak edinmesinin salt bir mülkiyet sorunu gibi değerlendirilemeyeceğine işaret edilen gerekçede, ” Toprak, devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru, egemenlik ve bağımsızlığının simgesidir “ denildi. Kanundaki iptali istenen, ” Yüzölçümü miktarını otuz hektara kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir “ kuralıyla, belirtilen koşullarla yabancı uyruklu gerçek kişilere tanınan hakların miktar yönünden belirlendiği, 2.5 hektarlık sınırın Bakanlar Kurulu’nca 30 hektara kadar arttırılabilmesinin öngörüldüğüne vurgu yapıldı ve  Anayasa’nın 7. maddesinde yasama yetkisinin, Türk milleti adına TBMM’ye verildiği ifade edildi. Gerekçede, bu yetkinin devredilemeyeceği anımsatıldı. ” Yabancı  uyruklu gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazların, illere ve il yüzölçümüne göre binde beşi geçmemek üzere oranını tespiti “ bölümünün gerekçesinde de Anayasa’nın 7. maddesi hatırlatılarak  şunlara dikkat çekildi:

Belirli ve açık değil
” Yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir yasa kuralının Anayasa’nın 7. maddesine uygun olabilmesi için temel ilkelerin konulması, çerçevenin çizilmesi, düzenleme için sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın bırakılmaması gerekir. Ülke bütünlüğü ve egemenliği ile doğrudan ilgili olduğunda duraksama bulunmayan yabancının taşınmaz alımında, yasaların açık, anlaşılabilir ve sınırlar, belirli kurallar içermesi gerekir. İptali istenilen kural ise yeterli açıklık ve belirlilikten uzak, Anayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırıdır.” Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanan kararda, Tapu Kanunu’nun 35. maddesindeki kamu yararı hatırlatılarak,”İptal kararı 3 ay sonra yürürlüğe girecektir” dendi.

Yasadaki sınırlara aykırı
Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında,”  Yabancı gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazlara yönelik hukuksal boşluğa da dikkat çekilerek ” Yasa koyucunun temel ilkeleri koymadan, çerçeveyi çizmeden yürütmeye yetki vermemesi, sınırsız, belirsiz bir alanı, yönetimin düzenlemesine bırakmaması gerekir. Dava konusu kuralla Bakanlar Kurulu’na tanınan yetkinin sınırı, esasları ve çerçevesi fıkrada belirlenmiş olmakla beraber, verilen yetki 2.5 hektarlık yasal sınırı on iki katına kadar arttırabilmeyi olanaklı kıldığından düzenleme, sınırlamanın işlevselliğini etkisiz bırakacak derecede ölçüsüzdür. “ hükmünü verdi.

Yorumlar

“60) TOPRAK ; MÜLK DEĞİL, VATAN’DIR.” yazisina 2 Yorum yapilmis

  1. Samet Acar yorum tarihi 17 Ocak, 2008 15:25

    Yılmaz Bey,araştırınız göreceksiniz ki.toprakları yabancıların elyle,yabancılara nasıl satıldığını ve en iyi yerlere yerleştiklerini.Ülkemizde üç iklem tipi vardır.Bir Akdeniz iklim tıpi ,iki Karadeniz iklim tipi ,üç Karasal iklim tipi.Bu üç iklim tipine sahip olan ülkeler tam anlamıyla yoktur.Örnek Rusya karasal bir iklim tipi veya Almanya ülkemizde bazı coğrafi bölgelerde üç iklimi görürüz.Örnek:Artvin bölgesinde Çoruh7un taban çevresinde Akdeniz ürünleri yetişir.Kırk,elli km yukarlarında karasal iklimin yetiştirdiği ürünleri görürsünüz,Hopo çevresi tamamıyla Karadeniz iklimi.Yabancılar Türk topraklarını öğlesine keşfetmişki hayallerindeki cennetir.Peki biz ne yapıyoruz?Parayı verene satıyoruz.Yarın ne olacak?Kim kimleri kovacak ?Almanya’yı göz önüne alın oradaki Türkleri kovmak için herterle kanun çıkarıyorlar.Burada denilecek söz şudur:Topraklarını satmak milletine ,vatanına geçmişine ve geleceğini ihanettir,hayindir,benliğini kaybetmiştir.Acaroğlu

  2. sedat ergenç yorum tarihi 18 Ocak, 2008 17:39

    Toprak mülk değil madem, gelin o halde “ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” sözünün aslında adaletin DEVLETİN temeli olduğu yönünde tüm bildiğimiz mail sitelerinde bir kampanya başlatalım.

    Nasıl ki “HAKİMİYET LAKAYD-I ŞART MİLLETİNİDİR” sözü “EGEMENLİK KAYLITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” olarak sadeleştirilmiş ve kullanıma sunulmuşsa, her mahkemede yazılı bulunan “ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” vecizesinin “ADALET DEVLETİN TEMELİDİR” haline çevrilmesi için çaba sarfedelim.
    Unutmayalım ki bu basit sadeleştirmeyi yapmayan bir kısım zevat vardır, 40 yıllık “hostes” e “gök götürücü” 1000 yıllık “oturağa” oturgaç diyenler… bunların devr-i devranı bitmiştir. gökgötürücü konutsal avrat’ı, oturgaç’ı, götürgeç’i, olarak’ı dilimize zorla sokmaya çalışacaklarına şu devletin temelinin mal gibi anlaşılmasını önleyecek bir tercüme yapsalardı daha hayırlı bir faaliyet olurdu…

Yorum yap