575) 1920 TELAFER DİRENİŞİ

Yayin Tarihi 12 Ekim, 2011 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

 

 

 

 

 

1920 TELAFER DİRENİŞİ

image00112.jpg

 

         Persler bağdadı işgal ettikten sonra 4. Murat Anadolu’dan özellikle Toros Türkmenlerinden taburlar oluşturarak 1538’de, Bağdat seferini yapmış ve Bağdadı Osmanlı topraklarına katmıştır. Perslerden kurtarmıştır. Bağdat fetih ettikten sonra elinde bulunan Türk taburlarını bugünkü Mendili, Celevla, Kifri, Nebi yunus, Telafer ve Urfa’ya yerleştirmiş. 20. asırın başlarında Osmanlı imparatorluğu çöküşe geçince, değer Müttefik Devletleri tarafından paylaşılması amaçlandığında, ortada ittihat tarakî Cemiyeti mevcuttur, ayrıca teşkilatı Mahsusa da vardı. Bu teşkilatı Mahsusa’nın lider kadrolarından biri olan Mustafa Kemal Paşa, Şam örgütlenmesi yapmıştır. Sayıx piko ve Sanrimo anlaşmasından sonra Musul Vilayeti Fransızlara bırakılmıştır. Ancak, 1919 Suriye’de hareket Deyrizor ve Telafer direnişi Telafer ( EL-Cezire veya Musul) bölgesini Fransızlardan koparıp İngilizlerin eline geçmiştir. 1919 ve 1920’lerde Mustafa Paşa ve arkadaşı Ahmet İdris EL-Sünüsi (EL-Sünüsi’nin o günkü görevi ise Naip halife ve Bakan’dır) Anadolu’yu örgütlerken, Anadolu’ya yakın olan bu gün Irak topraklarında kalan Telafer’e Mustafa Paşa adına Telafer ahalisi ve aşiret reislerine mektuplar yazıyordu. Ahmet İdris EL-Sünüsi, o günler de bu zat hem Anadolu’da Camilerde vaiz veriyor, hem de Iraktaki aşiret reislerine mektup yazıyordu. Irak ile ilgili olarak Mustafa Paşa’ya bağlı Teşkilatı Mahsusa da olan, Telafer askeri Komutanı Muhammet Cemil Halil Efendi’dir. Buna da Anadolu’dan destek veren ise Nusaybin Kayımkamı Akif Bey’dir. Ayrıca o günkü 5. Kol Ordu Komutanı olan Kenan Paşa da Telafer’deki Muhammet Cemil Halil Efendi’ye destek veriyordu. Ayrıca Kazım Karabekir’de 5. Kol Ordu Komutanı olan Kenan Paşa’ya Telafer örgütlenmesinde destek veriyordu.

Telafer örgütlenmesi bittikten sonra 1920 Haziran birinci gününde Muhammed Efendi komutasında olan aşiret reisleri bir toplantı yaparak 3 Haziranı Telafer’de İngiliz ve Müttefik güçlerine karşı direniş kararını almışlardır. 1920 Haziran 1–2 gecesi Telafer direnişleri Telafer’e yakın bir köyde harekete girmek için toplanmışlar. 2 Haziran 1920’de Telafer kalesini ele geçirmek için harekete geçmişlerdir. Ancak bazı casuslar İngiliz siyasi hâkim yardımcısına (Yüz başı Barlow) haber vererek direnişçiler hareketten vazgeçmişler. Yüzbaşı Barlow Telafer direnişlerini tutuklamak için direnişlerin toplandığı köye gider. Ancak Telafer’in 8 km uzaklığında bir bölgede Telaferli direnişleri tarafından tutuklanır. Adı geçen Yüzbaşı Barlow Musul’dan Telafer’e gelen İngiliz güçlerini görür görmez Telaferli direnişlerinden kaçarak direnişçiler tarafından öldürülür.

2–3 Haziran 1920’de Telafer direnişleri Telafer merkezine gelmeye başlamışlar. 3 Haziran 1920’de İngiliz subayı olan Yüzbaşı Stewardı bir direnişçi tarafından kendi tabancasıyla öldürülür. Aynı günden direnişler Telafar kalesini ve Telafer’de olan resmi dairelere el koymuşlar ve orda bulunan İngiliz askerlerini üç hariç hepsini öldürmüşler ve bir direnişçi (aşiret reisi) ölmüştür. Musul’da bulunan İngiliz güçleri Telafer’deki olayları duyunca Telafer’deki İngiliz askerlerine destek vermek için gelen İngiliz askerleri Hasan köy ve Saray mahallesine girmişler ve su dairesini vurmuşlar. Adı geçen mahalledeki İngiliz askerleri Telafer direnişlerine ateş açarak çatışma çıkmış ve çatışmada direnişçiler bir İngiliz askerlerine ait bir arabayı ve içindekileri yakmışlar, ayrıca bir kadın, iki subay toplam 20 kişi de bu çatışmada direnişçiler tarafından öldürülmüşlerdir. Aynı günde Telafer direnişçilerine destek vermek için Deyrizor’dan gelen bir grup Arap Telafer’e ulaşmışlardır. Gelen grubun arasında EL- Cubur aşireti reisi ve beraberindeki bazı subaylarda (Cemil EL-Medfei) yer vermektedir. 4 Haziran 1920’de Telafer direnişçileri ve onlara destek veren EL-Cubur aşireti ve diğer arap direnişçileri Musul’u İngiliz güçlerinden kurtarmak için Musul’a doğru çıkarlar ve yolda EL-Cuhayşi, EL-Cerceriye aşiretlerinden bir grup daha direnişçilere katılmışlardır, çıkanların sayısı 1000 civarında olduğu söylenmektedir. Musul’a yakın bir yerde direnişçiler bir İngiliz gücüyle karşılaşmışlar, İngiliz güçleri direnişçilere otomatik tüfekle ve bir toplu ateş etmeye başlamış ve arkasından gelen bombardıman uçakları onlara destek vermiştir. Ancak direnişçilerin bir kısmı (Cemil EL-Medfai grubu) İngiliz güçüne karşı vermeyince geri çekilmişlerdir. Diğer Türkmen ve EL-Cuhayşi, Cerceri aşiretinden oluşan küçük bir grup direnmeye devam etmişlerdir. Ancak direnen direnişçiler de bir süre sonra geri çekilmişlerdir ve Telafer’e doğru dönmüşler. Ancak İngiliz güçleri Telafer’de kalan kimsesiz aileleri Telafer’den zorla göç etmişler ve Telafer’e girip yağmalamaya başlamışlar ve yaklaşık 150 ev ve iş yerini yıkmışlar. Bu evlerden bazıları tanınmış direnişçilere ait olduğu tespit edilmiştir. İngilizlerin meşhur olan politikaları ve bugünlerde de Telafer’de ve Irak genelinde uygulanan “ böl ve yönet” politikasını uygulamaktaydı. Bazı aşiret reislerini parayla ve vaatlerle kandırmışlardır. Bazıları da direnişten vazgeçip Telafer merkezine geri dönmüşlerdir. Direnişe devam edenler sadece 200 atlıdan oluşan bir grup kalmıştır. Direnişçiler az olmalılarına rağmen bazı faaliyetlerini göstermişlerdir ve bundan rahatsız olan İngiliz güçleri direnişçileri son liderlerini temizlemek için direnişçilerin bulunduğu yere büyük bir saldırı düzenlemiş. Direnişçilere karşı İngiliz güçlerinin en meşhur saldırı Yüzbaşı Cawn tarafından geçekleşmiş ve saldırıda direnişçilerin bulunduğu köy ve mevkileri uçaklarla vurulmuştur. Bu saldırının sonuçu köy ahalisinden iki Türkmen, bazı direnişçilerde ölmüş ve yaralanmışlardır. 1920 Haziren ayında, ancak tarihi tam bilinmeyen bir gün Kenan Paşa Telafer direnişçilerine silah yardımında bulunmuştur. Ayrıca Türk Ordusunun bir bölüğünü Telafer direnişçilerine destek vermek için Telafer’e göndermiştir. Ancak bu haber duyan bazı casuslar o günkü İngiliz hâkimi olan Rentin’e bildirmişlerdir. Bunun üzerine İngiliz hâkimi Rentin’e bazı direnişçileri tutuklayarak uzun süre hapsetmiş.

Bu hareket daha sonra 27 Haziran 1920’de Felluce ve 30 Haziran’da ise Ramisa’ya sıçramıştır. Daha sonra bütün Irak’a sıçramıştır. O günkü Irak Direniş Hareketleri ise,

1.   Dicle Hareketi.

2.   Orta Fırat Hareketi.

3.   Diyale Hareketi ( Nehir Diyale).

4.   Güney Fırat ve Dicle Hareketi.

 

1920 sonu ve 1921 başında Yüzbaşı Cawn Komutasında olan İngiliz güçleri, onlara destek veren bazı Arap aşiretleri ve Kraliyet Hava Kuvvetleri uçaklarıyla birlikte direnişçilere karşı bir saldırı düzenlemişlerdir. Direnişçilerin yanında Miran aşiret fertleri ve Kenan Paşa’nın gönderdiği Türk bölüğü yer almaktaydı. İki grup arasında büyük bir çatışma çıkmıştır, bu çatışmanın sonucu İngilizler direnişçileri silahla bastırmaları çok zor olduğunu anlamışlardır. Bunun yerine İngiliz güçleri bir adım geriye çekilip direnişçileri kazanmaya çalışmışlardır. Bu yüzden İngiliz güçleri direnişçilerin önde gelenlerini serbest bırakmışlar ve Abdulrahman Efendiye bir araba göndererek teslim olmasını istemişlerdir. Sonradan Abdulrahmen Efendi ve arkadaşı para cezası vererek af sözü vermiştir. Ancak bunlar kayıtsız şartsız af edilmelerini istemişlerdir. Sonunda bu iki şahsın istekleri üzere kayıtsız şartsız af kararı çıkmıştır.

Telafer direnişçileri Çanakkale ve Sakarya savaşlarında da yer almışlar ve bazılarına göre Telaferli direnişçileri, bu savaşlardan geri dönmediklerini söyleniyor. Bu hareket daha sonra 27 Haziran 1920’de Felluce ve 30 Haziran’da ise Ramisa’ya sıçramıştır. Daha sonra bütün Irak’a sıçramıştır. o günkü Irak Direniş Hareketleri ise,

5.   Dicle Hareketi.

6.   Orta Fırat Hareketi.

7.   Diyale Hareketi ( Nehir Diyale).

8.   Güney Fırat ve Dicle Hareketi.

Anadolu’daki hareketler, bu günkü Irak topraklarında Hareke-tül Kemaliye adıyla ses getiriyor.

Devletin hafızası, 1538’den bu güne kadar dinç olduğuna göre, bu günkü Telafer ve Irak olaylarını değerlendirmek doğru olabilir.

FARİS DEVLE

E.Mail : Faris-Devlet@hotmail.com
Faris.Devle@yahoo.com

 

Paylaş:

Yorumlar

“575) 1920 TELAFER DİRENİŞİ” yazisina 1 Yorum yapilmis

  1. Zühal asma yorum tarihi 13 Ekim, 2011 10:04

    VAZGECMEDİKLERİNE GÖRE!
    SOY-SOP*
    DEVLET POLİTİKASINI HEP SIKI TUTMAK GEREKİR(*

Yorum yap