502) ALTIN, KÖPEKBALIKLARI VE SOROS

Yayin Tarihi 20 Eylül, 2010 
Kategori KATEGORİLENMEMİŞ

Altın, köpekbalıkları ve Soros

image00113.jpg

Yahudi asıllı ünlü spekülatör George Soros’un çelişkili açıklamaları altının nasıl finansal piyasalarda oyuncak olduğunu ortaya koydu.

Filmlere, masallarla konu olan altın hülyası, ilk altın paranın M.Ö. 1300 yıllarında Likya Kralı Krezüs tarafından yapılmasından bu yana devam ediyor. Paranın yeniden altına dönüşmesini beklemek büyük bir hülya da olsa; gücün, servetin ve gösterişin bir simgesi olan altın artık finansal piyasaların yeni oyuncağı durumunda…

Küresel finansal krizle birlikte zedelenen güven olgusu, tüm zamanlarda güvenli liman olarak görülen altına ilgiyi artırırken, altın fiyatları tüm zamanların rekoruna ulaşmış durumda.

Altın fiyatları son 10 yıllık süreçte beş kat artış gösterirken, altının ons fiyatı 1282 dolarla tarihi zirvesini yaptı.

Her türlü korku altın fiyatlarını yükseltirken, finansal piyasalarda spekülatif işlem yapan fonlar fiyatların daha da yükselmesine ve sert fiyat hareketlerine neden oluyor.
Güvenli yatırım aracı olarak görülen altının fiyatı, özellikle ülkelerin yüksek borçlulukları ve ülke borç krizlerinin endişeleri artırması ve kur savaşlarının etkisiyle yılbaşından bu yana yüzde 17 oranında artış gösterdi.

Devletler altın biriktiriyor

Son 10 yılda merkez bankalarının kazançlı bir değer olarak görmediği ve satış yönünde tercih kullandığı altın, özellikle finansal kriz sonrası yeniden bir borç ödeme aracı olarak algılanmaya başlandı. Merkez bankalarının 22 yıl sonra ilk kez net alıcı konumuna geçeceği yönündeki beklenti altın fiyatlarında tarihi rekorların görülmesinde etkili oluyor.

Merkez bankaları geçtiğimiz dönemde rezervlerindeki düşük getirili altınları satıp, daha yüksek getirili devlet tahvilleri alıyorlardı. Artık bu döngü terse dönmüş durumda. Merkez bankaları artık güven duyulmayan devlet tahvillerini satıp, yerine altın alıyor.

Altın ve diğer değerli metaller için gösterge istatistik kurumu kabul edilen GFMS yaptığı açıklamada; merkez bankalarının bu sene 15 ton altın alacağını bu durumun da 1988’den beri ilk kez görüldüğünü belirtti. GFMS, özellikle Rusya ve Asya merkez bankalarının ve zarar gören Avrupa bankalarının bu trendi artırdığını açıkladı. Altın, özellikle Avrupa ülkelerindeki borç krizinin ardından yüksek oranlı fiyat artışları yaşamıştı.

Finansal krizin patlak verdiği 2008’den beri Çin, Hindistan, Suudi Arabistan, İran ve birçok diğer ülke altın rezervlerini büyük oranda artırdığını açıklamış ve altına yönelik psikolojik talep patlamasının doğuşuna neden olmuştu.

Güven tesis edilmezse

Altında en son böyle uzun bir yükseliş eğilimi 1970’li yılların sonunda, küresel ekonominin petrol fiyatlarındaki şoklardan (OPEC krizi) etkilendiği, yüksek enflasyonun yaşandığı ve Sovyetler Birliği’nin, Afganistan’ı işgal etmesinin gerginliğiyle görülmüştü. Bu etkilerle Şubat 1980’de altının ons fiyatı nominal olarak 850 dolara çıkmış ve tüm zamanların en yüksek seviyesini görmüştü.

1980’de görülen 850 dolarlık tarihi rekor fiyatı, o günden bu güne kadar gerçekleşen enflasyonla (ABD Tüketici enflasyonu) bugüne taşıdığımızda bu rakam 2,250 dolara denk gelmektedir. Diğer bir ifade ile 1980 yılındaki 850 doların satın alma gücü bugün 2,250 dolara denk gelmektedir.

Ancak burada unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek var. O da altında tarihi rekorların görülmesine neden olan korku ve panik ortamı yerini güvene bırakınca altın fiyatlarının hızla gerilediğidir. 1980’de görülen tarihi rekorun ardından güvenin yeniden tesis edilmesiyle, 1990’lı yılların sonuna gelindiğinde altının ons fiyatı 250 dolara kadar düşmüştü.

Son yaşanan süreçte güvenin ne zaman yeniden tesis edileceği muamma. Dolayısıyla altın fiyatlarında aşağı ya da yukarı yönlü sert hareketlerin bir süre daha devam etmesi beklenebilir.

Köpekbalıklarının etkisi ya da Soros

Finansal piyasanın köpekbalıkları tabir edilen hedge fon yöneticilerinin de gözlerini bu tarihi metale çevirmesiyle altın fiyatları yeniden altın devrini yaşama başladı.
Altında yaşanan son yükseliş büyük oranda diğer yatırım araçlarının cazibesinin artmasına neden olan düşük faiz oranlarından kaynaklanıyor.

Altında vadeli alımlarla oluşturulan balon talebin çok büyük kısmı bu fonlara ait. Söz konusu fonlar altın fiyatlarında artık tek belirleyici konumdalar. Bu fonların vadeli piyasalarda sürekli alım yönünde hareket etmesi fiyatların daha da yükselmesine neden oluyor. Zaten önümüzdeki günlerde aşağı yönlü bir gevşemeyi de, yukarı yünlü fiyatları da bu fonların hareketleri belirleyecek.

Para cambazı olarak tanınan Yahudi asıllı ünlü spekülatör George Soros’un yaptıkları ve son dönemde yaptığı çelişkili açıklamalar altının nasıl finansal piyasalarda oyuncak olduğunu ortaya koymaktadır.

George Soros, Ocak ayı sonunda Davos toplantıları sırasında, “faiz oranları düşük kalınca varlık balonları oluşması için koşullar oluşur ve şu anda balonlar büyüyor. En tepedeki varlık balonu da altın” demişti. Açıklamanın ardından ilerleyen günlerde, altın fiyatlarının pahalı olduğunu ifade eden Soros’un aynı zamanda da altına yatırım yaptığı ortaya çıkmıştı…

Dünya finans piyasasının etkili ismi Soros, belki de bu ifadesi ile altın fiyatlarının o dönem için daha aşağı seviyelere gelmesini ve kendisinin daha ucuzdan altın almasını sağlamış oldu. Neticede ocak sonunda 1125 dolar olan altın fiyatı bir hafta içinde 1060 dolara kadar geriledi.

Soros önceki gün altının ons fiyatının 1277 dolara çıkmasının ardından “hiçbir varlık fiyatında güven olmadığını ve tek patlama yapan altının fiyatının da balon olduğunu ve güvenli olmadığını” söylemiştir.

Unutmadan çok önemli bir bilgiyi paylaşalım. George Soros, 1293 tonla İsviçre ve Çin’den daha fazla altına sahip 52 milyar dolar varlık değeri olan SPDR Gold Trust adlı borsa yatırım fonunun da dördüncü büyük yatırımcısıdır.

Acaba, Soros son açıklaması ile daha önce yaptığı gibi fiyatları geriletip elindeki altınları çoğaltmak mı istemektedir?

Hangi yönde hareket edeceğini kestirmek güç olsa da; kesin olan, altın fiyatlarının önümüzdeki günlerde oldukça hareketli olacağıdır.

Fevzi Öztürk-Dünya Bülteni

Yorumlar

Yorum yap